T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/449
KARAR NO : 2017/502
KARAR TR : 10.07.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı lar: 1- Ç.Ç.
2- D.Ç.
3- A.D.
4- L.Ç.
5- İ.Ç.
Vekili
:Av. Ş. M.K.
Davalılar : 1- Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. E.H. B.
2- Gönen Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. M. G.
O L A Y : Davacılar vekili davadilekçesinde özetle; davacılar yakını İ.Ç.'nin14.2.2016 tarihinde Gönen İlçesi, TuzakçıMahallesi sınırları içerisinde bulunan hemzemin betonköprüden motorsikleti ile karşıya geçerkençaya düşmesi sonucunda hayatını kaybettiğindenbahisle uğranıldığı ileri sürülen 400,00 TLmaddi, 175.000,00 TL manevi zararın 14.2.2016 tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle beraber tazminine karar verilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
Davalıidarelerden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüvekili savunma dilekçesinde gerçek hasımın GönenOvası Sulama Birliği Başkanlığı olduğunu; budavanın idarelerinin eyleminden kaynaklanmadığınınsabit olduğunu; davanın hukuk mahkemelerinde açılmasıgerektiğini; dolayısıyla dava konusu açısındangörevli yargı yerinin adli yargı olduğunu ilerisürerek görev itirazında bulunmuştur.
BALIKESİR İDARE MAHKEMESİ:2.2.2017 gün ve E:2016/1948 sayı ile,davalı DSİ Genel Müdürlüğü'nce olayınmeydana geldiği ileri sürülen sulama kanalınınişletilmesi görevi ve sorumluluğunun 14.05.2013 tarihli protokolile Gönen Ovası Sulama Birliği'ne devredildiğindendavanın görümünde adli yargının görevliolduğu belirtilmiş ise de, bu devirin DSİ'nin 6200sayılı Yasa'dan kaynaklanan görev ve sorumluluğunu ortadankaldırmadığını, sulama hizmetinin Sulama Birliğitarafından görülmesine karşılık, hizmetinasıl sahibi DSİ olup, DSİ'nin bakım, gözetim,denetleme görevinin de devam etmekte olduğu; dolayısıyla budurumun üçüncü şahısların işletmefaaliyeti nedeniyle doğduğu iddia edilen zararların tazminiiçin DSİ'ye başvurmasını ve davaaçmasını engellememekte olup, Sulama Birliği ilearasındaki sözleşme gereğince de DSİ'ye tazminettiği zararı Sulama Birliği'ne rücu etmeimkanını sağladığı gerekçesiyle davadauyuşmazlığın görüm veçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davalı idarenin görev itirazınınreddine karar vermiştir. DavalıDevlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekilininolumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içerisindeverdiği dilekçesi üzerine dava dosyası YargıtayCumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI: 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinde yapılan değişiklikle, karayollarında meydanagelen trafik kazalarından doğan sorumluluk davalarındaaraç işletenin bir kamu kuruluşu olması halinde biledavaya adli yargı yerinde bakılması gerekeceğinden, somutolaya ilişkin davanın da özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiği; bunedenle 2247sayılı Kanun'un 10. ve 13 maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 10.07.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı DSİ GenelMüdürlüğü vekilinin anılan Yasanın10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca10.maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı idarelerin sorumluluk sahasında kalan yolda oluştuğuöne sürülen zararın tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı;“Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, Trafikiçin kamunun yararlanmasına açık olan arazişeridi, köprüler ve alanların karayolu olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, Gönen İlçesi, Tuzakçı Mahallesisınırları içerisinde bulunan hemzemin betonköprüden motorsikleti ile karşıya geçerken çayadüşmesi sonucunda hayatını kaybettiğinden bahisleuğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevizararın giderilmesi istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayrımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014,Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’ncayapılan başvurunun kabulü ile, davalı Devlet Suİşleri Genel Müdürlüğü vekilinin görevitirazının reddine ilişkin Balıkesir İdareMahkemesi’nin 2.2.2017 gün ve E:2016/1948 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca yapılan BAŞVURUNUN KABULÜile, davalı Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğü vekilinin GÖREV İTİRAZININREDDİNE İLİŞKİN Balıkesir İdareMahkemesi’nin 2.2.2017 gün ve E:2016/1948 sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 10.07.2017gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 10.07.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy