T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/443
KARAR NO : 2017/496
KARAR TR : 10.07.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : H.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. H. U.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. C. S.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigortatarafından sigorta poliçesi ile sigortalı 73 EC 023plakalı araç ile seyir halinde iken 11.06.2013 tarihinde,Kızıltepe Nusaybin istikameti sağ şeritte seyrederken,önceden DDY üst geçidinde çökme sonucuçukur oluşması nedeniyle aracın direksiyon hakimiyetinikaybederek sol şeride savrulduğunu, bariyerlere sürtünerekdurabildiğini ve araçta büyük oranda maddi hasaroluştuğunu, tanzim edilen kaza tespit tutanağında,sürücünün herhangi bir kusurununbulunmadığını ve asli kusurlu olanın idareolduğunu ileri sürerek, 12.630,00 TL hasar tazminatının28.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 11.Asliye Hukuk Mahkemesi: 12.5.2015 gün ve E:2014/417, K:2015/207 sayıile, Mahkemelerince bilirkişi raporuna itibar edilerek, davalıidarenin DDY üst geçit altındaki çökmedendolayı 3m çukur oluştuğunu; idarece konulmasıgereken trafik levhalarının konmadığı, kazanınoluşunda birinci derece etkili olduğu ve %60 kusurlu bulunduğu,sürücünün de önceden tahmin edilemeyecek engellerçukur, hayvan vs. çıkabileceğini dikkate alarakaracını müsaade edilen hız limitleri içinde sevk veidare etmesi gerekirken KTK 50,51,52 de belirtilen hususlara riayetetmediği ve dikkatsiz davranarak %40 kusurlu olduğu,sürücünün de kusurlu olması nedeniyle, sigortaşirketinin, davalının kusuru oranında hak talep edebileceğianlaşılmakla, davanın kısmen kabul, kısmen reddinekarar vermiş, bu karar davacı vekili tarafından temyizedilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi: 24.2.2016 gün ve E:2015/13984, K:2016/2179sayı ile, Kamu hizmeti görmekle yükümlü olandavalının kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadığı;idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunanzararın ödetilmesi isteklerinin 11.2.1959 günlü ve 17/15sayılı Yargıtay içtihadı BirleştirmeKararında değinildiği üzere tam yargıdavasının konusunu oluşturduğu; bu davaların ise, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerindeaçılması gerekeceği; yargı yolu davaşartlarından olup mahkemece resen incelenmesi ve dava dilekçesininyargı yolu bakımından reddi gerekirken, işin esasınagirilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğrugörülmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin temyizitirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına kararvermiştir.
ANKARA 11.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 22.11.2016 gün ve E:2016/295,K:2016/291 sayı ile, bozma ilamına uyarak, davada 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesihükmünce İdari yargı görevli olduğundanmahkemelerinin görevli olmadığına davanın usuldenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istem ile idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MARDİN2. İDARE MAHKEMESİ: 20.4.2017 gün ve E:2017/183 sayıile, dava konusu uyuşmazlığın 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin birtazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesiuyarınca davanın görüm ve çözümündeadli yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle adliyargının görev alanına giren davanın 2577sayılı Yasa’nın 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarıncagörev yönünden reddi gerektiğinden, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 10.07.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyensigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu kanununkarayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;Şirkete sigortalı vasıtanın geçirdiği trafik kazasıneticesinde hasarlandığı, bahis konusu olay neticesindevasıtada maddi hasarın meydana geldiği; tespit edilen hasarbedelinin sigortalı vasıta sahibine ödendiği, olayınmeydana gelişinde davalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği,meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına tazminat ödeyenşirketin kusur nispetine göre faiziyle birlikte davalıdantahsili istemiyle davanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davalarınadli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemeninkamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu dolayısıyla, Mardin 2. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 11. Asliye HukukMahkemesince verilen 22.11.2016 gün ve E:2016/295, K:2016/291 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mardin 2. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 11. Asliye HukukMahkemesince verilen 22.11.2016 gün ve E:2016/295, K:2016/291sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,10.07.2017 gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Birgül
KURT
KARŞI OY
3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 10.07.2017
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy