T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/142
KARAR NO : 2017/424
KARAR TR : 10.07.2017
ÖZET : Engelli atletizm sporu yapan davcıya sağ diz üstü eklemli koşu protezi kullanması gerekliliği yönünde verilen heyet raporu üzerine, ödenen protez bedelinin iadesi isteminin, bedeli karşılanmayan diğer tıbbi malzemeler listesinde yer aldığından bahisle, reddine ilişkin işlemin iptali ile 63.750,00 TL fatura bedelinin başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Y.Y.
Vekili : Av. A. Ö.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili :Av. S. K.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacınınTürk Silahlı Kuvvetlerinde J.Uzm.Çvş olarak görevyaparken, 21.7.2007 tarihinde bölücü terörörgütü mensuplarınca düzenlenen mayınabasması sonucu sağ ayağını diz üzerinden, solkolunu dirsek üzerinden ve sağ kolunu ise dirsek altındankaybetmesi üzerine kendisine 11.4.2008 tarihinde“maluldür” raporu verildiğini; 3713 sayılı TerörleMücadele Kanunu kapsamında vazife malullüğühükümleri uygulandığını ve maaşbağlandığını, engelli atletizm sporu yapandavacıya sağ diz üstü eklemli koşu protezikullanması gerekliliği yönünde verilen heyet raporuüzerine protez bedelinin ödenmesi istemiyle davalı idareyebaşvuruda bulunulduğunu; ancak sözkonusu protezin bedelikarşılanmayan diğer tıbbi malzemeler listesinde yeraldığından bahisle bedelinin ödenmesine ilişkinistemin reddi yönünde işlem tesis edildiğini ilerisürerek, tesis edilen işlemin iptali ile 63.750,00 TL faturabedelinin başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikteödenmesi istemiyle idari yargıda dava açmıştır.
Ankara 17.İdare Mahkemesi: 22.9.2014 gün ve E:2013/1522,K:2014/878 sayı ile, Anayasa’nın 125. maddesininson fıkrasında yer alan hüküm uyarınca davacıyasağlık kurulu raporu uyarınca yapılan protez bedelininödenmesi gerektiği; bu durumda, Anayasanın 5. maddesindedüzenlenen, Devletin görevleri arasında insanın maddi vemanevi varlığının gelişmesi için gereklişartları hazırlama görevinin bulunması dikkatealındığında, 3713 sayılı Kanuna göreaylık bağlanan malullerin, sağlık kurulu raporuylaihtiyaç duydukları belirlenen her türlü ortez/protezinherhangi bir kısıtlama getirilmeksizin Sosyal GüvenlikKurumu'nca karşılanması gerektiği açık olup,dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığıgerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacınınödediği protez bedelinin idareye başvuru tarihi olan 10.10.2013tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıyaödenmesine karar vermiş, bu karar davalı idare vekilitarafından temyiz edilmiştir.
DanıştayOnbeşinci Daire : 26.05.2015 gün ve E:2015/3607, K:2015/3231sayı ile, uyuşmazlık konusu protezin 15/01/2010'dan sonra24/04/2013 tarihinde satın alınmış olması nedeniylebedelinin ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyleaçılan davanın görüm veçözümünde adli yargı görevlibulunduğundan, davanın görev yönünden reddine kararverilmesi gerekmekte iken, davayı esastan inceleyerek, dava konusuişlemin iptali ve protez bedeli yönünden istemin kabulüyolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunlukbulunmadığı; bu nedenlerle, 2577 sayılı Kanunun 49.maddesi uyarınca davalının temyiz isteminin kabulü ilemahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir.
ANKARA 17.İDARE MAHKEMESİ: 5.11.2015 gün ve E:2015/2636, K:2015/1686sayı ile, bozma ilamına uyularak, kamu personelinin sağlıkhizmetlerinin 14/1/2010 tarihi itibariyle Sosyal Güvenlik Kurumunadevredilmesi sonucunda 5510 sayılı Kanun, kamu personeli vebunların emeklileri yönünden 14/1/2010 tarihi itibariyle bütünüyleuygulanabilir hale gelmiş olup; kamu personeli ve emeklilerinin 14/1/2010tarihine kadar (bu tarih dahil) almış olduğu sağlıkhizmetlerinin bedelinin ödenmemesinden kaynaklananuyuşmazlıkların, kamu personeli ve emeklileri yönündenayrım yapılmaksızın idari yargıda; bu tarihten sonra,yani kamu personelinin ve emeklileri hakkında 5510 sayılıKanunun bütünüyle uygulanmaya başlamasından sonrakisüreçte ortaya çıkan uyuşmazlıkların,düzenleyici işlemler hariç aynı Kanunun 101. maddesiuyarınca adli yargı yerinde görülmesi gerektiği; bunedenle, uyuşmazlık konusu protezin 15/01/2010'dan sonra 24/04/2013tarihinde satın alınmış olması nedeniyle bedelininödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılandavanın görüm ve çözümünde adli yargıgörevli bulunduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 8.İŞ MAHKEMESİ: 6.1.2016 gün ve E:2015/1051, K:2016/1sayı ile, dava 506 Sayılı Yasa’nın 140, 5510Sayılı Yasa’nın 102. maddesi de gözetilerek; SosyalGüvenlik Kurumu Ankara Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğünün davacı aleyhine tesisettiği idari işlemin iptali istemine ilişkin olup,uyuşmazlığın çözüm yeri İdariYargı olduğundan davanın usulden reddine karar vermiş, bukarar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay10. Hukuk Dairesi: 13.10.2016 gün ve E:2016/5168, K:2016/12423sayı ile, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce debenimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyledayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerintakdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerindebulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûlve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir.
Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 10.07.2017günlü toplantısında:
1-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, engelliatletizm sporu yapan davcıya sağ diz üstü eklemli koşuprotezi kullanması gerekliliği yönünde verilen heyet raporuüzerine, ödenen protez bedelinin iadesi isteminin, bedelikarşılanmayan diğer tıbbi malzemeler listesinde yeraldığından bahisle, reddine ilişkin işlemin iptali ile63.750,00 TL fatura bedelinin başvuru tarihinden itibaren hesaplanacakyasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
Dava dosyasınınincelenmesinden; Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeJ.Uzm.Çvş olarak görev yaparken, 21.07.2007 tarihindebölücü terör örgütü mensuplarıncadöşenen mayına basması sonucu sağayağını diz üzerinden, sol kolunu dirsek üzerinden,sağ kolunu ise dirsek altından kaybeden davacı hakkında,maluliyet derecesinin 1.derece olduğu tespit edilerek, 11.4.2008 tarihinde“maluldür” raporu verildiği ve 3713 sayılıTerörle Mücadele Kanunu kapsamında vazifemalullüğü hükümlerinin uygulandığı,davacının Kara Kuvvetleri Gücü SporKulübü'nün bedensel engelli atletizm dalında lisanslısporcu olarak spor yapmaya devam ettiği, aktif olarak engelli atletizmsporunu yapabilmek amacıyla Başkent Üniversitesi Hastanesi'nce07.03.2013 tarih ve 2013/17358 sayılı olarak düzenlenen sağlıkraporunda sağ diz üstü eklemli koşu protezi kullanmasıgerektiğine karar verildiği, 24.04.2013 tarihli fatura ile 01.06.2013tarihinde spor protez bedelinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun"bu malzemenin Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ek-3/B-2 listesinde(Kurumca Bedeli Karşılanmayan Diğer Tıbbi Malzemeler) yeraldığı nedeniyle reddi üzerine bu işlemin iptali vefatura bedelinin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925,2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlıkhizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beşfarklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimleri hakkında,bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleride dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yeralan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıkların çözümündeiş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamugörevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları ve tam yargı davaları kapsamında bulunan,5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesindenönce devredilen T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğünden 2330 sayılı Kanunkapsamında aylık alan davacı tarafındansağlık kurulu raporu ile temini gerekli görülen sağdizüstü eklemli koşu protezi bedelinintahsili için açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 17. İdare Mahkemesince verilen 5.11.2015 gün veE:2015/2636, K:2015/1686 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, Ankara 17. İdareMahkemesince verilen 5.11.2015 gün ve E:2015/2636, K:2015/1686sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,10.07.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Birgül
KURT
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
Full & Egal Universal Law Academy