T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/163
KARAR NO : 2017/425
KARAR TR : 10.07.2017
ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanu-nu’nun 48/5. maddesi uyarınca verilen idari para cezası ile sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözüm-lenmesi gerektiği hk
K A R A R Davacı :F.B. Vekili :Av. B.A. Davalı : İstanbul Valiliği İlEmniyet Müdürlüğü Vekili : Av. F. A. O L A Y : İstanbul Valiliği ÇevreYol Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünceyapılan denetim sırasında, alkollü olarak araçkullandığından bahisle, davacı adına 20.9.2016gün ve IC-168516 seri-sıra sayılı Trafik İdari ParaCezası Karar Tutanağı düzenlenerek, davacıya 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesiuyarınca 844,00 TL. idari para cezası verilmiş, aynı birimtarafından sürücü belgesi geri alma tutanağıdüzenlenmiştir. Davacı vekili, idari paracezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle idari yargı yerine itirazdabulunmuştur. Davalıvekili süresi içinde, idari para cezası ilesürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle açılan dava yönünden görev itirazındabulunmuştur. İSTANBUL2. İDARE MAHKEMESİ: 22.11.2016 gün ve E:2016/1799 sayıile; trafik idari para cezalarından doğan uyuşmazlıklardagörevli mahkemelerin 5326 sayılı Kanun’un 27/1. maddesihükmü uyarınca sulh ceza mahkemeleri olmakla birlikte, bir idariişlem olan sürücü belgesinin geri alınmasınailişkin işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda görevlimahkemelerin idari yargı yeri olduğu, 5326 sayılıKanun’un 27/8. maddesinde yer alan düzenleme dikkatealındığında, dava konusu işlemlerden doğanuyuşmazlıkların görüm ve çözümyerinin idari yargı olduğu sonucunaulaşıldığı belirtilerek, uyuşmazlığınidari yargının görev alanına girdiğigerekçesiyle, davalı idare vekilinceuyuşmazlığın görüm ve çözüm yerininadli yargı yeri olduğundan bahisle yapılan görevitirazının reddine karar vermiştir. Davalıİstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğüvekilinin, adli yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, davadosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; somut olayda, idari para cezasına konuişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olaraksürücü belgesi geri alma tutanağı dadüzenlendiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiğianlaşılmış ise de; 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….ehliyetingeri alınması,…. gibi yaptırımlara ilişkinhükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygundeğişiklik yapılıncaya kadar saklıdır”denilerek, ilgili Kanununda, bu Kanun hükümlerine uygundeğişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulan, başkabir deyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardanbiri olan “ehliyetin geri alınması”na ilişkinhükmün, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112.maddesinde yapılan değişiklik ile yukarıda belirtilenşekilde yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğigözetildiğinde, oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının çözümünde,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle idari yargı yerinde açılan davanın biröneminin bulunmadığı, davanın adli yargı yerindegörülmesi gerektiği kanaatine varıldığı,görev kurallarının kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkili olacağınınbilinen bir genel hukuk ilkesi olduğu, incelenen uyuşmazlıkta,öngörülen trafik para cezası ve sürücübelgesi geri alma tutanağının 5326 sayılı Kanunun 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanunun 20. maddesiyle2918 sayılı Kanunun 112. maddesinde yapılan değişiklikile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gibi idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye deyer verilmediğinin anlaşıldığı, budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanunladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı, UyuşmazlıkMahkemesinin 6.6.2016 tarih ve E:2016/310, K: 2016/355, 26.9.2016 tarihve E:2016/400, K: 2016/433 sayılı kararlarında da bu türdavaların görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğunun vurgulandığı,somut olaya ilişkin davanın da özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinibelirterek, 2247 sayılı Kanun’un 10 ve 13. maddeleri gereğinceolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısının da yazılıdüşüncesi istenilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI: “…... 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 112. maddesinin “Bu Kanundaki Suçlarlaİlgili Davalara Bakacak Mahkemeler ve Yetkileri”başlıklı eski halinde; “Sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınması hariç olmak üzere buKanundaki; hafif para cezasını veya bununla birlikte hafif hapiscezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veyaişyerlerinin kapatılması cezasını gerektirensuçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılır.” düzenlemesi yer almakta olup, söz konusuhükmün yürürlükte olduğu dönemde“sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması” işlemleri ile ilgili davalar yasahükmü ile adli yargı denetimi dışındabırakılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinin12.07.2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun ile değişik“Sürücü Belgelerinin Geri Alınması veİptalinde Yetki” başlıklı halihazırdayürürlükteki yeni halinde; “Bu Kanunun 6 ncımaddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescilkuruluşlarının yetkilendirildiği hâllerhariç olmak üzere, sürücü belgelerinin gerialınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir.”düzenlemesi yer almaktadır. 2918 sayılı Kanun’un yukarıda bahsi geçen “TrafikZabıtasının Görev ve Yetki Sınırı ile GenelZabıtanın Trafik Hizmetlerini Yürütmeye İlişkinYetkisi” başlıklı 6. maddesinde; “Trafikzabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir, mülki idare amirlerince,emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen haller dışında,trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez,araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleridışında kullanılamaz, trafik zabıtasınınbulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis;polisin ve trafik teşkilatının görev alanı dışındakalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubayve uzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğüüzere 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinindeğiştirilen halinde de, Kanunun 6. maddesinde sayılangörevliler ile trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği haller hariç tutularak, diğer hallerdesürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemelerinin karar vereceği vurgulanmıştır. Bu durumda;2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinde 6495sayılı Kanun ile yapılan değişiklik, 5326sayılı Kanun’un yukarıda bahsi geçen 19. maddesindeyer alan “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,işyerinin kapatılması, ruhsat veya ehliyetin gerialınması, kara, deniz veya hava nakil aracının trafiktenveya seyrüseferden alıkonulması gibi yaptırımlarailişkin hükümlerin, bu Kanun hükümlerine uygundeğişiklik yapılıncaya kadar saklı olduğu”hükmü uyarınca bu kapsamda yapılan değişiklikolmayıp, sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin kollukça tesis edilen işlemlerhalen idari yargının denetimi altındadır. 2918sayılı Kanun’un bahsi geçen 6. maddesinde sayılangörevliler nitelikleri itibariyle idarenin ajanı olup,yürürlükteki mevzuat kapsamında idarenin kendilerineverdiği yetki çerçevesinde icra ettikleri işlemlerin deidari işlem niteliğinde olduğundan kuşkubulunmamaktadır. TürkiyeCumhuriyeti Anayasasının “Yargı Yolu”başlıklı 125. maddesinde; idarenin her türlüişlem ve eylemine karşı yargı yolunun açıkolduğu belirtilmiş olup, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun “İdari Dava Türleri veİdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri; idariişlemlerden doğan iptal davaları, idari işlem veeylemlerden doğan tam yargı davaları ile idarisözleşmelerden doğan davalar olarak düzenlenmiştir. Kamu kurum vekuruluşlarının kendilerine ilgili mevzuatla verilen göreviyaparken, kamu kudretini kullanmak suretiyle tek yanlı olarak tesisettikleri icrai işlemler veya eylemlerden doğanuyuşmazlıkların idari yargı merciinceçözümlenmesi gerekmektedir. İdariişlemlerden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemelerkural olarak idari yargı merciileri olmakla birlikte, yasamaorganının bir kanun ile idari işlemi adli yargınındenetimine vermesi gibi istisnai durumlarda idari işlemlerden doğanuyuşmazlıklar idari yargı denetimi dışındakalmaktadır. Trafik idaripara cezalarından doğan uyuşmazlıklarda görevlimahkemeler 5326 sayılı Kanun’un 27/1. maddesihükmü uyarınca sulh ceza mahkemeleri olmakla birlikte, gerek2918, gerekse 5326 sayılı Kanun hükümleri gözönüne alındığında; bir idari işlemolan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkinişlemlerden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemelerinidari yargı mercii olduğu tartışmasız olup, 5326sayılı Kanunun 27/8 maddesinde yer alan “idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararlarında verilmiş olmasıhalinde, idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının bu işlemin iptal talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceği”düzenlemesi uyarınca da dava konusu işlemlerden doğanuyuşmazlığın da İdare Mahkemesinceçözümlenmesi gerekmektedir. Bu durumda,2918 sayılı Yasa uyarınca 844,00 TL idari para cezasıverilmesi ve 6 ay süreyle sürücü belgesine elkonulmasına ilişkin işlemlere karşı açılandavanın görüm ve çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. SONUÇ:Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Yasanın 13.maddesi uyarınca yapılan başvurunun reddigerektiği……” yolunda düşüncevermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 10.07.2017günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı idare vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Başsavcısı'nca 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşıldığından, usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi . II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,2918 sayılı Yasa’nın 48/5. maddesi uyarınca verilenidari para cezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptal edilmesi istemiyleaçılmıştır. 13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 48. maddesinin beşinci fıkrasında(Değişik:8/1/2003 - 4785/3 md), “Yönetmelik ile belirtilen miktarlarınüzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilensürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; birinci defasındasürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınırve haklarında 265 300 000 lira para cezası uygulanır.İkinci defasında sürücü belgeleri iki yılsüreyle geri alınır ve haklarında 332 600 000 lira paracezası uygulanır ve bu sürücüler SağlıkBakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık veİçişleri Bakanlıklarıncaçıkarılacak yönetmelikte gösterilensürücü davranışlarını geliştirmeeğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıylatamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üçveya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleribeş yıl süreyle geri alınır ve altı aydanaşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca,psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabitutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygungörülenlere, geri alma süresi sonunda sürücübelgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatriuzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usulleryönetmelikte gösterilir” denilmekte iken, maddenin beşincifıkrası,“Yapılan tespit sonucunda 0.50 promilinüzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespitedilen sürücüler hakkında,fiili bir suçoluştursa bile,700 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgesi altı ay süreyle gerialınır.Hususi otomobil dışındaki araçlarıalkollü olarak kullanan sürücüler bakımındanpromil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır.Alkollü olarakaraç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınankişiye,son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriyedoğru beş yıl içinde;ikinci defasında 877 TürkLirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleriiki yıl süreyle,üç veya üçten fazlasındaise,1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreylegeri alınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenlegeçici olarak geri alınmış olması halinde belirtilensüreler,geçici alma süresinin bitiminde başlar”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un19.maddesiyle yeniden düzenlenmiş, maddeye aynı Kanunla; “Sürücü belgelerinin geçici geri almaişlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevlilertarafından yapılır ” denilmek suretiyle onikincifıkra eklenmiştir. Anılan Kanun’un, “Trafik zabıtasınıngörev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafikhizmetlerini yürütmeye ilişkin yetkisi” başlığı altında düzenlenen 6. maddesinde ise,“Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev veyetki sınırı; a)Trafik zabıtası: Trafik zabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir. Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayişbakımından zorunlu görülen haller dışında,trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez,araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleridışında kullanılamaz. b)Genel Zabıta Trafik zabıtasının bulunmadığı veyayeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir” denilmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın116. maddesi kapsamında araç tescil plakasına göredüzenlenenler dışında trafik zabıtasıncauygulanan idari para cezalarına karşı açılandavaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamında bulunması;Yasada idari cezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilenadli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112.maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanındagörmüştür. 1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, sözü edilenKanun’un diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımlar ile bunlara karşı yapılacak itirazlarailişkin görev hükümleri üzerindeki etkisininincelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımın,dayanağı olan yasanın amacı dikkate alınarak;Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilenkoşulları taşıması, 27. maddenin (1)numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardan olmasıhalinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin olanlarına karşı 1.6.2005 tarihinden sonrayapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genel görevlikılındığına ve bu nedenle doğan görevuyuşmazlıklarında adli yargı yerinin görevlibulunduğuna karar verilmiştir. Daha sonra, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı KabahatlerKanununun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.” denilmiştir. Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenensekizinci fıkrada ise; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddeningerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndakidüzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren budüzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma veCezaların Uygulanması başlıklı DokuzuncuKısım’a dahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh cezamahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12.7.2013tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılandeğişiklik ile, maddenin başlığı,“Sürücü belgelerinin geri alınmasında veiptalinde yetki”; şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun 6 ncımaddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescilkuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmaküzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına veiptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir. Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci veüçüncü fıkralarında yazılı “100ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücübelgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6 ncı maddesindesayılan görevliler yetkilidir. Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir. Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez. ……. ” denilerek yeniden düzenlenmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklıtutulan hükümler” başlığınıtaşıyan 19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veyaseyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgilikanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilmiştir. Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ileyapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılıKanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacakmahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalariçinde sayıldığı dikkatealındığında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakmagörevinin idare mahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarının kaldırılmasına kararverilmiştir. Somut olayda, idari para cezasına konu işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak sürücü belgesi geri almatutanağı da düzenlendiği ve idari yargı yerinde davakonusu edildiği anlaşılmış ise de; 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, ….. ehliyetin geri alınması,…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda,bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilenistisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biri olan“ehliyetin geri alınması”na ilişkinhükmün, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un20.maddesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun112. maddesinde yapılan değişiklik ile yukarıdabelirtilen şekilde yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gözetildiğinde, oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının çözümünde,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle idari yargı yerinde açılan davanın biröneminin bulunmadığı, davanın adli yargı yerindegörüleceği açıktır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafikpara cezası ve sürücü belgesi geri almatutanağının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesindeyapılan değişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiğive bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gibi idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından,idari para cezası ve sürücü belgesi geri almatutanağına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile, davalı idare vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesince verilen22.11.2016 gün ve E:2016/1799 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalı idare vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesince verilen22.11.2016 gün ve E:2016/1799 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 10.07.2017 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy