T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/359
KARAR NO : 2017/401
KARAR TR : 05.06.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.A.TürkSigorta Şti.
Vekili : Av. K.A.
Davalılar : 1- Samsun Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. T.B.
2-Bafra Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. M.B.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkili şirkete sigortalıbulunan Hüseyin Yıldırım'a ait ve Hakan Şimşek'insürücüsü bulunduğu 34 GLM 82 plakalı araçile 01.01.2013 tarihinde Bafra İlçesi, İkiztepe Köyügirişindeki viraja girildiği sırada yolun bozuk ve çukurolması sebebi ile yoldan çıkarak yol dışındakisu kanal beton duvarına çarparak durması sonucu tektaraflı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini;kaza mahallinin stablize yol olduğu ve belirgin çukurlarınbulunduğu, ayrıca herhangi bir uyarıcı işaretinolmadığı, bu sebeplerle davalı kurumların sözkonusu trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu;söz konusu olaydan sonra ilgili ekspertiz tarafından meydana gelenhasarların tek tek hesaplanarak toplam 39.000,00 TL hasar bedelinindavacı şirket tarafından sigortalı H. Y.'a 25.06.2013tarihinde ödendiğini ileri sürerek, TTK’nın 1472.maddesine göre sigortacı hasar bedelini ödedikten sonra kanunensigortalısının yerine halef olacağından bahisleödenen bedelin ödeme tarihi olan 25.06.2013 tarihinden itibaren işleyecekreeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinekarar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BAFRA 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 9.4.2015 gün ve E:2014/36, K:2015/181sayı ile, anılan görevin hiç veya gereği gibiyerine getirilmemesinin hizmet kusuru niteliğinde olduğu, bir kamukuruluşu tarafından kamu Yasaları uyarınca tesis yapma,yapılmış olan tesislere bakma ve o tesisleri kullanmayükümlülüğünün yine kamu yasalarındandoğan bir yükümlülük olduğu, davanın idarikarar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğu, idareninişlemi ya da eylemi nedeniyle doğan zararlardan dolayı; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerindetam yargı davası açılması gerektiği gerekçesiyle,yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın, HMK’nun115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermiş, bu karar davacıvekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi: 12.11.2015 gün ve E:2015/13396, K:2015/12073sayı ile, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararınıngerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yönbulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyentüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunanhükmün onanmasına karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istem ile idari yargı yerinde davaaçmıştır.
SAMSUN 2. İDARE MAHKEMESİ: 23.3.2017 gün ve E:2016/63sayı ile, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’ninKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 05.06.2017 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyensigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığıve bu kanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;Şirkete sigortalı vasıtanın geçirdiği trafikkazası neticesinde hasarlandığı, bahis konusu olay neticesindevasıtada maddi hasarın meydana geldiği; tespit edilen hasarbedelinin sigortalı vasıta sahibine ödendiği, olayınmeydana gelişinde davalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği,meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına tazminat ödeyenşirketin kusur nispetine göre faiziyle birlikte davalıdantahsili istemiyle davanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu dolayısıyla, Samsun 2. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Bafra 3. Asliye HukukMahkemesince verilen 9.4.2015 gün ve E:2014/36, K:2015/181 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Samsun 2. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Bafra 3. Asliye HukukMahkemesince verilen 9.4.2015 gün ve E:2014/36, K:2015/181 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 05.06.2017gününde Üyeler Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınKARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞI OY
3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.05.06.2017
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy