T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/653
KARAR NO : 2017/341
KARAR TR : 05.06.2017
ÖZET : İdari para cezasından kaynaklanan ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın, 5510 sayılı Yasa’nın 88. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.G.
Vekilleri :Av. Ü.K.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili :Av. A.Ç.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin,2001 yılında kurulan ve aynı yıl içinde faaliyetinisonlandıran Körfez Halk SağlığıLaboratuarını Koruma Hizmetlerini GeliştirmeDerneği’nin Yönetim Kuruluna üye olarakseçildiğini, ancak söz konusu dernek kısa bir süreiçinde faaliyetini sonlandırmış olup, müvekkiliningörevinin sadece kağıt üzerinde kalmakla, dernekle herhangibir ilişiğinin kalmadığını; aradan 14 yılsüre geçtikten sonra 11/06/2015 tarihinde müvekkiline idaripara cezasına ilişkin ödeme emri tebliğ olunduğunu;taraflarınca 22/06/2015 tarihinde 9277844 evrak kayıt numaralıdilekçe ile davalı kuruma söz konusu idari paracezalarının zamanaşımına uğramışolmaları sebebiyle iptal edilmeleri yönünde itirazdabulunulduğunu; ancak davalı kurumun 03/07/2015 tarih veB.13.2.SGK.4.41.10.01.VIII-İCRA TAKİP-TK 29607 sayılı cevapdilekçesi ile yapmış oldukları itirazın yeterliolmadığı ve ilgili mahkemeden karar almaları gerektiğiyönünde görüş bildirerek itirazlarını reddettiklerini ileri sürerek, zamanaşımınauğramış olan idari para cezalarının sözkonusuödeme emri ile istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
Davalıidare vekili süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesiile, 5510 sayılı Yasa’nın 101. maddesi uyarıncadavanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinisavunarak, görev itirazında bulunmuştur.
KOCAELİ1. İDARE MAHKEMESİ: 10.2.2016 gün ve E:2015/987 sayıile, dava konusu uyuşmazlık, davacının yöneticisiolduğu işyeri hakkında tesis olunan idari paracezalarının takibi amacı ile düzenlenen ödeme emrihakkında olduğundan ve idari para cezalarına ilişkinuyuşmazlıkların görüm veçözümünde idare mahkemeleri görevli olduğundan,idari para cezalarının takibine ilişkin iş bu davanında idari yargıda görüleceği kanaatineulaşıldığı gerekçesiyle mahkemeleriningörevli olduğuna karar vermiştir.
Davalıidare vekili tarafından süresi içerisinde verilendilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe ve dosya ekleri Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına gönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI: İdari para cezalarınınilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk edeceği ve tebliğ tarihindenitibaren onbeş gün içinde Kuruma ödeneceği veyaaynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itirazedilebileceği, itirazın takibi durduracağı, Kuramcaitirazı reddedilenlerin, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilecekleri,bu sebeple tahakkuk aşamasında idare mahkemelerinin görevliolduğu, kurum alacaklarının tahsilinde ise, 6183sayılı Yasa hükümleri uygulanmak suretiyledüzenlenecek ödeme emrine karşı açılacakdavalara bakma görevinin, Kurumun alacaklı biriminin bulunduğuyer iş mahkemesine ait olduğu, davaya konu olayda, davalı idaretarafından yapılan inceleme sonucu, davacı tarafından2001/03-04-10-11-12 yılına ve aylarına ilişkin gereklibildirimde bulunulmaması ve sigorta prim borçlarınınödenmemesi sebebiyle 2010/000678 sayılı ödeme emri belgesidüzenlenerek davacıya tebliğ edildiği, davacıtarafından davalı idareye başvuruda bulunularak söz konusuödeme emrine konu idari para cezasınınzamanaşımına uğradığı ileri sürülerekiptalinin talep edildiği, davalı idarenin ise bu talebireddettiği, bunun üzerine davacı tarafından bu ödemeemrinin iptali istemiyle davanınaçıldığınınanlaşıldığı; bu durumda, söz konusu ödemeemrine karşı açılan davada, 5510 sayılı Kanun’un88. maddesi gözetildiğinde İş Mahkemesinin görevliolduğu kanaatine varıldığı; açılandavanın adli yargı yerinde görüm veçözümünün gerektiği, bu nedenle 2247sayılı Kanunun 10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine karar vermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 10. ve 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısı'nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI : Davaya konu ödeme emrinin dayanağı olan6183 sayılı Kanunun, kamu idaresine kendi alacaklarını kamugücü kullanarak bizzat takip ve tahsil yetkisi veren bir idari usulyasası olduğu, alacaklı kamu idaresinin bu yetkileri kullanarakalmış olduğu kararlar ile yapmış olduğuişlemlerin de, İdare hukukunda tanımı yapılan birertek yanlı idari işlemden başka bir şeyolmadığı; idari işlemlerin yargısal yöntemlerlehukuka uygunluklarının denetiminin ise, Anayasa Mahkemesininkararına dayanak oluşturan "Anayasa'nın yürütmebölümünde yer alan 125. maddesiyle idarenin her türlüeylem ve işlemleri yargı denetimine bağlı tutulduktansonra, maddenin diğer fıkraları da idari yargı sistemindegeçerli olan ilkeleri belirlemekte olduğu; bu nedenle 2247sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca yapılanbaşvurunun reddi gerektiği yolunda düşüncevermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 05.06.2017 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı idare vekilininanılan Yasa’nın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nca 10.maddede öngörülenbiçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşıldığından,usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacının yöneticisi olduğu işyeri hakkındatahakkuk ettirilen idari para cezasının tahsili amacıylaşahsı adına düzenlenen 04.06.2015 gün ve 678sayılı ödeme emrinin iptali istemiyleaçılmıştır.
506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 140. maddesinin 9.5.2007gün ve 5655 sayılı Kanun’un 2. maddesi iledeğişik 4. fıkrasında, “İdarî paracezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğtarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenir veyaaynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itirazedilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler,kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz güniçinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidarî para cezası kesinleşir. Mahkemeye başvurulmasıcezanın takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibarenonbeş gün içinde Kuruma ödenmeyen idarî paracezaları, bu Kanunun 80 inci maddesi hükmü gereğincehesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz ve yargı yolunabaşvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idarî paracezalarına karşı Kuruma itiraz etme veya yargı yolunabaşvurma hakkını etkilemez. Ancak, Kurumca itirazınreddedilmesi veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, dahaönce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, 80inci madde hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir”denilmiş; 80. maddesinin yedinci fıkrasında ise, "Kurumalacaklarının tahsilinde 21.7.1953 tarih ve 6183 sayılıKanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklarınçözümlenmesinde, alacaklı Sigorta Müdürlüğününbulunduğu yer İş Mahkemesi yetkilidir" hükmüneyer verilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü,bu düzenlemelere göre, idarî para cezalarınınilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk edeceği ve tebliğ tarihindenitibaren onbeş gün içinde Kuruma ödeneceği veyaaynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itirazedilebileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumcaitirazı reddedilenlerin, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilecekleri nedeniyle tahakkukaşamasında idare mahkemelerinin görevli oldukları, kurumalacaklarının tahsilinde ise, 6183 sayılı Yasahükümleri uygulanmak suretiyle düzenlenecek ödeme emrinekarşı açılacak davalara bakma görevinin, 80.maddenin yedinci fıkrasında açıkça belirtildiğigibi Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yeriş mahkemesine ait olduğu sonucuna varmıştır.
Ancak, 506sayılı Kanun’un yukarıda sözü edilen maddeleri 31.5.2006gün ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinde,“(…)İdarî para cezaları ilgiliye tebliğile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarınayatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itirazedilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler,kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz güniçinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halinde,idari para cezası kesinleşir.
İdarîpara cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yolunabaşvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari paracezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. (İptal üçüncü cümle: AnayasaMahkemesi’nin 28/11/2013 tarihli ve E.: 2013/40, K.: 2013/139sayılı Kararı ile.) (…)
Mahkemeyebaşvurulması idari para cezasının takip ve tahsilinidurdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içindeödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmügereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birliktetahsil edilir.(…)” denilmiş; 88.maddesinde ise, “(…)Kurumun süresi içindeödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsûlüHakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç,diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanununuygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurumve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
Kurum, 6183 sayılı Kanun kapsamında takipedilen alacakları hariç olmak üzere her türlüalacağın teminatını teşkil etmek üzere YeniTürk Lirası ve/veya yabancı para birimi üzerinden ticariişletme, taşınır ve/veya taşınmaz rehni dahilolmak üzere her türlü teminat almaya yetkilidir.
Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takipedilen prim ve diğer alacakları amme alacağıniteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. Kurumun taraf olduğuher türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyheneticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılıtazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.
Kurumun prim ve diğer alacaklarınıntahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının TahsilUsûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacakuyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklıbiriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili işmahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilinidurdurmaz (…)” hükmü yeralmıştır.
Öte yandan, 5502 sayılı SosyalGüvenlik Kurumu Kanunu’nun 37. maddesininüçüncü fıkrasında, “Süresiiçinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlıksigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarîpara cezaları, gecikme zamları, katılım payları Kurumalacağına dönüşür ve bu alacaklarıntahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının TahsilUsulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddelerihariç diğer maddeleri uygulanır” denilmiştir.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlikkararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
Olayda, SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı, idari paracezasının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun ile 5510sayılı Kanun’un 88. maddesi uyarınca davacıadına ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine, söz konusuödeme emrinin iptali istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
Bu durumda, söz konusu ödemeemrine karşı açılan davada, 5510 sayılıYasa’nın 88. maddesi gözetildiğinde İşMahkemesinin görevli olduğu kuşkusuzdur. Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı idare vekilinin görevitirazının reddine ilişkin Kocaeli 1. İdare Mahkemesinceverilen 10.2.2016 gün ve E:2015/987 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ iledavalı idare vekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNEİLİŞKİN Kocaeli 1. İdare Mahkemesince verilen10.2.2016 gün ve E:2015/987 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 05.06.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy