T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 266
KARAR NO : 2017 / 310
KARAR TR : 08.05.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemli davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A.E.
Vekili :Av. C. Ç.
Davalı : Adana BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekilleri : Av. L. K.(Adli Yargı) Av. E. S. (İdariYargı)
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin10.12.2014 tarihinde yönetimindeki 01 CVZ 90 plakalı motosiklet ileToros Mahallesi Ahmet Sapmaz Bulvarından Ali Sepici Bulvarıistikametine seyir halindeyken, motosikletin ön tekerinin yolda var olançukura girmesi sonucu devrilerek yaralandığını, kazasonrası geçirdiği ameliyatla sol omzuna platintakıldığını, 7-8 ay süren tedavi sürecindeçalışamadığını, hala sol omzunu ve solkolunu eskisi gibi kullanamadığını, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla kaza nedeniyleuğradığı 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatınkaza itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
DavalıBelediye vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet vegörev yönünden usulden reddini, mahkeme aksi kanaate isehaksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini talep etmiştir.
ADANA2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 22.03.2016 gün ve E:2015/1322,K:2016/284 sayılı kararıyla; “İdarenin hizmetkusurundan açılan davaların, 2577 sayılı Kanunun2/1-b maddesinde yer alan idari işlem ve eylemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan zarar görenler tarafındanaçılan tam yargı davaları kapsamında idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği,davacının iddialarının idarenin hizmet kusuruniteliğinde olduğu” görüşüylegörevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermiş,taraflarca temyiz edilmeyen kararın 22.04.2016 tarihi itibarıylakesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Davacıvekili, bu kez aynı gerekçelerle, 20.000 TL maddi ve 5.000 TLmanevi tazminat istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ADANA 3.İDARE MAHKEMESİ: 08.11.2016 tarih ve E:2016/642, K:2016/1324sayılı kararıyla, “2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 14.maddesinin 3.fıkrasının (a) bendinde, dava dilekçelerinin görevve yetki yönlerinden de incelenecekleri, 15.maddesinin l/a bendinde iseadli ve askeri yargının görevli olduğu konularda,açılan davanın görev yönünden reddine kararverileceği hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve buKanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş, Belediyetrafik birimleri, görev ve yetkileri başlıklı 10.Maddesinde; “Bu Kanunla belediyelere verilen görevler il veilçe trafik komisyonları ve mahalli trafik birimleri ileişbirliği yapılarak yürütülür. a)Kuruluş: Her belediye başkanlığı bünyesinde,hizmet kapasitesi gözönünde tutularak İçişleriBakanlığınca tespit edilecek ölçülere ve genelhükümlere göre, belediye trafik şubemüdürlüğü, şefliği veya memurluğukurulur. b) Görev ve yetkiler: 1. Yapım ve bakımındansorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmak, 2. Gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak, 3.Karayolu yapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak vedenetlemek, 4. Karayolunda trafik için tehlike teşkil edenengelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecekşekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak, 5. Yolyapısı veya işaretleme yetersizliği yüzündentrafik kazalarının vuku bulduğu yerlerde, yetkililerce teklifedilen tedbirleri almak, 6. Çocuklar için trafik eğitimtesisleri yapmak veya yapılmasını sağlamak, 7. Bu Kanun vebu Kanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmak” hükümlerine yerverilmiştir.
Öteyandan, yine aynı Kanun'un 19.01.2011 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesi ile değişik 110. maddesinde ise"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; A.E. tarafından, 10.12.2014tarihinde Adana ili Çukurova ilçesi Toros mahallesi Ahmet Sapmazbulvarından Ali Sepici bulvarı istikametine doğru motosikletiile seyir halindeyken kaza yapması sonucu yaralanmasında davalıidarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle 20.000, 00 TL maddi, 5.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ilebirlikte tazminine karar verilmesi istemiyle Adana BüyükşehirBelediye Başkanlığına karşı görülmekteolan işbu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Yasanın değişik 110. Maddesi, trafikkazasında zarar görenin asker ya da memur olmasına, aracınaskeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanundan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir.Sözkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek, söz konusu davalarla ilgili yeknesak birusul belirlenmektedir. Aynı tür davaların ayni yargıkolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Olayda; 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesi ile AnayasaMahkemesinin aynı Kanun hükmünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurularında İdare Mahkemelerinin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak, trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı,Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinkapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmaktadır”görüşüyle davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu 15/1-a maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine karar vermiş, kararın09/01/2017 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacıvekili oluşan olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için Mahkememize müracaat etmiş, bu suretle adlive idari yargı dosyalarının Mahkememize gönderildiğianlaşılmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’ nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’ un katılımlarıyla yapılan 8.5.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’ nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’ nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen yaralamalı kazanedeniyle oluştuğu öne sürülen maddi hasarailişkin zarar ile manevi zararın kusurlu olduğu belirtilendavalı Belediyeden tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu Kanununkarayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım vebakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Davacınındavalı idarenin sorumluluk alanı içinde kalan yolda seyirhalindeyken, yolda oluşan çukur nedeniyle meydana gelen trafikkazası sonucunda yaralanarak tedavi gördüğü, tedavisürecinde iş ve güçten kaldığı, bu sebeplemaddi ve manevi olarak zarara uğradığını ilerisürerek idarede aleyhine görev uyuşmazlığına konudavaları açtığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Adana 2. Asliye HukukMahkemesi’nin 22.03.2016 gün ve E:2015/1322, K:2016/284 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Adana 2. Asliye HukukMahkemesi’nin 22.03.2016 gün ve E:2015/1322, K:2016/284sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 08.05.2017gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 08.05.2017 Üye Süleyman HilmiAYDIN
Full & Egal Universal Law Academy