T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 105 KARAR NO : 2017 / 271 KARAR TR : 8.5.2017 ÖZET : Davacı Başkanlık tarafından, para cezasından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle gerçek kişi aleyhine açılan davanın, özel hukuk hükümleri çerçevesinde görüm ve çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevli olduğu hk. K A R A R Davacı : Keşan ÇiftçiMallarını Koruma Başkanlığı Vekilleri :Av. H.A. K.& Av. Ufuk K. Davalı :R. Ç. Vekili : Av.S.H. O L A Y : Davacı vekili, 4081sayılı Çiftçi Mallarının KorunmasıKanununda yer alan “... sahip bulunduğu hayvanlarımahallî adetlere aykırı olarak başıboşbırakan kişiye, koruma veya ihtiyar meclisi tarafından,başıboş bırakılan her bir hayvanla ilgili...”maddesiyleidari para cezası kesilmesinin düzenlediğini; Kanunun 31.maddesi gereğince, davalıya karşı sahip bulunduğuhayvanları mahallî adetlere aykırı olarakbaşıboş bırakmasından dolayı 2014yılında 350,00 TL.’lik iki, 2015 yılında da 350,00 TL.’likiki adet olmak üzere toplam 1.400,00 TL.’lik idari para cezasıkesildiğini; bu cezalardan 2014 yılında olanların18.09.2014 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, 2015yılında olanların ise davalının adresine yollandığınıancak davalı tarafından alınmadığını; daha sonra davalıya karşı 2014 yılı cezaları ileilgili olarak Keşan İcra Müdürlüğü'nün2015/3062 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığınıancak davalı tarafından itiraz nedeniyle 29.05.2015 tarihinde takibindurdurulduğunu; davalının müvekkili Başkanlığa,belirtilen Yasa maddesi gereğince borçlu durumda olduğunu, tümuyarılara karşı borcunu ödemediğini ifade ederek;çeşitli tarihli ceza varakaları sonucu oluşan toplam1.400,00 TL alacağın, tahakkuk tarihinden itibaren işleyecekfaiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle 1.2.2016 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır. KEŞAN 2.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 17.6.2016 gün ve E:2016/111, K:2016/501 sayı ile,“(…) Dava, davacı Keşan ÇiftçiMallarını Koruma Başkanlığı tarafından, 4081sayılı Kanun kapsamında davalının idariyaptırım gerektiren kabahat eylemleri nedeniyle kesilen idari paracezasının yapılan takibe itiraz üzerine tahsil edilememesiüzerine, bu kerre dava yolu ile davalıdan talep edilmesineyönelik bir alacak davasıdır. Dosya içeriğinden,davacı idare tarafından, davalı hakkında, tek taraflıyaptırım gücüne dayalı birer idari işlem olarak,davalının kabahat teşkil eden eylemleri karşılığındaaynı mahiyette olmak üzere dört adet ceza zabıtvarakası tanzim edildiği ve bu idari para cezalarınıntoplam kıymetinin ise 1.400,00 TL olduğu, bunlardan 2014yılında kesilenlerin davalıya teslim edildiği, ancak 2015yılında kesilenlerin ise davacıya teslim edilemediğianlaşılmaktadır. 4081 sayılı Kanunun, 5728sayılı Kanunun 112.maddesi ile muaddel 31.maddesi uyarınca,"Murakabe heyetlerinin 8 inci maddenin (V) numaralı bendine göreittihaz edecekleri tedbirlere aykırı harekette bulunanlara, korumaveya ihtiyar meclislerince elli Türk Lirasından ikiyüzelliTürk Lirasına kadar İdarî para cezası verilir. Sahipbulunduğu hayvanları mahallî adetlere aykırı olarakbaşıboş bırakan kişiye, koruma veya ihtiyar meclisitarafından, başıboş bırakılan her bir hayvanlailgili olarak on Türk Lirası İdarî para cezasıverilir. Ancak her defasında verilecek ceza ikiyüz TürkLirasından fazla olamaz. Bu Kanun hükümleri uyarıncaverilen idari para cezalarından tahsil edilen miktarın tamamıkoruma sandığına irat kaydolunur.'' Öte yandan, butürden idari para cezaların tahsil usul ve yöntemleri ise, 6183sayılı Kanunda düzenlenmiştir. O itibarla, söz konusuuyuşmazlık bakımından idare mahkemelerinin yargı yolubakımından görevli olduklarıanlaşıldığından, mahkememizin görevsizliğinekarar verilmesi gerekmiştir. Bu hususa temas edenYargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 27.11.2007 Tarih, 2007/16214-17942 E.K.Sayılı ilamında da; "Takibe konu alacak, 4081sayılı Çiftçi Mallarının KorunmasıHakkında Kanunun 31.maddesi uyarınca koruma meclisince tahakkukettirilmiş para cezalarından oluşmaktadır. Bu husus dosya arasındamevcut Doğlat Köyü Çiftçi Malları KorumaMeclisi Kararından açıkçaanlaşılmaktadır. O halde bu para cezaları anılanmaddesinin 1.fıkrasında belirtildiği üzere aynıkanunun 8.maddesinin V. Bendi uyarınca belirlenmiş ve kararabağlanmış tedbirlere riayetsizlik nedeniyle verilmiştir. Budurumda, aynı kanunun 10.maddesinin bu konuda uygulanması gerekir. Bumaddeye göre ise kanunda yazılı istisnalardışında (ki, bu istisnalar Kanunun 26. maddesinde yazılıolup, faili belli olan zararların tazmini konusunda koruma ve köyihtiyar meclislerinin verdikleri kararlara karşı vakiitirazların Sulh Mahkemelerince inceleneceğine dairdir) korumameclisince alınan kararlara karşı 10 gün zarfındamurakabe heyetlerine itiraz edilebileceği, itiraz edilip de reddedilen veyaitiraz edilmeden kesinleşen bu kararların derhal icraolunacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Anılan maddemetninde, (murakabe heyetlerince itiraz üzere verilen kararlar aleyhinehiçbir kanun yoluna müracaat olunamaz) hükmü AnayasaMahkemesi’nce iptal edilmiş olduğundan (Anayasa Mahkemesinin15.11.1963 tarih ve E.1963/97, K.1963/272 sayılı karar) bukararların icrası için ilgiliye tebliğe tevessüledildiğinde bu işlem, 6183 Sayılı Amme AlacaklarınınTahsili Usulü Hakkındaki Kanun uyarınca bir paracezasının tahsiline ilişkin olduğundan, Bölgeİdare Mahkemeleri, idare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşve Görevleri Hakkındaki Kanunun 6.maddesine göre muhatap ancakgörevli Vergi Mahkemesine itirazda bulunabilir. Davacı idare,yükümlüye yaptığı tebligat üzerine tahsilişleminin durdurulduğuna dair görevli Vergi Mahkemesinden birkarar verilip kendisine tebliğ edilmediği sürece, yukarıdasözü edildiği gibi 6183 Sayılı Kanun hükümlerineuygun olarak alacağını tahsil etmek üzere yasadayazılı yollara başvurmak durumundadır. İdarenin buyola gitmeyerek alacağını Özel Hukuk hükümlerinetabi bir alacakmış gibi mahkemeden talep etmesi, alacağınniteliğini değiştirmeyeceğinden, böyle birbaşvurunun Adliye Mahkemesince reddedilmesi gerekir. Bu suretle HUMK nun 7.maddesinin1.fıkrası hükmü uyarınca, davacının istemi,idari makamlarca yapılması gereken bir işleme ilişkinolması (6183 Sayılı Kanuna göre) nedeniyle görevyönünden reddedilmelidir. O nedenle dava dilekçesiningörevsizlik nedeni ile reddi gerekirken olaya ve alacağındayandığı yasa maddesine uymayan gerekçe ve yorumlarlaesasa girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesidoğru görülmemiştir." demek sureti ile, burada görevliyargı yerinin idari mahkemeler olduğunu kabul etmiştir. Budurumda, huzurdaki uyuşmazlıkta idari yargı yerleriningörevli olduğu, adli yargının görevi kapsamınagiren bir uyuşmazlık bulunmadığıanlaşıldığından, mahkememizce, aşağıdayazılı bulunan gerekçeler muvacehesinde, mahkememizingörevsizliğine karar vermek gerekmiştir. Zira, burada,uygulanması gereken yasa hükümleri, idarenin tek taraflıyaptırım gücüne dayalı olarak elinde bulunan kamugücü marifeti ile kişiler hakkındauyguladığı idari yaptırım ve tedbirlerin,kişilerce ihlal edilmesi ve buna riayet edilmemesi nedeniyle kesilen idaripara cezasının tahsili talebi bulunduğundan, burada artıkgenel hükümlerin uygulanması olanağıkalmamıştır. Davacı tarafın adli merciilerdenalacağı bir kararı da ne şekilde infaza koyabileceğişu durumda meşkuk bir durum arz etmektedir. Öte yandan, davacıidarenin bahsi geçene idari para cezasını, 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanunun 54.maddesi kapsamında cebren tahsil yetkisi dahi bulunmakta ikenhuzurdaki alacak davasının açılmasında dahi hukukiyararı bulunmamaktadır. Ancak, dava şartları arasındaöncelikle mahkemeye ilişkin olanların incelenmesi gerekliolduğundan, bu aşamada dava konusuna ilişkin davaşartlarına ise girilmemiştir. HÜKÜM:Ayrıntıları ve gerekçesi en geç bir ayiçerisinde yazılıp tutanağa geçirilecek gerekçelikararda açıklanacağı üzere; 1-) Mahkememiz görevsizolduğundan davanın USULDEN REDDİNE, 2-) Mahkememizin 6100sayılı HMK'nm4/l-(a) maddesi uyarıncaGÖREVSİZLİĞİNE, 3-) Mahkememizce verilengörevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibareniki hafta içerisinde taraflardan birisinin mahkememize başvurarakdosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istemelerihalinde, dosyanın görevli ve yetkili Edirne Vergi MahkemesineGÖNDERİLMESİNE…” karar vermiş, bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekilinin talebiüzerine dava dosyası doğrudan vergi mahkemesinegönderilmiş ise de, Edirne Vergi Mahkemesi, 29.11.2016 gün veE:2016/877, K:2016/669 sayı ile, mahkemeye hitaben yazılmışbir dilekçe olmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılıYasanın 3, 15/1-d maddeleri uyarınca dava dilekçesinin reddinekarar vermiştir. Davacı vekili, bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. EDİRNE VERGİMAHKEMESİ: 5.1.2017 gün ve E:2017/1, K:2017/4 sayı ile,“(…)Dava; davacı başkanlık tarafından 4081sayılı Kanun uyarınca davalı gerçek kişiadına kesilen ve söz konusu cezanın tahsili amacıyladavacı başkanlık tarafından yapılan ilamsız icratakibine davalıca itiraz edilmesi nedeniyle tahsil edilemeyen toplam1.400-TL idari para cezasının tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3/a bendinde,dilekçelerin görev ve yetki yönünden inceleneceği,15 maddesinin l/a bendinde ise, 14. maddenin 3/a bendine göre adli veaskeri yargının görevli olduğu konularda açılandavanın reddine, idari yargının görevli olduğukonularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılandavanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasınıngörevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceğihüküm altına alınmıştır. Öte yandan, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a) İdariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Dava dosyasınınincelenmesinden; 4081 sayılı Kanun uyarınca davalıgerçek kişi adına kesilen ve yapılan ilamsız icratakibine davalı tarafından itiraz edilmesi nedeniyle tahsiledilemeyen toplam 1.400-TL idari para cezasının tahsiline kararverilmesi istemiyle Keşan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2016/l 11sayılı dosyasında açılan davanın, görevyönünden reddedilerek hüküm fıkrasındabelirtildiği gibi davacının talebi üzerine Mahkememizegönderildiği anlaşılmaktadır. Olayda, 213 sayılıVergi Usul Kanununun “Kanunun Şümulü”başlıklı 1. maddesinde, bu kanun hükümlerinin ikincimaddede yazılı olanlar dışında, genelbütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özelidarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkındauygulanacağı belirtilmiş, 2576 sayılı Bölgeİdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi MahkemelerininKuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun "Vergi MahkemelerininGörevleri" başlıklı 6. maddesinde, VergiMahkemelerinin genel bütçeye, il özel idareleri, belediye veköylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri maliyükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelereilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununuygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilenişleri çözümleyeceği hükmüne yer verilmişolup, davacı başkanlık tarafından 4081 sayılıKanun uyarınca davalı gerçek kişi adına kesilen vesöz konusu cezanın tahsili amacıyla davacıbaşkanlık tarafından yapılan ilamsız icra takibinedavalıca itiraz edilmesi nedeniyle tahsil edilemeyen idari paracezasının tahsiline karar verilmesi istemiyle açılandavanın gerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, gereksesöz konusu Kanunda atıfta bulunulan 2004 sayılı İcrave İflas Kanunu'nda öngörülen adli yargı merciilerinceçözümleneceği açıktır. Öte yandan, mevcutuyuşmazlıkta, davalı konumunda devlet veya kamutüzelkişisi bulunmadığı gibi idari davaaçılabilmesinin ön koşulu olan, ilgililerin hak veyamenfaatlerini ihlal eden idari işlem veya eyleminvarlığından söz edilemeyeceğinden,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu açıktır. Açıklanan nedenlerle,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1 -a. maddesi hükmü uyarınca davanın görevyönünden reddine (…), 2577 sayılı Kanun'un45.maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere…”karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 8.5.2017günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak,davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; davacıbaşkanlık tarafından 4081 sayılı Kanun uyarıncadavalı gerçek kişi adına kesilen ve söz konusucezanın tahsili amacıyla davacı başkanlıktarafından yapılan ilamsız icra takibine itiraz edilmesinedeniyle tahsil edilemeyen toplam 1.400-TL idari para cezasınıntahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 4081 sayılı ÇiftçiMallarının Korunması Hakkında Kanunun 8.maddesinin (V)numaralı bendinde; “Hayvanların sureti muhafaza ve sevkiidaresine ve geçeceği yolların tayinine; tarla, bağ vebahçe sınırlarının belli edilmesini veya bu yerlerinkorunmasını temin için mahallince yapılmasımümkün ve mutat olan manialar konmasına; tarla yolları, suarkları ve sınır hendeklerinin set ve bentlerin evsaf ve suretimuhafazalarına mütedair tedbirlerin tesbitine dair koruma ve ihtiyarmeclisleri tarafından yapılan teklifleri tetkik ile kararabağlamak ve bu kanunda gösterilen diğer işlerigörmek,” murakabe heyetinin vazife ve salahiyetleriarasında sayılmış; Kanunun 31.maddesinde; “(Değişik: 23/1/2008-5728/112 md.) Murakabe heyetlerinin8 inci maddenin (V) numaralı bendine göre ittihaz edecekleritedbirlere aykırı harekette bulunanlara, koruma veya ihtiyarmeclislerince elli Türk Lirasından ikiyüzelli TürkLirasına kadar idarî para cezası verilir. Sahip bulunduğuhayvanları mahallî adetlere aykırı olarakbaşıboş bırakan kişiye, koruma veya ihtiyar meclisitarafından, başıboş bırakılan her bir hayvanlailgili olarak on Türk Lirası idarî para cezası verilir.Ancak her defasında verilecek ceza ikiyüz Türk Lirasındanfazla olamaz. Bu Kanunhükümleri uyarınca verilen idarî para cezalarındantahsil edilen miktarın tamamı koruma sandığına iratkaydolunur.” hükmüne; 10.maddesinde ise, “ (Değişik:23/1/2008-5728/109 md.) Bu Kanundayazılı istisnalar ile idarî para cezalarıdışında koruma veya ihtiyar meclislerinin bu Kanunhükümlerine göre verecekleri kararlar aleyhine alakalılartarafından kararın kendilerine tebliği tarihinden itibaren ongün zarfında murakabe heyetine müracaat ve itiraz olunabilir.Murakabe heyetinin verdiği; a) İdarîpara cezasına ilişkin kararlarına karşı KabahatlerKanunu hükümlerine göre, b) Diğerkararlarına karşı bu Kanun hükümlerine göre, kanun yolunabaşvurulabilir.” hükmüne yer verilmiştir. İncelenenuyuşmazlıkta, Davacı Keşan ÇiftçiMallarını Koruma Başkanlığı tarafından,sahip bulunduğu hayvanları mahallî adetlere aykırıolarak başıboş bırakmasından dolayı 4081sayılı Kanunun 31. maddesi gereğince RamadanÇiftçi adına 2014 ve 2015 yıllarında toplam1.400.-TL idari para cezası kesildiği; bu miktarın tahsiliamacıyla davacı Başkanlık tarafından Keşanİcra Müdürlüğü'nün 2015/3062sayılı dosyası ile ilamsız icra takibibaşlatıldığı, ancak RamadanÇiftçi’nin itirazı nedeniyle takibindurduğu; bunun üzerine davacı Başkanlıkça, adıgeçenkişinin borcunu ödemediğinden bahisle, toplam 1.400,00 TLalacağın tahsili istemiyle gerçek kişidavalıya karşı dava açıldığıgörülmüş; açılan davada, itiraz nedeniyledurduğu belirtilen takibin devamına yönelik bir talebin bulunmadığıanlaşılmıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun “İdari dava türleri veidari yargı yetkisinin sınırı”başlığını taşıyan 2. maddesinin birincifıkrasında, “1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdaridava türleri şunlardır: a) (İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; YenidenDüzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar” hükmüne yer verilmiştir. İdari davalardan olan iptalve tam yargı davalarında davalı daima idaredir. Bir başkadeyişle, idari yargı yerinde açılan bir iptal ya da tamyargı davasına bakılabilmesi için, diğer davakoşullarının yanı sıra, davanın idare aleyhineaçılmış olması gerekmekte; idari yargı yerindegerçek kişiler aleyhine dava açılabilmesine hukukenolanak bulunmamaktadır. Bu durumda, davanın, ortadaidarece kamu gücüne dayalı olarak ve idari usul ve esaslaragöre re'sen ve tek yanlı biçimde tesis edilmiş birişlem veya eyleminden dolayı hak ve menfaati ihlâl edilenlertarafından idare aleyhine açılmış 2577 sayılıYasa'nın 2. maddesinde belirtilen davalardan biri olmayıp;davacı Başkanlık tarafından, para cezasındankaynaklanan alacağın tahsili istemiyle gerçek kişialeyhine açılan dava olması karşısında, idariyargının görevine giren bir dava bulunduğundan sözetmek olanaksızdır. Buna göre, davacıÇiftçi Mallarını KorumaBaşkanlığının, gerçek kişi aleyhineaçtığı davanın, özel hukuk hükümleriçerçevesinde görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevlidir. Açıklanan nedenlerle Keşan2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.6.2016 gün ve E:2016/111, K:2016/501sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Keşan 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.6.2016 gün veE:2016/111, K:2016/501 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 8.5.2017 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy