T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 197
KARAR NO : 2017 / 275
KARAR TR : 8.5.2017
ÖZET : Davacının aracı ile seyir halinde iken yolun ani olarak çökmesi ve su şebekesinin patlaması sonucu oluşan su dolu çukura gömüldüğünden bahisle, uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :A. S. Vekili(İdari Yargıda) : Av. A.U. Davalı lar : (Adli Yargıda) Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi (İdariyargıda) 1-Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi(TESKİ) Genel Müdürlüğü Vekili :Av. F. K. 2.Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili :Av. Z.Ö. O L A Y : Patpat tabir edilen aracıyla trafikte seyirhalinde olan davacı dilekçesinde; Tekirdağ İli,Süleymanpaşa İlçesi OPET benzinliğininönünden bağcılık ve araştırma yoluüzeri sınırında olan, Tekirdağ İlinden gelen suşebekesinin patlamasından kaynaklanan su nedeniyleBağcılık araştırma yolunu 2 m derinlikte su bastığını,kendisinin ve eşinin ölümle karşı karşıkaldığı kazada, Tekirdağ ilinde de sorumlu olan resmi belediye,su işleri, karayolları ifaiye ve bütün resmi yollara başvurmasınarağmen bir muhatap bulamadığını, buranın kendilerineait olduğunu kabul etmediklerini, kendisinin 2.000 TL bağ motorundaoluşan masrafın sorumlusunun hangi resmi makam olduğunun bulunupmasrafının karşılanmasını talep ettiğinibelirterek, 15.12.2015 tarihinde, Tekirdağ SüleymanpaşaBelediyesini davalı göstererek adli yargı yerinde davaaçmıştır. TEKİRDAĞ1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, 17.12.2015 gün ve E:2015/525,K:2015/383 sayı ile, “(…) Dosyanın incelenmesinden;davanın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığıanlaşıldığından, dava dilekçesinin görevyönünden reddine, davacının idare mahkemesine dava açmaktamuhtariyetine karar vermek gerekmiş ve aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanınidarenin hizmet kusurundan kaynaklandığıanlaşıldığından, dava dilekçesinin görevyönünden reddine, davacının idare mahkemesine davaaçmakta muhtariyetine…” karar vermiş, bu karar temyizedilmeyerek kesinleşmiştir. Davacı bukez, miktar göstermeden, maddi ve manevi tazminat istemiyle veTekirdağ/ Süleymanpaşa Belediyesini davalı göstererekidari yargı yerinde dava açmıştır. Tekirdağİdare Mahkemesi, 7.1.2016 gün ve E:2016/6, K:2016/7 sayı ile,mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenmeyen davadilekçesinin reddine karar vermiştir. Bu kezdavacı vekili, dilekçeyi yenileyerek; Tekirdağ ili,Süleymanpaşa ilçesi, BağcılıkAraştırma İstasyon Müdürlüğü Yolu Opetbenzinlik girişindeki toprak yolun kesiştiği noktada, sabahsaatlerinde, sahibi bulunduğu patpat olarak isimlendirilen araç ileseyir halinde iken, yolun ani olarak çökmesi ve TESKİ'ye aitsu şebekesinin patlaması sonucu oluşan su dolu çukuragömüldüğünden bahisle, hizmet kusuru nedeniyleuğradığını iddia ettiği 2.000,00 TL maddi,2.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasalfaiziyle birlikte tazmini istemiyle Tekirdağ Su ve Kanalizasyonİdaresi Genel Müdürlüğü ile KarayollarıGenel Müdürlüğü'ne karşı yeniden idariyargı yerinde dava açmıştır. TEKİRDAĞİDARE MAHKEMESİ: 28.2.2017 gün ve E:2016/148 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacınınuğradığı kaza sonucunda meydana geldiğini ilerisürdüğü zararının karşılanmasıtalebiyle Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 15.12.2015 havale tarihlidilekçesi ile Süleymanpaşa BelediyesiBaşkanlığı aleyhine açtığı davaneticesinde anılan Mahkeme'nin 17/12/2015 tarihli ve E.2015/525-K.2015/383sayılı hükmü ile davanın görev yönündenreddine, davacının idare mahkemesinde dava açmaktamuhtariyetine dair karar verildiği, belirtilen hükmüntebliğ edildiği, taraflarca karar hakkında kanun yolumüracaatında bulunulmadığı, davacıtarafından ise Mahkememiz nezdinde, Tekirdağ ili,Süleymanpaşa ilçesi, BağcılıkAraştırma İstasyon Müdürlüğü Yolu Opetbenzinlik girişindeki toprak yolun kesiştiği noktada sabahsaatlerinde sahibi bulunduğu patpat olarak isimlendirilen araç ileseyir halinde iken yolun ani olarak çökmesi ve TESKİ'ye ait suşebekesinin patlaması sonucu oluşan su dolu çukuragömüldüğünden bahisle hizmet kusuru nedeniyleuğradığını iddia ettiği 2.000,00-TL maddi, 2.000,00-TLmanevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziylebirlikte tazmini istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da Tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir...” (Any. Mah.nin 26.12V2CU3 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136- Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin Karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylayoldaki çukur nedeniyle oluştuğu ileri sürülenzararın tazmini istemiyle açılan bu davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda,açılan bu davanın görüm veçözümü adli yargının görev alanıiçinde bulunmaktadır. Nitekim;Uyuşmazlık Mahkemesinin 08.04.2013 tarih ve E:2012/306, K:2013/482sayılı; 13.05.2013 tarih ve E:2012/188, K:2013/624 sayılı;17.11.2014 tarih ve E:2014/968, 2014/1022 sayılı; 17.11.2014 tarih veE:2014/930, K:2014/975 sayılı kararları da bu yöndedir. Açıklanannedenlerle; Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…” karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 8.5.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdaremahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen durumun aksine, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası temin edilmedenUyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu görülmekteise de; uyuşmazlığı çözmeye yeterli bilgi vebelgelerin dosyada bulunduğu, adli yargı kararınınkesinleşme durumunu gösteren onaylı bir örneğininMahkemesinden istenildiği; öte yandan, adli ve idari yargıyerlerinde farklı davalılar olmasına karşın,esasında davacının her iki yargı kolunda da Tekirdağ/Süleymanpaşa Belediyesini davalı gösterdiği ancak İdareMahkemesinin dilekçe ret kararından sonra diğerdavalıların da hasım olarak belirtildiği ve sonuçtausule ilişkin başka bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davacının aracı ile seyir halinde iken yolun ani olarakçökmesi ve su şebekesinin patlaması sonucu oluşan sudolu çukura gömüldüğünden bahisle,uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevizararın tazmini istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemekolduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, buKanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır: a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmakveya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygunolanları tasdik etmek, h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacının, Tekirdağ ili,Süleymanpaşa ilçesi, BağcılıkAraştırma İstasyon Müdürlüğü Yolu Opetbenzinlik girişindeki toprak yolun kesiştiği noktada sabahsaatlerinde sahibi bulunduğu patpat olarak isimlendirilen araç ileseyir halinde iken, yolun ani olarak çökmesi ve TESKİ'ye aitsu şebekesinin patlaması sonucu oluşan su dolu çukuragömüldüğünden bahisle hizmet kusuru nedeniyleuğradığını iddia ettiği(adli yargı yerinde2.000,00TL masrafın karşılanması, idari yargı yerinde2.000,00-TL maddi, 2.000,00-TL manevi zararın olay tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini) istemiyle dava açtığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Tekirdağ İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 17.12.2015 gün veE:2015/525, K:2015/383 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Tekirdağİdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Tekirdağ 1.AsliyeHukuk Mahkemesinin, 17.12.2015 gün ve E:2015/525, K:2015/383sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,8.5.2017 gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 8.5.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy