T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 298
KARAR NO : 2017 / 332
KARAR TR : 08.05.2017
ÖZET: Davalı şirkette çalışırken özelleştirme nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :E.T.
Vekili :Av. B.Y.
Davalı : Türk TelekomünikasyonA.Ş.
Vekili :Av. M.K. (Adli Yargıda)
O L A Y Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalışirkette iş mevzuatı çerçevesindesözleşmeli statüde çalışmakta iken başkabir kamu kurum ve kuruluşuna atanmak üzere Devlet PersonelBaşkanlığına gönderilen nakil ilmühaberindeayrıldığı tarih itibarıyla ödenen aylık 649,27TL ikramiye ile 370,70 TL ek ödemeye yer verilmeksizin hatalı olarakdüzenlendiğini ileri sürerek adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 23.İŞ MAHKEMESİ: 12.05.2016 gün ve E:2016/883 K:2016/174sayılı kararı ile “Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas 2013/22-2094 Karar 2015/1327sayılı 13.05.2015 günlü ilamında “....Uyuşmazlık, 5473 sayılı Kanun’a dayalı olarakdenge tazminatından kaynaklanan fark ücret alacağınailişkin davalarda adli yargı mahkemelerinin görevli olupolmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilindiğiüzere, Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi, 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun, 18.06.1994 günlüResmi Gazete’ de yayımlanan 4000 sayılı Kanun’ladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca, Posta işletmesi GenelMüdürlüğünce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklinde yapılandırılmasısuretiyle kurulmuş ve 233 ile 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadi kuruluşustatüsü verilmiştir
29.01.2000günlü Resmi Gazete’ de yayımlanarakyürürlüğe giren ve Telekom AŞ'ninözelleştirilmesi amacıyla yapısının yenidendüzenlenmesine yönelik kurallar getiren 4502 sayılıKanun’un 1. maddesi ile, 406 sayılı Kanun’un 1. maddesineeklenen dokuzuncu fıkrada, Telekom'un, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu, Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuatın Telekom'a uygulanmayacağıkuralına yer verilmiş; anılan kural, 23.05.2001 günlüResmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren4673 sayılı Kanun’un 1 maddesi ile değiştirilmişve Telekom'un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi biranonim şirket olduğu, bu Kanun hükümleri saklı kalmaküzere, kamu İktisâdi teşebbüsleri de dahil,sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum,kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuatın Telekom'auygulanmayacağı belirtilmiştir.
AyrıcaTürk Telekom AŞ, 4502 sayılı Kanun’un Geçici3. maddesi ile 233 sayılı KHK'nin ekindeki "B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)" bölümünde yer alan kuruluşlarlistesinden çıkarılmıştır.
4502 ve 4673sayılı Kanun’lar ile yapısı yeniden düzenlenenTürk Telekom'da çalışan personelin hukukistatüsü de, 406 sayılı Kanun’a 4502 sayılıKanun ile eklenen Ek 22. madde ile yeniden düzenlenmiş ve anılanmaddede Türk Telekom'daki kamu payı % 50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklar dışında kalan personelin işmevzuatı uyarınca istihdam edileceği, iş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarınYönetim Kurulu tarafından tayin olunacağı kurallarınayer verilmiş, ayrıca, aynı Kanun’un Geçici 4.maddesinde, 4502 sayılı Kanun’un yürürlüğegirdiği tarihte Türk Telekom'da 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmelipersonel statüsünde çalışmakta olanlardanisteyenlerin iş mevzuatına tabi personel statüsünegeçirileceği, iş mevzuatına tâbi personelstatüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunacağıkurala bağlanarak, iş mevzuatına geçmek istemeyenlerinmevcut statü, sosyal ve özlük hakları korunmuştur.
Hisselerinfiilen devredildiği ve Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi'nin imzalandığı 14.11.2005 tarihindensonra, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuk tüzel kişisinegeçen Türk Telekom kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir.
Ancak, 406sayılı Kanun’un Ek 29. maddesinin, 5398 sayılıKanun'un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom'daçalışmakta olan personelin haklarının korunmasıamacıyla, hukuki statülerini ve kamu kuramlarına nakilolanaklarını belirleyen bazı özel düzenlemelere yerverilmiştir. Buna göre Türk Telekom hisselerinin devri sonucukamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekom'da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 399 sayılı KHK'ye tâbiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüz seksen gün aylıksız izinlisayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom'da çalışmaya devamedecek malî ve özlük hakları Türk Telekomtarafından karşılanacak, belirtilen süre içindenakle tâbi personelden Türk Telekom tarafından hizmetineihtiyaç duyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ilenakil talep edenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan güniçinde nakil için Türk Telekom tarafından DevletPersonel Başkanlığına bildirileceklerdir.
Anılanyasal düzenlemeler karşısında Telekom AŞ.' ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkânsız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı anlaşılmaktadır.
Bunagöre, söz konusu personelin, aylıksız izinli olarakgeçen sürede kamu personeli statüleri devam etmektedir.
Diğeryandan, İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecekaksaklıkların önüne geçilebilmesi için, 406sayılı Kanun hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklenmiştir.
Bugörevler kapsamında 406 sayılı Kanun hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelininDevlet Personel Başkanlığı'na bildirilmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır.
Sayılanişlemler, idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurmakta ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarını belirlemekteesas alınmaktadır.
Belirtilennitelikleriyle, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında veidare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları anlaşılmaktadır.
Öteyandan, davalı şirketin belirtilen statüsü ve özelyasa hükümleri gereğince bazı kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olmasınedeniyle herhangi bir özel hukuk tüzel kişisinden farklıbir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır. Bu nedenle diğer özel hukuktüzel kişilerinden farklı bir ilişkisi bulunan tüzelkişilerin bazı işlemleri, nitelikleri esas alınmaksuretiyle de idari işlem niteliğindedir.
O halde,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Kanun hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan, diğer bir ifade ile kapsam dışı nakletabi personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesisettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu kabul edilmelidir.
Somutuyuşmazlıkta özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamında çalıştırılmakta,nakledildiğinde tekrar statü hukuku kapsamına girmektedir.Davacının iş sözleşmesi ileçalıştığı dönemde, davalışirkete davacının ücreti konusunda “artışoranının, kamudaki memur maaş artışoranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Kanunhükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi; bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi; personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açık olup, idari işlemlerleilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idari yargı yerinde çözümlenmesi ve 5473 sayılıKanun’dan kaynaklanan ek ödeme alacağının tahsiliistemiyle, anılan İdareye karşı açılandavalarda, idari yargı yerinin görevli olduğu kabul edilmelidir.
NitekimYargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.12.2012 gün ve 2012/9-1518E. 2012/1388 K. sayılı karan ile Danıştay İdari DavaDaireleri Kurulu'nun 07.04.2011 gün 2011/55 E. 2011/205 K.sayılı kararında da; iş sözleşmesi ileçalışılan dönemde, davalı şirketeücret konusunda “artış oranının, kamudaki memurmaaş artış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi, 406 sayılıKanun hükümleri uyarınca, hak sahibi personeli Devlet PersonelBaşkanlığına bildirmesi; bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi;personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmektedir. Buişlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında veidare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açık olup, idari işlemlerleilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği ve 5473sayılı Kanun’dan kaynaklanan ek ödemealacağının tahsili istemiyle, anılan İdareyekarşı açılan davalarda, idari yargı yeriningörevli olduğu kabul edilmiştir.
Hukuk GenelKurulu’ndaki görüşmeler sırasında, iptaliistenilen işlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin olması karşısında, idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz edilemeyeceğinden;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu görüşü dilegetirilmiş ise de, yukarıda açıklanan nedenlerle bugörüş çoğunluk tarafındanbenimsenmemiştir.
Bu durumdamahkemece; somut uyuşmazlıkta idari yargı mahkemeleriningörevli olduğunun kabulü ile bu doğrultuda karar verilmesigerekirken, yanılgılı değerlendirme ile önceki karardadirenilmesi usul ve yasaya aykırıdır....” denmişolup, dava konusu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerinin, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde olduğu açıktır. İdareişlemleri ile ilgili uyuşmaların ise adli yargı yerindedeğil idari yargı yerinde çözülmesi gerekir.”şeklindeki gerekçe ile HMK’ nın 114/1-b maddesigereğince “Yargı Yolunun Caiz Olmaması” nedeniyle aynıyasanın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine kararvermiş, verilen karar taraflarca temyiz yoluna başvurulmamasısebebiyle 04/08/2016 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 8. İDARE MAHKEMESİ:09.02.2017gün ve E:2016/3552 sayılı kararı ile “953Tarih ve 6145 sayılı Yasa ile Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgrafve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.06.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)" tarafındanyürütülecek şekilde yeniden yapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, "Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır."denilmiş; anılan fıkra hükmü, 12.05.2001 tarih ve 4673sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve "Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleride dâhil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olankamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuatTürk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 02.04.1987 tarihli ve3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır. 16.07.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milligüvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlikhallerinde telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesineilişkin özel kanunların hükümlerisaklıdır."; Ek 29. maddesinin 03.07.2005 gün ve 5398sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişik birincifıkrasında, "Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekom da ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.01.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır..." denilmiştir.
Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, "Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür." denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.05.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, "Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur." denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki "B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)" bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar "tekel" olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş’ dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.07.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin % 55 OranındakiHissesinin Blok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devirİşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Kararı uyarınca, 14.11.2005 tarihliHisse Satış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USD bedelle) OgerTelekomünikasyon A.Ş.’ ne satılmıştır.
Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş. 4502 sayılı Yasa’nın 29.01.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.01.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamı dışında kalmış veanılan KHK eki cetvellerden çıkarılmışolması nedeniyle, Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun22.01.1996 gün ve E: 1995/1, K:1996/l sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisaditeşebbüslerinde sözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumlan ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, "a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllıkyükseköğrenim görmüş bir genel müdürile kadro, unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulununönerisi ve Bakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur." hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; "a) Personelin statüsü:Türk Telekom’daki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllıkyükseköğrenim görme şartları aranır.Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur." hükmünü almış;aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da işmevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır.
406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 04.04.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 31.03.2000tarih ve 2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alanlistede: merkez teşkilatı için 100 ve taşrateşkilatı için 100 (6 Bölge Müdürü, 12Bölge Müdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan"Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği" adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.08.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur.
Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.01.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 02.07.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur.
Anayasa’nın128. maddesinde, "Devletin, kamu İktisadîteşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekligörevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür." denilmiştir.
406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve 5398sayılı Kanunla değişik birinci fıkrasında,"Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; TürkTelekom’da ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.01.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom’da çalışmayadevam eder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylıkücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri veölüm yardımı ile diğer mali ve özlük haklanTürk Telekom tarafından karşılanır..." denilerek,yasa koyucu tarafından Türk Telekom’da 22.01.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olaraksözleşmeli personel statüsünde çalışanlarile kapsam dışı personel, kamu personelisayılmıştır.
Dosyanınincelenmesinden; Türk Telekom A.Ş.' de görev yapmakta iken 406sayılı Kanunun Ek 29. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un 22.maddesine göre başka bir kamu kurumuna nakil olunan ve 2. Tipsözleşmesi feshedilen davacı tarafından, kurumdanayrıldığı tarih itibari ile bir aya tekabül eden veverilmekte olan 649,27 TL ikramiyenin, 4046 sayılı Kanun'un 22/5.maddesi uyarınca sabit değer olarak maaş nakililmühaberinde yer alan ücrete eklenerek Devlet PersonelBaşkanlığı'na bildirimin yapılması gerektiğihalde, maaş nakil ilmühaberinde bu ücretin yer almaması veikramiye sütunun boş bırakılarak eksik bildirimyapıldığı sebebi ile 649,27 TL ikramiyenin sabit değerolarak maaş ilmühaberine yazılması ve 01.01.2006 tarihindenitibaren 5473 sayılı Kanun ile verilmesi öngörülen,devam eden senelerde arttırılarak verilmesi öngörülenve ayrıldığı 23.12.2010 tarihinde 370,70 TL olan eködeme ücretinin de maaş nakil ilmühaberine eklenmesisuretiyle bildirimin yapılması gerektiğinden bahisle maaşnakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesi istemiyle bakılandavanın açıldığı anlaşılmıştır.
2577sayılı Kanun’un 2. maddesinde idari dava türlerisayılmış olup, kural olarak, idari yargıda ancak Devlete vekamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılmaktadır.
Bu durumda,bakılan davanın konusunu oluşturan istem ile Ankara 23.İş Mahkemesi'nde açılan davanın karar tarihi olan12.05.2016 tarihinde Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin kamukuruluşu niteliği taşımadığıanlaşılmakla, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu” gerekçesiyle 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’ unkatılımlarıyla yapılan 08.05.2017 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının ekindeki adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’ nun, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacıtarafından; hatalı düzenlendiği ileri sürülenmaaş nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesi istemiyleaçılmıştır.
Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Ancak,özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i,14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile OgerTelekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır.
Olayda, hissedevir (14.11.2005) tarihinde davalı şirket nezdinde çalışmaktaiken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacı tarafından; maaş nakil ilmühaberinindüzeltilmesi ve parasal hakların giderilmesi istemiyle davaaçılmıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde:
a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir.
O halde, maaşnakil bildirimi düzenleme ve dava tarihlerinde davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.' nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari davadan söz etmek imkânıbulunmadığından; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, Ankara 8. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulüyle, Ankara 23. İş Mahkemesince verilen 12.05.2016gün ve E:2016/883 K:2016/174 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 8. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 23.İş Mahkemesince verilen12.05.2016 gün, E:2016/883 K:2016/174 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 08.05.2017 gününde Üye BirgülKURT’ un KARŞI OYU VE OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Birgül
KURT
Full & Egal Universal Law Academy