T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 224
KARAR NO : 2017 / 281
KARAR TR : 8.5.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 110. maddesi kapsamında, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : A. Si.A.Ş. Vekilleri : Av. Z.Ç., Av.E.K., Av. H. Ç. Davalı : 1-Eskişehir İlÖzel İdaresi (İdari ve Adli Yargı yerinde) Vekilleri : Av.İ.Ö., Av.N. S. 2-Eskişehir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı (Adli Yargıyerinde: 6360 sayılı Kanun gereği Eskişehirİl Özel İdaresinin tüzel kişiliğinin sona ermesive dava dosyasının devredilmesi nedeniyle) Vekilleri : Av.S. K., Av.P.K. O L A Y :1-Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili Şirket tarafındanKasko Sigorta poliçesi ile sigortalı ve H. Ç.’na aitbulunan 26 … 251 plakalı aracın, 06.07.2012 tarihindemeydana gelen tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını;trafik kaza tespit tutanağında, yolun bakım ve onarımındansorumlu Eskişehir İl Özel İdareMüdürlüğü’nün yolun bakım veonarımı öncesi ve sonrasında yolun başlangıç- bitiş noktalarına konulması gereken "Gevşekmalzemeli zemin’’ trafik işaret levhasınıkoymadığından ve ayrıca 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 9/b-1 maddesinde yer alan “b) Köyyollarında;/ 1. Trafik düzeni ve güvenliğiaçısından gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak,tedbir almak ve aldırmak” kural ihlali nedeniyle kusurlu olduğununifade edildiğini; ayrıca, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 13.maddesinde belirtilen“Karayolunun yapım ve bakımı ile görevli ve sorumlubütün kuruluşlar karayolu yapısını, trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlüdürler.” kuralını ihlalettiğinden dolayı da davalının kusurunun söz konusuolduğunu; ekspertiz incelemesi sonucu sigortalıya ait araçta27.141,18 TL hasar tespit edildiğini, aracın pert (hurda) işleminetabi tutulduğunu, güncel değerinin 19.000,00 TL, sovtaj bedelininise 5.000,00 TL olarak belirlendiğini; müvekkili şirketin10.08.2012 tarihinde sigortalının zararı olan 19.000,00TL’yi sigortalıya ödediğini; müvekkilinin TTK md.1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğunuifade ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmakve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 7.000,00 TL sigorta rücutazminatının, ödeme tarihinden itibaren T.C.MerkezBankası'nca kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont (avans) faiziile davalı İdare’den tahsiline karar verilmesi istemiyle,Eskişehir İl Özel İdaresine karşı, 11.3.2013tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır. 2-ESKİŞEHİR1.İDARE MAHKEMESİ: 25.3.2013 gün ve E:2013/225, K:2013/207sayı ile, “(…) 3202 sayılı Köye YönelikHizmetler Hakkında Kanunun 1. maddesinde, bu Kanunun amacının,köye ve bağlı yerleşim birimlerine yönelik hizmetlerive bu hizmetlerin yerine getirilmesi ile ilgili esasları düzenlemekolduğu belirtilmiş; anılan Kanuna 28/01/2005 günlü ve25710 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 5286 sayılı Köy HizmetleriGenel Müdürlüğünün Kaldırılması veBazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması HakkındaKanunun 6. maddesi ile eklenen Ek Madde 2 de, “Bu Kanunda belirtilenhizmetler, İstanbul ve Kocaeli illeri dışında il özelidarelerince, İstanbul ve Kocaeli illerinde ise ilsınırları dahilinde yapılmak üzerebüyükşehir belediyelerince yerine getirilir...”hükmüne yer verilmiştir. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; (…)aynı Kanunun 13.maddesinde de, Karayolununyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü olduğu, zorunlu nedenlerle meydanagelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadankaldırarak karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecekduruma getirme yükümlülüğünün bulunduğukurala bağlanmıştır. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; aynı Kanunun Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıdave Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden; 06.07.2012 tarihinde Eskişehirİli Çifteler İlçesi Ekinekin köy yolunda seyirhalinde iken davacı şirkete kasko sigortalı 26 … 251plakalı aracın yoldan çıkarak devrilmesi nedeniyle hasarauğradığı, bahse konu uğranıldığıbelirtilen 7.000,00-TL'nin sigortalısına 10.08.2012 tarihindeödendiği, sonrasında ise meydana geldiği ilerisürülen maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle11.03.2013 tarihinde kayda giren dilekçeyle Mahkememizde bakılan işbu davanın açıldığıanlaşılmıştır. Yukarıdaaçıklanan nedenler ve 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde davalı il özel idaresinin gözetim vesorumluluğu altındaki yolda eksiklik ve kusurlardan dolayımeydana gelen kaza sonucunda oluştuğu belirtilen zararın tazminiistemiyle açılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, 1-Davanıngörev yönünden reddine…” karar vermiş, bukarar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. 3-Davacıvekili bu kez aynı istemle, yine Eskişehir İl Özelİdaresine karşı, 7.6.2013 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. 6360 sayılı yasauyarınca İl Özel İdarelerinin tüzelkişiliklerinin sonlandırılması ve dava dosyasınındevredilmesi üzerine, Eskişehir Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı iş bu davada davalı sıfatınıalmıştır. (Eskişehir Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığının açtığı davadaverilen iptal kararı ve Eskişehir Valiliği Devir, Tasfiye vePaylaştırma Komisyonunun düzeltme kararı ile davadosyasının Çifteler Belediyesine devredildiği ifadeedilmesine karşın, Adli Yargı yerindeki yargılamasürecinde, Çifteler Belediyesine davalı olarak yerverilmemiştir.) 4- Eskişehir2.Asliye Hukuk Mahkemesi, 18.9.2014 gün ve E:2013/390, K:2014/704sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kabulüne karar vermiş; EskişehirBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilitarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi, 5.3.2015gün ve E:2014/24679, K:2015/3858 sayı ile, mahkemece, davaya bakmagörevi idari yargıya ait olduğundan, mahkemenin yargı yolubakımından görevsizliğine ve dava dilekçesinin bunedenle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerekhüküm kurulmasının doğru olmadığıgerekçesiyle; temyiz itirazının kabulü ilehükmün bozulmasına karar vermiş; davacı A. S. A.Şvekilince kararın düzeltilmesi istemi üzerine, Yargıtay17.Hukuk Dairesi, 29.12.2015 gün ve E:2015/11122, K:2015/15128 sayıile, mahkemece, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi hükmüdoğrultusunda işlem yapılarak Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması ve eldeki işin incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye değin ertelenmesi gerekirkendeğişik gerekçe ile hakkındaki davanın esastankabulüne karar verilmiş olmasının doğruolmadığı gerekçesiyle; sonucu itibarı ile doğruolan Dairelerinin 05/03/2015 gün ve 2014/24679-2015/3858 sayılıbozma kararındaki gerekçenin son paragrafının bozmakararından çıkarılmasına, yerine yukarıdayazılı bozma nedeninin yazılmasına ve hükmünyukarıda yazılı değişik bu gerekçe ile bozulmasına,6100 Sayılı HMK.nin geçici 3.maddesinin 2.fıkrasıdelaletiyle 1086 Sayılı HUMK.nin 440. maddesinde sayılannedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltmeisteğinin reddine karar vermiştir. 5-ESKİŞEHİR2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 21.3.2017 gün ve E:2016/84 sayıile, “(…) Uyulan Yargıtay ilamı gereğinceuyuşmazlığın hangi merci tarafındançözümleneceği hususunda karar verilmesi hususundadosyanın UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNE gönderilmesine kararverilmiş aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ: Yargıtayilamı doğrultusunda eldeki işin hangi merci tarafındançözümleneceği hususunda karar verilmek üzeredosyanın UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNE gönderilmesine…”karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 8.5.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Asliye HukukMahkemesince, Yasa’nın 19. maddesinde öngörülendurumun aksine, önceki görevsizlik kararına ilişkin idariyargı dava dosyası temin edilmeden Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulduğu görülmekte ise de; davaya ilişkin bilgive belgeler ile idari yargı kararının kesinleşme durumunugösteren onaylı bir örneğinin idari yargı dosyasıiçerisinde bulunduğu ve sonuçta usule ilişkin herhangibir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleri arasındadoğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. I-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin,zararın bir kısmının davalı idarece/idarelercegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 9.maddesinde, bu Kanunagöre,Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının görev ve yetkilerinin neler olduğu;10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu; 13.maddesinde, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davacı Şirket tarafından, kasko sigortalı26 … 251 plakalı aracın, 06.07.2012 tarihinde meydanagelen tek taraflı trafik kazasında hasarlandığı, yolunbakım ve onarımından sorumlu Eskişehir İl Özelİdare Müdürlüğü’nün, yolun bakımve onarımı öncesi ve sonrasında yolunbaşlangıç - bitiş noktalarına konulması gereken"Gevşek malzemeli zemin’’ trafik işaretlevhasını koymadığından; 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 9/b-1 maddesinde yer alan “b)Köy yollarında;/ 1. Trafik düzeni ve güvenliğiaçısından gerekli düzenleme ve işaretlemeleriyaparak, tedbir almak ve aldırmak” kuralını ve aynıYasanın 13.maddesinde belirtilen “Karayolunun yapım vebakımı ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlarkarayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmakla yükümlüdürler.”kuralını ihlal ettiğinden dolayı kusurlu olduğundanbahisle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmakkaydı ile 7.000,00 TL.nin faizi ile birlikte rücuen tazmini istemiyledava açıldığıanlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Eskişehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 21.3.2017 gün veE:2016/84 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Eskişehir2.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 21.3.2017 gün ve E:2016/84 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 8.5.2017 gününde ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.8.5.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy