T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 238
KARAR NO : 2017 / 286
KARAR TR : 08.05.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemli davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacılar :1 - A.B. 2 - C.B. 3 - Ce.B. Vekili :Av. H.Ş. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili :Av. B. K. O L A Y :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı A.B.' ıneşi, diğer davacıların babası olan Ali Rıza Bayraktar'ın 31/08/2008 tarihinde sevk ve idaresinde bulunan 28 TD 328 plakasayılı araç ile Görele - Tirebolu istikametinde seyirhalinde iken havanın yağışlı olması nedeniyleyolda göllenme olduğundan kaza yaptığını, kazaneticesi Ali Rıza Bayraktar' ın vefat ettiğini, A.B.’ ıngenç yaşta eşini kaybetmeninüzüntüsünü yaşarken, diğermüvekkillerin de çocuk yaşta babalarınınkaybettiklerini, müvekkillerinin kaza neticesi vefat eden Ali Rıza Bayraktar'ın desteğinden yoksun kalmak suretiyle maddi zararauğradıklarını belirterek, A.B. için 20.000,00 TL,Cansu ve Ce.B. için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzeretoplam 40.000,00 TL manevi tazminat ile A.B. için 100,00 TL, C.B. veCengiz Han Bayraktar için ayrı ayrı 50,00 TL olmak üzeretoplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. VAKFIKEBİRASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.10.2016 gün ve E: 2016/306,K:2016/693 sayılı kararı ile “dava dilekçesindedavaya konu kazanın meydana gelmesinde idarenin kusurlu olduğundanbahsedilmiş olup, bu nedenle idareden tazminat talep edildiğindenkamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalıKarayolları Genel Müdürlüğü, kamu hizmetisırasında yerdiği zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildir. Olay idari karar ve eylemlerdendoğan zararlar niteliğinde bulunduğundan, zararınödetilmesi istekleri 11.02.1959 günlü ve 17/15 sayılıYargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 2.bendi hükmünce tam yargı davasının konusunuoluşturur. Bu davaların ise 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesi hükmü uyarınca,idare aleyhine idari yargı yerinde tam yargı davası olarakaçılması gerekmektedir.” gerekçesiyle 6100 SayılıHMK 114/1.b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın Usulden Reddine karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulmayan karar 21.12.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. TRABZONİDARE MAHKEMESİ: 28.12.2016 gün ve E:2016/1716, K:2016/1911sayılı kararı ile “2577 sayılı Kanun'un36.maddesinde; "İdari sözleşmelerden doğanlardışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme,sırasıyla; a- Zararı doğuran uyuşmazlığıçözümlemeye yetkili, b- Zarar, bayındırlık veulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eylemindendoğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eyleminyapıldığı yer, c- Diğer hallerde davacının ikametgâhınınbulunduğu yer idare mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir Uyuşmazlığakonu olayda, davacılar tarafından mirasçılarıoldukları Ali Bayraktar'ın 31.08.2008 tarihinde Görele-Tirebolukarayolunda ölümüyle sonuçlanan kazaya, yolda oluşangöllenmenin sebep olduğundan bahisle uğramışoldukları maddi kayıplar için toplamda 200,00 TL madditazminat ve kaza nedeniyle yaşamış olduklarııstırap, üzüntü ve sıkıntıyakarşılık toplamda 40.000,00 TL manevi tazminat istenildiğianlaşılmış olup yukarıda yer alan yetki kuralıuyarınca zarara neden olan hizmetin görüldüğü yerili olan, Giresun ilinin idari yargı yönüyle bağlıolduğu Ordu İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğuanlaşılmaktadır. Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı Kanunun 15/1 -a maddesi uyarıncadavanın yetki yönünden reddine” karar vermiştir. Davacılarvekili aynı taleple Ordu İdare Mahkemesine davaaçmıştır. ORDUİDARE MAHKEMESİ: 15.03.2017 gün ve E:2017/255 sayı ile“2577 sayılı İdarî Yargılama UsulüKanunu'nun 14/3-a maddesinde, dava dilekçelerinin "görev"yönünden ilk incelemelerinin yapılacağı; 15/1-amaddesinde de, adlî ve askerî yargının görevliolduğu konularda açılan davaların reddine kararverileceği belirtilmiştir. Diğertaraftan; 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19'uncu maddesinin birincifıkrasında, "Adlî, idarî, askerî yargıtercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler" hükmüne yer verilmiş,aynı maddenin (23/07/2008 gün ve 5791 sayılı Kanun'un9'uncu maddesiyle değişik) ikinci fıkrasında ise,yargı merciince, önceki görevsizlik kararma ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ilebirlikte dava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderileceği belirtilmiştir. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1 'inci maddesinde. Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlamak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; 2'nci maddesinde; bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartlan, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 4'iincü maddesinde; Karayolları GenelMüdürlüğünün bu kanunun uygulanmasındagörevli kuruluşlar arasında olduğu; 7'nci maddesinde ise;Karayolları Genel Müdürlüğünün yapım vebakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak, önlemleri almak ve aldırmak, tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, trafik ve araç tekniğine aitgörüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak, yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında,içişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak, yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, bu Kanunla ve buKanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmakla görevliolduğu düzenlenmiştir. AynıKanunun 19/01/2011 günlü Resmi Gazete' de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un14'üncü maddesiyle değişik 110'uncu maddesinde,"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanımdan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanımhükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vııku bulduğuyer mahkemesinde de açılabilir" hükmü, Geçici21 'inci maddesinde de, “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıdave Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz" hükmü yer almaktadır. Yukarıdaaktarılan Kanun hükümlerinden, karayolundaki eksiklik vekusurlardan dolayı meydana geldiği öne sürülen trafikkazaları neticesinde oluştuğu belirtilen zararların tazminitalebiyle sorumlu idare/idareler aleyhine açılan davalarınadli yargı merciinde görülmesi gerektiği sonucunavarılmaktadır. Bu durumda;görevli kuruluşun karayolunun yapımını kontrol etme,yapım, bakım, onarım ve temizliğini yaparak emniyetlekullanımını sağlama sorumluluğunu yerinegetirmediği iddiasından kaynaklanan uyuşmazlığınçözümünde adlî yargı yeri görevliolduğundan; aynı mahiyetteki taleple açılan davadaVakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/10/2016 gün ve E: 2016/306,K: 2016/693 sayılı kesinleşmiş görevsizlikkararının kaldırılması için 2247sayılı Kanun'un 19’uncu maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekmiştir. Açıklanannedenlerle; 2247 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi uyarınca,bakılan davada görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, UyuşmazlıkMahkemesince bir karar verilinceye değin bakılan davanınincelenmesinin ertelenmesine” karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 08.05.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Kanunun19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, Mahkemece idari yargıdosyasının, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana geldiği ilerisürülen ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi vemanevi tazminat istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkikve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak, j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleriyapmaktır.” hükmüne yer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamadavar olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014,Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmişbir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Ordu İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin26.10.2016 gün ve E: 2016/306, K:2016/693 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ordu İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Vakfıkebir Asliye HukukMahkemesi’nin 26.10.2016 gün ve E:2016/306, K:2016/693sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 08.05.2017gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 08.05.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy