T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 200
KARAR NO : 2017 / 278
KARAR TR : 8.5.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 110. maddesi kapsamında, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. S. A.Ş.
Vekili : Av.N. K., Av.H. K.
Davalı : (BalıkesirBüyükşehir Belediyesi) BASKİ GenelMüdürlüğü
Vekili : Av.Ö.A.
O L A Y :Davacı vekili; müvekkil şirkete sigortalı 03 …731plakalı aracın, 27/10/2015 günü sürücü B. Z.’insevk ve idaresinde, Paşaalanı Mh. Cumhuriyet Cd. Üzerindebulunan Kısmet Ticaret isimli işyerinin önündengeçerken rögar kapağına çarpması sonucu maddihasarlı trafik kazası meydana geldiğini; trafikkazası tespit tutanağında, yapılan incelemedesigortalı aracın geçişi sırasındaaçıldığının, aracın arkalastiğinin rögar çukuruna girerek araca zarar verdiğinin,kaza olayında sürücünün hiç bir kusurununolmadığının, rögar kapağınınbulunduğu caddenin sorumluluğunda bulunan ilgili kurum vekuruluşun kazaya sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini;BASKİ Genel Müdürlüğünün, 5216sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunuhükümleri dâhilinde, Balıkesir ili, il mülkisınırlarının tamamında yetkili olduğunu, buyetkinin yönetmelikle verildiğini, kaza olayının meydanageldiği yerin, Balıkesir Büyükşehir Belediyesisınırlarında ve davalının yetki ve sorumluluk alanıiçerisinde bulunduğunu, dolayısıyla rögarkapağının bakımından ve su ve kanalizasyonla ilgiliBüyükşehir sınırları içerisindekibütün yapım, bakım ve onarımlardan sorumluolduğunu; meydana gelen zarar nedeniyle sigortalıya 3.042,06 TL hasartazminatı ödendiğini, müvekkil şirketin,sigortalısının zararını giderdiğini ve TTKhükümleri gereğince sigortalısının haklarınahalef olduğunu ifade ederek; fazlaya dair talep ve dava haklarısaklı kalmak kaydıyla 3.042,06 TL’nin ödeme tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuantazmin ve tahsili istemiyle 28.3.2016 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BALIKESİRİDARE MAHKEMESİ; 4.4.2016 gün ve E:2016/533, K:2016/474sayı ile, “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun “Karayolu Trafik Güvenliği”başlıklı 13. maddesinde, “Karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.
…
Buçalışmalar sırasında meydana getirilen tehlikelidurum ve engeller bütün sorumluluk, bunları yaratankişilere ait olmak üzere zabıtaca kaldırılır,yapılan masraflar sorumlulara ödetilir.” hükmüne;“Trafik İşaretleri” başlıklı 15.maddesinde,” .Trafiği düzenlemede kullanılan işaretlevhaları, ışıklı ve sesli işaretler, yerişaretlemeleri ile benzeri trafik işaretleri, karayolununyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevlikuruluşlarca temin ve tesis edilerek sürekliliği ve işlerliğisağlanır.
Görüleneksiklikler ilgili kuruluşlara bildirilerek giderilmesisağlatılır.” hükmüne; “KarayoluYapısı ve Trafik İşaretlerinin Korunması”başlıklı 14. maddesinde " Karayolu yapısı vetrafik işaretleri ile ilgili olarak;
a) Karayoluyapısı üzerine, trafiği güçleştirecek,tehlikeye sokacak veya engel yaratacak, trafik işaretleriningörülmelerini engelleyecek veya güçleştirecekşekilde bir şey koymak, atmak, dökmek, bırakmak ve benzerihareketlerde bulunmak,
b) Karayoluyapısını, trafik işaretlerini ve karayoluna ait diğeryapı ve güvenlik tesislerini, üzerlerine yazı yazarak,çizerek veya başka şekillerde bozmak, yerlerinideğiştirmek veya ortadan kaldırmak, yasaktır.
Meydana gelentehlike ve engeller, ilgili kuruluşlar ve zabıtaca ortadankaldırılır, bozukluk ve eksiklikler yolun yapım vebakımından sorumlu kuruluşça derhal giderilir, zararkarşılıkları ve masrafları sorumlulara ödetilir" hükmüne yer verilmiştir.
Yine 2918sayılı Kanun'un 19.01.2011 tarih ve 27820 sayılı ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 110. maddesinde ise"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davalı idareye tazmin istemli olarakyapılan başvurunun reddi üzerine, davacı şirkettarafından kasko sigorta poliçesi ile sigorta edilen 03 VU 731plakalı aracın, davalı idarenin bakım ve gözetimsorumluluğundaki yol üzerinde bulunan rögarkapağının aracın geçişi sırasındaaçıldığı ve aracın arka tekerleğininrögar çukuruna girerek araca zarar vermesi nedeniyle aracınmaddi hasara uğradığından bahisle, araç sahibinekaza nedeniyle ödenen 3.042,06-TL. karşılığımaddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyletazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda;bakılmakta olan davanın, davacı şirketçesigortalanmış olan aracın, davalı idarenin yapımıve bakımı ile görevli ve sorumlu olduğu rögarkapağı nedeniyle ve yine Büyükşehir Belediyesininyapımı ve bakımı ile görevli ve sorumlu olduğuyol üzerinde yapmış olduğu trafik kazasının,davalı idarenin rögar kapağı ile ilgili gereklibakımı yapmaması ve belediyece yol üzerine gereklilevhaları koymaması ve işaretlemeleri yapmaması nedeniylemeydana geldiğinden bahisle davacı şirket aleyhine doğanzararın rücuen tazmini isteminden kaynaklandığı ve bunedenle de işbu uyuşmazlığın 2918 sayılıKanundan doğan bir sorumluluk davası niteliğinde olduğuanlaşılmakla, uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıdaaktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargının görevliolduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İdari Yargılama Usulü Kanunu 15/1-a maddesihükmü uyarınca görev yönündenreddine…” karar vermiş, itiraz üzerine İzmirBölge İdare Mahkemesi, 6.İdare Dava Dairesince; 20.10.2016gün ve E:2016/23, K:2016/177 sayı ile onanan kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle 13.12.2016 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
BALIKESİR2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 21.2.2017 gün ve E:2016/582 sayıile, “(…) Dava, davalı İdarenin hizmet kusurunadayalı olarak açılan rücuen tazminat istemineilişkindir.
Yargıyolu kavramı, bir hukuk sisteminde, herhangi bir davaya o hukuk sisteminedahil yargı mercilerinden hangisinde bakılacağınıifade eder. Uyuşmazlığa hangi yargı kolundabakılacağı hususu, davanın genel şartlarındanolup mahkemece res'en dikkate alınması gerekir.
Bir kamuhizmeti görmekle yükümlü davalı İdareye 2918sayılı KTK.'nın 7/a maddesinde; karayollarında mal ve cangüvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak görevleri verilmişbulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı Yasada verilmişolması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idareninÖzel Hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucunudoğurmaz. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idarealeyhine tam yargı davasının idari yargı yerindeaçılması gereklidir. Esasen 2918 sayılı Yasanınhukuki sorumluluğu bu yasa kapsamı dışındatutulmuştur (Bknz. Yarg. 17.HD'nin 09/05/2016 gün 2016/118 Esas 5628Karar sayılı ilamı).
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluşu veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19.maddesinde "Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararvermesine değin erteler. Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilir"düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıdabelirtildiği üzere, aynı konuda Balıkesir İdareMahkemesi'ne açılan 2016/533 Esas 474 Karar sayılı davadaadli yargı yolunun görevli olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar verilerek, karar05/12/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Yine az yukarıdabelirtildiği üzere eldeki uyuşmazlık yönündenidari yargı yeri görevli olduğundan, yargılamanındurdurularak dosyasının kül halinde yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesibakımından Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere,
YargılamanınDURDURULMASINA,
Dosyanınkül halinde yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi için UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNEGÖNDERİLMESİNE…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 8.5.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Asliye HukukMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargıdosyasının Mahkemece, idari yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacı şirkete sigortalı bulunan 03 … 731 plakalıaracın, trafikte seyir halindeyken rögar kapağınaçarpması sonucu meydana geldiği iddia edilen zararın,olayda kusuru bulunan davalıdan rücuen tazmini istemi ileaçılmıştır.
20.11.1981gün ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresiGenel Müdürlüğü Kuruluş ve GörevleriHakkında Kanun’un 1. maddesinde, İstanbul BüyükŞehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek vebu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kuruluolanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Suve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğükurulduğu, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin,İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlımüstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haizbir kuruluş olduğu, İSKİ personelinin 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi bulunduğubelirtilmiş; 2. maddesinin (b) bendinde “b)Kullanılmış sular ile yağış sularınıntoplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılmasıve zararsız bir biçimde boşaltma yerineulaştırılması veya bu sulardan yenidenyararlanılması için abonelerden başlanarak busuların toplanacakları veya bırakılacakları noktayakadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veyayaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya dakurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunlarınbakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekliyenilemelere girişmek”, (d) bendinde “ Su ve kanalizasyonhizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilengörevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak”,İSKİ'nin görev ve yetkileri arasındasayılmış; 4. maddesinde, İstanbul BüyükŞehir Belediye Meclisinin, İSKİ Genel Kurulu olarak görevlive yetkili olduğu açıklanmış, ek 5. maddesinde(5/6/1986 - 3305/3 md. ile gelen Ek 4 üncü madde hükmü olupmadde numarası teselsül ettirilmiştir.), bu Kanunun diğerbüyükşehir belediyelerinde de uygulanacağıbelirtilmiştir.
Balıkesir Su ve Kanalizasyonİdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), Balıkesir BüyükşehirBelediyesinin Su ve Kanalizasyon Hizmetlerini yürütmek ve buamaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanlarıdevralmak ve bir elden işletmek, 2560 sayılı kanun (2560sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü Kuruluş ve Görevleri HakkındaKanun, 05.06.1986 tarihli 3305 sayılı kanunun 3.maddesi ile gelen Ek4 ve 5. maddeleri yollaması ile bütün belediyelere ait su vekanalizasyon idaresi genel müdürlükleri içinuygulanmaktadır.) ve bu kanunda değişiklik yapan 3009sayılı kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere3305 sayılı Kanun uyarınca, 31.03.2014 2014/6072 Sayılı Bakanlar KuruluKararı ile 2014 yılında kurulmuş olup, 2560sayılı Kanunun 3009 sayılı kanunla değişik1.maddesinin 4.fıkrası uyarınca kamu tüzel kişisidir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, davacı şirket tarafından kasko sigortapoliçesi ile sigorta edilen 03 … 731 plakalı aracın,davalı idarenin bakım ve gözetim sorumluluğundaki yolüzerinde bulunan rögar kapağının aracıngeçişi sırasında açıldığı ve aracınarka tekerleğinin rögar çukuruna girerek araca zarar vermesinedeniyle aracın maddi hasara uğradığından bahisle,araç sahibine kaza nedeniyle ödenen 3.042,06-TL.karşılığı maddi tazminatın dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle rücuen tazminine karar verilmesiistemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayrımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesindede ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veyaadli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.2.2017 gün veE:2016/582 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Balıkesir2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.2.2017 gün ve E:2016/582 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 8.5.2017 gününde ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum.8.5.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy