T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 249
KARAR NO : 2017 / 294
KARAR TR : 8.5.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 110. maddesi kapsamında, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.S. A.Ş.
Vekilleri :Av. F.P., Av. A. K., Av. B. U.
Av. E.A., Av. F. Ş.
Av. S.Ö., Av. A. O.
Davalı :İstanbul Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı
Vekilleri : Av.Ö. U.Ö.,Av.N.Ö. E.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili Şirkete sigortalıN. B.'ye ait 34 … 703 plakalı aracın, C. Ş. sevk veidaresinde, 21.02.2015 tarihinde, Kağıthane İlçesiSadabat bağlantı yolu TEM Sütlüce kavşağıinişi mevkiinde iken; yol yüzeyinin aşırı derecedebuzlu ve kavgan olması sebebiyle maddi hasarlı trafik kazasımeydana geldiğini; kazanın, yolun gerekli bakım veonarımını, kar ve buza karşı çalışmayapmakla sorumlu olan davalının kusuru ile meydana geldiğini,davalı idarenin tuzlama ve kazayı önleyiciçalışmayı gerçekleştirmemesi ve tedbirlerialmaması sonucu vuku bulduğundan, davalının söz konusuzarardan sorumlu olduğunu; yaptırılan ekspertiz incelemesineticesinde sigortalıya, 9.467,81-TL hasar tazminatının21.04.2015 tarihinde ödendiğini, bu ödeme ilemüvekkili şirketin, T.T.K 1472 hükmü gereğincesigortalısının haklarına halef olduğunu; alacaklarınıntahsili amacı ile başvuru yapılmışsa da; davalıİstanbul Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığınca kesinleşmiş bir mahkeme kararıolmaksızın ödemede bulunulmayacağının belirtildiğiniifade ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmakkaydıyla; 9.467,81 -TL rücuen tazminat alacağının,ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte tahsiliistemiyle 20.8.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL20.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 29.12.2015 gün ve E:2015/363,K:2015/556 sayı ile, “(…)Dava rücuen tazminat talebineilişkindir.
2918Sayılı KTK’nin 6099 Sayılı Yasa’nın 14.maddesi ile değişik 110.maddesinde; “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür.” hükmü yeralmaktadır.
Bir kamuhizmeti görmekle yükümlü davalı İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı’na,2918 Sayılı KTK.’nun 10/b maddesinde, yapım vebakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak vedenetlemek görevleri verilmiş bulunmaktadır. Bu görevin2918 Sayılı Yasa’da verilmiş olması, bununihlâli nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idarenin özelhukuk hükümlerine tabi olacağı sonucuçıkarılamaz. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlaryönünden, idare aleyhine tam yargı davasının idariyargı yerinde açılması gereklidir. Esasen, 2918Sayılı Yasa’nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85.v.d. maddelerinde, araç işletenin sorumluluğudüzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanansorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.Bu sebeple mahkemece, görev dava şartı olup, re’sendikkate alınacağından, davalı belediyebaşkanlığı yönünden idari yargınıngörevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesigerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçeye göre,
1-Davanınyargı yolu farklılığı (görev) sebebiyle usuldenreddine…” karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle 11.3.2016 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBUL3.İDARE MAHKEMESİ; 23.12.2016 gün ve E:2016/437 sayı ile,“(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiş, öte yandan 5302 sayılı İl Özelİdaresi Kanunu'nun il özel idaresinin görev vesorumluluklarını düzenleyen 6. maddesinin1.fıkrasının (b) bendinde de, mahallî müştereknitelikte olmak şartıyla; belediye sınırlarıdışında yol hizmetlerini vermek il özel idaresiningörev ve sorumlulukları arasındasayılmıştır.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir kuralına yer verilmiştir.
Belirtilenyasa değişikliği ile 2918 sayılı yasa kapsamındaaçılacak sorumluluk davalarının adli yargı yerindeçözümlenmesinin öngörüldüğü,başka bir anlatımla idareye ait olan veya idarece işletilenmotorlu araçların yol açtıkları kazalar nedeniyledoğduğu ileri sürülen zararlar dahil olmak üzere, 2918sayılı yasa ile öngörülenyükümlülüklere aykırıdavranıldığı iddiasıyla açılacak tümsorumluluk davalarının adli yargıdaçözümlenmesinin amaçlandığıanlaşılmaktadır. Belirtilen yasa değişikliğisonrasında adli ve idari yargı yerleri arasındaçıkan görev uyuşmazlıklarıyla ilgili olarakUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü tarafından 2012yılında verilen kararlarda, motorlu araç kazalarınedeniyle oluşan zararların oluşumunda idarenin hizmet kusurubulunduğu gerekçesiyle kamu idareleri aleyhine açılandavalarda adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunaulaşılmıştır. Örneğin 12.02.2013 tarih ve28557 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 24.12.2012tarih ve E:2012/539, K.2012/436 sayılı kararı ile, sinyalizasyonhatası nedeniyle iki aracın çarpışmasışeklinde gerçekleşen kaza sonucu oluşan 12.550 TL maddizararın tazmini istemiyle açılan davada, "Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır."gerekçesine yer verilmek suretiyle adli yargı yerince verilengörevsizlik kararı kaldırılmıştır.
Dava konusuuyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından sigortalanan 34… 703 plakalı aracın 21/02/2015 tarihinde, İstanbulİli Kağıthane İlçesi Sadabat bağlantı yoluTEM Sütlüce Kavşağı inişi mevkiinde iken karyağışının etkisi ile savrularakkarıştığı 8 araçlı kaza vukuunda maddihasara uğradığı, trafik zabıt bilgilerinde kazayakarışan 8 araca kusur payı verilmeyip, tuzlama ve kazaönleyici çalışmayı yapmayan KağıthaneBelediyesinde kusur payı olduğunun tespit edildiği, ekspertizincelemesi sonucunda 9.439,50 TL hasar bedelinin kasko sigortasısözleşmesi hükümleri uyarınca 24/04/2015 tarihindedavacı şirket tarafından sigortalıya ödendiği, buzararın davalı idarece tazminine karar verilmesi istemiyleİstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/363 esasına kaydenaçılan davanın, anılan Mahkemenin 29/12/2015 tarih veE:2015/363, K:2015/556 sayılı ilamı ile davanın yargıyolu farklılığı ( görev) sebebiyle usuldenreddedildiği, anılan kararın temyiz edilmedenkesinleştiği, bakılan davanın sigortalıya ödenen9.439,50-TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işletilecek yasalfaizi ile birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır.
Bu durumda,bakılan dava yukarıda aktarılan yasal düzenlemeler vemahkeme kararları değerlendirildiğinde, tazmini istenilenzararların bir trafik kazasından doğduğu, davadilekçesinde kazanın davalı idarenin sorumluluğundabulunan karayolunun bakımının gerektiği gibiyapılmamış olması nedeniyle meydana geldiğininbelirtildiği ve davanın 2918 sayılı yasadan kaynaklanan biryükümlülüğün yerine getirilmemesi iddiasınadayanılarak açılan bir dava niteliğinde olduğugörülmüş olup, bu nedenle davanın görüm veçözümünde adli yargı düzeninin görevliolduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
-Davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğikanısıyla 2247 sayılı Kanunun 19. maddesine istinadengörevli yargı merciin belirlenmesi için (Mahkememizin davadosyası ile İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/363 Esassayılı dosyasının asıllarınınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilerek,) UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına,
-UyuşmazlıkMahkemesi'nce bir karar verilinceye kadar işbu dava dosyasınınbekletilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 8.5.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalı 34 …703 plakalı aracın, 21.02.2015 tarihinde, Kağıthaneİlçesi Sadabat bağlantı yolu TEM Sütlücekavşağı inişi mevkiinde iken maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiği; davacı şirket tarafındankazanın, yolun gerekli bakım ve onarımını, kar ve buzakarşı çalışma yapmakla sorumlu olandavalının kusuru ile meydana geldiği iddia edilerek; yaptırılanekspertiz incelemesi neticesinde sigortalıya ödenen 9.467,81TL hasarbedelinin rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasındazarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracınaskeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 3.İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, İstanbul 20.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 29.12.2015gün ve E:2015/363, K:2015/556 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul3.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul20.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 29.12.2015 gün ve E:2015/363, K:2015/556sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 8.5.2017gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.8.5.2017 ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy