T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 237
KARAR NO : 2017 / 285
KARAR TR : 08.05.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A. Sigorta A.Ş. Vekili :Av. F. P. Davalı :Beylikdüzü Belediye Başkanlığı Vekili :Av. C. B.A. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı sigortaşirketince kasko sigorta poliçesi kapsamında teminataltına alınan 34 DEG 87 plaka sayılı aracın,01.10.2012 Beylikdüzü, Büyükdere caddesi Doğa kolejiistikametinde seyir halinde iken stabilize yol üzerinde bulunan rögarkapağına çarpması sonucu meydana gelen trafikkazasında oluşan hasara karşılık olarak ödenen 3.171,56TL sigorta hasar bedelinin; olayda davalı idarenin hizmet kusurubulunduğundan bahisle rücuen tazminine karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır. Büyükçekmece3. Asliye Hukuk Mahkemesi: 06.03.2013 gün ve E:2013/130, K:2034/142sayılı kararıyla; “Dava, TTK nın 1472 maddesiuyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısınahalef olarak hasara neden olan üçüncü kişiden hasarbedelinin rücuen tazminine ilişkindir. Dava tarihindeyürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk TicaretKanununun 4. maddesi uyarınca her iki tarafın da ticariişletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları iletarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızınTürk Ticaret Kanunun da düzenlenen hususlardan doğan davalarticari dava sayılır. Dava konusu olan rücuen tazminat talebi deTTK da düzenlendiğinden dava ticari işlerden sayılır.6102 sayılı TTK nın 26/06/2012 tarih ve 6335 sayılıkanunun 2. maddesi ile değişik 5. maddesi uyarınca aksinehüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerineveya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesitüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesizyargı işlerine bakmakla görevlidir. Asliye Ticaret Mahkemesi ileAsliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındakiilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkinusul hükümleri uygulanır. 6100 sayılı HMK nın 1.maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenindenolup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmekgerektiğinden ve davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aitolduğu” görüşüyle Görevsizlik kararıile dosyanın görevli ve yetkili BakırköyNöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay17.Hukuk Dairesi: 12.09.2013 gün ve E:2013/13241, K:2013/12034sayılı ilamıyla; “Yargı yolu kavramı, bir hukuksisteminde herhangi bir davanın o hukuk sistemine dâhil yargıkollarından hangisinde bakılacağını ifade eder.Uyuşmazlığın hangi yargı kolundabakılacağı hususu, davanın genel koşullarındanolup mahkemece re'sen dikkate alınması gereklidir. Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan belediye kamu hizmetisırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayıaçılan davaların idari Yargılama UsulüHakkındaki Kanunun 2. maddesi hükmü uyarınca tam yargıdavası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmasızorunludur. Esasen 2918 sayılı KTK. nun hukuki sorumluluğailişkin 85 ve onu izleyen maddelerinde araç işleteninsorumluluğu düzenlenmiş olup idarenin hizmet kusurundan kaynaklanansorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur. Somut olaydadavacı vekili, kazanın yolun stabilize olması ve yoldamünferit çukurlar bulunması sebebiyle sigortalıaracın rögar kapağına çarpması sonucu meydanageldiğini, davalı belediyenin yolun gerekli bakım veonarımını yapmaması nedeniyle kusurlu olduğunu ilerisürerek davalının hizmet kusuruna dayanmıştır. Bu durumdamahkemece, davaya bakma görevi idari yargıya ait olduğundanmahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğin ve davadilekçesinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirkenyazılı olduğu biçimde hüküm kurulmasıdoğru görülmemiştir” gerekçesiylehükmün bozulmasına karar vermiştir. BÜYÜKÇEKMECE3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:27.03.2014 gün ve E:2014/22, K:2014/181 sayılıkararıyla; “Mahkememizin 06/03/2013 tarih ve 2013/130 esas, 2013/142karar sayılı kararı ile mahkememizin görevsizliğine,dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'negönderilmesine karar verilmiş olup, bu kararın davacıtarafça temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12/09/2013tarih ve 2013/13241 esas, 2013/12034 karar sayılı ilamı ileYargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın ohukuk sistemine dâhil yargı kollarından hangisindebakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığınhangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genelkoşullarından olup mahkemece re'sen dikkate alınmasıgereklidir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediyekamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özelhukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayıaçılan davaların idari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca tamyargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Esasen 2918sayılı KTK. nun hukuki sorumluluğa ilişkin 85 ve onuizleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğudüzenlenmiş olup idarenin hizmet kusurundan kaynaklanansorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.Somut olayda davacı vekili, kazanın yolun stabilize olması veyolda münferit çukurlar bulunması sebebiyle sigortalıaracın rögar kapağına çarpması sonucu meydanageldiğini, davalı belediyenin yolun gerekli bakım veonaranını yapmaması nedeniyle kusurlu olduğunu ilerisürerek davalının hizmet kusuruna dayanmıştır. Budurumda mahkemece, davaya bakma görevi idari yargıya aitolduğundan mahkemenin yargı yolu bakımındangörevsizliğine ve dava dilekçesinin bu nedenle reddine kararverilmesi gerektiğinden bahisle mezkûr kararımızbozulmuştur. Mahkememizce usul ve yasaya uygun Yargıtay bozmailamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Buna göreİdari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunuhükümleri uyarınca idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği” düşüncesiyledavanın görev nedeniyle (yargı yolu) HMK nın 114/1-b ve115/2. Maddesi uyarınca usulden REDDİNE karar vermiş, temyizedilmeyen karar 09/09/2014 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı taleple idari yargı yerine başvurmuştur. İSTANBUL2. İDARE MAHKEMESİ: 04.11.2015 gün ve E:2014/2027, K:2015/1998sayılı kararı ile “…T.C Anayasası'nın 125.maddesinin son fıkrası uyarınca, idare kendi eylem veişlemlerinden dolayı doğan zararları ödemek zorundaolduğu hüküm altına alınmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 10/b-l maddesinde"yapım ve bakımından sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmak, Gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmak, Karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmak, aldırmak ve denetlemek Karayolunda trafik için tehliketeşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolaycagörülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadankaldırmak," belediyelerin görev ve yetkileri arasındasayılmıştır. Doktrindeidarenin hukuki Sorumluluğu, kamu hizmetlerinden doğanzararların karşılanıp giderilmesini amaçlayan hukukibir kurum olarak tanımlanmaktadır. İdareninhukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ise ortada birzararın bulunması ve bunun idareye yüklenebilen bir işlemveya eylemden doğması, başka bir deyişle zararla, idarifaaliyet arasında illiyet bağı bulunması gerekir. Dahaaçık bir anlatımla idari faaliyet zararın gerçeknedenini oluşturmalıdır. Bu genelşartların dışında idarenin tazminat ödemekleyükümlü tutulabilmesi için idari faaliyetin hukukiyönüyle de tazmine yol açacak nitelikte olması gerekir.Kısaca, ilgililerin zarara uğramasına neden olan idariişlem veya eylem ya bir hizmet kusuru oluşturmalı ya da kusursuzsorumluluk, esasının uygulanmasına elverişliolmalıdır. Nitekim kamuidareleri gözetim ve denetimleri altında bulunan faaliyetlerinyürütülmesi dolayısıyla oluşan zararlarıtazminle yükümlüdür. Kamu idareleri yapmaklayükümlü bulundukları kamu hizmetlerini gereği gibi ifaetmekle beraber bu hizmetin işleyişini sürekli olarak kontroletmek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekliönlemleri almakla yükümlüdür. İdarenin buyükümlülüğünü yerine getirmek suretiylehizmetin kötü işlemesi, gereği gibi işlememesi ve buyüzden bir zarar verilmiş olması, idareye meydana gelen zararlarıtazmin sorumluluğu yükler. Gerekli özeni ve dikkatigöstermeyip tehlikeyi önleyici tedbir alma sorumluluğunu yermegetirmeyen idarelerin hizmet kusuru işleyeceği ve bu nedenle meydanagelen zararları tazminle yükümlü olduklarıaçıktır. Davadosyasının incelenmesinden, Davacı sigorta şirketitarafından kasko poliçesi ile sigortalanan 34 DEG 87 plakalıaracın Beylikdüzü, Büyükdere caddesi Doğa kolejiistikametinde seyir halinde iken stabilize yol üzerinde bulunan rögarkapağına çarpması sonucu 01.10.2012 tarihinde meydanagelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyleBüyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılandavanın (27.03.2014 tarih ve 2014/22 Esas, 2014/181 kararsayılı) görev yönünden reddi üzerine davalıidarenin hizmet kusuru sebebiyle oluştuğu iddia edilen 3.171,56- TLhasar bedelinin araç sahibine ödeme günü olan 01.10.2012tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesiistemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Uyuşmazlığınçözümü amacıyla trafik kazasının oluşumundatarafların kusurunun bulunup bulunmadığı ve var ise kusuroranlarının belirlenmesi için dava dosyasıbilirkişiye tevdi edilmiş olup, Adli Tıp Kurumu Trafikİhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 27.027.2015 rapordaözetle; araç sürücüsünün yol yapımolan bir yerde gündüz vakti seyrini sürdürürken yoldançıkıntı yapar vaziyette bulunan rögarınuzağından geçmeye özen göstermediği ve aslikusurlu olduğu, %60 oranında kusuru bulunduğu, yol yapımçalışması devam eden yolda sürücüleriuyarmak için gerekli levhaları koymayan sorumlu kurumun ise talikusurlu olduğu ve %40 oranında kusurlu bulunduğu,görüşlerine yer verilmiştir. Bilirkişiraporu Mahkememizce hükme esas alınabilecek niteliktegörülmüş olup, taraflara tebliğ edilen raporakarşı davacı tarafın yaptığı itirazlaryerinde görülmemiş, olayda araçsürücüsünün %60 oranında asli kusurluolduğu, davalı idarenin ise %40 oranında tali kusurlubulunduğu sonucuna varılmıştır. Hasarmiktarı konusunda fatura bedellerinden hareket eden davacıtarafın talebine itibar edilmemiş, dosyada mübrez ekspertizraporuna göre toplam hasar bedelinin 2.687,76-TL olduğu, davalıidarenin kusur oranına göre davacının talepedebileceği miktarın 1.075,10-TL olduğu, sebepsizzenginleşmeye sebebiyet vermemek için davacı şirket tarafındanaraç malikinden tahsil edilen 1.008,53-TL primin bu rakamdandüşülmesi neticesinde davacının 66,57-TL tazminathakkı bulunduğu” görüşüyle davanınkısmen kabulüne karar vermiş, karara karşı tarafvekillerince itiraz yoluna başvurulmuştur. İstanbulBölge İdare Mahkemesi Dördüncü Kurulu: 09.02.2016gün ve E:2015/1544, K:2016/566 sayılı kararıyla;“2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun14.maddesinin 3/a fıkrasında, dilekçelerin görevyönünden inceleneceği belirtildikten sonra 15/1-a maddesinde de,3/a bendine göre adli ve askeri yargının görevliolduğu konularda açılan davaların reddine kararverileceği hükme bağlanmıştır. 2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri veVergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 5.maddesinin 1. fıkrasında da; İdare Mahkemelerinin, VergiMahkemelerinin görevine giren davalar ile Danıştay'daçözümlenecek olanlar dışındaki iptaldavaları ile tam yargı davalarını, tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinin birinin yürütülmesi için yapılanidari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarlaverilen diğer işleri çözümleyeceği hükmebağlanmıştır. Uyuşmazlıklailgili bir başka düzenleme olan 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde "İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir."hükmüne yer verilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden; davacı sigorta şirketitarafından kasko poliçesi ile sigortalanan 34 DEG 87 plakalıaracın Beylikdüzü, Büyükdere caddesi Doğa kolejiistikametinde seyir halinde iken stabilize yol üzerinde bulunan rögarkapağına çarpması sonucu 01.10.2012 tarihinde maddi hasarmeydana geldiği ve meydana gelen hasarın davacı tarafındansigortalıya ödendiğinden bahisle, davacı şirkettarafından sigortalısına ödenen zararın, idareninhizmet kusurundan kaynaklandığı öne sürülerektazmini istemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmakta olup, 2918 sayılı Kanunun gerek zararınoluştuğu, gerek davanın açıldığı vekararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 110.maddesinde yer alan açık "görev kuralı"karşısında, trafik kazasından kaynaklanan bu sorumlulukdavasının görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunaulaşılmaktadır. Bunagöre, davanın görev yönünden reddine karar verilmesigerekirken, davanın esası incelenerek verilen itiraza konu karardahukuki isabet bulunmamaktadır” gerekçesiyle kararıbozulmasına hükmetmiş, davalı Belediye vekili kararındüzeltilmesi talebinde bulunmuştur. İstanbulBölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdari Dava Dairesi: 20.10.2016gün ve E:2016/459, K:2016/334 sayılı kararıyla; “2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılınedenlerin varlığı halinde mümkün olup, bu maddedesayılan nedenlerden hiçbirine uymayan karar düzeltme istemininreddine” karar vermiştir. İSTANBUL2. İDARE MAHKEMESİ: 06.03.2017gün ve E:2017/14 sayı ile “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun19.maddesinde, "Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli mercii belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler. (Değişikfıkra: 21/01/1982 - 2592/6 md.;Değişik fıkra:23/07/2008-5791 S.K./9.mad) Yargı merciince, önceki görevsizlikkararma ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçelibaşvuru kararı ile birlikte dava dosyaları UyuşmazlıkMahkemesine gönderilir." hükmüne yer verilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden, Davacı sigorta şirketitarafından kasko poliçesi ile sigortalanan 34 DEG 87 plakalıaracın Beylikdüzü, Büyükdere caddesi Doğa kolejiistikametinde seyir halinde iken stabilize yol üzerinde bulunan rögarkapağına çarpması sonucu 01.10.2012 tarihinde meydanagelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyleBüyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mehkemesinde açılandavanın (27.03.2014 tarih ve 2014/22 Esas, 2014/181 kararsayılı) görev yönünden reddi üzerine davalıidarenin hizmet kusuru sebebiyle oluştuğu iddia edilen 3.171,56- TLhasar bedelinin araç sahibine ödeme günü olan 01.10.2012tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesiistemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir." hükmüne yer verilmiştir. 2918sayılı Kanunun gerek zararın oluştuğu, gerekdavanın açıldığı yürürlüktebulunan 110. maddesinde yer alan açık "görevkuralı" karşısında, trafik kazasından kaynaklananbu sorumluluk davasının görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna ulaşılmaktadır”görüşüyle dava dosyasının, 2247 SayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargımerciinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 08.05.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargıdosyasının ekindeki adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyleoluştuğu öne sürülen zararın kusuru oranındaidareden rücuan tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun karayollarında uygulanacağı;10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden,sigortalının aracıyla seyir halindeyken kazayaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğu önesürülen zararın davacı şirket tarafındanödendiği, davacı vekilince idarenin kusuru oranında tazminitalebiyle bakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, İstanbul 2. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Büyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.03.2014 gün ve E:2014/22, K:2014/181 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 2.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Büyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.03.2014 gün ve E:2014/22, K:2014/181sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 8.5.2017gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT KARŞIOY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 08.05.2017 Üye SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy