T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 170
KARAR NO : 2017 / 226
KARAR TR : 10.4.2017
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın bir kısmının davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: I. S. A.Ş.
Vekilleri : Av. K, D, - Av. Y,B,
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av.T.B.
O L A Y
:Davacı vekili; müvekkili şirkete sigortalı bulunan ve A.T.'ünmaliki bulunduğu 26 … 299 plakalı aracın, 29.03.2015tarihinde, davalı idarenin sorumluluk alanında bulunanAfyon-Sandıklı mevkiinde seyir halinde iken, davalıtarafından bakım halinde bulunan yolda gerekli güvenlikönlemelerinin alınmaması ve gerekli işaretlemelerinyapılmamış olması sebebi ile yoldaki çukuradüşmemek için manevra yaptığını, bumanevra sonucunda da aynı yolda seyir halinde bulunan 03 .. 111plakalı araçla çarpışmak suretiyle hasargördüğünü; hasar sonrası yapılan ekspertizraporu sonucunda sigortalı araçta meydana gelen toplam hasarın9.334,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu tutarın 06.05.2015tarihinde sigortalıya ödendiğini; kazanın, davalıidarenin sorumluluk alanında bulunan karayolu ile ilgili gerekli veyeterli bakım, onarım ve güvenlikçalışmalarını yapmamış olmasıneticesinde meydana geldiğini, kazanın meydan gelmesinde davalıidarenin tam kusurlu olduğunu ifade ederek; 4.667,00 TL'nin davatarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdantahsiline ve müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesi istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
AFYONKARAHİSARİDARE MAHKEMESİ; 8.9.2015 gün ve E: 2015/799, K:2015/764sayı ile, “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 110'uncu maddesinde aynen, "İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
AnılanKanun'un "Amaç" başlığı altındadüzenlenen 1 inci maddesinde, "Bu Kanunun amacı,karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri belirlemektir." hükmü yeralmaktadır. Sadece bu madde hükmü dahi karayollarındameydana gelen trafik kazaları sonucunda, taraflarınkişiliğine (kamu tüzel kişisi-gerçekkişi-özel hukuk tüzel kişisi) bakılmaksızınsorumluluklarının belirlenmesinde bu Kanun hükümlerininesas alınacağını ortaya koymaktadır.
Bunundışında, Kanun'un 7 nci maddesinde, "Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır :
a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, d) Trafik ve araç tekniğine aitgörüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak, e) Yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak, (Ekibare: 25/06/2010-6001 S.K./34.mad.) veya aldırmak, g) Yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkili birimlerce veya trafikzabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı veyolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebeplerigöz önünde bulundurularak önerilen gerekli önlemlerialmak, (Ek ibare: 25/06/2010-6001 S.K./34.mad.) veya aldırmak, j)(Değişik bent: 17/10/1996 -4199/5 md.) (Ek ibare: 25/06/2010-6001S.K./34.mad.) Trafik zabıtasının görev ve yetkilerisaklı kalmak üzere, bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 incimaddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler hakkındasuç veya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b),(c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumubir tutanakla belirlemek ve gerekli işlemin yapılmasıiçin en yakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla vebu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır."hükmü yer almış, 8, 9 ve 10 ncu maddelerinde, ilgiliBakanlıkların ve Belediye Trafik Birimlerinin Görev ve Yetkileridüzenlenmiş, Kanun'un daha birçok maddesindekarayollarında uyulması gereken kurallar ve sorumluluğailişkin hususlara yer verilerek, ayrıntılıdüzenlemeler yapılmıştır.
Uyuşmazlık,davacı şirket tarafından kasko sigorta poliçesiylesigorta edilen 26 AY 299 plakalı aracın 29.03.2015 tarihindeyapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası nedeniylemeydana gelen 4.667,00 TL zararın, kusurlu olduğu belirtilendavalı idarece tazmini talebine ilişkindir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110'uncu maddesinde,bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının, adli yargıdagörüleceği belirtildikten sonra, zarar görenin kamugörevlisi olmasının da bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemeyeceği vurgulanmak suretiyle,zikredilen Kanundan doğan her türlü davanın herhalükârda adli yargıda görüleceğiaçık bir şekilde belirtilmiştir. Aynı şekildemaddenin ikinci fıkrasında, motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabileceği de belirtilerek yetkiliyargı yeri de belirtilmiştir.
Bunagöre, zarara yol açan kaza ile ilgili olarak taraflarınsorumluğun tespitinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunuhükümleri uygulanacağından, anılan Kanun'unyukarıda aktarılan amir hükmü uyarınca uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde adli yargıgörevlidir.
Nitekim,aynı nitelikte bir davada Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü'nün 11/11/2013 tarih ve E:2013/1562, K:2013/1725sayılı kararı ile adli yargı görevligörülmüştür.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca davanın görevyönünden reddine…” karar vermiş, itiraz edilmesiüzerine Denizli Bölge İdare Mahkemesince, 27.11.2015 gün veE:2015/2057, K:2015/2035 sayı ile onanan karar kesinleşmiştir.
Davacı vekilibu kez aynı istemle 16.12.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Dava, E.P.İnş .San Taah ve Tic Ltd Şti.ne (Vekilleri : Av. HandePişkin Aşçı, Av. Tolga Sarı Yar) de ihbaredilmiştir.
SANDIKLIASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 7.9.2016 gün ve E:2015/556, K:2016/346sayı ile, davacı vekilinin dava dilekçesini, davalıvekilinin cevap dilekçesini ve ihbar edilen Şirket vekilinin cevapdilekçelerini özetledikten sonra; “Tüm dosyakapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce yapılandosya incelemesinde; dava dilekçesinin içeriği, dosyakapsamı dikkate alınmak suretiyle, davacı iddiasında hizmetkusuruna dayanmış olup, hizmet kusuru ile ilgili davaların idaremahkemesinde açılması gerektiği, bu anlamda mahkememizingörevsiz olduğu anlaşılmış oyup, başkaca dabirşey incelenip irdelenmeksizin mahkememizin görevsizliğinedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
Davanınhizmet kusurundan kaynaklı olduğundan HMK 114/1- b maddesigereğince usulden REDDİNE,
Dava idariyargı'dan görevsizlik ile geldiğinden dosyanın görevve yetki uyuşmazlığı bakımındanUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine…”kararvermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Birgül KURT, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 10.4.2017günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararıbulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adliyargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1-2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adliyargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
2-2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadarki, başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adli yargı yerince, davada idari yargınıngörevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş, dosyanın esas numarasınınkapatılıp karar numarası alındıktan sonra,dosyanın re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinede karar verilmiştir.
Bu haliyle, SandıklıAsliye Hukuk Mahkemesinin kararı, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yönteme uymamaktadır.
Ancak, adli veidari yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 14 ve 19. maddelerindeöngörülen durumun aksine, idari yargı kararınınkesinleşme durumu açıklığa kavuşturulmadan veönceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası teminedilmeden Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğugörülmekte ise de; Başkanlık yazısıyla, idariyargı kararının kesinleşme durumunu gösterenonaylı bir örneğinin Mahkemesinden istenilmesiyleyetinildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın bir kısmının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirketçe sigortaedilen 26 …299 plakalı aracın 29.03.2015 tarihinde, bakımhalinde bulunan yoldaki çukura düşmemek için manevrayapması sonucunda da aynı yolda seyir halinde bulunan 03 … 111plakalı araçla çarpışmak suretiyle hasargördüğü; karayolu ile ilgili gerekli ve yeterli bakım,onarım ve güvenlik çalışmalarınıyapmayan davalı idarenin kazanın meydan gelmesinde tam kusurluolduğu iddia edilerek; uğranılan zararın 4.667,00TL.’lık kısmının rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamadavar olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014,Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusununreddi ile, aynı Mahkemece ayrıca verilen 7.9.2016 gün ve E:2015/556,K:2016/346 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle SandıklıAsliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemeceayrıca verilen 7.9.2016 gün ve E:2015/556, K:2016/346 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 10.4.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Birgül
KURT
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy