T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 194
KARAR NO : 2017 / 247
KARAR TR : 10.04.2017
ÖZET : Davalı Belediyenin sorumluluk alanında meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın bir kısmının davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. N.E.
Davalı : BalıkesirBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. O.Karataş
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkettarafından kasko sigorta poliçesi ile sigorta edilen 34 EF 7751plakalı çekici araç ve çekiciye bağlı 34 ED9891 plakalı yarı römork aracın davalı idareninbakım ve gözetim sorumluluğunda bulunan yolun sağşeridinde oluşan kısmi çökme nedeniyle meydana gelentrafik kazası sonucunda hasarlanması üzerine ödenen51.603,00-TL tazminatın ödeme tarihi olan 22.06.2009 tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle, davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
BALIKESİRİDARE MAHKEMESİ: 23.10.2012 tarih ve E:2012/1548, K:2012/1980sayılı kararıyla, “2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 14.maddesinin 3.bendinde, davadilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü,ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekenbir işlem olup olmadığı, süre aşımı,husumet ve 3 ve 5.maddelere uygun olup olmadıkları yönlerindensırasıyla incelenerek, aynı Yasa’nın 15.maddesininl/a bendinde ise adli yargının görevli olduğu konularda,açılan davanın görev yönünden reddine kararverileceği belirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 13/1.maddesinde "Karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün, kuruluşlar,karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmakla yükümlüdür." hükmü ile14. maddesinde " Karayolu yapısı ve trafik işaretleri ileilgili olarak;
a) Karayoluyapısı üzerine, trafiği güçleştirecek,tehlikeye sokacak veya engel yaratacak, trafik işaretleriningörülmelerini engelleyecek veya güçleştirecekşekilde bir şey koymak, atmak, dökmek, bırakmak ve benzerihareketlerde bulunmak,
b) Karayoluyapısını, trafik işaretlerini ve karayoluna ait diğeryapı ve güvenlik tesislerini, üzerlerine yazı yazarak,çizerek veya başka şekillerde bozmak, yerlerinideğiştirmek veya ortadan kaldırmak, Yasaktır.
Meydana gelentehlike ve engeller, ilgili kuruluşlar ve zabıtaca ortadankaldırılır, bozukluk ve eksiklikler yolun yapım vebakımından sorumlu kuruluşça derhal giderilir, zararkarşılıkları ve masrafları sorumlularaödetilir..,.." hükmüne, yine aynı Kanun'un 19.01.2011tarih ve 27820 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiile değişik 110. maddesinde ise "İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Öteyandan; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 6.maddesinde "İl özel idaresi mahallî müştereknitelikte olmak şartıyla;…b) İmar, yol, su, kanalizasyon,katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma, ...; ormanköylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park vebahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırlarıdışında yapmakla görevli ve yetkilidir "hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirkete 186091908poliçe numarası ile sigortalı olan 34 EF 7751 plakalıçekici araç ve çekiciye bağlı 34 ED 9891plakalı yarı römork aracın, Bigadiç-İskelekarayolu Etimaden kavşağında bulunan yolun sağşeridinde oluşan kısmi çökme nedeniyle meydana gelentrafik kazası sonucunda hasarlandığı, davacı sigortaşirketince yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen51.603,00-TL maddi zararın 22.06.2009 tarihinde sigortalıyaödendiği, zararın meydana gelmesinde hizmet kusurlarıbulunduğu iddiasıyla ödenen miktarın tazmini istemiyledavalı idareye başvuruda bulunulduğu, anılanbaşvurunun reddi üzerine de bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda;bakılmakta olan davanın, davalı idarenin yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu olduğu vede üzerinde meydana gelen engel ve tehlikeleri ortadan kaldırmaklayükümlü olduğu bir karayolunda meydana gelen kazadandoğan zararın tazmini isteminden kaynaklandığı ve bunedenle de 2918 sayılı Kanun'dan doğan bir sorumlulukdavası niteliğinde olduğu anlaşılmakla,uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıda aktarılan110. maddesi uyarınca adli yargının görevli olduğusonucuna ulaşılmıştır”görüşüyle davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu 15/1-a maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine karar vermiş, kararın21/12/2012 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacıvekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BALIKESİR3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 30.04.2015 gün ve E:2015/190,K:2015/175 sayılı kararıyla; “Dava kasko sigortakapsamında ödenen bedelin rücuen tahsiline ilişkin alacakdavasıdır.
Taraflararasındaki uyuşmazlık davacı şirket tarafındanKasko Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen 34 EF 7751 plakalıçekici araç ve çekiciye bağlı 34 ED 9891plakalı yarı römork aracın yolun sağ şeridindeoluşan kısmi çökme nedeni ile meydana gelen trafikkazası sonucunda hasarlanması nedeni ile sigortalıya ödenenmiktarın tazmini isteminden ibarettir.
Mahkememizceverilen 17/07/2014 tarihli karar Davalı tarafça 13/10/2014tarihinde temyiz edilmiştir.
Mahkememizceaçılan davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay17. Hukuk Dairesi' nin 2014/24191 Esas- 2015/755 Karar sayılı22/01/2015 tarihli kararı ile " davaya bakma görevi idariyargıya ait olduğundan, mahkemenin yargı yolubakımından görevsizlik ve dava dilekçesinin bu nedenlereddine karar vermesi gerekirken yazılı olduğu biçimdedavanın esasına girerek karar verilmesi doğrugörülmemiştir " gerekçesi ile bozulmuş, bozmayauyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Somut olaydadavacıya sigortalı olan aracın yolun çökmesinedeniyle meydana gelen zararın rücuan tahsili talep edilmişolup olayın meydana geldiği yolun bakım ve onarımgörevi il özel idaresine aitken il özel idaresinin davalıyadevredilmesi sonucu davalı hakkında davaaçılmış olup meydana gelen kazada davalınındışında herhangi bir kişinin kusuru bulunmamasıdavalının kamu tüzel kişisi olması, karayollarıtrafik kanunun düzenlemesi ile yolun karayollarının bakımve işletiminden doğan zararlarda açıkça adliyargıda görüleceğine ilişkin bir düzenlemebulunmaması, karayolları trafik kanunundaki özel sorumlulukyanında kamunun hizmet kusuruna dayalı davaların adliyargıda görülmesinin mümkün olmadığı, KTKnun 110. maddesinin daha çok trafik kazaları bakımındanuygulanabileceği kamuya ait araçlarınkarışmadığı, yol çökmesi yolun bakımve onarımı trafiğin yanlış düzenlenmesi vb.olaylarda esasen aracın işletilmesi sevk ve idaresinden çokişletme dışı sebeplerle ve özellikle hizmet kusuruoluşturan hallerde KTK nun 110 maddesinin uygulama yeribulunmadığı, hizmet kusuruna dayanılan davada davanınçözüm yerinin idari yargı olmasıgerektiği” gerekçesiyle Davanın Yargı YoluYönünden Usulden Reddine karar vermiş, temyiz edilen kararYargıtay 17. Hukuk dairesinin 25/02/2016 tarih ve 2016/1127 E. 2016/2259 K.sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
Davacıvekili oluşan olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için dosyanın Mahkememize gönderilmesi içinmüracaat etmiş, bu suretle adli ve idari yargıdosyalarının Mahkememize gönderildiğianlaşılmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Birgül KURT, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 10.4.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen maddi hasara ilişkin zararın davalıBelediyeden rücuan tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davalıidarenin sorumluluk alanı içinde kalan yolda seyir halindeyken yolunsağ şeridinde oluşan kısmi çökme nedeniylemeydana gelen trafik kazası sonucunda sigortalı araçta meydanagelen zararın davacı şirket tarafından sigortalıyaödendiği, ödeme miktarının kusurlu olduğu ilerisürülen idareden rücuan tazmini talebiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden, Balıkesir 3. Asliye HukukMahkemesi’nin 30.04.2015 gün ve E:2015/190, K:2015/175 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.04.2015gün ve E:2015/190, K:2015/175 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 10.04.2017 gününde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Birgül KURT Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy