T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/230
KARAR NO : 2017/264
KARAR TR : 10.04.2017
ÖZET: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı : M.F Vekili :Av. E.C. Davalı : BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı (adli yargıda) AmbarlıGümrük Müdürlüğü Gümrükve Ticaret Bakanlığı (idari yargıda) O L A Y : BaşbakanlıkGümrük Müsteşarlığı/Gümrük veMuhafaza BaşmüdürlüğüKaçakçılık İstihbarat ve NarkotikGümrük Muhafaza Müdürlüğü’nce yapılan soruşturma sırasında, Nehir MadeniMutfak Eşya San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı firma adınaAmbarlı Gümrük Müdürlüğünce tescilli, 04.08.2008/IM095257, 04.08.2008/IM095258, 14.08.2008/IM099879,14.08.2008/1M099878, 26.08.2008/IMW5996, 26.08.2008/1M105995, 03.07.2008/IM082398,15.09.2008/IM114997, 15.10.2008/IM127316, 23.09.2008/1M119129,04.08.2008/1M095256, 23.09.2008/IM119130 tarih ve sayılı serbestdolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatıeşyaların ithali için uygunluk belgesiarandığı, ancak beyannamelerin ekinde bulunan İlTarım Müdürlüğünce düzenlenmiş gibigösterilen uygunluk belgelerinin sahte olarak düzenlendiğininanlaşıldığından bahisle, Nehir Madeni MutfakEşya San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmanınortağı, imza yetkilisi ve genel müdürü davacı M.F.,gümrük müşaviri A.O.A., söz konusu serbestdolaşıma giriş beyannamelerinin gümrükişlemlerini takip eden Emektaş Gümrükleme Şirketininortağı G.L. ve İl TarımMüdürlüğünce düzenlenmiş gibigösterilen uygunluk belgelerini sahte olarak düzenleyen T.K.hakkında yapılan ihbar üzerine, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılansoruşturma sonunda, davacı ile yukarıda isimleri belirtilenkişiler hakkında “sahtecilik” suçu nedeniylecezalandırılmaları istemiyle kamu davasıaçılmış, ayrıca aynısavcılığın, Büyükçekmece KabahatBürosu’nun 31.12.2010 gün ve Kabahat Defteri No:2010/2287,Karar Numarası:2010/2488 sayılı kararı ile, davacı M.F.ile isimleri belirtilen diğer kişilerin, yukarıda tarih vesayıları belirtilen serbest dolaşıma girişbeyannameleri ile 2.050.000 adet paslanmaz çelikten çatalkaşığı, ithali izne (uygunluk belgesine,şarta bağlı olan eşyayı) sahte belgeler ile ithaletmek sureti ile “ithali bazı şartlara ve belgelere tabibulunan eşyayı aldatıcı işlem vedavranışlarla ithal etmek” şeklindegerçekleşen eylemlerinin kabahat olduğudeğerlendirilerek, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesininon birinci fıkrası ve 4. maddesinin ikinci fıkrasıuyarınca 3.418.747,38 TL idari para cezası ile ayrıayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının kaldırılması istemiyle adli yargı yerineitirazda bulunmuştur. BÜYÜKÇEKMECE4. SULH CEZA MAHKEMESİ; 31.5.2013gün ve D.İş:2011/3 sayı ile; 5607sayılı Kanun’da yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu ile yeniden düzenlendiği vebu Kanun’da başvuru yolunun idare mahkemesi olarak gösterildiğigerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kez aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nce, 5607 sayılıKanun’un olay tarihinde yürürlükte bulunan maddesiuyarınca savcılık tarafından verilen idariyaptırım kararının, 5326 sayılı Yasakapsamında kalan idari yaptırım kararı niteliğindebulunduğu, bu karara karşı 5326 sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceğiaçıklanarak, davanın görev yönündenreddine karar verilmesi üzerine, karar davacı vekili tarafındantemyiz edilmiş, Danıştay 10. Dairesi, 30.3.2015 gün veE:2013/7839, K:2015/1456 sayılı kararı ile, davanın Büyükçekmece 1.Sulh Ceza Mahkemesiningörevsizlik kararı üzerineaçıldığı, Mahkemece uyuşmazlığıçözmekle sulh ceza mahkemesinin görevli olduğusonucuna ulaşıldığı belirterek,bu durumda dosyanın 2247 sayılı Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesi gerekirken, davanın görevyönünden reddine şeklinde verilen kararda hukuki isabetbulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasınakarar vermiş, davalının karar düzeltme talebiDanıştay 10. Dairesi’nin, 12.12.2016 gün ve E:2015/3824,K:2016/4481 sayılı kararı ile reddedilmiştir. İSTANBUL 1.İDARE MAHKEMESİ; 7.3.2017 gün ve E:2017/229 sayı ile, savcılıktarafından verilen idari yaptırım kararının, 5326sayılı Yasa kapsamında kalan idari yaptırımkararı niteliğinde bulunduğu ve bu karara karşı 5326sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesine itirazedilebileceği yolundaki hüküm karşısında,açılan davanın görüm ve çözümgörevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Birgül KURT, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 10.04.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, buKanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkûmiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri veadli ceza mahkemeleri arasında çıkan görev vehüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önünealındığında, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi . II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun3. maddesinin on birinci fıkrası ile 4. maddesinin ikincifıkrası uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 5607sayılı Kanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin onbirinci fıkrasında, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal edenkişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin ikikatı idari para cezası verilir”, “Nitelikli haller”başlığı altında düzenlenen 4. maddesinin ikincifıkrasında, “Bu Kanunda tanımlanan suçların,üç veya daha fazla kişi tarafından birlikteişlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranındaartırılır”,“Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddenin onbirinci fıkrası ise, (Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.)Ulusal marker uygulamasınatabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun belirlediğiseviyenin altında ulusal marker içeren veya hiçiçermeyen akaryakıtı; a) Ticariamaçla üreten, bulunduran veya nakleden, b) Satışa arz eden veya satan, c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan, kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin günekadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, markeriçermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtınkaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılmasıhâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezayahükmolunur.”şeklinde yeniden düzenlenmiş, 28.3.2013 gün ve 6455sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birincifıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır. 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “Teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde, çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde; “1.Serbestdolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkinolarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonrakontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmışolduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerininalınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinindört katı idari para cezası verilir. b) (a) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına otuz bin Türk Lirası, ambalajlıgelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirasıolarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. c) Eşyanın ithali,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir. d) (c) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. 2. İhracat rejimine tabitutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya kontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ihracınınyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir. b) Eşyanın ihracı,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar idaripara cezası verilir. 3. Yolcuların,gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşyakapsamı dışında olup beyanlarına aykırıolarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşımaaraçlarında çıkan ya da başkasına aitolduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdiklerieşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır veeşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileriödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır. 4. Birinci fıkranın (a)ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir ve eşya 177 ila 180 inci maddehükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. 5. Türkiye GümrükBölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbestdolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin birşekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde,farklı çıkan eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir ”şeklinde28/3/2013gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12 maddesi ile yenidendüzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış, 4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlüler kendilerine tebliğedilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçeile itiraz edebilir. 2.İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde kararabağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3.İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlışmakama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvuru-labilir” hükmü yer almıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Cumhuriyetsavcısının karar verme yetkisi ”başlığını taşıyan 23. maddesinde, “(1) Cumhuriyet savcısı, kanundaaçıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahatdolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeyeyetkilidir. (2) Bir suçdolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında birkabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyetsavcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir. (3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılmasıhalinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşutarafından idarî yaptırım kararı verilmemişolması gerekir” denilmiş; aynı Kanun’un“Başvuru yolu” başlığı altındadüzenlenen 27. maddesinin altıncı fıkrasında,“Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir” ; 5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul ” başlığı altındadüzenlenen 9. maddesinde ise, “….. (3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonrakikanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak,ortaya çıkan sonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır. Dosyanınincelenmesinden, İstanbul Kaçakçılıkİstihbarat ve Narkotik Gümrük Muhafaza Müdürlüğü’nce yapılan soruşturmasırasında, Nehir Madeni Mutfak Eşya San. ve Tic.Ltd. Şti. unvanlı firma adına Ambarlı GümrükMüdürlüğünce tescilli serbest dolaşımagiriş beyannameleri muhteviyatı eşyaların ithaliiçin aranan uygunluk belgelerinin İl TarımMüdürlüğünce düzenlenmiş gibigösterilerek sahte olarak düzenlendiğininanlaşıldığından bahisle, adı geçenfirmanın ortağı, imza yetkilisi ve genel müdürü davacıM.F., gümrük müşaviri A.O.A., söz konusu serbestdolaşıma giriş beyannamelerinin gümrükişlemlerini takip eden Emektaş Gümrükleme Şirketininortağı G.L. ve İl TarımMüdürlüğünce düzenlenmiş gibigösterilen uygunluk belgelerini sahte olarak düzenleyen T.K. hakkında yapılan ihbar üzerine,Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, davacı ile yukarıdaisimleri belirtilen kişiler hakkında “sahtecilik”suçu nedeniyle cezalandırılmaları istemiyle kamudavası açıldığı ve ayrıca aynısavcılığın, Büyükçekmece KabahatBürosu’nun 31.12.2010 gün ve Kabahat Defteri No:2010/2287,Karar Numarası:2010/2488 sayılı kararı ile, davacı M.F.ile isimleri belirtilen diğer kişilerin, “ithali bazışartlara ve belgelere tabi bulunan eşyayı aldatıcıişlem ve davranışlarla ithal etmek” şeklindegerçekleşen eylemlerinin kabahat olduğudeğerlendirilerek, 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrası ve 4.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.418.747,38 TL idari paracezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise“idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”düzenlemeleri yer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış,bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ilegörevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise,mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 5607 sayılıKanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan ilgili maddesiuyarınca, yapılan soruşturmasırasında soruşturma konusunun kabahat olduğudeğerlendirilerek, 5326 sayılıKanun gereğince, Cumhuriyet Savcısı tarafındandavacıya verilen idari para cezasının, 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu ve Kabahatler Kanunu’nun 5560sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınacağı,anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca veaynı maddenin altıncı fıkrasında, soruşturmakonusu fiilin kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idariyaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yerolmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idariyaptırım kararına karşı başvurunun da bu itirazmerciinde inceleneceği açıkça belirtildiğinden, 5607sayılı Kanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılıKanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihinden önceişlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerinuygulanması usulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesihükmüne göre yapılacağıdüzenlendiğinden, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nce yapılan başvurununkabulü ile, Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin31.5.2013 günve D.İş:2011/3 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Büyükçekmece 4.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 31.5.2013 gün ve D.İş:2011/3 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRIL-MASINA, 10.04.2017 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Birgül KURT Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy