T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 54 KARAR NO : 2017 / 206 KARAR TR : 10.4.2017 ÖZET: İdarece, akarsu yatağının genişletilmesi çalışmaları kapsamında davacıların taşınmaz-larına müdahale edilerek, taşınmazın ikiye bölünmesi ve üstünde bulunan söğüt ağaçlarının da kesilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre ADLİ YARGI yerince çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar : 1-Ö. G. 2-Ö. O. 3-E.A. 4-K.G. 5-H.G. Vekilleri : Av. A.Y., Av. L.B. Davalı : Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğü Vekili : Av. H.S. O L A Y : Davacılar vekili, müvekkillerininhissedar olduğu Aksaray İli, Gülağaçİlçesi, Çelenkyer Mevkii, 2009 parsel sayılıtaşınmazın sınırındaki akarsu havzasında,davalı idare tarafından; taşınmazla ilgilikamulaştırma işlemi yapılmadan, müvekkillerinin izinve muvafakati olmadan, akarsu yatağının taşınmaziçinden geçirilmesi için ıslahçalışması başlatıldığını; taşınmazüzerinde müvekkillerine ait çok sayıdasöğüt ağacı bulunduğunu, kanalçalışması sırasında davalı idaretarafından taşınmazın ikiye bölünerek, akarsuyatağının geçeceği bölgeye denk gelensöğüt ağaçlarının birkısmının iş makineleri ile kesildiğini, birkısmının ise kökleri ile birlikte söküldüğünü;müvekkillerinin müdahalesi sonucu, taşınmazdakiçalışmanın davalı idare tarafındangeçici olarak durdurulduğunu; müvekkillerinintaşınmazına ve taşınmaz içerisinde bulunanağaçlara verilen zarar ile ilgili olarak, Aksaray 4. Asliye HukukMahkemesinin 2015/54 D. İş sayılı dosyasından tespityapıldığını; yapılan tespitte Mahkemenin haricigözleminde “müvekkillere ait söğütağaçlarının bir kısmınınsökülerek bir kısmının ise kırılarakkaldırıldığını"n tespit tutanağınayazıldığını, tespit dosyasında alınanbilirkişi raporunda, toplam 233 söğüt ağacınazarar verildiğinin tespit edildiğini; bilirkişi raporunun aleyheolan kısımlarını kabul etmediklerini; yeniden tazminathesabı ile ilgili olarak bilirkişi incelemesiyapılmasını istediklerini; tüm bu nedenlerlemüvekkillere ait taşınmaza ve taşınmaz üzerindebulunan ağaçlara verilen zararın tazmini için işbudavayı açmak zaruretinin doğduğunu ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500-TL madditazminatın 17.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle 12.10.2015tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. AKSARAY 2.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ; 11.2.2016 gün ve E:2015/404, K: 2016/56 sayı ile,“(…) Tüm dosya kapsamından davanın, meydana gelenzarar nedeniyle maddi tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Aksaray 4. Asliye HukukMahkemesinin 2015/54 D.İş sayılı dosyası, tapukayıtları ile dosya kapsamında bulunan tüm bilgi vebelgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacıların,hissedarı oldukları dava konusu Aksaray ili, Gülağaçilçesi, Çelenkyer Mevkii 2009 parsel sayılı taşınmazınsınırındaki akarsu havzasında davalı idaretarafından ıslah çalışması yapılmasınedeniyle taşınmazlarına ve taşınmaz içerisindebulunan ağaçlara Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/54D.İş sayılı dosyasından bilirkişi raporu iletespit olunan zararların tazminini talep ettiklerigörülmüştür. Bilindiği üzere idarehukukunda; kamu hizmeti yürüten bir idare tarafındangerçekleştirilen kamu hizmetinin kötü ifa edilmesi, kamuhizmetinin geç ifa edilmesi veya kamu hizmetinin hiç ifaedilmemesi nedenlerinden dolayı söz konusu kamu hizmeti nedeniylezarara uğradıklarını ve haklarının ihlaledildiğini iddia eden ilgililer tarafından kamu hizmetindendoğduğu iddia edilen zararların tazmini talebiyle ilgili idarealeyhine hizmet kusurundan dolayı idari yargıda tam yargıdavası ikame edilmelidir. Mevcut davamızda dava dilekçesi veiçeriğinden; davacının idare tarafındanyürütülen kamu hizmetinin kötü ifa edilmesinden dolayıuğramış olduğunu iddia ettiği zararlarınınkarşılanmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.Kaldı ki dava dilekçesinin açıklamalarbaşlıklı kısmında "davalı kurumunhaksız ve kusurlu eylemi neticesinde zararauğranıldığından" bahsedilerek idarenin kusursorumluluğuna dayalı olarak işbu davanın ikameedildiği anlaşılmıştır. Açıklanan bunedenlerle görülmekte olan davada 2577 Sayılı Yasanın2/1-b maddesi gereğince idari yargı mercileri görevliolduğundan; davanın 6100 Sayılı Yasanın 114/1-bmaddesi gereğince dava şartı yokluğundan görevyönünden usulden reddine dair karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın HMK 114gereği dava şartı yokluğundan görev yönündenusulden REDDİNE…” karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesince, 11.5.2016 gün veE:2016/3961, K:2016/6531 sayı ile, vekalet ücreti yönündendüzeltilerek onanan karar kesinleşmiştir. Davacılar vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. AKSARAY İDAREMAHKEMESİ; 25.3.2016 gün ve E: 2016/385, K:2016/519 sayı ile,“(…) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun1. maddesinde; bu Kanunun; kamu yararının gerektirdiği hallerdegerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindebulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerincekamulaştırılmasında yapılacak işlemleri,kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmazmalın ve irtifak hakkının idare adına tescilini,kullanılmayan taşınmaz malın gerialınmasını, idareler arasında taşınmazmalların devir işlemlerini, karşılıklı hak veyükümlülükler ile bunlara dayalıuyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerinidüzenlediği belirtilmiş, devam eden maddelerindekamulaştırma usul ve esaslarına ilişkin hükümlereyer verilmiştir. İdari usul ve esaslardışında idarece bir ayni hakka müdahalede bulunulması,özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atılması halinde meydana gelenzararın tazmini davalarının, mülkiyete tecavüzünönlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukukhükümlerine göre Adli Yargı yerinde çözümleneceğiyerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden;davacıların maliki olduğu uyuşmazlık konusutaşınmaza davalı idarece herhangi bir kamulaştırmaişlemi tesis edilmeksizin fiilen el atılaraktaşınmazın ikiye bölündüğü veüstünde bulunan söğütağaçlarının da kesildiği, bakılmakta olandavanın da söz konusu müdahale nedeniyleuğranıldığı ileri sürülen maddi zararakarşılık olarak 500-TL tazminata yasal faizi ile birliktehükmedilmesi istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; idareninkamulaştırma işlemi gerçekleştirmedenuyuşmazlığa konu taşınmaza fiilen elatmasının İdare Hukukunun konusuna giren "idari eylem"veya "idari işlem" olarak kabulü mümkünolmadığından; idarenin, açık ve ağırbiçimde hukukilikten yoksun olan ve bu haliyle "haksızfiil" olarak kabul edilebilecek uygulaması nedeniyle açılandavanın görüm ve çözümü, AdliYargı'nın görev alanına girmektedir. Açıklanan nedenlerle;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15.maddesinin (l/a) bendi uyarınca davanın görev yönündenreddine…” karar vermiş, itiraz edilmesi üzerine KonyaBölge İdare Mahkemesi, 2.İdari Dava Dairesince, 15.11.2016gün ve E:2016/90, K:2016/175 sayı ile onanan kararkesinleşmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Birgül KURT,Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 10.4.2017 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Aksaray İli,Gülağaç İlçesi, Çelenkyer Mevkii, 2009parsel sayılı taşınmazın hissedarı olandavacılar tarafından, davalı idarece herhangi birkamulaştırma işlemi yapılmaksızın akarsuyatağının genişletilmesi çalışmalarıkapsamında taşınmazlarına müdahale edilerek,taşınmazın ikiye bölünmesi ve üstündebulunan söğüt ağaçlarının da kesilmesinedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddizarara karşılık olarak 500-TL tazminata yasal faizi ile birliktehükmedilmesi istemiyle açılmıştır. İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydanagetirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız el atıldığıveya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır. Nitekim, yukarıda belirtilen genel kabuldoğrultusundaki Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKurulu’nun 11.2.1959 günlü, E:1958/17, K:1959/15sayılı kararının, III. Bölümünde,"İstimlaksiz el atma halinde amme teşekkülüİstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malını elindenalmış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuşdurumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerinegiren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiilneticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır. Ve bubakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir. Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır. Yapılan işlerin planveya projeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır. Bu bendde anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur” denilmektedir. Davacılarınistemi, adlarına kayıtlı 2009 parsel sayılıtaşınmaza, akarsu yatağının genişletilmesiçalışmaları kapsamında müdahale edilerek,taşınmazın ikiye bölünmesi ve üstündebulunan söğüt ağaçlarının da kesilmesinedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazminineilişkindir. Konuya ilişkin olarakdavalı İdarece verilen cevap dilekçesinde; davacıtarafın iddia ettiği olayın Gülağaç Belediye Başkanlığınınkusur ve ihmalinden kaynaklandığı; bahsi geçen işkapsamında İdarelerinin makina ve araçları ile herhangibir çalışma yapılmadığı; Akarsu ve DereYataklarının Islahı Konulu 2010/5 27499 sayılıBaşbakanlık Genelgesinin 9. maddesi gereğince anılanBelediyeye yazı yazıldığı; Genelgegereğince, Bölge Müdürlüklerincetaşkın koruma ıslah çalışmalarında,kamulaştırma işlemi yapılamadığını,iş kapsamında güzergah üzerinde bulunan şahısarazilerinin kamulaştırmasının yapılmasıiçin Gülağaç Belediye Başkanlığıile yapılan görüşmeler neticesinde; şahısarazilerinin Gülağaç Belediyesincekamulaştırılacağınınkararlaştırıldığı, yüklenici firmaylasöz konusu alanda muvafakat alma ve kamulaştırmaişlemlerinin devam ettiği; bu sebeple idarelerinin herhangi birkamulaştırma işlemi yapmadığı gibi, elindeherhangi bir kamulaştırma haritasının dabulunmadığı; Başbakanlık Genelgesinde deaçıkça görüleceği üzere; yer tesliminigerçekleştirecek ve kamulaştırma işlemlerini yapacakolan idarenin Gülağaç Belediye Başkanlığıolduğu, zaten Yüklenici firmanın GülağaçBelediyesi ile yapmış olduğu ikili görüşmelerneticesinde, Belediye Başkanlığının güzergahtaçalışabileceğini belirtmesi üzerine, yüklenicifirmanın hafta sonu İdarelerine bilgi vermeden dereyatağında temizlik çalışmalarınabaşlamış olduğunun hafta içinde yaptıklarıkontrolde tespit edildiği; güzergahın kamulaştırılmasıgerektiren alanlarının Gülağaç Belediyesince teslimedilmemiş olması nedeniyle, davacılarıntaşınmazlarında yapılan çalışmalarındurdurulduğu; doğduğu ileri sürülen maddi zararlarlaidarelerinin faaliyetleri arasında uygun illiyet bağıbulunmadığı; idarelerinin kusursuz sorumluluk dahil,hiçbir şekilde sorumlu tutulmasının mümkün olmadığısavunulmuştur. Olayda, davacılarınhissedarı/maliki olduğu uyuşmazlık konusutaşınmaza davalı idarece herhangi bir kamulaştırmaişlemi tesis edilmeksizin fiilen el atılaraktaşınmazın ikiye bölündüğü veüstünde bulunan söğütağaçlarının da kesildiği iddia edilerek, sözkonusu müdahale nedeniyle uğranıldığı ilerisürülen maddi zararın tazmini istemiyle davaaçıldığı; dava dosyalarında, yapılaniş sırasında davacılardan izinalındığına, tapuda herhangi bir irtifak hakkıtesis edildiğine, davacılara bir ödemeyapıldığına ilişkin bilgi ve belgebulunmadığı görülmüştür. Bu durumda, idarenin davacılaraait taşınmaza kamulaştırmasız el attığıiddiasından doğan zararın tazminine yönelik bulunandavanın, Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkinhükümlerine göre adli yargı yerinceçözümlenmesi gerekeceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,uyuşmazlığa konu edilen davanın görüm veçözümünde adli yargı yeri görevli olduğundan,Aksaray 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.2.2016 gün ve E:2015/404, K:2016/56sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Aksaray 2.AsliyeHukuk Mahkemesinin 11.2.2016 gün ve E:2015/404, K:2016/56 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 10.4.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Birgül KURT Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy