T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 205
KARAR NO : 2017 / 253
KARAR TR : 10.04.2017
ÖZET : 5434 sayılı Yasa uyarınca alınan yetim aylığının iptali işlemine karşı açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :N.D. Davalı :Sosyal Güvenlik Amasya İl Müdürlüğü Vekili :Av. G.C. O L A Y : Davacı; vefat eden oğluİ.D. nedeniyle yetim aylığı ve dul olması sebebiyleeşi A.D.’den kalan Bağ-Kur maaşı olmak üzere ikimaaş aldığını, eşinden kalan maaş 2003yılından itibaren asgari ücretin üzerinde olduğuiçin, muhtaçlık kararı iptal edilerek, davalıSosyal Güvenlik Amasya İl Müdürlüğü07.05.2013 tarih ve 7738446 sayılı işlemi ile01.01.2003-28.02.2013 tarihleri arasında yersiz ödendiğibelirtilen işlemiş faizi ve tebligat ücreti ile beraber toplam50.741,27 TL'nin iade edilmesinin istendiğini, işlemin açıkçahukuka aykırı olduğunu, muhtaç durumda olması nedeniyleidari işlemin yasal dayanaktan ve sebepten yoksun olduğunu,tarafına borç tahakkuk ettirilirken yeterli incelemeninyapılmadığını, muhtaçlığı veyoksulluğunun ortadan kalkmadığını ileri sürerek işlemininiptali için idari yargı yerinde davaaçmıştır. SAMSUN1.İDARE MAHKEMESİ: 08/10/2013 gün ve E:2013/1215, K:2013/960 sayılıkararı ile: “5510 sayılı Yasa'nın 01.10.2008tarihinde yürürlüğe giren "SigortalıSayılanlar" başlıklı 4.maddesinde Kanunkapsamında sigortalı sayılacak olanlar belirtilmiş, aynıYasa'nın "Yersiz Ödemelerin Geri Alınması"başlıklı 96.maddesinde "Kurumca işverenlere,sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veyaaylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genelsağlık sigortalılarına ve bunların bakmaklayükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarakyapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki hertürlü ödemeler; a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarındandoğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriyedoğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler,bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumunhatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalıişlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beşyıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliyetebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içindeyapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenindolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süresonundan, İtibarenhesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdanalacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacaklarıyoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacaklarınyersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarakborç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borcauygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmelerikaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılanyersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersizödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintininbaşlayacağı ödeme dönemi başıitibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutan,gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır. Yersizödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddeninuygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafındançıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."hükmü, "Uyuşmazlıkların ÇözümYeri" başlıklı 101.maddesinde ise, "bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür." hükmü yeralmıştır. Yukarıdaanılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, genelsağlık sigortası kapsamında sayılanlara yapılanyersiz ödemelerin iadesinin istenilmesinden kaynaklananuyuşmazlıkların 5510 sayılı Yasa'nınyukarıda yer verilen 101. maddesi uyarınca iş mahkemeleritarafından çözümleneceğinin öngörüldüğüanlaşılmaktadır. Bu durumda,davacıya yersiz ödendiği belirtilen 01.01.2003-28.02.2013 aylıklarıtoplamı olan işlemiş faizi ve tebligat ücreti dâhil50.741,27 TL'nin istenilmesine ilişkin 07.05.2013 tarih ve 7738446sayılı işlemden doğan uyuşmazlığınçözümünde iş mahkemelerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine karar vermiş, yasa yoluna başvurulmamasısebebiyle karar 06/12/2013 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı bukez benzer vakıaları ileri sürerek adli yargı yerinde davaaçmıştır. AMASYAİŞ MAHKEMESİ: 12.12.2014 gün ve E:2014/138, K:2014/602sayılı kararı ile: “İş Mahkemeleri, 5521sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özelmahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ilemülga 506 sayılı Kanunda, bu Kanun uygulamasındandoğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerindegörüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’incimaddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceği düzenlenmiştir. 5510 sayılıKanun’un geçici 4’üncü maddesinde ise; “BuKanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 8.6.1949tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harpmalullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlarile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun l nci maddesinegöre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartları haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasındafiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul veyetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğerödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindekişartlan haiz oldukları müddetçe devam edilir... Bu maddekapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılıKanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bumaddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanunhükümleri ayrıca dikkate alınır.”hükmü öngörülmüştür. 5434sayılı Kanun hükümlerince bağlanan davaya konuaylığın kesilmesi de 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olduğundan, uyuşmazlığınçözümünde; ne 506 sayılı Kanun ne de 5510sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumdasözü edilen 101’inci madde hükümlerine göresınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesigörevli değildir. .(Yargıtay 10 HD 2009/9954 Esas-:2010/17840Karar, 2014/7401 esas-2014/9212 karar, 2013/2010 esas- 2013/18196 karar,2011/7980 esas- 2012/11228 karar sayılı ilamları) Tüm dosyakapsamı, ilgili yasal mevzuat ve Yargıtay içtihatlarıbirlikte değerlendirildiğinde davacıya 5434 sayılıyasa hükümleri gereğince muhtaçlık belgesidoğrultusunda bağlanan maaşın muhtaçlıkbelgesinin iptal edilmesi nedeniyle iptal edildiği ve davacıtarafça ilgili kurum işleminin iptal edilerek kuruma borçluolmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmişise de 5434 sayılı Kanun hükümlerince bağlanan davayakonu aylığın kesilmesi işleminin 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olduğu, uyuşmazlığınçözümünde; ne 506 sayılı Kanun ne de 5510sayılı Kanun’un uygulama yerinin bulunmadığı,talep ile ilgili olarak yargılama yetkisinin idare yargıya aitolduğu, sınırlı yetki ile donatılmış işmahkemesinin yargılama yapma görevinin olmadığı”gerekçeleriyle yargı yolu yanlışlığınedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermiş, davacıtarafından temyiz edilen karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin18/10/2016 tarih ve E:2015/3206, K:2016/12617 sayılı ilamıylaonanarak kesinleşmiştir. Davacısüresi içinde yargı yerleri arasındaki olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için davadosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesiiçin müracaat etmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Birgül KURT, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 10.4.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 5434 sayılı Kanun kapsamında T.C. EmekliSandığından yetim aylığı almakta olandavacının eşinden kalan Bağ-Kur maaşını daaldığının tespit edilmesi üzerine, muhtaçlık durumunun bulunmamasınedeniyle yetim aylığı kesilip 01/01/2003 ila 01/06/2013tarihleri arası dönemde almış olduğuaylıkların adına borç çıkartılaraktahsil edilmesine ilişkin Sosyal Güvenlik Amasya İlMüdürlüğü 07.05.2013 tarih ve 7738446 sayılıişlemin iptali istemiyle açılmıştır. 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun, 5510 sayılı Kanunun 106. maddesi ile ilga edilenve 27/04/2005 tarih ve25798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5335 sayılıbazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklikyapılmasına dair kanunun 3.maddesinin ( e ) fıkrası iledeğişik “Muhtaçlık”başlıklı 108.maddesi hükmü ilemuhtaçlığın ilgililerin bağlı bulunduklarıil veya ilçe idare kurallarınca verilecek mazbatalar ilebelirleneceği, 5434 sayılı kanun hükümlerinin uygulanmasıaçısından muhtaçlığın tespitindeölçü olarak, ilgililerin kendisini ve Türk Medeni Kanunuhükümlerine göre bakmaya mecbur olduğu aile fertlerinigeçindirmeye yetecek geliri, malı veya kazançtoplamının 4857 sayılı İş Kanununun 39.maddesiuyarınca 16 yaşından büyük işçileriçin tespit edilen asgari ücretin net tutarınınüzerinde olup olmadığınınaraştırılması ve bu esaslar doğrultusunda muhtaçlık kararı alınmasıyönünde, il veya ilçe idare kurullarına yetkiverilmiş; Yine, 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanununun, 5510 sayılı Kanunun 106. maddesiile ilga edilen 110. maddesinde; “ Sonradan veraset,bağış, vasiyet yoluyla veya başka suretlerle para, menkulve gayrimenkul mal ve gelir edinmiş veya kazanç sağlamışolanlar; bu durumlarını, bunları iktisap ettikleri tarihtenitibaren bir ay içinde beyanname ile Sandığa bildirmeyemecburdurlar. Bu takdirde bu hallerin muhtaçlığınıgidermiş olup olmadığı Sandık tarafından evvelcebu muhtaçlığı karara bağlayan yerler idareheyetlerince yeniden karara bağlattırılır” Hükümlerine yer verilmiştir. 31.5.2006tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılıKanun hükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı retle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleleridari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığın çözümündeesas alınacağı tartışmasızdır. Bu durumda, 5510sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce, Bağ-Kur’danaldığı dul aylığı yanında, 5434sayılı Kanun kapsamında T.C. Emekli Sandığındanyetim aylığı almakta iken yetim aylığı kesilerekkendisine borç çıkarılan davacı tarafındanaçılan davanın görüm veçözümünde, idari yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü idari yargıyerinin görevine girdiğinden, Samsun 1. İdare Mahkemesinin08.10.2013 gün ve E:2013/1215 K:2013/960 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Samsun 1. İdare Mahkemesinin 08.10.2013 günve E:2013/1215 K:2013/960 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 10.4.2017 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Birgül KURT Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy