T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/172
KARAR NO : 2017/228
KARAR TR : 10.04.2017
ÖZET : Vatani görevini yapmakta iken sol bacağını kaybetmesi nedeniyle 2330 sayılı Kanun gereğince malulen emekli olan davacının, sağlık kurulu raporuna dayalı sol dizaltı deniz ve banyo protezi bedelinin davalı kurumca karşılanmaması nedeni ile ödemek zorunda kaldığı 62.385,12 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E.D.
Vekili : Av. A.Ş.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili :Av. B.K.
O L A Y :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin2330 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü emeklisiolduğu, bacağını kaybetmesinden dolayı yenilenenHidrolik Ayak Bileği Eklemli Sol Dizaltı Protez adlı tıbbimalzeme ürününün 62.385,12 TL tutarındakisatış faturasının ödenmesi istemiyle yapmışolduğu 23.10.2014 tarih ve 5220664 sayılı başvurusununzımnen reddi üzerine sağlık raporu uyarınca yenilenenprotezin bedelinin ödenmesi gerektiği iddiası ilesatış tutarının fatura tarihinden itibaren davalı kurumdantahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 6.İDARE MAHKEMESİ: 10.11.2015 gün ve E:2015/274, K:2015/1595sayı ile, uyuşmazlık konusu protezin 15/01/2010'dan sonra13/06/2014 tarihinde satın alınmış olması nedeniylebedelinin ödenmesine yönelik açılan davanıngörüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğugerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekilince aynı istemle adli yargı yerinde davaaçılmıştır.
ANKARA 16.İŞ MAHKEMESİ: 7.2.2017 gün ve E:2016/104 sayı ile,davacının askerlik görevini yaparken engelli hale gelmesinedeniyle 01.10.1995 tarihinden itibaren, 5434 ve 2330 sayılıKanunlara göre 1.derecede Türk Silahlı Kuvvetleri VazifeMalullüğü aylığı bağlandığı,maluliyetine dayalı protez bedeli için 13.06.2014 tarihli faturayadayalı olarak ileri sürülen talebin dava konusu olduğu,davacı yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilenişlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve“idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği, buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu, ancak davacıtarafından daha önce idari yargıda açılandavanın görevsizlik kararı verilerek kesinleştiği,Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişiHakkında Kanun'nun yargı merciilerinin UyuşmazlıkMahkemesine başvurmaları başlıklı 19. Maddesinin"Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler." hükmünüiçerdiği gerekçesiyle idari yargının görevliolduğuna karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Birgül KURT, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 10.04.2017günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İşMahkemesi’nce anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; 2330sayılı Kanun uyarınca vazife malulü davacıtarafından, bacağını kaybetmesinden dolayı yenilenen Sol Dizaltı Protez adlı tıbbi malzemeürününün bedelinin ödenmesi istemiyle yapmışolduğu başvurusunun zımnen reddi üzerine satıştutarının fatura tarihinden itibaren ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
Dosyanınincelenmesinden, davacının 2330 sayılı Kanun uyarıncavazife malulü olarak emekli olduğu, terörle mücadelesırasında gazi olduğu ve sol bacağını dizaltından kaybettiği ve protez takıldığı, eskimesiüzerine davacı tarafından alınan Sağlık KuruluRaporunda, " mevcut protezin yıprandığı,kullanılmayacak durumda olduğu, hacim değişikliğisebebiyle Hidrolik Ayak Bilek Eklemli Sol diz altı protez ile yenilenmesiuygundur" şeklinde karar verildiği, davacının13/06/2014 tarihli fatura ile söz konusu özelliklere sahip dizaltı protezini firmadan aldığı, davacı tarafındanfatura bedelinin ödenmesi istemiyle yapmış olduğubaşvurunun zımnen reddi üzerine fatura bedelinin yasal faizi ilebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925,2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış ve anılanKanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4 üncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında olanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ilebunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yeralan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleleridari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığın çözümündeesas alınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları ve tam yargı davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncedevredilen T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğünden 2330 sayılı Kanunkapsamında aylık alan davacı tarafından sağlıkkurulu raporu ile temini gerekli görülen sol dizaltı protezibedelinin tahsili için açılandavanın, görüm ve çözümünün idariyargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 16. İşMahkemesi’nin başvurusunun kabulüyle, Ankara 6 İdareMahkemesince verilen 10.11.2015 gün ve E:2015/274, K:2015/1595 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 16. İşMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜYLE, Ankara 6 İdareMahkemesince verilen 10.11.2015 gün ve E:2015/274, K:2015/1595 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 10.04.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Birgül
KURT
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy