T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 178
KARAR NO : 2017 / 233
KARAR TR : 10.4.2017
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. S. AŞ.
Vekilleri : Av.İ.D.-Av.M.C.N.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av.G.H.
O L A Y
:Davacı vekili; müvekkili şirkete sigortalı 07 … 500plakalı aracın, 08/12/2012 tarihinde Antalya-Kemer Karayolundabulunan Altan Ayağ Tünelinde bulunan rögar kapağı veçukuruna çarpması neticesinde hasargördüğünü; kazanın oluşumundadavalının kusurlu olduğu, sigortalı araçsürücüsünün ise kusurununbulunmadığının tespit edildiğini; sigortalıaraçta oluşan hasarın, sigorta eksperi tarafından tespitedildiğini, hasar bedeli olan 7.000,00 TL.nin, müvekkilişirket tarafından ödendiğini; hasar bedelininödenmesine ilişkin başvuruya, davalı tarafından hiçbircevap verilmediği gibi, tazminat bedelinin de bu güne kadar ödenmediğiniifade ederek; fazlaya ilişkin tüm yasal haklarınınsaklı kalması koşuluyla, 7.000,00 TL. hasar bedelinin,ödeme tarihi olan 10/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek 3095sayılı yasanın 1.maddesi kapsamında yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 8.4.2013 tarihindeidari yargı yerinde dava açmıştır.
ANTALYA1.İDARE MAHKEMESİ; 26.4.2013 gün ve E:2013/407, K:2013/618sayı ile, “(…) 2918 sayılı kanunun 19.01.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı kanunun 14'üncü maddesiyledeğişik 110'uncu maddesinde "işleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmügetirilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafındanKASKO sigortası ile sigortalı bulunan 07 … 500 plakalıaracın 08.12.2012 tarihinde Antalya-Kemer karayolunda bulunan AltanAyağ tünelinde bulunan rögan kapağı ve çukurunaçarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında uğradığıhasar nedeniyle sigortalı araç sahibine ödenen 7.000,00-TLzararın ödenmesi istemiyle 16.01.2013 tarihinde davalı idareyebaşvuru yapıldığı, bu başvuruya cevap verilmemesiüzerine görülmekte olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, budavanın açıldığı 08.04.2012 tarihi itibariyleyukarıda yer verilen 2918 sayılı kanunun 110'uncu maddesiuyarınca, bakılan uyuşmazlığınçözümünde adli yargı yerleri görevli halegeldiğinden, davanın görev yönünden reddigerekmektedir.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 06.02.2012 günlü, E:2012/3,K:2012/29 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 15/1-a maddesi uyarınca davanıngörev yönünden reddine…” karar vermiş, bu kararitiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle 13.6.2013 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
Antalya3.Asliye Hukuk Mahkemesi; 23.2.2015 gün ve E:2013/303, K:2015/99 sayıile uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınkabulüne karar vermiş, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay17.Hukuk Dairesi; 19.4.2016 gün ve E:2015/19403, K:2016/4998 sayıile, “(…)Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve hizmetkusuruna dayanılarak, davalı kurum aleyhinde açılanrücuen tazminat istemine ilişkin olduğundan idari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarıncatam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Esasen 2918sayılı KTK.nun hukuki sorumluluğa ilişkin 85 ve onu izleyenmaddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmişolup idarenin kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamıdışında tutulmuştur.
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde, "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 -5791/9 md.) Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."şeklinde düzenlenmiştir.
Dosyakapsamına göre, davacılar tarafından aynı istemlidavanın öncesinde idari yargıdaaçıldığı, Antalya 1.İdare Mahkemesi'nin2013/407 E 2013/618 K. sayılı kararı ile, AdliYargı'nın görevli olması nedeniyle görevsizlikkararı verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, Antalya 1.İdare Mahkemesinin bu kararının kesinleşip kesinleşmediğidosya kapsamından belli değildir.
Bu durumdaeldeki davada, kendisine ikinci dava açılan Antalya 3. Asliye HukukMahkemesi'nin, daha önce verilen Antalya 1.İdare Mahkemesinin işbu dosyasını bulunduğu yerden getirterek görevsizlikkararının kesinleşip kesinleşmediğiniaraştırması, Antalya 1. İdare Mahkemesininkararının kesinleşmiş olması halinde elinde derdestbulunan dava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle (UMKm. 19/1), dosyayı kül halinde, yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesi açısındanUyuşmazlık Mahkemesine göndermesi, verilecek kararıbekleyerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken eksik inceleme ileyazılı olduğu şekilde karar vermiş olmasıbozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyizitirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA…”karar vermiştir.
ANTALYA3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 7.2.2017 gün ve E:2016/345, K:2017/73sayı ile, davanın tüm aşamaları özetlendikten ve Yargıtay17.Hukuk Dairesinin 19.4.2016 gün ve E: 2015/19403, K:2016/4998sayılı bozma kararına yer verdikten sonra; “…2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesinde, "Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 - 5791/9md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvurukararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir." şeklinde düzenlemeye istinaden Antalya 1.İdare Mahkemesinin 2013/407 - 618 esas ve karar sayılıgörevsizlik kararı ile Mahkememiz dosyası arasında olumsuzgörev uyuşmazlığıçıktığından dolayı görevli yargıyerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1- Davayabakma ve yargılama yetkisinin İdari Yargıya ait olduğuanlaşılmakla, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. Maddesiuyarınca Antalya 1. İdare Mahkemesinin 2013/407 - 618 esas ve kararsayılı görevsizlik kararı ile Mahkememiz dosyasıarasında olumsuz görev uyuşmazlığıçıktığından dolayı görevli yargıyerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın uyuşmazlıkmahkemesine gönderilmesine,
2-UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye dair yargılamanın ERTELENMESİNE…”karar vermiş ve Mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Birgül KURT, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 10.4.2017günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Olay kısmında belirtildiği üzere, tarafları,konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adliyargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmişve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup,bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerininsahip olduğu seçenekler ile verdiği karar bakımındanbir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1-2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarca ilerisürülebilir” hükmüne göre, idare mahkemesininkesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargıyerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçelibir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, 2247 sayılı Kanunun 19. maddesiuyarınca, İdare Mahkemesinin görevsizlik kararı ileMahkemeleri dosyası arasında olumsuz görevuyuşmazlığı çıktığındandolayı görevli yargı yerinin belirlenmesi amacıyladosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye dair yargılamanınertelenmesine karar vermesine karşın; bu talebini ara karar iledeğil, dosyayı kapatıp karar numarası almak suretiyle yaptığı görülmektedir.
Bu haliyle,her ne kadar 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Antalya 3.Asliye HukukMahkemesi’nce re’sen yapılan başvurunun, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesi kapsamındaolduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisinegerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacınauygun olacağından ve adı geçen Mahkemece idari yargıdosyası da gönderilmiş olup, usule ilişkin başkaca birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirketçe sigortaedilen 07 … 500 plakalı sayılı aracın 08.12.2012tarihinde Antalya-Kemer karayolunda bulunan Altan Ayağ tünelindebulunan rögar kapağı ve çukuruna çarpmasıneticesinde meydana gelen trafik kazasında uğradığıhasar nedeniyle sigortalı araç sahibine ödenen 7.000,00-TLzararın ödenmesi istemiyle davalı idareye başvuruyapıldığı, bu başvuruya cevap verilmemesiüzerine, 7.000,00 TL.’nin ödeme tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak,idari yargının denetimine bağlı olması gereken idaribir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Antalya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddi ile,aynı Mahkemece ayrıca verilen 7.2.2017 gün ve E:2016/345,K:2017/73 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Antalya3.Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynıMahkemece ayrıca verilen 7.2.2017 gün ve E:2016/345, K:2017/73sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 10.4.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Birgül
KURT
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy