T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 134
KARAR NO : 2017 / 217
KARAR TR : 10.4.2017
ÖZET: Karayolunda meydana gelen tek taraflı/ölümlü trafik kazası nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın; 2918 sayılı Yasanın 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı lar : 1- A. T., 2-E. T.’ya VesayetenR. T., 3-Y.T.,
4-H.T.,5-R.T., 6-S. T., 7-M. A. ,
8-G. T., 9-M. T., 10- S. T., 11-Z. D. ,
12-S. V.
Vekilleri : Av.N. Z. C.V., Av.S. S.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri :Av. A. E., Av.K. Ş.
O L A Y : Davacılarınvekilleri dilekçesinde; 08.01.2015 tarihinde Bingöl-GençKarayolunda meydana gelen ölümlü, yaralamalı, maddihasarlı trafik kazasında sürücü E. S.yönetimindeki 12 … 0138 plakalı minibüsün kazayapması sonucu davacılardan Ali’nin oğlu, diğerdavacıların kardeşi S. T.’nın vefat ettiğini; kazanınmeydana geldiği yerin, eksik ve hatalı/bozuk yol yapımçalışmalarının olduğu/yolun bitenkısımlarının da fenni ve ilmi yapı tekniklerine uygunolmadığını, bu nedenle sürekli olarakölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafikkazalarının meydana geldiği bir yer olduğunu; sözkonusu yolun yapım, bakım ve onarımçalışmalarından da davalı idarenin sorumluolduğunu, kazanın meydana gelmesinde yoldaki imalat, eksiklik veyanlışların büyük payı olduğunu; her nekadar idari iş ve eylemlere ilişkin uyuşmazlıklarda idarehukukunun uygulanacağı kural olsa da, Türk Borçlar Kanunundabu kurala bir istisna hüküm(md55) getirildiğini; idari işve eylemlerin sebep olduğu destek tazminatı ile bedensel zararların TBK'na tabi olduğunu; öğretide de, 4 Ekim 1926'danberi, ilgili bedensel zararların Borçlar Hukuku'na tabi olduğununbelirtildiğini; müteveffanın davacılardan Ali’ninoğlu diğer davacıların da kardeşi olduğunu, davacılarile olan birliktelik, ilişki, aile ve gönül bağları dagöz önüne alındığında, müteveffanınölümünün davacılarda meydana getirdiği elem veıstırabın etkisinin açıkçagörüleceğini ifade ederek; toplam 240.000,00 manevitazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 8.6.2015 tarihindeadli yargı yerinde dava açmışlardır.
Dava, 1- E. A.P. İnş. San. Tic. Ltd Şti.ne, 2 – S. İnş. Nak.Mad. San. Tic Ltd Şti.ne ve 3-P. Sosyal Hizm. Gıda İnş. TemVe Nak. Mad. San. Tic Ltd. Şti.ne de ihbar edilmiştir.
BİNGÖL2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 24.3.2016 gün ve E:2015/204,k:2016/285 sayı ile, “(…) Dava, manevi tazminat talebineilişkindir.
Yargıtay17 HD. 29.09.2011 tarih, 2011/2144 E. 2011/8376 K. Sayılıilamında; "Davalılardan Belediye hakkında yolda bulunanmünferit çukurları kapatmamak ve trafik işaretlemeeksikliği sebebiyle açılan davada hizmet kusuruna dayanılmaktadır.Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan Belediye kamu hizmeti sırasındaverdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Hizmet kusurundan kaynaklanan davalar idare aleyhine idariyargı yerinde tam yargı davası olarak ikame edilmesigerekmektedir."
Danıştay10.Dairesi 31.10.2012 tarih, 2011/11522 Esas- 2012/5347 Karar sayılıİlamında; "Mülkiyeti davacıya ait olan araçlayaptığı trafik kazasının, havanınyağışlı olması, yol üzerine dökülen mazotve motor yağının etkisiyle yolun kayganlaşmasınedeniyle meydana geldiği, karayolunun bakım ve onarımındansorumlu olan davalı idarenin, kendisine yasalarla verilmiş olangörevleri tam ve eksiksiz biçimde yerine getirmeyerek hizmet kusuruişlediği ileri sürülerek, maddi zararınınödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık,hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusurubulunduğu iddiasından kaynaklanmakta olup, buna göredavanın görüm ve çözümü idaremahkemelerine aittir. Adli yargının görevli olduğugerekçesiyle görev yönünden davanın reddine kararverilmesi hukuka aykırıdır."
DavalıKarayolları Genel Müdürlüğü, kamu tüzelkişisi olup, görmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetleri sırasında verdiği iddia olunan zararlardandolayı sorumluluğu özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Kamu tüzel kişilerinin, yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşanzararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup, buzararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmetkusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usulü HakkındakiKanunun 2. maddesi hükmü uyarınca, idari yargı yerinde tamyargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
Bir kamuhizmeti görmekle yükümlü davalı idareye 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 7/a maddesindekarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak görevleriverilmiş bulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılıYasa’da verilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacakzarardan dolayı idarenin özel hukuk hükümlerine tabiolacağı sonucu çıkarılamaz. Esasen 2918sayılı Yasa’nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85.ve onu izleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğudüzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanansorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Yargıyolu, dava şartlarından olup mahkemece davanın hersafhasında res'en gözetilmesi gerekir. Eldeki dava, idarenin hizmetkusuruna dayanılarak açılmıştır. O halde,mahkemece dava dilekçesinin yargı yolu (görev) bakımındanreddine karar verilmesi gerekir.
Davacılarınmurisinin 08/01/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefatettiği, davacı vekilince de dava dilekçesindebelirtildiği üzere uyuşmazlığın davalıKarayolları Genel Müdürlüğünün hizmetkusurundan kaynaklandığı, hizmet kusurundan kaynaklanandavalarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2.maddesiuyarınca idari yargının görevli olduğu, yargıyolunun kamu düzeni ile ilgili olması sebebiyleyargılamanın her aşamasında resen göz önündebulundurulabileceği anlaşılmakla davanın yargı yolununcaiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm tesisi yolunagidilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda AçıklandığıÜzere;
1-İşbu davaya bakmakta idari yargı görevli olduğundan davadilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması nedeniyleREDDİNE…” karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu kez, aynı istemle 30.6.2016 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır.
Elazığ2.İdare Mahkemesi, 26.7.2016 gün ve E:2016/636, K:2016/538 sayıile, 2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesi uyarıncadavanın yetki yönünden reddine, dava dosyasınınyetkili Erzurum İdare Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
ERZURUM2.İDARE MAHKEMESİ: 8.2.2017 gün ve E:2016/161 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun1.maddesinde; Kanunun amacının Karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2.maddesinde; bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun Karayollarındauygulanacağı, 10.maddesinde; yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasa'nın 14.maddesiyle değişik 110.maddesinde;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir" hükmüne, Geçici21. maddesinde de; "Bu Kanunun 110. maddesinin 1.fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz." denilmiştir.
Belediyealeyhine İdare Mahkemesinde açılan başka bir tazminattalepli tam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinin 1.fıkrasınınbirinci ve ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğukanısına varmış, İdare Mahkemesinin bu ikicümlenin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu inceleyenAnayasa Mahkemesi 08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160sayılı, 08.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170sayılı ve 28.05.2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68sayılı aynı içerikli kararları ile; "2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110.maddesinin1.fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise İdare Mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.” kararına varmıştır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacılar tarafındanölümlü trafik kazası sonucunda maddi ve manevi tazminatahükmedilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla,2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninbenzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davaya bakmakla görevlibulunmadığı yolundaki kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin Karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümündeadli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim,01.08.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 01.07.2013 gün ve E: 2013/762K:2013/1083 sayılı kararı da aynı yöndedir.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…” kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Birgül KURT, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 10.4.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen tek taraflı/ölümlü trafikkazası nedeniyle uğranılan manevi zararın davalıidarece tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altında hızsınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; 08.01.2015 tarihindeBingöl-Genç Karayolunda meydana gelen ölümlü,yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazasında sürücüE.S. yönetimindeki 12 … 0138 plakalı minibüsün kazayapması sonucu davacılardan Ali’nin oğlu, diğerdavacıların kardeşi S. T.’nın vefat ettiği;söz konusu yolun yapım, bakım ve onarımçalışmalarından ve dolayısıyla kazanın meydana gelmesinden davalı idarenin kusurlu olduğu iddiaedilerek, uğranıldığı ileri sürülen manevizararın tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan; Erzurum 2.İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Bingöl 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin24.3.2016 gün ve E:2015/204, K:2016/285 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum2.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Bingöl2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.3.2016 gün ve E:2015/204, K:2016/285sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 10.4.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Birgül
KURT
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy