T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 131 KARAR NO : 2017 / 215 KARAR TR : 10.04.2017 ÖZET : 3402 ve 4721 sayılı Yasalar uyarınca gerçek hak sahibinin tespitini gerektirdiğinden, 6292 sayılı Yasanın 7 nci maddesi gereği yapılan taşınmazın iadesi başvurusuna cevap vermeyen idareye karşı açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Y.G. vekili Av. F.M. Davalılar : 1 - M.D. vekili Av. A.G. (Adlive İdari Yargıda) 2 -Çatalca Maliye Hazinesi vekili Av. R.Ç. (Adli Yargıda) 3 - İstanbul Valiliği Defterdarlığı Avrupa YakasıMilli Emlak Daire Başkanlığı (İdariYargıda) OLAY : Davacı vekili davadilekçesinde, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesiuyarınca hazine adına orman sınırıdışına çıkartılan İstanbul ili,Çatalca İlçesi, Gökçeali Köyü, AyvalıDere mevkii 124 ada 5 parsel sayılı taşınmaz zilyedinindavalılardan M.D. olarak tespit edilip, taşınmazın hazineadına tescil edildiğini, taşınmazın 264 parselsayısı ile davacının babası müteveffa HasanGözen'e ait olduğunu ve tapuya tescilli iken Orman İşletmeMüdürlüğü tarafından yapılan itirazlaÇatalca 1.Tapulama Hâkimliğinin 1979/60 ve 1983/1168 Ksayılı kararı ile 21.200 m2'nin 6.700 m2'sinin Orman adına tescil edildiğini, 6.700 m2 dâhil olmakla birlikte 17.080,77 likkısmın 124 ada 5 parsel numarasını alarak hazine adına6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca tescil edildiğinive M.D.’in zilyet olarak tespit edildiğini, davacınınbabasına ait tapu senedi ekli iade başvuru dilekçesini16/05/2012 tarih ve 656 kayıt numarası ile Çatalca MalMüdürlüğüne verdiğini, ancak henüz olumlu yada olumsuz yanıt alamadığını, kendisi ile aynıanda müracaat eden komşu parsel eski maliki tarafındanyapılan başvuru değerlendirilmeden taşınmazınsatıldığını öğrendiğini, davacıtarafından 6292 sayılı yasanın 7. maddesi gereğisüresinde yapılan iade başvurusunun neticelenmediğinden vekomşu parselin de başvurusu olmasına rağmensatışı gerçekleştiğinden ve dava konusutaşınmazın da bu halde satılma ihtimali olduğundantaşınmazın 6292 Sayılı Yasa gereği tapusununiptali ile davacı adına tesciline verilmesi istemiyle 14.07.2014tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. ÇATALCA 2. ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ; 03.03.2016 gün ve E:2014/664, K:2016/104 sayıile “2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdareMahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin kuruluşu ve görevlerihakkında Kanunun 5. Maddesinde; İdare Mahkemelerinin, vergiuyuşmazlıklarıyla ilk derecede Danıştay’daçözümlenecek olanlar dışındaki iptaldavalarını çözümlemekle görevli olduklarıbelirtilmiş 2577 Sayılı İdari Yargılama UsulüKanunun 2. Maddesinde de, İdari dava türleri arasındasayılan iptal davaları, İdari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olaraktanımlanmış ve bu davaların da idari yargı yerindegörülmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. İptal davalarınınyukarıda anılan kanunun maddeleri hükümleri ile ortayakonulan hukuki nitelikleri göz önünealındığında; idare hukuku alanında tek taraflıirade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesizorunlu nitelikte tesis edilen, yeni bir hukuki durum yaratan ya dadeğiştiren idari işlemlerinin iptal davasının konusunuteşkil ettiği açıktır. Anayasa Mahkemesi 25.05.1976günlü E: 1976/1, K:1976/38 sayılı kararında idariişlemi kamu kurumu ya da idare örgütü içinde yeralan bir idari makamca verilmiş ve idarenin idare hukuku alanındagördüğü idari faaliyetlerle ilgili işlem olarak;uyuşmazlık mahkemesi de 20/02/1989 günlü E: 1988/2 K:1989/1 sayılı kararında, idari işlemi kamu kurum vekuruluşları tarafından kamu hukuku kuralları uyarıncatek taraflı olarak tesis edilen ve re’sen uygulanabilir nitelikteolan hukuki tasarruf olarak tanımlamıştır. Öte yandan, 6292Sayılı Kanunun “2/A veya 2/B Belirtmelerinin Terkini veİade Edilecek Taşınmazlar” başlıklı 7.Maddesinin de; "(1) İlgililer tarafından idareyebaşvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resenyapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğutespit edilmesi halinde; a) Tapu ve Kadastro veya İmar mevzuatınagöre ilgilileri adına oluşturulan ve tapu da halen kişileradına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adınaorman sınırı dışınaçıkarıldığı gerekçesi ile tapukütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulantaşınmazların tapu kayıtları bedelalınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapukütüklerinde ki 2/A veya 28/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleriaynen devam eder, aynı gerekçe ile bu niteliktekitaşınmazlar hakkında dava açılmaz,açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalarsonucunda tapularının iptali ile Hazine adına tesciline kararverilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyentaşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlemyapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adınatescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıliçinde idareye başvurulması halinde bedelsiz olarakönceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarınaiade edilir. b) Özel kanunları gereğince devlet tarafındankişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelliveya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya daözelleştirme sureti ile satılanlar ile hisseleri devredilenözel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olanancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışınaçıkarıldığı gerekçesi ile tapukütüklerine 2A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazlarıntapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeile bu nitelikte ki taşınmazlar hakkında davaaçılmaz, açılan davalardan vazgeçilir,açılan davalar sonucunda hazine adına tescil edilenler ise, bukanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıliçinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması halindeönceki maliklerine veya kanuni ya da akdi haleflerine bedelsiz olarak iadeedilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarınakarşılık daha önce yer verilenlere veya bedeliödenenlere iade işlemi yapılmaz. c) Bu fıkrakapsamında kalan taşınmazlarınkullanıcılarının kayıt maliklerinden farklıkişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradanyararlanmak istemeleri halinde, kullanıcılar bu kanunda belirtilenşartlan taşısalar dahi doğrudan satışhakkından yararlanamazlar. (2) Birinci fıkra kapsamında kalantaşınmazlardan orman sınırı dışınaçıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına ormansınırı dışına çıkarıldığıgerekçesi ile tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmasıgereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesikonulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.(3) Birincifıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazineadına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynıfıkra da belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayanilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişileridareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler vedava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilliolanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göredeğerlendirilir. 4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesigereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman GenelMüdürlüğünce açılan davalar sonucundaorman niteliği ile Hazine adına tescil edilen, fiilen ormanniteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken,ağaçlandırmak üzere Orman Genel Müdürlüğünetahsis edilen, Kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçlakullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesigereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlarilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarecebelirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilenrayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uyguntaşınmazlar verilebilir." şeklindedir. "...Dosyanınincelenmesinden, davacının, İstanbul ili, Ümraniyeilçesi, Aşağı Dudullu Mahallesi'nde bulunan 101 parselsayılı taşınmazın, 2/B niteliğinde olduğu ve6292 Sayılı Yasanın 7. Maddesi uyarınca bedelsiz olaraktarafına iadesi istemiyle yaptığı başvurunun23/09/2014 tarih 082543 Sayılı İstanbulDefterdarlığı Anadolu Yakası Milli Emlak DairesiBaşkanlığı işlemi ile reddedilmesi üzerinebakılan davanın açıldığıanlaşılmıştır. Dava konusu işlem, her ne kadarsonucu itibariyle tapu kaydında değişiklik yapılmasısonucunu doğuracak nitelikte bir işlem ise de, söz konusutaşınmazın 6292 Sayılı Yasa kapsamında bedelsizolarak iade şartlarını taşıyıptaşımadığının tespitine yönelik idarinitelikte bir ön işlem olduğu, anılantaşınmazın orman sınırı içerisinealınmasına ya da 2/B olarak orman sınırıdışına çıkarılmasına ilişkinolmadığı açıktır.” ( Danıştay8. Daire 2015/1824 Esas 2015/10504 Karar) Dosya tüm deliller ilebirlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu işlem, her ne kadarsonucu itibariyle tapu kaydında değişiklik yapılmasısonucunu doğuracak nitelikte bir işlem ise de, söz konusutaşınmazın 6292 Sayılı Yasa kapsamında bedelsizolarak iade şartlarını taşıyıptaşımadığının tespitine yönelik idarinitelikte bir ön işlem olduğu, anılantaşınmazın orman sınırı içerisinealınmasına ya da 2/B olarak orman sınırıdışına çıkarılmasına ilişkinolmadığı bu nedenle de idari yargının görevliolduğu …” gerekçesiyle davanın yargı yolubakımından reddine karar vermiş, taraflarca temyiz edilmeyenkararın 01/06/2016 tarihi itibarıyla kesinleştiğianlaşılmıştır. Davacı vekili bu defaaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 9.İDAREMAHKEMESİ; 26.07.2016 gün ve E:2016/1244, K:2016/1199 sayı ile“(…)6292 sayılı Orman KöylülerininKalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına OrmanSınırları Dışına ÇıkarılanYerlerin Değerlendirilmesi ile Hâzineye Ait TaşınmazlarınSatışı Hakkında Kanunun "2/A ve 2/B belirlemelerininterkini ve iade edilecek taşınmazlar" başlıklı 7nci maddesinde; İlgililer tarafındanidareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veyaresen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğutespit edilmesi hâlinde; Tapu ve kadastro veya imarmevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapudahalen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardanHazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığıgerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunanveya konulan taşınmazların tapu kayıtlan bedelalınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapukütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleriaynen devam eder, aynı gerekçeyle bu niteliktekitaşınmazlar hakkında dava açılmaz,açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalarsonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline kararverilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyentaşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlemyapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adınatescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıliçinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarakönceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarınaiade edilir. Özel kanunlarıgereğince Devlet tarafından kişilere satılan,dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarakdevredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiylesatılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzelkişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adınaorman sınırı dışına çıkarıldığıgerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulantaşınmazların tapu kayıtları geçerli kabuledilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlarhakkında dava açılmaz, açılan davalardanvazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adınatescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareyebaşvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya daakdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerdentaşınmazlarına karşılık daha önce yerverilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz. Bu fıkra kapsamındakalan taşınmazların kullanıcılarınınkayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıtmaliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde,kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartlarıtaşısalar dahi doğrudan satış hakkındanyararlanamazlar. Birinci fıkrakapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırıdışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazineadına orman sınırı dışınaçıkarıldığı gerekçesiyle tapukütüklerine 2/B belirtmesi konulması gerekentaşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmazve bunlar hakkında dava açılmaz. Birinci fıkrakapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adınatescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkradabelirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerinhakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idaredenbaşkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve davaaçamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilliolanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göredeğerlendirilir. Bu maddeye göre ilgililerineiade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğuiddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünceaçılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adınatescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle davaaçılması gereken, ağaçlandırılmaküzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamuhizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özelkanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya MaliyeBakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iadeedilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerinceitiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleriödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlarverilebilir." hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun"tanımlar" başlıklı 2 nci maddesinde ise;"Kadastro tutanağı: 3402 sayılı Kanuna göredüzenlenen ve 2/B alanlarının fiili kullanımdurumlarını gösteren ve kesinleşen tutanaklar" olaraktanımlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden;İstanbul, Çatalca İlçesi, 124 ada (5) parseldekayıtlı bulunan taşınmazın daha öncesindeölen babasına ait olduğu halde mülkiyetinden hükmençıkarıldığını ileri sürendavacının mirasçı sıfatıyla davalı idareyebaşvurarak son yapılan tespitlerle 2/B alanı olarak belirlendiğimiras yoluyla oluşan mülkiyet bağının bulunduğunuöne sürerek 6292 sayılı yasanın 7 nci maddesi uyarıncamevcut mülkiyet kaydının terkin edilerek kendisine iadeedilmesini talep ettiği, ancak bu başvurunun zımnen reddedilmesiüzerine bakılmakta olan işbu davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki biriptal davasının idari yargı merciince görülüp-görülemeyeceğinin belirlenmesinde iptale konu işlemin hangimercii tarafından tesis edildiği değil,uyuşmazlığın idari yargı ilkelerine göreçözülüp çözülemeyeceğinebakılması gerekir. Başka bir ifadeyle, bir işlemin iptaldavasına konu edilebilmesi için bu işlemin idari bir merciitarafından tek yanlı olarak tesis edilmiş olması yeterliolmayıp, işin esasına da idare hukuku ilkelerine göreincelemeye uygun olması gerekir. Bakılan davada iptaliistenilen işlemin idari ve icrai bir işlem olduğuna kuşkubulunmamaktadır. Ancak uyuşmazlık konusu olaydadavacının talebine yazılı olarak bir cevap verilmediğiiçin hangi nedenle reddedildiği açıkçaanlaşılamamış ise de, mahkememize yapılandeğerlendirmede bu talebin idari bir nedenle değiltaşınmazın hazine adına tescil edildiğigerekçesiyle reddedildiği kanaatinevarılmıştır. Davacı, taşınmazlailgili daha önceden miras yoluyla teşekkül eden mülkiyetilişkisinin olduğunu, dolayısıyla tescilkayıtlarının terkinini ve buna bağlı olarak dataşınmazın iadesini talep etmemiş ise dedavacının dilekçesinden ve dosyadaki belgelerden deanlaşılacağı üzere taşınmazın en son"Hükmen" Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle gerek davalıidarenin ret gerekçesi, gerekse davacının nihai talebi ve bunadayanak gösterdiği iddialarına bakılınca,ihtilafın çözümü için, öncelikletaşınmazın mülkiyetine ilişkin ihtilafınçözümlenmesi ve nihayet bu taşınmazın mevcutsicil kayıtlarının terkin edilip-edilemeyeceğinin vedavacıya iadesinin mümkün olup-olmadığının çözümlenmesigerekmektedir. Dolayısıyla, her nekadar davaya konu edilen işlem "idari bir işlem"hüviyetinde ise de mahiyeti itibariyle, bir taşınmazınmülkiyetine ve tescil kayıtlarının terkinine ilişkinbirden fazla ihtilafı içermesi nedeniyle bu işlemdenkaynaklanan ihtilafın idare hukuk ilkelerine göreçözümlenmesine olanak bulunmadığı …”gerekçesiyle davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmügörev yönünden reddine karar vermiş, aleyhine yasa yolunabaşvurulmayan kararın kesinleşmesi üzerine davacıvekilinin oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi içindilekçeyle Mahkememize müracaat etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf ZiyaattinCENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Birgül KURT, MehmetAKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 10.4.2017 günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, OrmanKanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına ormansınırları dışına çıkarılan İstanbulili, Çatalca İlçesi, Gökçeali Köyü,Ayvalı Dere mevkii 124 ada 5 parsel sayılıtaşınmazın, 6292 sayılı Kanunun 7 nci maddesikapsamında bedelsiz olarak devredilmesi için davacının yaptığıbaşvuruya cevap verilmediği gibi, diğer davalı M.D.’in zilyet olarak tespit edilip, hazine adına yapılan tescilin iptali vedavacı adına tescili istemiyle açılmıştır. Konuyailişkin mevzuatın incelenmesinde; 6831sayılı Yasanın 2 nci maddesi; Orman sayılan yerlerden: …B)31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından ormanniteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ,bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık,fıstıklık (antep fıstığı, çamfıstığı) gibi çeşitli tarım alanlarıveya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasındayarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köyyapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları, Ormansınırları dışınaçıkartılır. Ormansınırları dışına çıkartılan buyerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz ammemüesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman isesahipleri adına orman sınırları dışınaçıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapudakesin tashih ve tescil işlemiyapılır. 6292sayılı Yasanın 7 nci maddesi; (1) İlgililer tarafından idareyebaşvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resenyapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğutespit edilmesi hâlinde; a) Tapu ve kadastro veya imarmevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapudahalen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardanHazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığıgerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunanveya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedelalınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapukütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleriaynen devam eder, aynı gerekçeyle bu niteliktekitaşınmazlar hakkında dava açılmaz,açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalarsonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline kararverilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlarhakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bukararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilentaşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıliçinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarakönceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarınaiade edilir… 3402 sayılı Yasanın “Adlikuruluş” başlıklı 24. Maddesi; Genel mahkemelere aitolup da bu Kanunun uygulanması ile ilgili dava ve işlere belirlenenusul ve esaslara göre bakmak üzere her kadastro bölgesinde tek hâkimlive Asliye Mahkemesi sıfatını haiz yeter sayıda kadastromahkemesi kurulur. Bu mahkeme hâkimleri 2802 sayılı Hâkimlerve Savcılar Kanunu hükümlerine tabidir. “Genel olarak görev”başlıklı 25. Maddesi; Kadastro mahkemesi; taşınmaz malmülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veyaşerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara,sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına,kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özelkanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastroya veya kadastro ileilgili verasete ait uyuşmazlıklarıçözümleyebileceği gibi, istek üzerine verasetbelgesi de verebilir. “Kadastro tutanaklarının kesinleşmesive hak düşürücü süre”başlıklı 12. Maddesi; 30 günlük ilan süresigeçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarınaait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Kadastro müdürü tarafından onaylanarakkesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmişkararları; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmeksuretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerinekaydedilir. Bu tutanaklarda belirtilen haklara,sınırlandırma ve tespitlere ait tutanaklarınkesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra,kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve davaaçılamaz. Kadastrosu tamamlanan çalışma alanıiçerisinde kalan eski tapu kayıtları, işleme tabikayıt niteliğini kaybederler. Bu kayıtlara dayanılarakkadastro ve tapu sicil müdürlüklerinde işlemyapılamaz. 4721sayılı Türk Medeni Kanununun “Yolsuz tescilde” başlıklı 1025 inci maddesi; Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmişveya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya dadeğiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkızedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesi; Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardanDevlet sorumludur… Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapusicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Hükümleriniiçermektedir. Dosyanınincelenmesinde; evveliyatında 21.200 metrekare olarak davacı murisi Hasan Gözen adına 264 parsel numarada kayıtlıolan taşınmazın 6.700 metrekaresinin, Çatalca 1. TapulamaHâkimliğinin 29/07/1983 (02/02/1985 tavzih) tarih ve 1979/983 E.1983/1168 K. sayılı ilamıyla orman olarak hazine adınatesciline karar verildiği, taşınmazın 05/06/1996 tarihindesatış yapılarak M.D. adına tescil edildiği,Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/07/2008 tarih ve 2006/187 E.2008/575 K. sayılı ilamıyla taşınmazın tapukaydının 10.028,28 metrekarelik kısmının iptaliyleMaliye Hazinesi adına tesciline karar verildiği, 05/02/2010 tarihindedüzenlenen kadastro tutanağıyla “taşınmazın1985 yılından beri tarla olarak M.D.’in kullanımındaolduğu, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca hazineadına orman sınırları dışınaçıkarıldığı” belirtilerek tespityapıldığı, ilan süresi içinde KadastroMahkemesine dava açılmadığından 06/04/2010 tarihiitibarıyla tutanağın kesinleştiği ve bu suretletaşınmazın tamamının hazine adına tesciliningerçekleştiği görülmüştür. 6292sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinimüteakip, davacının 16/05/2012, tapu kayıtlarınagöre taşınmazın hazine adına tespit ve tescilindenönceki son maliki olarak görünen M.D.’ in de 21/05/2012tarihli dilekçe ile idareye başvurarak taşınmazınbedelsiz olarak iadesini talep ettikleri de dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taşınmazın dahaöncesinde ölen babasına ait olduğu halde mülkiyetindenhükmen çıkarıldığını ileri sürendavacı mirasçı sıfatıyla davalı idareyebaşvurarak 6292 sayılı yasanın 7 nci maddesi uyarıncamevcut mülkiyet kaydının terkin edilerek kendisine iadeedilmesini talep etmiş, başvurunun cevap verilmeyerek zımnenreddedilmesi üzerine bakılmakta olan davalaraçılmıştır. Her ne kadar davacı tarafındaniptali istenen idari bir işlem söz konusu ise de, bir işleminiptal davasına konu edilebilmesi için bu işlemin idari birmercii tarafından tek yanlı olarak tesis edilmiş olmasıyeterli olmayıp, işin esasının da idare hukuku ilkelerinegöre incelemeye uygun olması gerekir. Aynı taşınmazlailgili hak sahibi olduğunu ileri sürerek 6292 sayılı Yasa 7nci maddesi uyarınca idareye yapılmış iki başvurubulunmaktadır. Buna göre belirtilen madde gereğitaşınmaz üzerindeki gerçek hak sahibinin tespitigerekmektedir. Yukarıda özetlendiği üzere taşınmazınönceki tescil işlemleri mahkeme kararı, satış vekadastro tespitleri sonucu gerçekleştirilmiştir. Yine yukarıdadeğinilen 3402 ve 4721 sayılı Yasaların ilgili maddelerinazara alındığında gerçek hak sahibinin tespitiişleminin de adli yargı mercilerince yapılacağıaçıktır. Bu sebeple de davacı vekili her iki yargıkolunda idarenin yanında davacı M.D.’i de hasım olarakgöstermiştir. Açıklanangerekçelerle davacının niza konusu taşınmazınadına tescili istemiyle açtığı davanıngörüm ve çözümünde, 6831 sayılıYasanın 2/B, 3402 sayılı Yasanın 12 ve 4721sayılı Yasanın 1007 ve 1025 sayılı maddeleriuyarınca adli yargı yeri görevli bulunmaktadır. Bu durumdadavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden, Çatalca 2. Asliye HukukMahkemesinin 03.03.2016 gün ve E:2014/664, K:2016/104 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Çatalca 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.03.2016 gün ve E:2014/664, K:2016/104sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 10.4.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Birgül KURT Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy