T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 176
KARAR NO : 2017 / 232
KARAR TR : 10.4.2017
ÖZET : Davacılara ait taşınmazın, Birecik Barajı ve HES inşası için yapılan kamulaştırmalar sonrasında fiilen kullanma imkanı kalmadığından bahisle kamulaştırılması ve belirtilen tazminatın tahsili istemiyle açılan davanın; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1-C. K.
2-G.K.
3-K. K.
4-A.K.
5-H. K.
6-Ad. K.
7-M. K.
8-N. G.
9-E.K.
10-S.K.
11-S. B.
12-A.B.
13-M.B.
14-S.K.
15-M.K.
16-N.K.
17-M.A.
18-N.K.
19-M.A. K.
20-N.U.
21-Y. K.
22-D.K.
23-H. K.
24-V. K.
25-A.A.
26-M.G.K.
Vekili : Av.F. Ç.
Davalı : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
Vekili : Av.C.Ç.
O L A Y : Davacılar vekili dilekçesinde; Halfeti ilçesi Savaşan Köyü evleri vearazilerinin Birecik Barajı ve HES sebebiyle kamulaştırıldığını,müvekkili Halfeti ilçesi Savaşan köyündeyaşamakta iken Birecik Barajı ve HES sebebiyle SavaşanKöyünde bulunan taşınmazının kamulaştırılmadığını, 2000 yılında Mayıs-Haziran aylarında sularıntutulması ile birlikte Savaşan köyününboşaltıldığını ve yeni bir yerleşim yerikurulduğunu; Birecik Barajı ve HES sebebiyle Savaşanköyünde yapılan kamulaştırma sonucu köyüntüm yollarının sular altında kaldığını, hiçbir yerle ve ilçe merkezi ile ulaşımimkanının kalmadığını, köyünelektrik ve telefon şebekesinin iptal edildiğini, köy camisininkamulaştırıldığını, bu nedenlerdendolayı müvekkilinin eski Savaşan köyündeyaşaması ve fıstık arazisini kullanmasının fiilenimkansız hale geldiğini, eski köyün meskun bir yer olmaktançıktığını; Birecik Barajı ve HES sebebiyleSavaşan köyünde çevrenin sosyal, ekonomik veyerleşme düzeninin bozulduğunu, müvekkillerinin sosyal veekonomik yönden arazisinden yararlanamadıklarını,müvekkillerinin Savaşan Köyü 165 parsel sayılıtaşınmazındaki arazilerini fiilen kullanma imkanınınkalmadığını, Savaşan köyünün yeniyerleşim yerine taşındığını, yani devlettarafından yeni bir köy kurulduğunu; Bakanlar Kurulunun04.12.1998 tarih ve 98/12146 kararı ile Savaşanköyünün başka bir yere nakline karar verildiğini;Birecik Barajı ve HES içme ve kullanma suyu Barajı olmasınedeniyle Çevre Bakanlığına müzekkereyazılmış olduğunu; Çevre BakanlığıÇevre Koruma Genel Müdürlüğünün 06.08.2002tarih ve 2240/12162 sayılı yazısına göre; içmeve kullanma suyu temin edilen, kıta içi yüzeysel sukaynaklarının 2872 sayılı Çevre Kanununadayanılarak çıkartılan Su Kirliliği KontrolüYönetmeliğinin 16-20 inci maddelerinde belirtilen hükümlerçerçevesinde korunmakta ve kullanılmaktaolduğunu, Birecik Barajı Gölünün de içmeve kullanma suyu temin edilen barajlarımızdan birisi olduğundan,sağlıklı içme ve kullanma suyu temin etmek amacı ilekorunması gerektiğinin belirtildiğini; KamulaştırmaKanunun 12. maddesinin son fıkrasına göre; “...Barajinşası için yapılan kamulaştırmalar sonundamücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal, ekonomik veyayerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yöndenyararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde,sahiplerinin yazılı başvurusu üzerinekamulaştırmaya tabi tutulur…" denildiğini, müvekkilininmaliki bulunduğu Savaşan Köyü 165 parsel sayılıtaşınmazdan fiilen yararlanma imkanıkalmadığından bedelin tespiti ve tazmini için davaaçmanın zorunlu hale geldiğini ifade ederek; fazlayailişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, Savaşanköyü 165 parsel sayılı taşınmazın fiilenkullanma imkanı kalmadığındankamulaştırılmasına, 1.000.TL tazminatın davatarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilinekarar verilmesi istemiyle 10.9.2014 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi; 14/01/2015 gün ve E:2014/492,K:2015/49 sayı ile, uyuşmazlığın esasınıinceleyerek; "(…) Dava, 2942 sayılı yasanın12.maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırmanedeniyle çevrenin sosyal, ekonomik, ve yerleşim düzenininbozulması sebebiyle taşınmazdan ve üzerindeki muhtesattanyararlanma olanağı olmadığı iddiasına dayanantaşınmaz ve muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
(…)
SONUÇ OLARAK: 2942 sayılıkamulaştırma Yasası 12.madde hükmü ve YüksekYargıtay 5.H.D.nun emsal içtihatları nazara alınarak;Dava konusu taşınmaza bakıldığında sosyal veekonomik dengenin bozulduğu, taşınmaza ulaşımimkanının patika yoldan sağlandığı, köydeyaşayan kimsenin bulunmadığı, idarecekamulaştırma yapılmadığıanlaşılmış, taşınmazın yüzölçümüdikkate alındığında dava konusu taşınmazındeğerinin bilirkişilerce mütalaa edildiği ve değerdüşüklüğünün mahkememizce % 8 oranındaazaldığı kanaatine varılarak davanın kabulünefazlaya dair hakların saklı tutulmasına değerlendirme davatarihi fiyatları ile yapıldığından faize davatarihinden itibaren hükmedilmesine karar vermek veaşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM; Ayrıntısı yukardaaçıklandığı üzere;
Taleple bağlı kalınarak DavanınKABULÜNE,
Şanlıurfa ili, Halfeti ilçesi,Savaşan Köyü, 165 parsel sayılı taşınmazdayapılan baraj nedeniyle % 8 oranında değerdüşüklüğü olduğu kabul edilerek 1.000,00 TLnin dava tarihi olan 10/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek olan yasalfaizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
Davacıların fazlaya ilişkinhaklarının saklı tutulmasına(…) karar vermiş, temyizedilmesi üzerine;
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi; 19.10.2015 günve E: 2015/6267, K: 2015/17525 sayı ile, "(…) Dava, 2942sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan barajiçin yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal,ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle,taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanmaolanağı kalmadığı iddiasına dayanantaşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş;hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedeğildir. Davalı idare vekilinin temyizine gelince;
Taşınmazın; baraj inşasıiçin yapılan, kamulaştırma sahasınınmücavir alanında olmadığı gibi,kamulaştırmanın kesinleşmesini takiben idarece 15.12.2000yılında ilan yapıldığı, ilanınindirildiği günden itibaren taşınmaz mal sahibi veyamüşterek ve iştirak halindeki mülkiyet durumlarındapaydaşların tamamının bir yıl içerisindekamulaştırma talebinde bulunulmamıştır. Ayrıcataşınmaz, İçme suyu Havzaları Yönetmenliğiuyarınca baraj orta mesafeli koruma alanında kalmakta ise de;davalı idarece fiilen el atılmadığından bu yöndeinceleme yapma yeri de idari Yargıdır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine kararverilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne kararverilmesi, doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerindeolduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun428. maddesi gereğince BOZULMASINA…" karar vermiş; karardüzeltme istemi aynı Dairece, 30.5.2016 gün ve E:2016/1979,K:2016/10647 sayı ile reddedilmiştir.
HALFETİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 29/06/2016gün ve E:2016/169, K:2016/223 sayı ile; "(…) Mahkememiz2014/492 Esas 2015/49 Karar sayılı ilamı ile davanınkabulüne karar verildiği, verilen karar davacı vekili vedavalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 5. HukukDairesi'nin 19/10/2015 tarih 2015/6267 Esas, 2015/17525 Karar sayılıilamı ile BOZULMASINA, karar verildiği, Davacı vekilitarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurduğu veYargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2016 tarih 2016/1979 Esas, 2016/10647Karar sayılı ilamı ile İtirazın REDDİNE, kararverildiği ve Mahkememiz 2016/169 Esası alıp bu esasüzerinden yargılamaya devam etmiştir.
Dava, davacılara ait taşınmazın, mutlakkoruma alanı içinde kalması suretiylekamulaştırmasız el atıldığından bahisle,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylauğranılan zarara karşılık şimdilik 1.000,00TL'nin faiziyle birlikte tazmini istemiyleaçılmıştır.
Yukarıdaki bilgiler karşısında;davanın, davacıların taşınmazının,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 günlü, E:2010/5-662,K:2010/651 sayılı kararında "hukuki el atma" olaraknitelendirilen, İSKİ İçmesuyu HavzalarıYönetmeliği uyarınca imar planındaki belirleme sebebiylemülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanantazminat talebiyle açıldığı sonucunaulaşılmıştır.
Dava dilekçesinde ve Yargıtay Hukuk GenelKurulu kararında, mülkiyet hakkına getirildiğisöylenen kısıtlamanın, taşınmazın malikleriyönünden zarar doğurucu sonuçlarınınolabileceğinde kuşku yoktur. Ancak bu sonuç ya dasonuçlar, genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlem olanimar planında taşınmaza yönelik belirlemeden, bu plandaöngörülen kamulaştırma programlarınınzamanında yapılmamasından ve imar uygulamalarından;başka anlatımla da, idari işlemlerden ve davalı idarelerinimar planı gereği yapılması gerekenkamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortayaçıkan idari eylemlerden kaynaklanmaktadır.
İdari işlem ve eylemlerden doğanzararların tazmini taleplerinin ise, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13'üncü maddeleriuyarınca, İdari Yargı yerlerinde açılacak tamyargı davalarına konu edilmeleri, anılan yasahükümlerinin gereğidir.
Bu bakımdan, hukuka uygunluklarının denetimive zarar doğurucu sonuçlarının giderilmesi İdariYargı'nın görev alanında bulunan idari işlem veeylemlerin hukuk düzeninde yaratmış oldukları etki ve sonuçların,"hukuki el atma" olarak nitelendirilmesine ve bu olumsuzsonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargı yerlerindeaçılacak tazminat davalarına konu edilmelerine, hukuken olanakbulunmamaktadır.
Dolayısıyla, davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmının, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2'ncimaddesinin l'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları," hükmü gereğince idarivargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Nitekim,11.06.2013 günlü, 28674 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 6487 sayılı Kanun'un 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun geçici 6'ncı maddesindedeğişiklik yapan 21'inci maddesinde "Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyleveya ilgili kanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle "hukukiel atma" olarak nitelendirilen, imar planındaki belirleme sebebiylemülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanantazminat davalarının görüm veçözümünde İdari Yargı yerinin görevliolduğu belirtilmiştir.
Tüm bunlar dışında UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığının 03.02.2014 tarihli 2013/1880Esas-2014/85 Karar sayılı ilamında yine aynı tarihli2013/1885 Esas -2014/89 Karar sayılı ilamında ve buna benzerbirçok kararında dava konusu uyuşmazlıkla ilgiligörevli yargı yerinin idari yargı olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamından dava konusutaşınmazın kısmen Su Kirliliği KorumaYönetmeliğinin 17 maddesi uyarınca mutlak koruma alanındakısmen de yine aynı yönetmeliğin 18 maddesi uyarıncakısa mesafeli koruma alanında kaldığı, ancaktaşınmaza davalı idarece fiilen elatılmadığı, davacılar tarafından aynıtaşınmazlara ilişkin daha önce KamulaştırmaKanununun 12/5 maddesine dayanan mücavir alanda kamulaştırmadavası açıldığı ve mahkememiz tarafındantaşınmazda değer düşüklüğüolduğu kabul edilerek tazminata hükmedildiği ve bu kararınkesinleştiği, davacının mevcut açtığıdavanın mücavir alanda kamulaştırma davasıolmadığı Su Kirliliği Yönetmeliğindenkaynaklı kısıtlamalara dayanan hukuki el atmadan kaynaklıtazminat davası olduğu anlaşılmış, yukarıdaizah edilen gerekçelerle buna ilişkin yargılamayıyapmakla görevli yargı yerinin idari yargı olduğu kanaatinevarılarak HMK'nın 114/1-b maddesinin atfıyla 115/2 maddesiuyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM;Ayrıntısı yukardaaçıklandığı üzere;
HMK'nın 114/1 -b, 115/2 maddeleri uyarıncayargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usuldenREDDİNE,
Karar kesinleştiğindeve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Şanlıurfaİdare Mahkemesine gönderilmesine" karar vermiş bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacılar vekilinin talebi üzerine davadosyası İdare Mahkemesine gönderilmişse de; Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi; 11.11.2016 gün ve E: 2016/842,K: 2016/1071 sayı ile; (…) 2577 sayılı Kanunuyarınca, idare mahkemelerine yapılan bir müracaatınincelenebilmesi için; bu müracaatın ilgili idare mahkemesinehitaben düzenlenmiş bir dilekçe ile yapılması, dilekçeninanılan Kanun'un 3'üncü maddesinde yer alan koşullara uyguntanzim edilmesi, idari eyleme karşı açılan tam yargıdavalarında hangi idari eylem nedeniyle tazminat talep edildiğinindilekçede açıklanması veya dava konusu edilmek istenen(iptali talep edilen) işlem açıklanarak bu işlemeilişkin tarih ve sayı numarasına yer verilmesi gerekmektedir.
Olayda ise, 2577 sayılı Kanun'da düzenlenenşekilde idare mahkemesine hitaplı bir dava dilekçesinindosyada mevcut olmadığı, Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi'neyapılan başvuru sonrasında, anılan Mahkeme tarafındandosyanın Mahkememize gönderildiği görülmekte olup buhaliyle 2577 sayılı Kanunun 3. Maddesine uygun düzenlenmişbir dilekçe olmadığı görülmektedir.
Bu itibarla; davacı tarafından, Mahkememizehitaben yazılan bir dilekçe ile, yukarıda metnine yer verilen2577 sayılı Kanun'un 3'üncü maddesindekikoşulları haiz bir dilekçe ile Mahkememize davaaçılması gerektiğinden; mevcut durumdauyuşmazlığın incelenmesi hukuken mümkündeğildir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılıYasanın 3’üncü maddesi hükmüne uygun bulunmayandava dilekçesinin, aynı yasanın 15’inci maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğtarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde belirtilennoksanlıklar tamamlanarak söz konusu 3. maddedeöngörülen koşullara uygun biçimde yeniden davaaçılmak üzere reddine…" karar vermiştir.
Davacılar vekili bunun üzerine, aynıistemle, 12.12.2016 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ŞANLIURFA 2. İDARE MAHKEMESİ;30.12.2016gün ve E: 2016/1385 sayı ile; "(…) 2942 sayılıKamulaştırma kanununun 12. Maddesinde, "Baraj inşasıiçin yapılan kamulaştırmalar sonundakamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar,çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzenininbozulması, ekonomik veya sosyal yöndenyararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde,sahiplarinin yazılı başvurusu üzerinekamulaştırmaya tabi tutulur. Bu hususları düzenleyenyönetmelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca;İçişleri, Maliye, Bayındırlık, Tarım veOrman, Köyişleri ve Kooperatifler bakanlıklarınıngörüşü de alınmak suretiyle hazırlanır. Buyönetmelik, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren bir yıl içerisinde Bakanlar Kurulu kararıylayürürlüğe konulur ve Resmi Gazete'de yayımlanır.Bu suretle kamulaştırılan mücavir taşınmaz mallarhakkında 22 ve 23 üncü maddeler hükmü uygulanmaz.İdare, bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatıhükümlerini de gözönünde tutarak dilediği gibitasarrufta bulunabilir ve gerektiğinde Hâzineye bedelsiz olarakdevredebilir." hükmü yer almaktadır.
6.8.1985 tarih ve 18834 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren, Barajİnşaatı İçin YapılanKamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına MücavirTaşınmaz Malların KamulaştırılmasıHakkında Yönetmelik ile sözkonusu kamulaştırmaişlemlerin ne şekilde yürütüleceğiaçıklanmıştır.
2942 sayılı kanunun 12. Maddesinin sonfıkrasında ise, "Bu maddenin uygulanmasından doğacakanlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir."hükmüne yer verilmiştir.
Olayda davacının, dava dilekçesininsonuç ve istem kısmında, davaya konu ettiği hususlarailişkin olarak adli yargının görevli olduğunu belirterek,görevsizlik kararı verilmesini istemesi ile gerek adli yargıdaaçtığı davadaki talepleri, gerekse de mahkememizesunduğu dava dilekçesindeki talepleri birliktedeğerlendirildiğinde, davacının temel talebinin, 2942sayılı kanunun 12. Maddesi kapsamında; kamulaştırmasahasına mücavir taşınmaz mallarının, barajinşaatı sonrasında, çevrenin sosyal, ekonomik veyayerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yöndenyararlanılmasının mümkün olmaması nedenleriyle,kamulaştırılmamasından kaynaklı tazminat davasıolduğu ve 2942 sayılı kanununun 12. Maddesinin sonfıkrasında ise bu maddenin uygulanmasından doğacakanlaşmazlıkların adli yargıdaçözümleneceğinin hüküm altınaalındığının görülmesikarşısında, 2942 sayılı kanununun 12. Maddesikapsamında bulunan hukuki ihtilafın çözüm yerininAdli Yargı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2247 SayılıUyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyası ileHalfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2016/169, K:2016/223 sayılıdosyasının, Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,dosyanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesinekadar ertelenmesine…" karar vermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Birgül KURT, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 10.4.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacılara ait taşınmazın, BirecikBarajı ve HES inşası ile bu kapsamda yapılankamulaştırmalar sonrasında fiilen kullanma imkanıkalmadığından bahisle kamulaştırılması vefazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıile 1.000.TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birliktetahsili istemiyle açılmıştır.
2942 sayılıKamulaştırma Kanununun "Kısmen kamulaştırma"başlıklı 12.maddesinde; “Kısmenkamulaştırılan taşınmaz malın değeri;
a) Kamulaştırılmayankısmın değerinde, kamulaştırma sebebiyle birdeğişiklik olmadığı takdirde, o malın 11 incimaddede belirtilen esaslara göre takdir edilen bedelindenkamulaştırılan kısma düşen miktarıdır.
b) Kamulaştırmadışında kalan kısmın kıymetinde,kamulaştırma nedeniyle eksilme meydana geldiği takdirde; bueksilen değer miktarı tespit edilerek, kamulaştırılankısmın (a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin olunankamulaştırma bedeline eksilen değerin eklenmesiyle bulunanmiktardır.
c) Kamulaştırmadışında kalan kısmın bedelinde kamulaştırmanedeniyle artış meydana geldiği takdirde ise, artışmiktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın(a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin edilen bedelinden artandeğerin çıkarılmasıyla bulunan miktardır. Şu kadar ki, (c) bendigereğince yapılacak indirme, kamulaştırma bedelininyüzde ellisinden fazla olamaz. (b) ve (c) bentlerindesözü edilen bedelin düşüş ve artışmiktarları, 11 inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdirisuretiyle tespit olunur. Kamulaştırmadışında kalan kısım, imar mevzuatına göreyararlanmaya elverişli olduğu takdirde; kesilen bina, ihataduvarı, kanalizasyon, su, elektrik, havagazı kanalları, makinegibi tesislerden mal sahiplerine kalacak olanlarının eski nitelikleridairesinde kullanılabilecek duruma getirilebilmeleri için gerekengider ve bedel, belirlenerek kamulaştırma bedeline ilave olunur. Bumasraf ve bedeller (b) bendinde yazılı kıymetdüşüklüğü miktarının belirlenmesindegözönünde tutulmaz. Bir kısmıkamulaştırılan taşınmaz maldan artan kısmıyararlanmaya elverişli bir durumda değil ise, kamulaştırmaişlemine karşı idari yargıda dava açılmayanhallerde mal sahibinin en geç kamulaştırma kararınıntebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılıbaşvurusu üzerine, bu kısmın dakamulaştırılması zorunludur. Baraj inşasıiçin yapılan kamulaştırmalar sonundakamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar,çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzenininbozulması, ekonomik veya sosyal yöndenyararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde,sahiplerinin yazılı başvurusu üzerinekamulaştırmaya tabi tutulur. Bu hususları düzenleyenyönetmelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca;İçişleri, Maliye, Bayındırlık, Tarım veOrman, Köyişleri ve Kooperatifler bakanlıklarınıngörüşü de alınmak suretiyle hazırlanır. Buyönetmelik, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren bir yıl içerisinde Bakanlar Kurulu kararıylayürürlüğe konulur ve Resmi Gazete'de yayımlanır.Bu suretle kamulaştırılan mücavir taşınmaz mallarhakkında 22 ve 23 üncü maddeler hükmü uygulanmaz.İdare, bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatıhükümlerini de gözönünde tutarak dilediği gibitasarrufta bulunabilir ve gerektiğinde Hazineye bedelsiz olarakdevredebilir. Kısmenkamulaştırılan paylı mülkiyete konu taşınmazmal, evvelce paydaşlar arasında fiilen bölünerek bir veyabirkaç paydaşın tasarruf ve yararlanmasınabırakılmış ve yapılan kısmikamulaştırma bu yerin tamamını veya bir kısmınıkapsıyor ise, bu durumda kamulaştırmaya ilişkinişlemler sadece bu paydaş veya paydaşlar hakkındayürütülerek kamulaştırma bedeli paylarıoranında kendilerine ödenir. Pay veya paydaşların sadece bukısım için dava hakları vardır. Taşınmazmalın kamulaştırılmayan kısmı üzerindehakları kalmaz ve adları paydaşlar arasındançıkarılır. Kamulaştırılan bu yerler tapusicilinde idare adına tescil olunur. Bu maddeninuygulanmasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıdaçözümlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 2942sayılı Kanuna dayanılarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılan ve 6.8.1985 gün, 18834 no.lu Resmi Gazetedeyayımlanan “Baraj İnşaatı İçinYapılan Kamulaştırmalarda Kamulaştırma SahasınaMücavir Taşınmaz MallarınKamulaştırılması Hakkında Yönetmelik” ilede; baraj inşası için yapılankamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasındamücavir taşınmaz malların, çevrenin sosyal, ekonomikveya yerleşim düzeninin bozulması, ekonomik ve sosyalyönden yararlanılmasının mümkün olmamasıhallerinde bu sahaların kamulaştırılabileceğine dairçözüm, usul ve esasların düzenlendiğigörülmüştür. Dava dosyalarının incelenmesinden; BirecikBarajı ve HES nedeniyle Şanlıurfa İli, Halfetiİlçesi, Savaşan Köyünde bulunan ev ve arazilerinkamulaştırıldığı, davacıların SavaşanKöyündeki 165 parsel sayılı taşınmazlarınınise kamulaştırılmadığı, köyünyollarının sular altında kaldığı, alt ve üstyapı hizmetlerinin verilmediği, Köyün belirlenen yeniyerleşim yerine nakledildiği; davacılar vekili tarafından, SuKirliliği Kontrolü Yönetmeliğindeki düzenlemelerkapsamında mağduriyet yaşandığı iddia edilerek;Kamulaştırma Kanunun 12. Maddesinde işaret edilen“...Barajinşası için yapılan kamulaştırmalar sonundamücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal, ekonomik veyayerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yöndenyararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde,sahiplerinin yazılı başvurusu üzerinekamulaştırmaya tabi tutulur…" hükmü dikkatealınarak, taşınmazdan fiilen yararlanma imkanıkalmadığından bahisle bedelin tespiti ve tazmini içindava açıldığıanlaşılmıştır. Somut olayda, davacıların davaya ilişkintalepleri ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesindedüzenlenen mücavir alan kamulaştırması kapsamındanitelendirilebilecek ve bu maddenin uygulanmasıyla çözümekavuşturulacak uyuşmazlığın, anılan Kanunmaddesinin son fıkrasının açık hükmükarşısında adli yargı yerinin görevine girdiğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Şanlıurfa 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin, 29/06/2016 gün ve E:2016/169,K:2016/223 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Şanlıurfa 2.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Halfeti Asliye HukukMahkemesinin, 29/06/2016 gün ve E:2016/169, K:2016/223 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 10.4.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Birgül KURT Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy