T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 202 KARAR NO : 2017 / 250 KARAR TR : 10.04.2017 ÖZET : Vakıf üniversitesi yaz okulu ücretinin iadesine ilişkin istemin ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :O.N.Ö. Vekili :Av. M. T. Davalı :Başkent Üniversitesi Vekili :Av. A.K. O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinindavalı üniversitenin Hukuk Fakültesi'ne 2004-2005 eğitimyılının güz döneminde kaydınıyaptırdığını, müvekkilinin bazı derslerdenyaz okuluna gitmek zorunda kaldığını, ödemelerin2009-2010 güz yarıyılı ve sonrası sistemdegörüldüğünü, yıllık eğitimücretini ödediği halde başarısız olduğudersler için yeniden ödeme yapmak zorundakaldığını, bunun haksız olduğunu belirterektahsil edilen 500,00-TL'nin yasal faizi ile birlikte ödenmesine kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 2. TÜKETİCİMAHKEMESİ: 17.11.2014 tarih, E:2014/1838, K:2014/2659 sayılıkararı ile “T.C. Uyuşmazlık Mahkemesinin 30/12/2013 tarihve 2013/998 Esas ile 2013/1761 Karar sayılı hükmü dikkatealınarak; Davalı vakıf üniversitesinin kamu hizmetiyürüttüğü sırada kişilere verdiği hertürlü zararın tazmini istemi ile açılan davalardakamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusura veya başka nedenle idarenin sorumluluğunun bulunupbulunmadığının saptanmasının gerektiği, buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 Sayılı Yasanın 2 maddesinin1. fıkrasının ( b) bendi kapsamında bulunan tam yargıdavasının görülmesi ve çözümündeidari yargı yerlerinin görevli olduğu” gerekçesiyleHMK 30, 114/1-b ve 115/2 Madde uyarınca adli yargı yolu caizolmadığından, davanın usulden reddine karar vermiş,karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi:10.03.2016 gün ve E:2015/3325, K:2016/4247 sayılı ilamıyla;“Davacı, davalı üniversitenin kendisinden haksızolarak alındığını ileri sürdüğü vemiktarını tam olarak tespit edemediği yaz okulu ücretininistirdadı istemiyle eldeki davayı açmıştır.Uyuşmazlık, davacı ile davalı vakıf üniversitesiarasındaki eğitim hizmetine ilişkin sözleşmeden kaynaklanmaktaolup, davada kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıdagörülmesi gereken idari bir işlem veya hizmet söz konusudeğildir. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığaözel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekli olup, davadagörevli mahkeme de adli yargı mahkemeleridir. O halde mahkemeceişin esasına girilerek oluşacak uygun sonuçdoğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılışekilde görevsizlik kararı verilmiş olması doğrugörülmemiştir” görüşüylehükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince “Bozulmasına”karar vermiştir. Ankara 2. TüketiciMahkemesi, 20/09/2016 tarihli oturumda bozmaya uyulmasına kararvermiş, davalı vekili 03/10/2016 havale tarihli dilekçeylegörev itirazında bulunmuştur. ANKARA 2. TÜKETİCİMAHKEMESİ: 17.11.2016 gün ve E:2016/788 sayı ile“Davalı vekili 03/10/2016 havale tarihli dilekçesi ilemahkememizde görülmekte olan davanın idari yargı yolundaçözülmesi gerektiğini, bu nedenle mahkememizingörevli olmadığını ve görevsizlik kararıverilmesi gerektiğini belirterek dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 17/11/2014 tarih ve2014/1838 Esas ve 2014/2659 Karar sayılı ilamı ile davanınidari yargının görev alanına dâhil olduğugerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı vekilincetemyizi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 10/03/2016 tarih,2015/3325-2016/4247 Esas ve Karar sayılı ilamı ileuyuşmazlığın davacı ile davalı arasındakiözel hukuk hükümlerine tabi öğrenim hizmetiverilmesine ilişkin sözleşme ilişkisinden kaynaklanmasınedeniyle davanın adli yargı yerinde görülmesigerekçesiyle anılan hüküm bozulmuştur. Bozma üzerine mahkememizdeyapılan 20.09.2016 tarihli duruşmada bozmaya uyulmasına kararverilmiştir. Davalı vekili 03/10/2016 havale tarihli dilekçesiile davada görevli yargı yerinin, idari yargı olduğunubelirtmiş ve Mahkememizin 20/09/2016 tarihli duruşmasının(4) nolu ara kararıyla da bu talebin celse arasındadeğerlendirilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili cevapdilekçesi ile yargı yeri olarak adli yargınıngörevli olduğunu belirterek dosyanın esas yönündenincelenmesini talep etmiştir. 2247 SayılıYasanın 12/3.maddesi uyarınca, ilgili evraklar ile davadosyasının onaylı örneklerinin uyuşmazlıkçıkartma isteminde bulunmaya yetkili makam olan DanıştayBaşsavcısına gönderilmesine” karar vermiş, dilekçe,dava dosyası ile birlikte DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI; Anayasanın"Yükseköğretim Kurumlan" başlıklı 130.maddesinin 1. fıkrasında, "Çağdaşeğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzeniçinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insangücü yetiştirmek amacı ile ortaöğretimedayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim,bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak,ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitlibirimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimselözerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunlakurulur."; 2. fıkrasında, "Kanunda gösterilen usul veesaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamakşartı ile "vakıflar tarafından, Devletin gözetimve denetimine tabi yükseköğretim kurumlan kurulabilir.";10. fıkrasında. "Vakıflar tarafından kurulanyükseköğretim kurumlan, mali ve idari konulardışındaki akademik çalışmaları,öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlikyönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumlaniçin Anayasada belirtilen hükümlere tabidir."hükmüne yer verilmiştir. 2547 sayılıYükseköğretim Kanunu'nun 3/c maddesinde, vakıflartarafından yüksek öğretim kurumuaçılabileceği kabul edilmiş, aynı maddenin (d)bendinde, ayrım yapılmaksızın, üniversitelerin kamutüzel kişiliğine sahip oldukları belirtilmiştir.Anılan Kanun'un 5/f maddesinde, üniversitelerin kalkınma plan veprogramlarının ilke ve hedefleri doğrultusunda ve yükseköğretimplanlaması çerçevesinde YükseköğretimKurulunun görüşü veya önerisi üzerine kanunlakurulacağı belirtilmiş olup; aynı Kanun'un 7/d maddesinde,Devlet kalkınma planlarının ilke ve hedefleri doğrultusundave yükseköğretim planlaması çerçevesiiçinde, yeni üniversite kurulmasına ve gerektiğindebirleştirilmesine ilişkin öneri ve görüşlerinMilli Eğitim Bakanlığına sunulması, birüniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokulaçılması, birleştirilmesi veya kapatılması ileilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerileredayalı kararlar almak ve gereği için Milli EğitimBakanlığına sunmak Yükseköğretim Kurulunungörevleri arasında sayılmıştır. AnılanKanun'un Ek 2. maddesinde, vakıfların kazanç amacına yönelikolmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışındaakademik çalışmalar, öğretim elemanlarınınsağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanundagösterilen esas ve usullere uymak kaydıylayükseköğretim kurumlan kurabilecekleri düzenlenmişolup; Ek 6. maddesinde, kurulacak yükseköğretim kurumunun,vakıf tüzel kişiliği dışında ayrı birtüzel kişiliğe sahip olacağı; Ek 11. maddesinde"(Ek fıkra: 20/8/2016-6745/15 md.) Yapılan denetimler sonucufaaliyet izninin kaldırılmasını gerektiren durumlarıtespit edilen vakıf yükseköğretim kurumlan ile kurucuvakıflarına kayyım atanan vakıfyükseköğretim kurumlarının faaliyet izni,Yükseköğretim Kurulunun teklifi ve Bakanlar Kurulununkararı ile kaldırılır. Bu durum, ilgili vakıfyükseköğretim kurumunun kuruluş kanunununyürürlükten kaldırılmasınınsağlanması için Yükseköğretim Kurulutarafından Millî Eğitim Bakanlığına bildirilir.Bu şekilde faaliyet izni kaldırılan vakıfyükseköğretim kurumlarında kayıtlıöğrenciler Yükseköğretim Kurulu tarafındangarantör üniversiteye veya belirlenecek bir Devletüniversitesine intikal ettirilir."(Ek fıkra: 20/8/2016-6745/15md.) Faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretimkurumlarının malvarlığı, 22/11/2001 tarihli ve 4721sayılı Türk Medeni Kanununun resmî tasfiyehükümlerine göre tasfiye edilir. Resmî tasfiye süreciYükseköğretim Kurulu tarafından başlatılır.Yetkili ve görevli mahkemece Maliye Bakanlığı veYükseköğretim Kurulunun birer temsilcisi tasfiye memuru olarakatanır. Tasfiye giderleri, tasfiye olunan vakıfyükseköğretim kurumunun malvarlığından karşılanır.Tasfiye işlemleri her türlü vergi, resim ve harçtanmuaftır. (Ek fıkra: 20/8/2016-6745/15 md.) Tasfiye süresincevakıf yükseköğretim kurumu aleyhine ihtiyati tedbir veihtiyati haciz kararı verilemez, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizdâhil her türlü icra takibatı durur ve yeni icra takibiyapılamaz. Varsa vakıf yükseköğretim kurumuhesaplarına konulan ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, hacizler ile blokelerkalkar. Tasfiye süresi boyunca zamanaşımı süresiişlemez."; (Ek fıkra: 20/8/2016-6745/15 md.) Tasfiye sonucundakalan malvarlığı kurucu vakfa geçer."; (Ekfıkra: 20/8/2016-6745/15 md.) Kurucu vakıflarına kayyımtayin edilen veya faaliyet izni kaldırılan vakıfyükseköğretim kurumu mütevelli heyet başkanı veüyeleri ile tüm yöneticilerinin görevlerikendiliğinden sona erer. ..."(Ek fıkra: 20/8/2016-6745/15 md.)Vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izniningeçici olarak durdurulması hâlinde durdurulma süresince,kurumun idaresi, eğitim ve öğretimi sürdürmek veyatamamlamak üzere Yükseköğretim Kurulunca garantörüniversiteye veya belirlenecek bir Devlet yükseköğretimkurumuna verilir. Bu vakıf yükseköğretim kurumunun kurucuvakfının yönetim organı başkan ve üyeleri ilevakıf yükseköğretim kurumu mütevelli heyetbaşkanı, üyeleri ve tüm yöneticileriningörevleri, faaliyet izninin geçici olarak durdurulmasıkararı ile birlikte sona erer. Bu kurucu vakfa,Yükseköğretim Kurulu ile birlikte Vakıflar GenelMüdürlüğünün talebi üzerine yetkili mahkemetarafından kayyım atanır.", (Ek fıkra:20/8/2016-6745/15 md.) Bu madde kapsamına giren vakıfyükseköğretim kurumlarında eğitim öğretimücretlerinin belirlenmesine, öğrencilerin nakline, eğitimöğretimin ve diğer işlemlerin aksamadanyürütülmesine ilişkin her türlü tedbirleri almayave düzenleme yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkilidir. (Ekfıkra: 19/11/2014-6569/31 md.)"; Ek 15. maddesinde, vakıftüzelkişiliğinin herhangi bir şekilde nihayete ermesihalinde, vakıf yükseköğretim kurumutüzelkişiliğinin devam" edeceği ve vakıftarafından yükseköğretim kurumutüzelkişiliğine tahsis edilen her türlütaşınır ve taşınmaz mal, araç-gereç,malzeme, para ve ekonomik değeri olan haklarınyükseköğretim kurumunun mülkiyetine geçeceği,bu durumda vakıf yükseköğretim kurumu mütevelli heyetiüyeleri ile yükseköğretim kurumu yöneticilerininseçilmesi yetkisinin, Yükseköğretim Kurulunun olumlugörüşü üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğüncebir başka vakfa devredileceği hükmebağlanmıştır. Diğer yandan, 2809sayılı Yükseköğretim Kurumlan TeşkilatıKanunu'nun Ek maddelerinde, vakıflar tarafından kurulanüniversitelerin kamu tüzel kişiliğini haiz olarakkuruldukları hükme bağlanmış olup; 13.1.1994 tarihindekabul edilen 3961 sayılı Kanunla değiştirilen Ek 33.maddesinde, Ankara'da "Türkiye Organ Nakli ve Yanık TedaviVakfı ile Haberal Eğitim Vakfı" tarafından 2547sayılı Kanunun vakıf yükseköğretimkurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamutüzelkişiliğini haiz "Başkent Üniversitesi"adıyla yeni bir vakıf üniversitesi kurulduğubelirtilmiştir. Ayrıca vakıflartarafından kurulacak yükseköğretim kurumlarınaYükseköğretim Kurulu kararı ile "Üniversite"adı verilebileceğini düzenleyen 3589 sayılı, 2547 sayılıYükseköğretim Kanununun Bazı MaddelerininDeğiştirilmesi Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 3. maddesinin,Anayasasının 6, 123 ve 130. maddelerine aykırı olduğusavıyla açılan iptal davasında, Anayasa Mahkemesinceverilen 30.5.1990 gün ve E:1990/2, K:1990/10 sayılı kararda vakıfüniversitelerinin kamu tüzel kişiliğini haiz olduklarıbelirlenmiştir. Görüldüğüüzere, vakıf üniversiteleri, kazanç amacı olmamakşartı ile mali ve idari konular dışında akademikçalışmalar, öğretim elemanlarınınsağlanması ve güvenlik yönlerinden Devlet eliyle kurulanyükseköğretim kurumlan için Anayasada belirtilenhükümlere tabi olarak Yükseköğretim Kurulunungörüş ve önerisi üzerine kanunla,tüzelkişiliği haiz olmak üzere kurulmakta olup; butüzel kişiliğin de, gerek 2809 sayılı Kanunhükümleri ve gerekse Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca kamutüzel kişiliği niteliğinde olduğutartışmasızdır. İdari rejime dayalıolarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'nin yönetimyapısında, "kamu tüzel kişiliği" idariyargının görev alanının belirlenmesindekullanılan ölçütlerden bir tanesidir. Kamu tüzelkişilerinin kuruluş amacı kamu yararı; faaliyetkonuları ise, kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu TüzelKişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstünve ayrıcalıklı kamu gücüne sahiptirler ve tektaraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle dekamu hukukuna tabidirler. Bu haliyle; kamu tüzelkişisi olarak kanunla kuruldukları ve kamu hizmeti sunduklarıtartışmasız olan vakıf üniversitelerinin, Devletüniversitelerinden farklı tutulması hukuken olanaksızdır. 2547 sayılı Kanunun"Öğrencilerden alınacak ücretler mütevelli heyettarafından tespit edilir." başlıklı Ek 10. maddesinde,"Vakıflar tarafından kurulacak yükseköğretimkurumlan çalışmalarını Devletyükseköğretim kurumlan gibi, her ders yılı sonundaYükseköğretim Kuruluna sunarlar. Bu kurumlar mali, idari veekonomik konularda Yükseköğretim Kurulunun gözetim vedenetimine tabidirler.", Ek 26. maddesinde, "Üniversite veyayüksek teknoloji enstitülerinin açmış olduklarıyaz okullarına katılacak öğrencilerden, toplamikiyüzseksen ders saatine karşılık olmak ve 46 ncımadde uyarınca belirlenen yıllık öğrenci katkıpayının iki katını aşmamak üzereYükseköğretim Kurulunca belirlenecek miktarda yaz okuluöğretim ücreti alınır..." hükmügetirilmiş; bu Ek 26. maddeye dayanılarak YÖK tarafındanhazırlanarak 01.01.2009 tarihinden geçerli olmak üzereyürürlüğe giren YükseköğretimKurumlarında Yürütülen Yaz Okulları ProgramlarıUygulama Esas ve Usulleri ile bu husus ayrıntılıdüzenlenmiş; davalı üniversite tarafından, 2547sayılı Yasanın 14. maddesine dayanılarak hazırlananBaşkent Üniversitesi Önlisans ve LisansEğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin 13/2.maddesi gereğince de Başkent Üniversitesi Yaz ÖğretimiYönergesinde "yaz okulu" programı ayrıntılıdüzenlenmiştir. Bu bağlamda, davalıVakıf Üniversitesinin eğitim-öğretim hizmetiniyürütürken yukarıdaki mevzuat doğrultusundaaldığını beyan ettiği davaya konu yaz okuluöğretim ücretlerinin kamu hizmetinin yöntemine ve hukukauygun bulunup, bulunmadığının saptanmasıgerektiği; bu hususların saptanması ise, idare hukuku ilkelerinegöre yapılabileceğinden; 2577 sayılı Yasa'nın 2.maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan tamyargı davasının görüm veçözümünde idari yargı yerlerinin görevliolduğu sonucuna ulaşılmıştır”şeklindeki gerekçe ile 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncumaddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Mahkememizce benzeruyuşmazlığa ilişkin emsal kararımız nazara alınarakYargıtay Cumhuriyet Başsavcısından görüşalınmasına gerek görülmemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Birgül KURT,Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 10.4.2017 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalı BaşkentÜniversitesi vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının mahkemece Yargıtay bozma ilamınauyulmak suretiyle fiilen reddedilmiş olması ve 12/1. maddedebelirtilen süre içinde Davalı vekilince başvurudabulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca,10. maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargı, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınBaşkent Üniversitesi Hukuk Fakültesinde ücretliöğrenci olduğu dönemlerde devam ettiği yaz okulueğitimi ücretinin iadesi davasıdır. Üniversitelerdeuygulanmakta olan Yaz Okulu Sistemibir anlamda 3. DönemUygulaması gibi ele alınabilir. Yaz okulu zayıfolan dersleri yeniden almak, üstten ders almak veya notortalamasını yükseltmek için kullanılan, isteğebağlı, hızlandırılmış bir dönem olarakgörülebilir. İsteğe bağlı olduğundan vebaşarılı olması durumunda öğrencinin çokdaha yüksek olan eğitim ücretini ödemeyecek olmasınedeniyle eğitim sözleşmesinin devamı niteliğinihaizdir. Davalıvakıf üniversitesinin kamu tüzel kişiliğitartışmasız olmakla birlikte, idarece kamu gücükullanılarak, resen ve tek yanlı biçimde tesis edilenuygulamadan söz etme imkânı bulunmamaktadır. Olayda tamanlamıyla 6098 sayılı Borçlar Kanununun ilk maddelerindetanımlanan “tarafların iradelerinikarşılıklı ve birbirine uygun olarakaçıklamalarıyla (icap kabul suretiyle) kurulan birsözleşme” söz konusudur. Davacı seneiçerisinde başarısız olduğu bir kısımdersleri daha sonraki akademik dönemlerde alarak okulu uzatmak suretiyledaha fazla eğitim ücreti ödemek yerine, akademik dönemiçinde başarısız olduğu dersleri kendi isteğiile ve çok daha az ücret ödemek suretiyle yaz okulundaalmayı tercih etmiştir. Ankara2. Tüketici Mahkemesinin Yargıtay 18. Hukuk Dairesince bozulan ilkgörevsizlik kararında değindiği Mahkememizin 30/12/2013tarih ve 2013/998 Esas ile 2013/1761 Karar sayılı hükmünekonu olayın “denklik belgesi alamayan davacının bununnedeni olarak, davalı kurumun yasaya aykırı olarakdavacıyı öğrenci olarak kabul etmesini” neilişkin olduğu gibi, ayrıca kararda adli yargınıngörevli olduğunun belirtildiği saptanmıştır. Bu durumda, idari yargıdagörülmesi gereken idari bir işlem veya hizmetin söz konusuolmadığı, davacı ile davalı arasında özelhukuk hükümlerine tabi yaz okulu öğrenim hizmetiverilmesine ilişkin sözleşme ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın,genel hükümlere göre adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Belirtilen nedenlerle, davanın görüm veçözümü adli yargı yerinin görev alanınagirdiğinden Danıştay Başsavcısı’nın29.11.2016 gün ve E:2016/109 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın 29.11.2016 gün ve E:2016/109sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 10.04.2017 gününde ÜyeAlaittin Ali ÖĞÜŞ’ün KARŞI OYU VE OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Birgül KURT Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy