T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 16
KARAR NO : 2017 / 155
KARAR TR : 13.3.2017
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken özelleştirme nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :F. Ö.
Vekili :Av. A.B.
Davalı : Türk TelekomünikasyonA.Ş.
Vekili :Av. A. D.Y.
O L A Y : Davacı vekili;müvekkilinin Türk Telekom'da çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeniyle 406 sayılı Yasanın Ek 29.maddesi gereğince önce davalı ile İş Yasasıkapsamında iş akdi imzaladığını, daha sonrahizmet sözleşmesinin sona erdirilerek 4046 sayılı Yasanın22. maddesi ve 406 sayılı yasanın Ek 29. maddesi gereğincememur olarak bir kuruma atandığını ifade ederek; müvekkiline,5473 sayılı Yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmamasınedeniyle alamadığı parasal haklarına ilişkin olarakfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.500,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle 8.2.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 24.İŞMAHKEMESİ: 21.3.2016 gün ve E:2016/22, K:2016/166 sayı ile,“(…)özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığı dönemdedavalı şirkete davacının ücreti konusunda"artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında" olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı kanunhükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli devlet personeli başkanlığına bildirilmesi,bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakililmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesigibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarını belirlediği,söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları açıktır. İdari işlemler ileilgili uyuşmaların ise adli yargı yerinde değil idariyargı yerinde çözülmesi gerekir. Bu konuda dosyaarasında bulunan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel KurulKararları da bu yöndedir. Dolayısıyla Mahkememizce 6100sayılı HMKnın 114/1-b maddesi uyarınca "Yargıyolunun caiz olmaması" sebebiyle aynı kanunun 115/2 maddesiuyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:YUKARIDA AÇIKLANAN NEDENLERLE; 1-Uyuşmazlığınçözüm yeri İdari Yargı olduğundan davanın6100 sayılı HMK 114/1-b maddesi gereğince “Yargıyerinin caiz olmaması” nedeniyle aynı Kanunun 115/2 maddesiuyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usuldenREDDİNE…” karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. BURSA 3.İDAREMAHKEMESİ; 19.12.2016 gün ve E:2016/710 sayı ile,“(…) 406 sayılı Kanunun değişik 1. maddesinin7. fıkrasında; “Türk Telekom, bu kanun ve özel kanunhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu kanunhükümleri saklı kalmak üzere kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz” hükmüne yerverilerek Türk Telekom’a özgü farklı bir statüoluşturulmuştur. AynıKanunun 4673 sayılı Yasayla değişik Ek 22. maddesinde de; TürkTelekomdaki kamu payı % 50'nin altına düşünceye kadar,Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devletmemurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en azdört yıllık yüksek öğrenim görmeşartlarının aranacağı, bunlarındışında kalan personelin iş mevzuatı uyarıncaistihdam edileceği ve iş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartların Yönetim Kurulutarafından tayin olunacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca,Türk Telekomünikasyon A.Ş’nin özelleştirmekapsamında iken %55 oranındaki hissesinin blok olaraksatışı suretiyle kelleştirilmesi için 01.07.2005tarihinde yapılan ihale sonucunda 2005/9146 sayılıBakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda şirketin %55 oranındakihissesi satılarak 14.11.2005 tarihinde Oger firmasına devredildiği,şirketin kamusal niteliğinin ortadan kalktığı daanlaşılmaktadır. Bunagöre, dava konusu tazminat istemine ilişkin işlemin tesisedildiği ve davanın açıldığı tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanannedenlerle; davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Ankara 24. İş Mahkemesi'ninUYAP üzerinden gönderilen dosya örneği ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosya incelemesininUyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine…”karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 13.3.2017 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, İdaremahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen durumun aksine, adli yargı kararınınkesinleşme durumu açıklığa kavuşturulmadanUyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu görülmekteise de; Mahkememizce, adli yargı kararının kesinleşmedurumunun Mahkemesinden sorulduğu ve sonuçta usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacının; 5473sayılı Yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmamasınedeniyle, alamadığı parasal haklarına ilişkin olarakfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00.TL’nindava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliistemiyle açılmıştır. Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ilekendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Ancak, özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, 14.11.2005 tarihliHisse Satış Sözleşmesi ile Oger Telekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır. Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacının vekili tarafından; 5473 sayılıyasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmaması nedeniyle,müvekkilinin alamadığı parasal haklarına ilişkinolarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.500,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle 8.2.2012 tarihinde davaaçılmıştır. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, dava açıldığı tarihte davalımevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Bursa 3.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara24.İş Mahkemesinin 21.3.2016 gün ve E:2016/22, K:2016/166sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa3.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara24.İş Mahkemesinin 21.3.2016 gün ve E:2016/22, K:2016/166sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13.3.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy