T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 112 KARAR NO : 2017 /172 KARAR TR : 13.3.2017 ÖZET : 5. Kor. 105. Top. Alay Komutanlığı emrinde görevli iken sözleşmesi feshedilen, 08/08/2009 tarihinden itibaren sağlık yardımına hak kazanarak terhis edilen, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 10. maddesinde yer verilen "Sözleşmeleri sağlık nedeniyle sona erenlerden; sözleşmelerinin sona ermesine neden olan sıhhi arızalarının tedavisine devam edenlere, sözleşme sona erme tarihinden başlamak şartıyla on iki ayı geçmemek üzere…” sağlık yardımı yapılacağı hükmü uyarınca 12/10/2009-12/08/2010 tarihleri arasında toplam 11.871,32 TL sağlık yardımı yapılan davalıya sağlık yardımı yapılmaya başlandığı tarihten itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından da malullük aylığı bağlandığının öğrenilmesi üzerine; yapılan sağlık yardımı hakkında toplamda 11.871,32 TL kamu zararı oluşması nedeniyle söz konusu yardımın ödendiği aylara göre değişen tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Milli Savunma Bakanlığı Vekili :Av. H.A. Davalı :A.G. O L A Y : Davacı vekili, dava dilekçesindeözetle; davalının 5. Kor. 105. Top. AlayKomutanlığı emrinde görevli iken sözleşmesininfeshedildiğini, 08/08/2009 tarihinden itibaren sağlıkyardımına hak kazandığını ve terhisedildiğini, davalıya 3269 sayılı Uzman ErbaşKanunu’nda yer alan "Sözleşmeleri sağlıknedeniyle sona erenlerden; sözleşmelerinin sona ermesine neden olansıhhi arızalarının tedavisine devam edenlere,sözleşme sona erme tarihinden başlamak şartıyla on ikiayı geçmemek üzere…” sağlıkyardımı yapılacağı hükmü gereği 12/10/2009-12/08/2010tarihleri arasında toplam 11.871,32 TL sağlık yardımıyapıldığını, 3269 sayılı Uzman ErbaşKanunu gereği, sağlık yardımı yapılan bir uzmanerbaşa sağlık yardımı almaya başladığıtarihten itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından da malullükaylığı bağlandığınınöğrenilmesi üzerine yapılan sağlıkyardımı hakkında kamu zararı oluşması nedeniylesöz konusu yardımın geri alınması konusundatereddüde düşüldüğünden konu ile ilgiliolarak 1. Ordu Komutanlığı’ndan ‘‘…ilgilikanuna göre ödenen sağlık yardımının,personelin malullük aylığına hak kazandığıtarihten itibaren kesilmesi gerektiği, sağlık yardımıyapılmadan ünce SGK'dan malullük durumunun öğrenilmesive personelin malullük aylığına hak kazandığıtarihten itibaren yapılan yardımların "KamuZararlarının Tahsiline ilişkin Yönetmelik"hükümlerine güre tahsil edilmesigerektiği…’’ konusunda görüşalındığını, ilgili görüş gereğinceSosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekli maaşı bağlanmabaşlangıç tarihi sorgulamasıyapıldığını, sorgulama neticesinde 15/08/2009tarihinden itibaren emekli maaşıbağlandığını, bu nedenle de sağlıkyardımı ödemesi başlangıç tarihi ilemalullük aylığı başlangıç tarihlerininaynı zamana denk geldiği tespit edildiğini, davalıya 15/05/2013tarih ve 43517385-9140-231-13 sayılı ödeme ihbarıgönderildiğini, ödeme ihbarının davalıya03/06/2013 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının27/06/2013 tarihinde dilekçe ile ödemedebulunmayacağını bildirdiğini, bu nedenlerle toplam11,871,32 TL fazla ödemenin; 2.123,11-TL'nin 16/10/2009 tarihinden, 953,86TL'nin16/11/2009 tarihinden, 953,86-TL'nin 15/12/2009 tarihinden 953,86 TL’nin21/01/2010 tarihinden, 978,59 TL'nin 16/02/2010 tarihinden, 978,59TL'nin23/03/2010 tarihinden, 978,59 TL'nin 27/04/2010 tarihinden, 978,59 TL'nin25/05/2010 tarihinden, 978,59 TL'nin 21/06/2010 tarihinden, 1.993,68 TL'nin13/08/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdantahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıtarafa yükletilmesi istemi ile adli yargı yerinde davaaçmıştır. ÇORLU 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 22/10/2014 gün ve 2013/632 Esas,2014/656 Karar sayı ile ‘‘…Dava dilekçesimüzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı birliktedeğerlendirildiğinde; Tarafların arasındaki ihtilafındavacı yanın tesis ettiği idari işlemdenkaynaklandığı, sorunun halli için uyuşmazlığınidare hukuku çerçevesinde idare mahkemesinin yapacağıyargılama ve tespitlerle çözümekavuşacağı, davalı yana yapılan ödemeihbarının yeni bir idari işlem niteliğinde olupsüresinde idari yargıya iptali içinbaşvurulmadığı takdirde kesinlik kazanacağı vedoğrudan tahsil yoluna gidilebileceği, bu aşamada mahkememizingörev alanı dışında bulunduğuanlaşılmakla…’’ şeklindeki gerekçesiylegörevsizlik kararı vermiş, karar davacı vekilitarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi:26/11/2015 gün ve 2015/29573 Esas, 2015/34579 Karar sayı ilekararın onanmasına hükmetmiş, davacı vekilinin karardüzeltme talebi üzerine aynı Dairece, 14/03/2016 gün2016/2610 Esas, 2016/7540 Karar sayı ile davacı vekilinin talepkonusu miktarın, karar düzeltme talep sınırınınaltında kalması nedeniyle reddedilmiş, bu şekilde karar14/03/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili,27/04/2016 havale tarihli dilekçesiyle dosyanın idare mahkemesinegönderilmesini talep etmiştir. Tekirdağ İdareMahkemesi: 07/09/2016 gün ve 2016/1138 Esas, 2016/752 Karar sayı ile ‘‘…2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Davaların Açılması”başlıklı 3. maddesinde; idari davaların,Danıştay, İdare Mahkemesi ve Vergi MahkemesiBaşkanlıklarına hitaben yazılmış imzalıdilekçelerle açılacağı, dilekçelerde;tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadlarıveya unvanları ile adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri iledayandığı delillerin, davaya konu olan idari işleminyazılı bildirini tarihinin, tam yargı davalarındauyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava konusukararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin davadilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekliörneklerin karşı taraf sayısından bir fazlaolacağı; 15/1-d maddesinde ise, dilekçelerin 3. maddeye uygunolmadıklarının tespiti halinde, yeniden dava açılmaküzere dilekçenin reddedileceği kuralına yerverilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı tarafından, 3269 sayılı UzmanErbaş Kanunu gereğince sağlık yardımı alandavalının sağlık yardımı almaya başladığıtarihten itibaren malullük aylığı daaldığının öğrenilmesi üzerinesağlık yardımı konusunda kamu zararıoluştuğundan bahisle toplamda 11.871,32-TL'nin yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle ÇorluAsliye' Hukuk Mahkemesi'ne hitaben düzenlenen dilekçe ileaçılan davanın; Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin22/10/2014 tarihli ve E:2013/632, K:2014/656 sayılı karan ile idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle reddine kararverildiği, anılan kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 26/11/2015tarihli ve E:2015/29573, K:2015/34579 sayılı karan ileonandığı, davacı vekilinin karar düzeltme istemindebulunması üzerine karar düzeltme dilekçesinin aynıDaire'nin 14/03/2016 tarihli ve E:2016/2610, K:2016/7540 sayılı karanile reddine karar verildiği, Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin22/10/2014 tarihli ve E:2013/632, K:2014/656 sayılıkararının 14/03/2016 tarihinde kesinleştiği, davacıvekili tarafından kesinleşmiş karar uyarınca davadosyasının Tekirdağ İdare Mahkemesi'ne gönderilmesininistenmesi üzerine de dava dosyasının Mahkememizegönderildiği anlaşılmıştır. Bu durumda Tekirdağİdare Mahkemesi Başkanlığı'na hitabenyazılmış dava dilekçesi ile davanınaçılması gerektiğinden, Çorlu Asliye HukukMahkemesi'ne hitaben yazılan dava dilekçesinin 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesineuygun olarak düzenlenmediği sonucunavarılmıştır.’’ şeklindekigerekçesiyle dilekçenin reddine karar vermiş, davacıvekili dava dilekçesini yenileyerek usulüne uygun şekilde veaynı istemle dava açmıştır. TEKİRDAĞ İDAREMAHKEMESİ: 25/11/2016 gün ve 2016/1507 Esas sayı ile‘‘…2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı" başlıklı 2. maddesinde,"İdari dava türleri şunlardır: (İptal: Ana.Mah.nin21/9/1995 tarih ve E: 1995/27, K: 1995/47 sayılı karan ile; YenidenDüzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavaları, İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar..." düzenlemesine yerverilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu gereğincesağlık yardımı alan davalının sağlıkyardımı almaya başladığı tarihten itibarenmalullük aylığı da aldığınınöğrenilmesi üzerine sağlık yardımı konusundakamu zararı oluştuğundan bahisle toplamda 11.871,32 TL'nin yasalfaizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiylebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Olayda, davacı idaretarafından, kamu zararı oluştuğundan bahisle 11.871,32 TL'ninyasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesiistemiyle gerçek kişi hasım gösterilmek suretiyleaçılan bu davanın, idari davaya konu olabilecek niteliktekesin ve yürütülebilir nitelikte bir idari işleminiptalinin istendiği iptal davası niteliğinde bir davaolmadığı gibi davalı konumunda kamu gücüne haizidarenin yer aldığı tam yargı davası niteliğindebir dava da olmadığı, bu nedenle de idari yargı davatürleri arasında yer almadığı sonucuna varıldığından;davacı idarenin gerçek kişiye karşıaçtığı alacak davası niteliğindeki budavanın görüm ve çözümünün adliyargı yerine ait olduğu kanaatineulaşılmıştır…’’ şeklindekigerekçesiyle görevsizliğe ve 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 13.3.2017 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Sinem USTA’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 5. Kor. 105. Top. AlayKomutanlığı emrinde görevli iken sözleşmesifeshedilen, 08/08/2009 tarihinden itibaren sağlık yardımınahak kazanarak terhis edilen, 3269 sayılı Uzman ErbaşKanunu’nun 10. maddesinde yer verilen "Sözleşmelerisağlık nedeniyle sona erenlerden; sözleşmelerinin sonaermesine neden olan sıhhi arızalarının tedavisine devamedenlere, sözleşme sona erme tarihinden başlamakşartıyla on iki ayı geçmemek üzere…”sağlık yardımı yapılacağı hükmüuyarınca 12/10/2009-12/08/2010 tarihleri arasında toplam 11.871,32 TLsağlık yardımı yapılan davalıya sağlıkyardımı yapılmaya başlandığı tarihtenitibaren Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından da malullükaylığı bağlandığınınöğrenilmesi üzerine; yapılan sağlıkyardımı hakkında toplamda 11.871,32 TL kamu zararıoluşması nedeniyle söz konusu yardımın ödendiğiaylara göre değişen tarihlerden itibaren işletilecek yasalfaiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesi istemi ile açılmıştır. 19/10/2006 tarih ve 26324 NoluResmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ‘Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkinUsul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in, ‘KamuZararının Belirlenmesi’ne ilişkin 6. Maddesinde; ‘‘(1)Kamu zararının belirlenmesinde; a)Yapılaniş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarakilgili mevzuatında belirtilen ya da mevzuatındaöngörülen karar, onay, sözleşme ve benzeri belgelerdebelirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, b)İlgili mevzuatındaöngörülen haller dışında, işyaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan önce ödemeyapılması, c)Transfer niteliğindekigiderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması, ç)İlgilimevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilercerayiç bedelinden daha yüksek fiyatla işyaptırılması, mal veya hizmet alınması, d)Kamu idarelerineait malların kiraya verilmesi, tahsisi, yönetimi, kullanımıve elden çıkarılması işlemlerinin mevzuata uygun birşekilde yapılmaması, e) Görevlilereteslim edilen taşınırların zarara uğraması, f)İdaregelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun birşekilde yapılmaması, g)Kamu idaresininyükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekildeyerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikmezammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi, ğ)Mevzuatında öngörülmediği halde ödemeyapılması esas alınır.’’ şeklinde; ‘Kamu Zararının TespitiVe Bildirilmesi’ne ilişkin 7. Maddesinde; “(1) Kamuzararları 6 ncı maddede belirtilen hususlar göz önündebulundurulmak suretiyle; a) Kontrol, denetimveya inceleme, b)Sayıştayca kesin hükme bağlama, c) Adlî,idarî veya askerî yargılama sonucunda tespit edilir. (2) Tespit edilenkamu zararına ilişkin yazı, tutanak, rapor, ilâm vebenzeri belgeler ilgili kamu idarelerine gönderilir. Kontrol, denetim veinceleme sonucunda tespit edilerek kamu idarelerine bildirilen kamuzararlarına ilişkin belgelerde yer alan hususlar, ilgili harcamayetkilisinin de görüşleri alınmak suretiyle merkezdeüst yönetici, taşrada ise idarenin en üst yöneticisitarafından değerlendirilir. Taşrada idarenin en üstyöneticisi ile harcama yetkilisi görevinin aynı kişidebirleşmesi halinde değerlendirme üst yöneticitarafından yapılır. Yapılan değerlendirmesonuçları dosyasına konulur. (3) Kontrol, denetimveya inceleme sonucunda tespit edilen kamu zararına ilişkinbelgelerde, sorumlularla birlikte tahsil sürecine dahil edilecek ilgililerde belirtilir. Bu belirlemenin yapılmadığı durumlarda,zararın tahsil sürecine dahil edilecek ilgililer merkezde üstyönetici, taşrada ise idarenin en üst yöneticisitarafından yaptırılacak inceleme ile belirlenir. (4) Yargıkararları ve Sayıştay ilâmlarıyla tespit edilen kamuzararı alacakları ile değerlendirme sonucunda takip ve tahsilinekarar verilen alacaklar, merkezde strateji geliştirme birimlerince,taşrada ise takibe yetkili idare birimince takip edilir. (5)Sayıştay denetçileri tarafından incelemesırasında mevzuata uygun bulunmayan veya noksan görülenişler hakkında kendilerine gönderilen kamu zararınailişkin sorguların bir örneği, ilgili kamugörevlisince ilgisine göre üst yönetici veya en üstyöneticiye bildirilir. Bu sorgular, kamu idaresince ihbar kabul edilerekgerekli kontrol, denetim ve inceleme başlatılabilir” şeklinde; ‘Kamu ZararındanDoğan Alacakların Tahsil Şekilleri’ne ilişkin 12.Maddesinde; ‘‘(1) Kamu zararındandoğan alacaklar, sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararınoluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına görehesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilir. (2) Tespit edilenkamu zararları; a) Rızaen vesulh yolu ile ödenmek, b) 22/4/1926 tarihlive 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göretakas yapılmak, c) 2004 sayılıKanun hükümleri uygulanmak suretiyle tahsil edilir.’’ şeklinde; ‘KamuZararından Doğan Alacakların Silinmesi’ne ilişkin 21.Maddesinin 5. Fıkrasında; (5) Alacağın tahsiliiçin açılan davada kamu idaresi aleyhine kararverildiği ve Yargıtay tarafından da onanmak suretiylehüküm kesinleştiği veya kamu idaresi için bir yarargörülmediğinden temyizden yetkili mercinin onayıalınarak vazgeçildiği hallerde, Yargıtay ilâmıveya temyizden vazgeçme onayı ile buna ilişkin aleyhtekimahkeme kararı, hukuk birimince strateji geliştirme birimi veyailgili taşra birimine gönderilir. Bu birimlerce de, söz konusubelgelerin onaylı birer örnekleri ilgili muhasebe birimine intikalettirilerek alacağın kayıtlardançıkarılması sağlanır.’’şeklindeki düzenlemeler ile kamu zararlarının tahsilineilişkin usul belirlenmiştir. Davadosyalarının incelenmesinden; 3269 sayılı Uzman ErbaşKanunu gereğince sağlık yardımı alandavalının sağlık yardımı almayabaşladığı tarihten itibaren malullükaylığı da aldığının öğrenilmesiüzerine sağlık yardımı konusunda kamu zararıoluştuğundan bahisle toplamda 11.871,32 TL'nin yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle Çorlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davaaçıldığı, davanın görev yönündenreddine dair kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafındanonandığı, bu kez davacı hazine vekilinin Tekirdağİdare Mahkemesi’nde tam yargı davası ikame ettiği,Tekirdağ İdare Mahkemesi’nce de davanın görevyönünden adli yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek yargıyolunun belirlenmesi maksadıyla dosyanın Mahkememizegönderildiği anlaşılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı” başlığınıtaşıyan 2. maddesinin birinci fıkrasında, “1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır: a) (İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; YenidenDüzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” denilmiştir. Bilindiği gibi idaridavalardan olan iptal ve tam yargı davalarında davalı daima idaredir.Bir başka deyişle, idari yargı yerinde açılan biriptal ya da tam yargı davasına bakılabilmesi için,diğer dava koşullarının yanı sıra, davanınidare aleyhine açılmış olması gerekmekte; idariyargı yerinde gerçek kişiler aleyhine davaaçılabilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu durumda,davanın, ortada idarece kamu gücüne dayalı olarak ve idariusul ve esaslara göre re'sen ve tek yanlı biçimde tesisedilmiş bir işlem veya eyleminden dolayı hak ve menfaatiihlâl edilenler tarafından idare aleyhineaçılmış 2577 sayılı Yasa'nın 2. maddesindebelirtilen davalardan biri olmadığı; davanın, davacıidare tarafından haksız ödemede bulunulduğu ve kamuzararı oluştuğu iddiasıyla gerçek kişidavalı aleyhine alacağın tahsili maksadıylaaçılmış ‘alacak davası’ mahiyetindeolduğu, ayrıca Kamu ZararlarınınTahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin‘Kamu Zararından Doğan Alacakların Silinmesi’başlıklı 21. Maddesinin 5. fıkrasında idareninalacağına ilişkin olarak kişiye karşıaçılan bu tür tazminat davalarında adli yargımercilerinin görevli olduğuna işaret edilmesikarşısında idari yargının görevine giren bir davabulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı idaretarafından alacağının tahsili için gerçekkişi aleyhine açılan davanın, özel hukuk hükümleriçerçevesinde görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevlidir. Açıklanan nedenlerle,Tekirdağ İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile,Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22/10/2014 gün ve2013/632 Esas, 2014/656 Karar sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Tekirdağ İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Çorlu 2. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 22/10/2014 gün ve 2013/632 Esas, 2014/656 Kararsayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13.3.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy