T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 153
KARAR NO : 2017 / 190
KARAR TR : 13.03.2017
ÖZET : Vatani görevini yapmakta iken sağ bacağını kaybetmesi nedeniyle 2330 sayılı Kanun gereğince malulen emekli olan davacının, sağlık kurulu raporuna dayalı protez bedelinin bir kısmının davalı kurumca karşılanmaması nedeni ile ödemek zorunda kaldığı 14.205,25 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : R.S.
Vekili : Av. M.Y.Ş.
Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu
Vekilleri : Av. Z.V. A. (Adli Yargıda)
Av.E. O. (İdari Yargıda)
O L A Y : Davacı vekili özetle; davacının terörlemücadele gazisi olduğunu, 2330 Sayılı Yasa kapsamındavazife malulü olduğunu, görev sebebi ile sağ dizaltının ampüte olduğunu, 2014 yılında fiziktedavi muayenesi için Gazi Üniversitesi SağlıkAraştırma ve Uygulama Merkezine başvurduğunu, bu hastanedenverilen 16/09/2014 tarihli rapor ile protezin değiştirilmesigerektiğinin bildirildiğini, bu rapor sonrasıdavacının diz altı protezini yenilettiğini, ancak bututarın 54.000 TL.' sının davalı kurum tarafındankarşılandığını, bakiye 14.205,25 TL protezbedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikteödenmesi talebinin reddine ilişkin davalı idare işlemininiptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 9.İDARE MAHKEMESİ: 18.12.2015 gün ve E:2015/78, K:2015/2618sayılı kararı ile “2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 14/3 maddesinde, dilekçelerin a)Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d)İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken birişlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f)Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıklarıyönlerinden sırasıyla inceleneceği düzenlenmiş,15/1-a maddesinde de; 3/a bendine göre adli ve askeri yargınıngörevli olduğu konularda açılan davaların reddinekarar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, sosyal sigortalar ilegenel sağlık sigortası bakımından kişiselgüvence altına almak, bu sigortalardan yararlanacak kişileri vesağlanacak haklan, bu haklardan yararlanma şartlan ile finansman vekarşılanma yöntemlerini belirlemek, sosyal sigortaların vegenel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgiliusul ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş,"Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri vesüresi" başlıklı 63. maddesinin I.fıkrasında; Genel sağlık sigortalısının vebakmakla yükümlü olduğu kişilerinsağlıklı kalmalarım; hastalanmaları halindesağlıklarını kazanmalarını; iş kazasıile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucutıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerininkarşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadankaldırılmasını veya azaltılmasını teminetmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlıkhizmetleri sayılmış olup, (f) bendinde, "Yukarıdakibentler gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgiliteşhis ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kanürünleri, kemik illiği, ası, ilaç, ortez protez,tıbbî araç ve gereç; kişi kullanımınamahsus tıbbî cihaz, tıbbî sarf. İyileştiricinitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması,takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılmasıve yenilenmesi hizmetleri." bu kapsamda değerlendirilmiş, 2.fıkrasında da, "Kurum, finansmanı sağlanacaksağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (t)bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini,miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usûlve esaslarını Sağlık Bakanlığınıngörüşünü alarak belirlemeye yetkilidir. Kurum, buamaçla komisyonlar kurabilir, ulusal ve uluslararası tüzelkişilerle işbirliği yapabilir. Komisyonlarınçalışma usûl ve esasları MaliyeBakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nıngörüşü alınarak Kurumca belirlenir."hükmüne yer verilmiş, 64. maddesinde ise; Kurumcafinansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetlerisayılmıştır.
AynıKanunun 101. maddesinde. "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür." hükmü getirilmiş olup 108.maddesinde bu kanunun 73. maddesinin 30.04.2008 tarihinde, 63. maddesinin01.07.2008 tarihinde diğer hükümlerinin ise 2008 yılıEkim ayı başında yürürlüğe gireceğibelirtilmiştir.
Diğertaraftan; madde içeriğinde sayılan hak sahiplerinin Kanunladüzenlenecek genel sağlık sigortası kapsamınaalınacakları tarihe kadar, hastalanmaları halinde resmîveya özel sağlık kurum veya kuruluşlarındayönetmelikle belirlenecek usul ve esaslara göre muayene ve tedaviettirileceklerini hükme bağlayan 5434 sayılı EmekliSandığı Kanunu'nun geçici 139. maddesi, 1.10.2008tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılmış, 5502sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 1/2 maddesinde, bu Kanunile Kuruma görev ve yetki veren diğer Kanunlarınhükümlerini uygulamak üzere kamu tüzel kişiliğinihaiz Sosyal Güvenlik Kurumunun kurulduğu belirtilmiş, 5510sayılı Kanunun geçici 12/2 maddesinde yer alan, "Kamuidarelerinin sağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkingörevleri, yürürlükten kaldırılan kanunlardakihak ve yükümlülükler çerçevesinde ilgilikayıt ve işlemler Kurum tarafından devralınan tarihe kadar devameder. Devir süreci üç yıl içindetamamlanır." kuralı uyarınca. MaliyeBakanlığınca çıkarılan ve 31.12.2009 tarihli ve27449 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan"Kamu Personelinin Sağlık Hizmetlerinin Sosyal GüvenlikKurumuna Devrine İlişkin Tebliğ" ile kamu personelinin 14.01.2010tarihine kadar (bu tarih dahil) almış oldukları sağlıkhizmetlerinin kamu personelinin kurumlan tarafındankarşılanacağı, bu tarihten sonraki sağlıkhizmetlerinin ise, kamu personelinin sağlık hizmetlerinindevredildiği Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacağıkurala bağlanmıştır.
Davadosyasının incelenmesinden: davacının 2330 sayılıKanun kapsamında vazife malulü sayıldığı, GaziÜniversitesi Sağlık Araştırma ve UygulamaMerkezi’nden alman 16.09.2014 tarihli ve 1172874 sayılıSağlık Kurulu Raporu'nda "Hastanın mevcut hypobariksüspansiyon sistemli sağ diz altı proteziyıprandığından kullanılamayacak durumdaolduğundan ve güdüğündeki hacimdeğişikliği sebebiyle protezinin ayak bileği dorsifleksiyonve plantar fleksiyonu elektronik motorlu yüksek enerjidönüşümlü karbon ayaklı sağ diz altıprotezi ile yenilenmesi uygundur." şeklinde karar verildiği,davacının söz konusu özelliklere sahip diz altıprotezini 22.09.2014 tarihli ve 157084 sayılı fatura ile toplam68.205,25 TL. bedel karşılığında AtılımOrtopedi Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti. firmasındanaldığı, ancak davalı idarece söz konusu protezbedelinin 54.000 TL 'sının davacıya ödenmesi üzerine,bakiye fatura bedeli olan 14.205,25 TL 'nin ödenmesi istemiyleyapılan başvurunun reddi üzerine, anılan işleminiptali istemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Bu durumda;yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birliktedeğerlendirilmesinden; kamu personelinin sağlık hizmetlerinin15.01.2010 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu'na devredilmesisonucunda 5510 sayılı Kanunun kamu personeli ve bunların emeklileriyönünden anılan tarih itibarıyla bütünüyleuygulanabilir hale geldiği, dolayısıyla kamu personeli vebunların emeklilerinin 15.01.2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil)almış oldukları sağlık hizmetlerinin bedelininödenmemesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların kamu personelive emeklileri yönünden ayrım yapılmaksızın idariyargıda, 15.01.2010 tarihinden sonraki süreçte ortayaçıkan uyuşmazlıkların ise (düzenleyiciişlemler haricinde) 5510 sayılı Kanunun 101. maddesiuyarınca adli yargıda görülmesi gerektiği, davaya konuuyuşmazlığın da alınan sağlık hizmetikarşılığında düzenlenen fatura bedelininödenmemesinden kaynaklandığı, bu itibarlauyuşmazlığın adli yargı yerince görülüpçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır”şeklindeki gerekçesi ile davanın görev nedeniyle usuldenreddine karar vermiş, aleyhine yasa yoluna başvurulmayan karar11.02.2016 tarihi itibarıyla kesinleştirilmiştir
Davacıvekili benzer istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 37.İŞ MAHKEMESİ: 24.10.2016 gün ve E:2016/1034, K:2016/373sayılı kararı ile “Dava, 2330 SY yolu ile 3713 SY ya tabidavacının protez bedelinin bakiye kısmının tahsilineilişkindir. 2230 SY nın 1. Maddesine göre görev yaparkenyaralananlar ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı, 8.Maddesinde kanun gereği bağlanacak aylıkların kurumcaödeneceği, faturasının hâzineden tahsiledileceği belirtilmiş, 3713 Sayılı Yasa da ise terörile mücadele sırasında görev yaparken yaralananlarsakatlananlar ile ilgili 2330 Sayılı yasanın tazminat veaylık hükümlerinin uygulanacağı 21. Madde dedüzenlenmiş, 5434 SY nın 56. Maddesinde de bu durumdaolanların 5434 SY ya göre aylığa tabi olacaklarıaçıklanmıştır. Her ne kadar 9. İdare Mahkemesi veDanıştay 15. Dairesi tarafından 5402 SY gerekçegösterilerek 15/01/2010 dan itibaren 5434 SY ya tabi olanlarbakımından bu kanun kapsamında sağlıkyardımları ile ilgili çıkacakuyuşmazlıkların adli yargı yerindegörüleceği belirtilmiş ise de UyuşmazlıkMahkemesinin daha sonra verilmiş 02/03/2015 tarih 2015/120 esas 137 kararsayılı ilamında 5510 SY nın tüm sigortalılıktürlerinin tek sisteme bağlandığı Anayasa Mahkemesinin15/12/2016 tarih 2016/111 esas 112 karar sayılı hükmü ileyasanın yürürlüğünden önce 5434 SY ya tabiolanların diğer sigortalılarla aynı sisteme tabitutulmasına ilişkin 5510 SY hükümlerini iptalettiğini, bunun üzerine 5754 ;SY ile 5510 SY’ ya eklenengeçici 1 ve 4. Madde ile 5510 SY nın yürürlük tarihi01/10/2008 den önce 5510 SY nın 4/1 c maddesine tabi olanlar (yani5434 SY ya tabi olanlar ) ile dul ve yetimleri için 5510 SY nınkaldır/lan maddeleri dahil 5434 SY ya göre işlem yapılacağınınbelirtildiği, bu maddelerin iptali 'için Anayasa Mahkemesineyapılan başvurularında reddedildiği, 5510 SY nın 101 .Maddesinin iptali isteği ile ilgili olarak 22/12/2011 tarih 2010/65 esas2011/169 sayılı karar gerekçesinde 5754 SY nınyürürlük tarihi öncesinde memur olanlar için 5434sonrası için 5510 SY nın uygulanacağı ve bu tarihtensonraki yasaya tabi olanlar için Adli Yargının''' görevliolacağı 5754 SY nin yürürlük tarihinden öncekiişlemlerin İdari işlem niteliğini koruduğu,yürürlük tarihinden sonraki işlemlerin ise İdariişlem niteliğinde olmadığı belirtilmiş ve butarihten önceki işlemler sebebi ile açılacak davalaraİdari Yargıda bakılacağı belirtilmiş, yine 10. HDnin 25/11/20213 tarih 2013/6678 esas 22212 karar sayılı dosyasındabenzer şekilde polis olup da şehit düşmüş babaya2330 SY gereği 5434 SY üzerinden bağlanan vazifemalullüğü aylığının iptaline ilişkindavada idari yargının görevli olacağınınbelirtildiği, benzer şekilde 14/01/2014 tarih 2013/24830 esas2014/287 karar sayılı ilamda da aynı sonucavarıldığı anlaşılmakla davaya bakma yetki vegörevinin İdari Yargı da olduğu …” şeklindekigerekçesi ile davanın HMK 114/1-b, 115/2 maddeleri gereği davaşartı yokluğundan usulden reddine karar vermiş, aleyhineyasa yoluna başvurulmayan karar 13.01.2017 tarihindekesinleşmiştir.
Davacıvekilinin yazılı müracaatı üzerine olumsuz görevuyuşmazlığının çözümü içinher iki dosya Mahkememize gönderilmiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan13.03.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, askerlik görevini yapmakta iken sağbacak diz altını kaybetmesi nedeniyle 2330 sayılı Kanungereğince malulen emekli olan, 01/10/1995 tarihinden bu yana 5434sayılı Yasa uyarınca aylık alan davacının protezbedelinin tamamının davalı kurumca karşılanmamasınedeni ile ödemek zorunda kaldığı 14.205,25 TL’ninyasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili istemiyle açılmıştır.
31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925,2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’ lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’ luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754 sayılıKanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaAnayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yeralan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı ret ile sonuçlandırmakla birlikte; sözkonusu kararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlemve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları ve tam yargı davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncedevredilen T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğünden 2330 sayılı Kanunkapsamında aylık alan davacı tarafından sağlıkkurulu raporu ile temini gerekli görülen sağ dizaltı protezi bedelinin tahsili içinaçılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden, Ankara 9. İdareMahkemesi’nin 18.12.2015 gün ve E:2015/78, K:2015/2618 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 9.İdare Mahkemesi’nin 18.12.2015 gün ve E:2015/78, K:2015/2618sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.03.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy