T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 164
KARAR NO : 2017 / 196
KARAR TR : 13.3.2017
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken özelleştirme nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Â. B.
Vekili :Av. A.T.
Davalı : TürkTelekomünikasyon A.Ş.
Vekili :Av. M.K. (Adli Yargıda)
O L A Y :Davacı vekili; Davacının davalı şirkette 2. Tipsözleşmeli personel statüsündeçalışırken, özelleştirme nedeniyle kamukurumuna nakledilmek üzere 04/01/2010 tarihinde Devlet PersonelBaşkanlığında yapılan bildirim sırasındadüzenlenen maaş nakil ilmühaberinde, 5473 sayılıKanundan kaynaklanan ek zamma ve ikramiyeye yer verilmemesi sebebiylealamadığı ücret ve ödemelerden, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 1000 TL nin 19.04.2010 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
ANKARA9.İŞ MAHKEMESİ: 26.05.2016 gün ve E:2015/430, K:2016/258sayı ile “…Dava maaş nakil ilmühaberinin 406Sayılı Kanunun ek 29. maddesine göre düzenlenmesitalebidir.
Tüm dosya kapsamından,uyuşmazlık 399 Sayılı Kanun Hükmünde KararnameninEk.II cetvelinde yer alan ve sözleşme sonucu hissesi devredilendavalı Kurumdan Tip 2 sözleşmesi ile nakle tabi olarakçalışan davacının, davalınınözelleştirmeden önce tabi olduğu ve özelleştirmeile bazı hükümleri değişen 406 Sayılı KanununEk 29. Maddesi kapsamındaki düzenleme ve sözleşmedekihüküm nedeni ile 375 sayılı KHK.nm Ek 3 maddesi ve 399sayılı KHK nin Ek II cetvelinde yer alan Kurumlardaçalışan sözleşmeli personele yapılanartışlardan yararlanıp yararlanamayacağı,nakledilirken bu artışların yer aldığıücreti gösteren nakil maaş ilmühaberinin buna göredüzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmakta olup,normatif dayanaklar 406 Sayılı Kanunun Ek 29. Maddesi, 375sayılı KHK. nin Ek 3. maddesi, 399 sayılı KHK mnEk IIcetveli ve bu Kanun Hükmünde Kararnamelere dayanılarakçıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ yanındataraflar arasındaki sözleşme hükümleri olduğu,yasal düzenleme sözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı Kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrasındaçalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamudaaynı statüde çalışanlar için getirilenözlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunması amaçlanmış,kısaca kapsam dışı olarak kamudaçalışmış gibi sayılmakta olduğu, 406Sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak bünyesinde belli süre ileçalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanması amacıylakimi görevler yüklendiği, davalı şirketinTelekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan" Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi " ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesis ettikleriişlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu, statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girdiği, davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda " artış oranının kamudaki memur maaşartış oranında " olacağı yönündehükümlülük getirdiği gibi 406 sayılı yasahükümleri uyarınca davalı şirkete hak sahibi personeliDevlet Personel Başkanlığına bildirilmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumundan yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelinin ilişiğinin kesilmesi gibiişlemler yapıldığı, bu işlemler idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerinin, özlük ve parasalhaklarını belirlediği, söz konusu işlemlerini kamupersoneli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş bireridari işlem niteliğinde olduğu" şeklindekigerekçe ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanınusulden reddine karar vermiş, karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA3.İDARE MAHKEMESİ: 20.12.2016 gün ve E:2016/3560 sayı ile“…Dosyanın incelenmesinden; davacı vekili tarafındanilk olarak Ankara 9. İş Mahkemesi'nin E:2015/430 esasına kaydendava açıldığı, bu davada anılan Mahkemenin26/05/2016 tarih ve K:2016/258 sayılı görevsizlik kararıverildiği, kesinleşen bu kararın davacıya tebliği üzerine2577 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre 30 günlüksüre içerisinde 05/09/2016 tarihinde idari yargıdabakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde,idari dava türleri; “idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” olaraktanımlanmış, aynı Yasanın 15/1-a maddesinde, idariyargının görev alanına girmeyip adli veya askeriyargının görev alanına giren davalarınreddedileceği hükme bağlanmıştır.
406sayılı Kanunun değişik 1. maddesinin 7.fıkrasında; “Türk Telekom, bu kanun ve özel kanunhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu kanunhükümleri saklı kalmak üzere kamu iktisaditeşebbüsleri de dâhil, sermayesinin yarısındanfazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom’auygulanmaz” hükmüne yer verilerek Türk Telekom’aözgü farklı bir statü oluşturulmuştur.
AynıKanunun 4673 sayılı Yasayla değişik Ek 22. maddesinde de;Türk Telekomdaki kamu payı % 50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartlarının aranacağı,bunların dışında kalan personelin iş mevzuatıuyarınca istihdam edileceği ve iş mevzuatına göreistihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartların YönetimKurulu tarafından tayin olunacağı hükmebağlanmıştır.
Ayrıca,Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin özelleştirmekapsamında iken %55 oranındaki hissesinin blok olaraksatışı suretiyle özelleştirilmesi için01.07.2005 tarihinde yapılan ihale sonucunda 2005/9146 sayılıBakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda şirketin%55 oranındakihissesi satılarak 14.11.2005 tarihinde Oger firmasınadevredildiği, şirketin kamusal niteliğinin ortadankalktığı da anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıktadavacı, şirket bünyesinde görev yapmakta ikençalıştığı kurumun özelleştirilmesisonucu kamuya nakil hakkı saklı tutularak davalı şirket ile5 yıl güvence süreli iş sözleşmesiimzaladığı, 04/10/2010 tarihinde güvence süresidolmamasına rağmen davalı şirket tarafından DevletPersonel Başkanlığına kamu kurumuna nakil içinbildirim yapıldığı, daha sonra davacının OrduValiliği İl Sağlık Müdürlüğüneatandığı davacı tarafından yer değiştirmesuretiyle atamalarda aylık bildirim formunda nakilyapıldığı yıl içerisinde almışolduğu ikramiyeler sütununun boş bırakılması vedaha düşük bir ücretin yazılması suretiyleanılan formun hatalı ve eksik düzenlenmesine ilişkinişlemin iptali ile 19/04/2010 tarihinden itibaren her ay eksik ücretalmış olması nedeniyle uğramış olduğuzararın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılandavanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır”şeklindeki gerekçe ile 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyiş Hakkında Kanunun19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan13.3.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacıya davalıtarafından; ayrılış tarihi itibari ödenmekte olan eködeme ücretinin maaş nakil ilmühaberindeki ücreteeklenerek Devlet Personel Başkanlığına bildiriminyapılması gerektiği halde, maaş nakil ilmühaberindeyer almaması ve eksik bildirim yapılması sebebi ile doğanalacağın tahsili istemiyle açılmıştır.
Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ilekendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Ancak,özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i,14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile Oger Telekomünikasyon AnonimŞirketine satılmıştır.
Olayda, hisse devir tarihinde davalı kuruluştaçalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29 ve4046 sayılı Yasa'nın 22. maddelerine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen ve sonrasında kamukurumu emrine atanan davacının, vekili tarafından; işsözleşmesi hükümlerine dayanarak ödenen ikramiye ile 5473sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemenin maaş nakililmühaberinde yer almaması nedeniyle, müvekkilininalamadığı parasal hakların fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle davaaçılmıştır.
2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin değişik 1 numaralı bendinde:
“a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir.
Bu durumda, maaşnakil ilmühaberinin düzenlendiği ve davaaçıldığı tarihlerde davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonAŞ’nin olması karşısında, idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilennedenlerle, Ankara 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ileAnkara 9.İş Mahkemesinin 26.05.2016 gün ve E:2015/430,K:2016/258 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara3.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara9.İş Mahkemesinin 26.05.2016 gün ve E:2015/430, K:2016/258sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13.3.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy