T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 165 KARAR NO : 2017 / 197 KARAR TR : 13.3.2017 ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken özelleştirme nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :G. P. Vekili :Av. B. K. Davalılar :1- Kocaeli Valiliği Vekili :Av. S.B. 2- TürkTelekom A.Ş. Genel Müdürlüğü Vekili : Av. Ö. S. Ö. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli İlTelekom Müdürlüğünde kapsam dışı 2. TipTeknisyen olarak görev yapmakta iken, kurumun özelleştirilmesisonucu, Kocaeli İl Tarım Müdürlüğüne atanandavacının, 5473 sayılı yasa ile verilen seyyanenzamların sözleşme ücretine yansıtılmadandüzenlendiğinden yeni kurumunda verilen zamların da ilavesiylebelirlenecek yeni ücret farklarının 28.04.2010 tarihindenitibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte ödenmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. KOCAELİ 1. İDAREMAHKEMESİ: 05.05.2011 gün ve E:2011/467 K:2011/482 sayılıkararı ile “…2577 sayılı Kanununun 2.maddesinin a)fıkrasında, İdarî işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davası,b) fıkrasında, İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel haklan doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları c) fıkrasında tahkimyolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.İdari dava türleri olarak sayılmıştır. Aynıyasanın 3. maddesinin 4001 sayılı Kanunla değişik1.fıkrasında İdare Mahkemelerinde davaların MahkemeBaşkanlığına hitaben yazılmışdilekçelerle açılacağı ve 2.fıkrasındada dilekçelerde; a) Tarafların ve varsavekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ileadreslerinin, b) Davanın konusu vesebepleri ile dayandığı delillerin, c) Davaya konu olan idariişlemin yazılı bildirim tarihinin, d) Tam yargıdavalarında uyuşmazlık konusu miktarıngösterileceği, 3.fıkrasında da; “ dava konusukararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin davadilekçesine ekleneceği ve dilekçeler ile bunlara eklievrakın örneklerinin karşı taraf sayısından birfazla olacağı hükme bağlanmış. 15.maddenin l/dbendinde; dilekçelerin noksan olması veya yasaya uygundüzenlenmemesi halinde 30 gün içinde yeniden düzenlenmekveya noksanları tamamlanmak üzere reddedileceğiöngörülmüş olup, 5.fıkrasında da;dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerdeaynı yanlışlıklar yapıldığı takdirdedavanın reddedileceği belirtilmiş bulunmaktadır. Dava dosyasınınincelenmesinden; Kocaeli İl Telekom Müdürlüğündekapsam dışı personel olarak görev yapmakta iken, kurumunözelleştirilmesi sonucu Körfez İlçe TarımMüdürlüğüne atanan davacının, 5473sayılı yasa ile verilen seyyanen zamların sözleşmeücretine yansıtılmadan düzenlendiğinden bahisle, Körfezİlçe Tarım Müdürlüğüneyaptığı başvurunun reddi üzerine işbudavanın açıldığıanlaşılmıştır. 2577 sayılıyasanın yukarıya alıntısı yapılanhükümleri uyarınca, idari dava türleri iptal davaları,tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden taraflararasında çıkan uyuşmazlıklar olaraksıralanmıştır. Sayılan dava türlerinden tekbaşına iptal davası ya da, tam yargı davasıaçılabileceği gibi, hem iptal, hem de tam yargıdavası birlikte açılabilecektir. Tek başınaaçılacak tam yargı davalarında tazmini istenilenmiktarın belirtilmesi gerekmektedir. Bakılan davada,özelleştirme sonucu naklen atanan davacının, 5473sayılı yasa ile verilen zamların maaşınayansıtılmadığından bahisle yapılan başvuruüzerine dava açılmış ve parasal haklarıntazmini istenilmekle birlikte, bu hususta yapılan başvurunun reddineilişkin işlemin dava konusu edilip edilmediğianlaşılamamıştır. Diğer taraftan,davacının kapsam dışı personel olarak naklenatanmasına dönük maaş nakil belgesinin de iptalininistenilip istenilmediği, şayet sözü edilen belgenin deiptali isteniliyorsa tarih ve sayısının belirtilmediğigörülmüştür…” şeklindekigerekçe ile dava dilekçesinin 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrası(d) bendi gereğince dava dilekçesinin reddine karar vermiştir. Davacı vekili yenidendilekçe düzenleyerek Kocaeli Valiliği veÖzelleştirme İdaresi Başkanlığı aleyhinedava açmıştır. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi:20.06.2013 gün ve E:2011/704 K:2013/675 sayılı kararı iledavanın maaş nakil ilmühaberine ilişkinkısmının görev yönünden reddine, davacının5473 sayılı Kanun uyarınca ek ödemelerden yararlanmatalebinin reddine ilişkin 17.02.2011 tarih ve 4169 sayılıişlemin iptaline, tazminat talebinin kabulüne karar vermiş,karara taraf vekillerince itiraz edilmiştir. Sakarya Bölge İdareMahkemesi: 18.02.2015 gün ve E:2014/1648 K:2015/388 sayılıkararı ile “… kamu görevlisi olan davacınınözlük ve parasal haklarıyla ilgili olarakaçılmış olan iş bu davanın idari yargıyerlerinin görevine girdiğinin kabulü gerektiği, aksidüşünceyle maaş nakil ilmühaberi yönündendavanın görev yönünden reddedilmesinde hukuki isabetgörülmemiştir…” şeklindeki gerekçe ile davalıidarenin itiraz istemine ilişkin dilekçesinde önesürülen iddialar söz geçen kısmınınbozulmasını gerektirecek durumda bulunmadığından,kararın “iptal” ve “kabul” e ilişkinkısmına itiraz isteminin reddine ve kararın belirtilenkısımlarının onanmasına, davacı tarafındankararın “görev ret” kısmına yapılanitirazın kabulü ile kararın “görev ret”kısmının bozulmasına karar vermiş, kararakarşı Kocaeli Valiliği vekilince karar düzeltme yolunagidilmiş olup, Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 17.12.2015gün ve E:2015/1349 K:2015/3671 sayılı kararı ile karardüzeltme talebinin reddine karar vermiştir. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi16.03.2016 gün ve E:2016/244 sayılı Hasım Düzeltmekararı ile 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 15. maddesinin ( c ) fıkrası uyarınca KocaeliValiliği ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. husumetiyleincelenmesine karar vermiştir. Davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’ nin vekili, süresinde verdiğicevap dilekçesinde, davanın adli yargının görevalanına girdiğini öne sürerek görev itirazındabulunmuştur. KOCAELİ 1. İDAREMAHKEMESİ:30.06.2016 gün ve E:2016/244 sayılıgörevlilik kararı ile “…İdare, idare hukukualanında kamu gücüne dayalı olarak re-sen ve tek yanlıirade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğuişlemlere, hukuk alanında yeni durumlar oluşturmasıylaidari işlem kimliği kazandırmakta ve kural olarak buişlemler özel yasal düzenlemeler dışında, idariyargı denetimine tabi bulunmaktadır. Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun,18/06/1994 günlü, 21964 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 4000 sayılı Yasa’yla değiştirilen 1.maddesi uyarınca, Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü’nceyürütülen telekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinintamamı kamu kesimine ait olacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmiştir. 29/01/2000 günlü, 23948sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren ve Türk Telekom'unözelleştirilmesi amacıyla yapısının yenidendüzenlenmesine yönelik kurallar getiren 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, Türk Telekom’un, bu Kanunve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirketolduğu, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin kuruluş,teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuatın TürkTelekom’a uygulanmayacağı kuralına yer verilmiş;anılan kural, 23/05/2001 günlü, 24410 sayılı ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4673sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değiştirilmiş veTürk Telekom’un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerinetabi bir anonim şirket olduğu, bu Kanun hükümlerisaklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri dedâhil sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamukurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuatınTürk Telekom’a uygulanmayacağı belirtilmiştir.Ayrıca, 4502 sayılı Yasa’nın Geçici 3. maddesiile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK'ninekindeki “B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. 4502 ve 4673 sayılıYasa’lar ile yapısı yeniden düzenlenen TürkTelekom'da çalışan personelin hukuki statüsü de, 406sayılı Yasaya 4502 sayılı Yasa ile eklenen Ek 22.madde ileyeniden düzenlenmiş ve anılan maddede TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenimgörme şartları aranacağı, bunlarındışında kalan personelin iş mevzuatı uyarıncaistihdam edileceği, iş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartların Yönetim Kurulutarafından tayin olunacağı kurallarına yer verilmiş,ayrıca, aynı Yasanın Geçici 4. maddesinde, 4502sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihte Türk Telekom’da 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmelipersonel statüsünde çalışmakta olanlardan isteyenleriniş mevzuatına tabi personel statüsünegeçirileceği, iş mevzuatına tâbi personelstatüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunacağıkurala bağlanarak, iş mevzuatına geçmek istemeyenlerinmevcut statü, sosyal ve özlük haklan korunmuştur. 4502 sayılıYasa'nın Resmi Gazete'de yayımlandığı 29/01/2000gününden, özelleştirme sürecinintamamlanmasının ardından hisse satışsözleşmesinin imzalandığı 14/11/2005 tarihine kadargeçen bu dönemde, sermayesinin yüzde ellisinden fazlasıkamuya ait olan Türk Telekom'un bir kamu kuruluşu olduğu vepersoneliyle arasında doğan uyuşmazlıklara idariyargıda bakılacağı Danıştay kararlarında kabuledilmiştir. (Örneğin Danıştay İdari DavaDaireleri Kurulunun 17/06/2010 günlü, E:2010/329,K:2010/1310sayılı kararı.) Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında imzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi”nin imzalandığı 14/11/2005 tarihindensonra ise, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuktüzel kişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşuniteliğini kaybetmiştir. Belirtilen tarihten sonra, kuralolarak Türk Telekom personelinin kamu personeli ve işlemlerinin idariişlem sayılamayacağı, bir özel hukuk tüzelkişisi olan Türk Telekom'a karşı idari yargıda davaaçılamayacağı açıktır. Ancak, 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom'daçalışmakta olan personelin haklarının korunmasıamacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarına nakilolanaklarım belirleyen bazı özel düzenlemelere yerverilmiştir. Buna göre, Türk Telekom hisselerinin devri sonucukamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekom’da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüz seksen gün aylıksız izinlisayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu personel belirtilen süreiçinde Türk Telekom'da çalışmaya devam edecek,malî ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanacak, belirtilen süre içinde nakle tâbipersonelden Türk Telekom tarafından hizmetine ihtiyaçduyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ile nakil talepedenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan güniçinde nakil için Türk Telekom tarafından DevletPersonel Başkanlığına bildirileceklerdir. Aynıfıkranın, 5457 sayılı Yasayla değiştirilencümlesinde ise, maddede sayılanlardan aylıksız izninbitiminden sonra T. Telekom'un tabi bulunduğu mevzuata ve bu fıkrayaistinaden akdedilen sözleşmeye göre çalışmayadevanı edenlerden hisse devir tarihinden itibaren en geç beşyıl içinde iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sonaerenlerin, bu madde hükümlerine göre işlem yapılmaküzere, sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocaktarihindeki 3. fıkraya göre hesaplanan ücretleriyle DevletPersonel Başkanlığı'na bildirilecekleri, Türk TelekomYönetim Kurulu'nca 15/04/2004 tarihi itibarıyla bu unvana görebelirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına, bu tarihtenDevlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadargeçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacakartış, oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacaktutarın dikkate alınacağı hükmebağlanmıştır. Aktarılan yasal düzenlemeile T. Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesi sonucunda,işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısa sürede imkânsızpersonelin isteklerine bağlı olarak makul bir süre kamugörevlerinden aylıksız izinli sayılmasına veaylıksız izin süresinin bitiminden itibaren beş yılsüre ile nakil hakları korunarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre,söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçensürede kamu personeli statülerinin devam ettiği, izinsüresinin bitiminden itibaren beş yıl süreyle de kamupersoneli statüsüne nakil haklarının korunduğuanlaşılmaktadır. Diğer yandan, İmtiyazSözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden davalı şirkete devir sonrasındayetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecekaksaklıkların önüne geçilebilmesi için, 406sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukuramlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklenmiştir. Bu görevler kapsamında,406 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davalışirket tarafından, hak sahibi personelinin devlet personelbaşkanlığına bildirilmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceğikamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esas olmak üzerememur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelinilişiğinin kesilmesi gibi işlemler bulunmaktadır. Sayılan işlemler, idarehukuku alanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgilipersonelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük veparasal haklarını belirlemekte esas alınmaktadır. Belirtilennitelikleriyle, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında veidare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları anlaşılmaktadır. Söz konusu işlemler,içerikleri itibarıyla idari işlem niteliğinde olmaklaberaber, bir özel hukuk tüzel kişisi olan davalışirketçe tesis edilmiş olmaları nedeniyle idariyargı denetimine tabi olup olmayacağı da ayrıcadeğerlendirilmelidir. Davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi ile donatıldığı,bu görev ve yetkiler dâhilinde bazı kamusalayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu yukarıda belirtilmiştir. Belirtilen statüsüve özel yasa hükümleri gereğince bazı kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olmasınedeniyle davalı şirketin, herhangi bir özel hukuk tüzelkişisinden farklı bir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır. Bu durumda; imtiyazsözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekle görevlive yetkili kılınması nedeniyle, diğer özel hukuktüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlem niteliğindeolduğu ve bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargının görevinde bulunduğu sonucunavarılmaktadır…” şeklindeki gerekçe iledavalı şirketin görev itirazının reddine kararvermiştir. Davalılardan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin vekili tarafından, süresi içindeverilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı; “(…)Bilindiği gibi,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararasıses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31/12/2003 tarihine kadar"tekel" olarak yürütmekle görevli kılınan veçoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekelkapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluşyasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüyesahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55'i, Bakanlar Kurulu'nun25/07/2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin %55oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14/11/2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile Oger Telekomünikasyon A.Ş.'ne satılmıştır. Anayasa'nın 128. maddesinde,"Devletin, kamu İktisadî teşebbüsleri ve diğerkamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür"hükmü yer almaktadır. 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve 5398 sayılıKanunla değişik birinci fıkrasında, "Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekom’daçalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmü yer almaktadır. Olayda, davalının hissedevir (14.11.2005) tarihinde çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacı tarafından; 5473 sayılı Kanunuyarınca ek ödemelerden yararlanma talebiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin 17/02/2011 gün ve 4169sayılı işlemle nakil maaş ilmühaberinin iptali vemaaş farkının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyledava açılmıştır. Öte yandan, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik (1) numaralı bendinde: "a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar." idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Dolayısıyla,davanın açıldığı tarihte davalılardanTürk Telekom A.Ş.' nin özel hukuk tüzel kişisiolması karşısında, ortada idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden, daha önce davalı şirkettegörev yapmış olan davacı ile özelleştirilenkuruluş arasındaki uyuşmazlık konusu davanın, TürkTelekom A.Ş. yönünden özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde, adli yargıyerinin görevli olduğu düşünülmektedir…”şeklindeki gerekçe ile 2247 sayılı Kanunun 10 ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 13.3.2017 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’ nin vekilinin anılan Yasanın10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, anılanşirket yönünden 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Kocaeli İl TelekomMüdürlüğünde görev yaparken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre Kocaeli Tarım İl Müdürlüğüemrine atanan davacı tarafından 5743 sayılı Kanunuyarınca ek ödemelerden yararlanma talebinin reddine ilişkinişlemin ve maaş nakil ilmühaberinin iptaline karar verilmesiistemiyle açılmıştır. 1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile TürkiyeCumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994tarih ve 4000 sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesiile posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dâhil, sermayesinin yarısındanfazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom’auygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası kamudakaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisidenetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve 697sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyon hizmetlerininyürütülmesine ilişkin özel kanunlarınhükümleri saklıdır”; Ek 29. maddesinin 3.7.2005gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14. maddesi iledeğişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamu görevlerindenyüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD bedelle) Oger TelekomünikasyonA.Ş.’ne satılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: Türk Telekom A.Ş. 4502sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve 23948 sayılıResmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğegirdiği dikkate alındığında, 29.1.2000 tarihiitibariyle 233 sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yükseköğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yükseköğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmünüalmış; aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında daiş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı PersonelYönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılı Yasa’nınEk 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanun’ladeğişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekom’daçalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, Yasa koyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda, hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalınınkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından; maaş nakil ilmühaberinin ve ek ödemedenyararlanma talebinin reddi istemiyle 22.06.2011 tarihinde davaaçıldığı; idare mahkemesince husumet mevkiinealınan davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş.yönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.' nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamında,anılan kurum yönünden açılmış bir idaridava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Kocaeli 1. İdare Mahkemesince,davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş. yönündenverilen 30.06.2016 gün ve E:2016/244 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kocaeli1. İdare Mahkemesince davalılardan Türk TelekomünikasyonA.Ş. yönünden verilen 30.06.2016 gün ve E:2016/244sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.03.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy