T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 154
KARAR NO : 2017 / 191
KARAR TR : 13.03.2017
ÖZET : Yurt dışından ithal edilen aracın kaçak olduğunun tespiti ve araca bu nedenle el konulması üzerine uğranıldığı ileri sürülen zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemi ile açılan davanın; 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. Maddesi gereğince ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :İ.E.
Vekili :Av. Sinan Karacabey
Davalı : Gümrükve Ticaret Bakanlığı
Vekili :Av. İ. L.T.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesindeözetle; A. Otomotiv İç ve Dış Ticaret Ltd.Şti.' nin ithal ettiği ve davacının 29.07.2013 tarihindesatın aldığı 16 HAY 06 plakalı, 2008 model,Mercedes-Benz marka otomobilin, yurda kaçak girdiğinin tespitiüzerine 07.05.2014 tarihinde araca el konulması nedeniyle uğranılanmaddi zarara karşılık, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL'nin, el koyma tarihinden itibarenişletilecek yasal faizi ile birlikte hizmet kusuru esaslarıçerçevesinde tazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalı Gümrükve Ticaret Bakanlığı vekili süresi içindeverdiği savunma dilekçesinde; Araç üzerindeki el koymakararının Ankara CumhuriyetBaşsavcılığının 2012/2856 soruşturma talimatı,Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının talebiüzerine Karacabey Asliye Ceza Mahkemesince verildiğini, idareningörevinin el konulan araçların muhafazasınısağlamak olduğunu, davacının iddia ettiği zararınaracı davacıya satanların fiilinden meydana geldiği ilerisürülmekle, uyuşmazlığın çözümve görümünde Adli Yargının görevli olduğugörüşüyle davanın görev yönünden reddigerektiğini savunmuştur.
BURSA 2.İDARE MAHKEMESİ: 28.06.2016 gün ve E:2016/558sayılı kararında; “…2577 sayılıYasanın 2. maddesinde; "İdari dava türleri, idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerindenbiri ile hukuka aykırı olduklarından dolayıaçılan iptal davaları; idari işlem ve eylemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları; kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan hertürlü idari sözleşmelerden dolayı açılandavalar olarak sayılmış; idari yargının idari eylem veişlemlerin hukuka uygunluğunun denetimini yapmakla görevliolduğu kurala bağlanmıştır.
İdarelerinyapmakla yükümlü oldukları görevlerin yerinegetirilmesinde bir kusuru olması ve bu kusur neticesinde bir zararındoğması durumunda, idarece bu zararın tazmin edilmesi Anayasahükmü gereğidir. Kamu idareleri, yapmakla yükümlübulundukları hizmetlerini gereği gibi ifa etmek, hizmetinişleyişini sürekli kontrol etmek ve hizmetinyürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almaklada yükümlüdürler. İdarenin buyükümlülüğünü yerine getirmeyerek bir zararasebebiyet verilmiş olması halinin hizmet kusuru nedeniyle meydanagelen zararları tazmin sorumluluğu yükleyeceği idarehukukunun yerleşmiş ilkelerinden olup, söz konusu zararıntazmine ilişkin davalar idari yargının görev alanındabulunan tam yargı davaları olarak tanımlanmaktadır.
Dosyanınincelenmesinden, Alkar Otomotiv İç ve Dış Ticaret Ltd.Şti.' nin ithal ettiği ve davacının 29.07.2013 tarihindesatın aldığı 16 HAY 06 plakalı, 2008 model,Mercedes-Benz marka otomobilin, yurda kaçak girdiğinin tespitiüzerine 07.05.2014 tarihinde araca el konulması nedeniyleuğranılan maddi zarara karşılık, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL'nin, el koymatarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte hizmet kusuruesasları çerçevesinde tazmini istemiyle açılandavanın, olayın meydana gelişinde idarenin hizmet kusurubulunduğundan bahisle açılan bir tam yargı davasıolduğu açık olduğundan, iş bu davanıngörüm ve çözümünde idari yargınıngörevli olduğu …” şeklindeki gerekçe ile davalıidarenin görev itirazının reddine karar vermiştir.taraflarca yasa yoluna başvurulmaması nedeniyle kararın07/09/2016 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından, süresiiçinde verilen dilekçe ile olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyasıile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı; “(…) Bilindiği gibi,Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolunun açıkolduğu, aynı maddenin son fıkrasında ise idarenin kendieylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kuralına yer verilmiş; 129/5maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerinikullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminatdavalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiğişekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhineaçılabileceğine işaret edilmiş; 657 sayılıDevlet Memurları Kanununun 13. maddesinde de, kişilerin kamu hukukunatabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardandolayı, bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil,ilgili kurum aleyhine dava açacakları ve kurumun genelhükümlere göre sorumlu personele rücu hakkınınsaklı olduğu hükme bağlanmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” kenar başlıklı 2. maddesinde, idaridava türleri: a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır. Öteyandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun “EmniyetGenel Müdürlüğünün, merkez, bölge, il veilçe trafik kuruluşları, görev ve yetkileribaşlıklı 5. maddesinin 'kuruluş' başlıkla (a) altbendinde, araçlara ve sürücülere ilişkinişlemleri yapmak, plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelikhizmetleri yürütmek üzere her ilde ve gerekli görülenilçelerde tescil şube veya büroları kurulacağıbelirtilmiş; aynı maddenin ‘görev ve yetkiler' altbaşlıklı (b) bendinin 7. fıkrasında'''’Araçların tescil işlemlerini yaparak belge veplakalarını vermek”, 8. fıkrasında “Ülkeçapında taşıtların ve sürücülerinsicillerini tutmak, bunlara ilişkin teknik ve hukukîdeğişiklikleri işlemek, işlettirmek, istatistikselbilgileri toplamak ve değerlendirmek” görevleri,oluşturulacak bu şube ve bürolarabırakılmıştır. 2918sayılı Kanunun “Araçların satış, devir vetescili ile bu işlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk”başlıklı 20. maddesinde, ülkeye gümrükkanalı ile giriş yapan araçların ilk tescilişlemlerinin, araç sahiplerinin gümrüktengeçişi yapılan araçların tescili içingümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; ilgili trafik tescil kuruluşuna veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceğikamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine başvurmaları gerektiği, busırada araçların giriş işlemlerini yapangümrük idarelerinin bu durumu 15 gün içinde araçsahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşuna bildirmekle yükümlüoldukları, tescil edilmiş araçların her çeşitsatış ve devirlerinin, satış ve devri yapılacakaraçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisinin, gecikmefaizinin, gecikme zammının, vergi cezası ve trafik idari paracezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi vetaşıt üzerinde satış ve/veya devrikısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıtbulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiştescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınaraknoterler tarafından yapılacağı ve araç satınalıp, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1)numaralı alt bendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafıhükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayanalıcılara 130,00 TL, (d) bendi hükümlerine uymayannoterlere ise her bir işlem için 1.000,00 TL idari para cezasıverileceği ve tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçların tescil yapılıncayakadar trafikten men edileceği hükme bağlanmıştır.Aynı Kanunun “Belge ve plaka vermeye yetkili kuruluşlar”başlıklı 22. maddesinde ise, 1. fıkrada bentler halindesayılan istisnalar haricinde kalan araçlara ilişkin tescileyönelik işlemlerin Emniyet Genel Müdürlüğüveya bağlı trafik tescil kuruluşlarıncayapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemleri elektronikortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapacağıdüzenlenmiştir. Budüzenlemeler kapsamında dava konusu olay elealındığında, davaya konu ve ilk kez kaydıyapılacak aracın, kaçak yollarla ülkeye sokulduğu,trafiğe tescili için gerekli işlemlerin 2918 sayılıKanunun 5, 20, 22 ve bu kanunun uygulanmasına yönelikKarayolları Trafik Yönetmeliğinin 29, 30 ve 31. maddelerineaykırı şekilde yapıldığı, emniyet vegümrük görevlilerinin hukuka aykırı işlemlerinedeni ile hukuka aykırı şekilde trafiğe tescil edilen davakonusu araca kaçakçılıkla mücadele kapsamındabaşlatılan soruşturma sırasında el konulduğu,söz konusu aracı alan davacının bu nedenle maddi zararauğradığını iddia ederek zararını olaydakusuru bulunan davalı idareden tazmin etmek için eldeki davayıaçtığı anlaşılmıştır. Buaçıklamalar ışığında, kanunun veyönetmeliğin emredici hükümlerine aykırışekilde gerçekleştirilen işlemler nedeni ileuğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemi ile açılan davada, yine aynı kanunungöreve ilişkin düzenlemesinin dikkate alınması ve görevliyargı yerinin bu kapsamda belirlenmesi gerekmektedir. Bilindiğigibi, 2918 sayılı Kanunun 6099 sayılı Kanunun 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. /... ”denilmek sureti ile 2918 sayılı Kanunun uygulanmasındankaynaklanan zararların tazmini istemi ile açılacak sorumlulukdavalarında adli yargı yerlerinin görevli olacağıaçıkça belirtilmiştir. Her ne kadar,dava konusu olayda davacının zararına sebebiyet veren eylemler,Gümrük Müdürlüğünde görevli memurlartarafından araç ithalat ve tescil işlemlerinin hukukaaykırı şekilde gerçekleştirilmesi sebebiyle, kamugörevlilerinin kusurundan kaynaklanan ve idari hizmetin kötüişlemesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte eylemler isede, davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918 sayılıKanunun 5, 20, 22 ve bu kanunun uygulanmasına yönelikKarayolları Trafik Yönetmeliğinin 29, 30 ve 31. maddelerindedüzenlenen araçların tesciline ilişkinhükümlere aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinde de,madde ayrımı yapılmaksızın 2918 sayılıKanundan kaynaklanan sorumluluk davalarının adli yargı yerindeçözümleneceğinin açıkçabelirtildiği; bu düzenlemenin, genel idare esaslarınailişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyen diğerkanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle kamugörevlilerinin eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğisonucuna varılmıştır. UyuşmazlıkMahkemesinin 02/03/2015 tarih ve 2014/834 Esas ve 2015/79 Kararsayılı, 15/02/2016 tarih ve 2015/926 Esas 2016/50 Kararsayılı, 15/02/2016 tarih ve 2016/29 Esas ve 2016/65 Kararsayılı kararlarında da "2918 sayılı Yasanın19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi'nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin 2918 sayılı Kanununuygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarınıkapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu" denilmek suretiyle bu tür davaların görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu vurgulanmıştır. Yukarıdakiaçıklamalara göre, somut olaya ilişkin davanın daözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindegörülmesi gerektiği düşünülmektedir”şeklindeki gerekçe ile 2247 sayılı Kanunun 10 ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan13.3.2017 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalı Gümrükve Ticaret Bakanlığı vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde Davalı vekilince başvurudabulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısınca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’ nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’ nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, CumhuriyetBaşsavcılığınca yürütülenkaçakçılık suçuna ilişkin soruşturmakapsamında el koyma kararı verilerek idareye teslim edilen otomobilinyurda sokulması ve trafik tescil işlemleri sırasındausulsüzlüğün fark edilmemesi sebebiyle uğranılanzararın tazmini istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“Emniyet Genel Müdürlüğünün, merkez,bölge, il ve ilçe trafik kuruluşları, görev veyetkileri” başlıklı 5. Maddesinin ‘kuruluş’başlıkla a alt bendinde; “(Değişik: 17/10/1996 -4199/3 md.) Bu Kanunla, Emniyet Genel Müdürlüğüneverilen görevler, Emniyet Genel Müdürlüğünebağlı olarak kurulan Trafik HizmetleriBaşkanlığınca yürütülür. TrafikHizmetleri Başkanlığı, Emniyet Genel MüdürYardımcısı tarafından yürütülür.Emniyet Genel Müdürlüğünün merkez bölge, ilve ilçe trafik zabıta kuruluşları Trafik HizmetleriBaşkanlığına bağlı olarakçalışır. Araçlara ve sürücülere ait işlemleri yapmak,plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelik hizmetleriyürütmek üzere her ilde ve gerekli görülenilçelerde tescil şube veya büroları kurulur. Tescil şube veya bürolarında emniyet hizmetlerisınıfı personelinden ayrı olarak teşkilat vekadrolarında gösterilen sayıda genel idare ve teknik hizmetlersınıfında personel ile sözleşmeli personel çalıştırılabilir.”denilmek sureti ile araçlara ve sürücülere ilişkinişlemleri yapmak, plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelikhizmetleri yürütmek üzere her ilde ve gerekli görülenilçelerde tescil şube veya büroları kurulacağıbelirtilmiş; Aynı maddenin ‘ görev ve yetkiler ‘ altbaşlıklı b bendinin 7. fıkrasında“Araçların tescil işlemlerini yaparak belge veplakalarını vermek”, 8. Fıkrasında “(Değişik: 25/6/2010-6001/35 md.) Ülke çapındataşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak,bunlara ilişkin teknik ve hukukî değişiklikleriişlemek, işlettirmek, istatistiksel bilgileri toplamak vedeğerlendirmek” görevleri oluşturulacak bu şube vebürolara bırakılmıştır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun “Araçların satış,devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk”başlıklı 20.maddesinde, “Tescil süreleri, satış ve devirler, noterlerinsorumluluğu ile ilgili esaslar şunlardır: a) Araç sahipleri, 1. (Değişik: 13/2/2011-6111/55 md.) Tescili zorunlu ve ilktescili yapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veya kuruluşlarıile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerinebaşvurmak, 2. (Değişik: 2/4/1998 - 4358/3 md.) Tescilinyapılması veya silinmesi için vergi kimlik numarası ileyönetmelikte belirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak, Zorundadırlar. b) Araçların giriş işlemlerini yapangümrük idareleri bu durumu 15 gün içinde araçsahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşuna bildirmekleyükümlüdürler. c) Tescil belgesi, aracın başkasına satış veyadevrine, hurdaya çıkarılmasına veya araçta,yönetmelikte belirtilen niteliklerin değişmesine kadargeçerli sayılır. d ) (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirleri,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezasıve trafik idari para cezası borcu bulunmadığınıntespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devrikısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıtbulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiştescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterlertarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan herçeşit satış ve devirler geçersizdir. Satış ve devir işlemi, siciline işlenmek üzereüç işgünü içerisinde ilgili trafik tescilkuruluşu ile vergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birliktealıcı adına trafik tescil işlemigerçekleşmiş sayılır. Satış ve devirtarihi itibariyle, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar VergisiKanunu hükümleri uyarınca eski malikin vergi mükellefiyetisona erer, yeni malikin vergi mükellefiyeti başlar. Yapılan satış ve devir işlemi üzerine noterlertarafından yeni malik adına bir ay süreyle geçerli tescileilişkin geçici belge düzenlenir. 197 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde yer alansorumluluk hükümleri saklı kalmak kaydıyla, anılanmaddede ve bu bentte yer alan isteme ve bildirmeleri elektronik ortamdayaptırmaya ve bu konuda yükümlülük getirmeye, elektronikbildirmelere ilişkin usul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresiBaşkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarıncacezalandırılırlar. Satış ve devir işlemlerinin bildiriminden itibaren biraylık süre içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün uygungördüğü kamu kurum veya kuruluşlarıtarafından yeni malik adına tescil belgesi düzenlenerek eldenveya posta aracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesininbir ay içerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumlulukyüklenemez. Bu bentte düzenlenen satış ve devir işlemleri hertürlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtlardamga vergisi ve değerli kâğıt bedellerindenistisnadır. Trafik tescil kuruluşunda yeni malik adınayapılacak tescil nedeniyle düzenlenmesi gereken değerli kâğıtlarınbedelleri, satış ve devir esnasında noterler tarafındantahsil edilir ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 119 uncu maddesiuyarınca beyan edilerek ödenir. Bu bentte yer alan işlemlersebebiyle noterlere herhangi bir pay veya aidat ödenmez. 1512 sayılı Kanunun 112 nci maddesi uyarınca belirlenenücret uygulanmaksızın satış ve devre ilişkin hertürlü işlem karşılığında toplam 20Türk Lirası maktu ücret alınır. Söz konusuücret, her takvim yılı başından geçerli olmaküzere önceki yılda uygulanan ücret tutarının oyıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarıncatespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranındaartırılması suretiyle hesaplanır. Haciz, müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle; icramüdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri, milliemlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum vekuruluşları tarafından satışı yapılanaraçların satış tutanağının birörneği aracın kayıtlı olduğu trafik tescilkuruluşlarına üç işgünü içerisindegönderilir. Aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgelerisağlayarak ilgili trafik tescil kuruluşundan bir ay içerisindeadlarına tescil belgesi almak zorundadırlar.Alıcıların tescil belgesi almak için süresindebaşvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir. Bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye İçişleri ve Maliye Bakanlıklarıyetkilidir. e) (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Araç satınalıp, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1)numaralı alt bendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafıhükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayanalıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerine uymayannoterlere ise her bir işlem için 1.000 Türk Lirası idaripara cezası verilir. Tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçlar, tescil yapılıncaya kadartrafikten men edilir.” denilmek sureti ile ülkeye gümrükkanalı ile giriş yapan araçların ilk tescilişlemlerinin araç sahiplerinin gümrüktengeçişi yapılan araçların tescili içingümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; ilgili trafik tescil kuruluşuna veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceği kamukurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine başvurmaları gerektiği, bu sıradaaraçların giriş işlemlerini yapan gümrükidarelerinin bu durumu 15 gün içinde araç sahiplerinin beyanettikleri tescil kuruluşuna bildirmekle yükümlüoldukları, tescil edilmiş araçların her çeşitsatış ve devirlerinin, satış ve devri yapılacakaraçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisinin, gecikmefaizinin, gecikme zammının, vergi cezası ve trafik idari paracezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi vetaşıt üzerinde satış ve/veya devrikısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıtbulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiştescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınaraknoterler tarafından yapılacağı ve araç satınalıp, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1)numaralı alt bendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafıhükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayanalıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerineuymayan noterlere ise her bir işlem için 1.000 TürkLirası idari para cezası verileceği ve tescil yapılmadantrafiğe çıkarılan araçların tescilyapılıncaya kadar trafikten men edileceği hükmebağlanmıştır. Aynı Kanunun “Belge ve plaka vermeye yetkili kuruluşlar:”başlıklı 22. Maddesinde; “(Değişik:18/1/1985 - KHK 245/8 md.; Aynen kabul: 28/3/1985 - 3176/8 md.) Yönetmelikte gösterilen esaslara göre: a) Askeri maksatlarla kullanılan Türk SilahlıKuvvetlerine ait bütün araçlar ile çeşitlianlaşmalara göre askeri amaçla yurdumuzda bulunankuruluşlara ait araçların tescilleri Türk SilahlıKuvvetlerince, b) Raylı sistemle çalışan araçlarıntescilleri, kullanıldığı yerlere göre ait olduğukuruluşlarca, c) İş makinesi türünden araçlarıntescilleri; 1. Kamu kuruluşlarına ait olanlar ilgilikuruluşlarınca, 2. (Değişik: 17/10/1996 - 4199/10 md.) Özel veya tüzelkişilereait olanlardan; tarım kesiminde kullanılanlar ziraat odalarınca,tarım kesiminde kullanılanların dışında kalan vesanayi, bayındırlık ve diğer kesimlerde kullanılanlarıntescilleri, üyesi oldukları ticaret, sanayi veya ticaret ve sanayiodalarınca, d) Tarım kesiminde kullanılanlar hariç, İl TrafikKomisyonlarından karar alınmak şartı ile motorsuztaşıtlardan gerekli görülenlerin tescilleri belediyelerce, e) (Mülga: 13/2/2011-6111/57 md.) Yapılır, belge ve plakaları verilir. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Birinci fıkradasayılanlar dışında kalan bütünaraçların tescilleri, araca ait belgelerin düzenlenmesi,kişiselleştirilmesi, kişiselleştirilen belgelerinbasımı ve ilgililerine elden veya posta aracılığıile teslimi işlemleri Emniyet Genel Müdürlüğüveya bağlı trafik tescil kuruluşlarınca yapılır.Emniyet Genel Müdürlüğü; ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapmak üzere,elektronik ortamda oluşturduğu bir ay süre ile geçerlitescile ilişkin geçici belgeyi basmak ve araç sahibinevermek üzere kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veyaözel hukuk tüzel kişilerini yetkilendirebilir. Yetkilendirilenbu gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri,yapacakları işlemleri aralarında düzenleyecekleri protokolçerçevesinde başka gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine de yaptırabilirler. Araca aitkişiselleştirilen belgelerin basımı ve ilgililerine eldenveya posta yoluyla teslimi, Emniyet Genel Müdürlüğütarafından belirlenen kamu kurum veya kuruluşları ile özelhukuk tüzel kişilerine de yaptırılabilir. Buişlemlerin yapılmasına dair usul ve esaslar yönetmeliktebelirlenir. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescil belgesinin bir ayiçinde teslim edilememesi hâlinde, buna ilişkin olarakaraç sahibine sorumluluk yüklenemez. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Genel hükümlerdenkaynaklanan sorumlulukları saklı kalmak üzere, ikinci fıkrahükmüne göre yetkilendirilmiş gerçek veya özelhukuk tüzel kişilerine, belirlenen usul ve esaslara aykırıhareket etmeleri halinde tespitin yapıldığı yerinmülki amiri veya bu konu ile ilgili olarak yetkilendireceği trafiktescil birim amiri tarafından on bin Türk Lirası idarîpara cezası verilir. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescile ilişkin geçicibelge, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasındaresmî belge sayılır” denilmek sureti 1. Fıkradabentler halinde sayılan istisnalar haricinde kalan araçlarailişkin tescile yönelik işlemlerin Emniyet GenelMüdürlüğü veya bağlı trafik tescilkuruluşlarınca yapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapacağı düzenlenmiştir. Davanın açıldığı 10.05.2016 tarihindeyürürlükte bulunan 01.05.2010 gün ve 27568 sayılıresmi gazetede yayınlanan yönetmelikle değişik 18.07.1997tarih ve 23053 sayılı resmi gazetede yayınlanarakyürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin“Yeni Kayıt” başlıklı 31. Maddesinde; İlk defa tescili yapılacak araçların tescilişlemi, sahiplerinin Nüfus ve Vatandaşlık İşleriGenel Müdürlüğü Adres Kayıt Sisteminde belirtilenyerleşim yerinin bulunduğu yerdeki trafik tescil şube veyabürosunda yapılır. Kamu kurum veya kuruluşlarıncafinansal kiralama yoluyla kiralanan ve ilk defa tescili yapılacakaraçlar, kiracının bulunduğu yerin trafik tescilkuruluşunda da tescil ettirilebilir. Araçların ilk tescilleri, araç sahiplerinin, kanunitemsilcilerinin, vekillerinin veya kamu kurum veya kuruluşları iletüzel kişiliklerce yetkilendirilen kişilerin ibrazı mecburibelgeleri göstererek üzerindeki bilgiler tam, okunaklı,örneğine uygun olarak doldurulmuş, bu Yönetmeliğinekinde yer alan "Araç Trafik Tescil Müracaat ve İşlemFormu” (Ek-1)’nu veya işlemi yapan trafik tescilkuruluşunca elektronik ortamda düzenlenen “Araç Tescilİşlem Formu” (Ek-43/A, Ek-43/B)’nu trafik tescilşube veya bürolarında yetkili memurun önündeimzalaması suretiyle yapılır. Trafik tescil kuruluşlarına müracaat sırasındasahiplik belgesi, uygunluk belgesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasıpoliçesi ile özel tüketim vergisi ödeme belgesininaslının ibraz edilmesi zorunludur. Ancak, bu belgelere ait bilgilerintrafik tescil kuruluşlarınca, ilgili kamu kurum veya kuruluşlarıile gerçek veya diğer tüzel kişilerinden elektroniksistemle alınabilmesi halinde, ibraz zorunluluğu aranmaz. Araç sahibince beyan edilen bilgilerden araca ait olanlar ibrazedilen belgelerle, kişiye ait olanlar ise nüfus hüviyetcüzdanı ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri GenelMüdürlüğü Merkezi Nüfus İdaresi Sistemikayıtlarından karşılaştırılarak yetkilimemurca tasdik edilir. Araca ait ibraz edilen belgelere "............... plakaya tescilyapılmıştır" kaşesi vurulur ve bu belgelermuhafaza edilmek üzere araç sahibine iade edilir. Yaşı itibariyle Araç Muayeneİstasyonlarının Açılması, İşletilmesive Araç Muayenesi Hakkında Yönetmelikte belirtilen ilk muayenesüresini geçirmiş araçların muayenesinin yaptırılmasızorunludur. Araç Tescil Belgesi ile Motorlu Araç Trafik Belgesiaraç sahibine veya kanuni vekiline veya kamu kurum veyakuruluşları ile tüzel kişiliklerce yetkilendirilenkişiye elden teslim edilir. Araç Tescil Belgesinin Emniyet GenelMüdürlüğünce elektronik sistemle gönderilenbilgiler esas alınarak Darphane ve Damga Matbaası GenelMüdürlüğünce düzenlenmesi halinde, belgegerçek kişiler için araç sahibinin Nüfus veVatandaşlık İşleri Genel MüdürlüğüAdres Kayıt Sisteminde belirtilen yerleşim yeri adresine, tüzelkişiler için ticaret sicil gazetesi, tüzük veyadiğer resmi kayıt belgelerinde belirtilen adreslerine postaaracılığı ile teslim edilir. Yabancılar içinise belgelerin gönderileceği adrese ilişkin hususlar EmniyetGenel Müdürlüğünce belirlenir ve Darphane ve DamgaMatbaası Genel Müdürlüğüne bildirilir. Araca ve tesciline dair bilgiler Emniyet GenelMüdürlüğünce elektronik ortamda tutulur. Ayrıca,tescile dair müracaat formları (Ek-1, Ek-43/A, Ek-43/B) ve gereklidiğer belgelerin saklanacağı dosya oluşturularak, tescilplaka numarasına göre arşivlenir. Tescili yapılan araçların tescille birlikte aynıanda trafikten çekilmesi talebinde bulunulması halinde,öncelikle tescil işlemi yapılır, ancak motorlu araçtrafik belgesi düzenlenmez ve tescil plakası bastırılmaz.Tescil işlemini takiben 41 inci madde hükümleridoğrultusunda trafikten çekme işlemi yapılır.”denilmek sureti ile, ilk kaydı yapılacak araçlara ilişkinusuli prosedür ayrıca düzenlenmiş, bu maddede de tescilişlemlerinin 2918 sayılı Kanun’un 5. Maddesigereğince oluşturulacak trafik tescil şube ve bürolarıaracılığıyla gerçekleştirileceği bir kezdaha ortaya konulmuştur. Tüm bu yasal mevzuat ve yargı kararları kapsamındadava konusu olay ele alındığında, davaya konu aracın2008 yılında dava dışı kişilerin hukukaaykırı işlemleri ile idare yanıltılarak ülkeyesokulduktan sonra, trafiğe tescilleri için gerekli işlemlerin2918 sayılı Kanun’un 5, 20, 22 ve bu kanunun uygulanmasınayönelik Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 29, 30 ve31. Maddelerine aykırı şekilde Trafik Tescil Denetleme BüroAmirliği görevlileri tarafından gerçekleştirildiği,bilahare 4 kez el değiştirip 5 nci kez davacı tarafındannoter satış sözleşmesiyle satın alındıktansonra, hukuka aykırı şekilde trafiğe tescil edilen davakonusu araca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 5607sayılı Yasa kapsamında başlatılan soruşturmasırasında el konulduğu, söz konusu aracı alandavacının olayda kusuru bulunan davalı idareden rücuentazmin etmek için davayı açtığı tespit edilmiştir. Bu açıklamalarışığında, kanunun ve yönetmeliğin emredicihükümlerine aykırı şekilde gerçekleştirilenişlemler nedeni ile uğranıldığı ilerisürülen zararın tazmini istemi ile açılan davada,yine aynı kanunun göreve ilişkin düzenlemesinin dikkatealınması ve görevli yargı yerinin bu kapsamda belirlenmesigerekmektedir. Nitekim 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlüResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“…bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür” Geçici 21. maddesindede “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmek sureti ile 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan zararların tazmini istemi ileaçılacak sorumluluk davalarında adli yargı yerleriningörevli olacağı ayrıca ve açıkçabelirtilmiştir. 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarınıkapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar, dava konusu olayda davacının zararınasebebiyet veren eylemler, dava dışı kişilerin hileliişlemleri ile idare yanıltılarak ülkeye sokulduktan sonra,trafiğe tescilleri için gerekli işlemlerin hukukaaykırı şekilde gerçekleştirilmesi sebebiyle, idare çalışanlarınınkusurundan kaynaklanan ve idari hizmetin kötü işlemesikapsamında değerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de;davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918 sayılıKanun’un ve bu kanunun uygulanmasına yönelik KarayollarıTrafik Yönetmeliği’nin araçların tescilineilişkin hükümlerine aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un 110.Maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğinin açıkçabelirtildiği; bu düzenlemenin, genel idare esaslarınailişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyen diğerkanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle idareajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca davaya konu araca ilişkin olarak hukukaaykırı olarak gümrük kabul ve trafik tescil işlemleriningerçekleştirildiği 2008 yılında 2918sayılı Kanun’un 110.maddesi yürürlüktedeğil ise de; görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Belirtilennedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Bursa 2. İdare Mahkemesince verilen28.06.2016 gün ve E:2016/588 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Bursa 2. İdare Mahkemesince verilen 28.06.2016 gün veE:2016/588 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13.03.2017 gününde Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU VE OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY Dava,Alkar Otomotiv İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’ninithal ettiği ve davacının 29.07.2013 tarihinde satınaldığı 2008 model Mercedes-Benz marka otomobile, gümrükmevzuatına aykırı olarak yurda sokulduğunun tespitiüzerine 07.05.2014 tarihinde el konulması nedeniyleuğranılan maddi zararın hizmet kusuru esaslarıçerçevesinde tazmini istemiyle Gümrük ve TicaretBakanlığı hasım gösterilmek suretiyle idariyargıda açılmıştır. Davalısüresi içinde verdiği dilekçe ile davanın adliyargının görev alanına girdiğini öne sürerekgörev itirazında bulunmuş, Bursa 2. İdare Mahkemesince,görev itirazı reddedilerek uyuşmazlıkta idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle görevlilikkararı verilmiş, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısınca 2247 sayılı Kanun’un 10/2maddesinde belirtilen şekilde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istenmiş;Mahkememizce, sayın çoğunluğun “davaya konuzarardan doğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun ile bu kanununuygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği’nin araçların tesciline ilişkinhükümlerine aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı” görüşüdoğrultusunda, uyuşmazlığınçözümünün 2918 sayılı yasanın 110.maddesi gereğince adli yargının görev alanındabulunduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne ve Bursa 2.İdare Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlıktaadli yargıyı görevli kabul eden çoğunlukgörüşüne katılamıyorum, şöyle ki; 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 11.01.2011 tarih ve6099 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişik“Görevli ve Yetkili Mahkeme” başlıklı 110.maddesinin 1. fıkrası “İşleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır” hükmünüiçermektedir. Anılanyasa kuralında, “bu kanundan doğan sorumlulukdavalarının görüm ve çözümününadli yargı düzenine ait olduğu belirtildiğinden, hangisorumluluk davalarının 2918 sayılı Kanun’dankaynaklandığı sorusunun cevabı görevli yargıyerinin tesbiti bakımından önem arz etmektedir. 2918sayılı Kanunun 85. maddesinde açıkçabelirtildiği üzere yasa motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlar nedeniyle işletenin hukukisorumluluğunu düzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan doğan ve adli yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85. maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından İdari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 SayılıYasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. Nitekim,yasa değişikliğine ilişkin Hükümetgerekçesi de getirilen yeni hükmün bu nedenle maddeyeeklendiğini teyit etmektedir. Öteyandan 2918 sayılı Kanun’un “Amaç”başlıklı 1. maddesinde “Bu Kanunun amacı,karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir.”hükmüne yer verilmiş; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, “Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar. BuKanun, karayollarında uygulanır..." hükmügetirilmiş; “Kuruluşlar, Komisyonlar, Görev veYetkileri” başlıklı ikinci kısmında yer alan 5.maddesinde, Emniyet Genel Müdürlüğünün, merkez,bölge, il ve ilçe trafik kuruluşlarının görevve yetkileri; 6. maddesinde Trafik zabıtasının görev veyetki sınırı ile genel zabıtanın trafik hizmetleriniyürütmeye ilişkin yetkisi; 7. maddesinde, Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri; 8.maddesinde, Millî Eğitim Bakanlığı, SağlıkBakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının görev ve yetkileri; 9. maddesinde,Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınıngörev ve yetkileri; 10. maddesinde, Belediye trafik birimleriningörev ve yetkileri sayma yoluyla belirlenmiştir. 2918sayılı Kanundan doğan sorumluluk davaları ibaresininyukarıda açıklandığı üzere Kanunun 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçların işletilmesinedeniyle verilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalar olarak anlaşılmasıgerekmekle birlikte bir an için Kanun’un 2. kısmındabelirtilen ilgili kamu kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerini de kapsadığıkabul edilecek olsa bile anılan Kanunun görev ve sorumlulukyüklediği kamu kurum ve kuruluşları arasındaGümrük ve Ticaret Bakanlığı yeralmadığından, uyuşmazlığın anılan yasakuralı kapsamında çözüme kavuşturulmasımümkün görülmemiştir. Herne kadar 2918 sayılı Kanun’un “Araçlarınsatış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki vesorumluluk” başlığını taşıyan 20.maddesinde, “Tescil süreleri, satış ve devirler,noterlerin sorumluluğu ile ilgili esaslar şunlardır”başlığı altında 2/b fıkrasında“Araçların giriş işlemlerini yapan gümrükidareleri bu durumu 15 gün içinde araç sahiplerinin beyanettikleri tescil kuruluşuna bildirmekleyükümlüdürler” şeklinde davalı idareyesınırlı bir sorumluluk yüklenmiş ise de,uyuşmazlık, davalı idarenin söz konusu süreiçinde bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmediği iddiasından kaynaklanmamakta olup, davaya konu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanunun ve uygulamayönetmeliği’nin araçların tesciline ilişkinhükümlerine aykırı hareket edilmesinden kaynaklandığışeklindeki sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Davalıidarenin görev ve sorumlulukları ile kuruluşesaslarını düzenleyen Gümrük ve TicaretBakanlığının Teşkilat ve Görevleri HakkındaKanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesinde, “Bu KanunHükmünde Kararnamenin amacı, Gümrük ve TicaretBakanlığının kuruluş, görev, yetki vesorumluluklarını düzenlemek olduğu” belirtilmiş;2İç maddesinde, gümrük kontrolüne tabi kişi,eşya ve araçların muayene ve kontrolünü yapmak,anılan idarenin görev ve sorumlulukları arasındasayılmıştır. Anayasanın125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerinekarşı yargı yolunun açık olduğu belirtildiktensonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmıştır. İdarekural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellikbağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup;idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukukukuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuzsorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenintazmin yükümlülüğünün doğmasınayoi açmaktadır. Somutolayda, davalı Gümrük ve TicaretBakanlığı’nın yasa ile kendisine verilmişbulunan görevleri gereği gibi yerine getirmediği ilerisürülmüştür. Görevin hiç veya gereğigibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.İdare’nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı,İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesigereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerekir. UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy