T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 109
KARAR NO : 2017 / 170
KARAR TR : 13.3.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın bir kısmının davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :G. S.A.Ş.
Vekilleri :Av. A. B.- Av. B. Ö.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av.H.Ç.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde H.O.adına sigortalı 78 … 626 plaka sayılı aracın, 04.08.2015tarihinde davalının yapım, bakım, onarım veişletilmesinden sorumlu olduğu yolda meydana gelen maddi hasarlıtrafik kazasına karıştığını, araçtaoluşan hasar nedeniyle 90.000,00-TL hasar tazminat bedelinin, poliçeye istinaden ödendiğini, böylelikle müvekkilşirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarıncasigortalının haklarına halef olduğunu; Trafik KazasıTespit Tutanağı'nda; “..trafik kazasının meydanageldiği kaza yerinde yapılan inceleme ve gözlemde trafik tanzimişaretlerinin eksik olduğu ve kaza mahallinde hiçbir trafikişaret levhasının bulunmadığıtarafımızca tespit edilmiştir….Bu kazanınoluşumunda..yolun yapım ve bakımından sorumlu Kuruluş'unise 2918 sayılı KTK'nunda belirtilen diğer kusurlardan 15/1'Trafiği düzenlemede kullanılan işaret levhaları,ışıklı ve sesli işaretler, yer işaretlemeleri ilebenzeri trafik işaretleri, karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli Kuruluşlarca temin ve tesis edilerek,sürekliliği ve işlerliğini sağlamak kuralınıihlal ettiğine.. " ifadeleriyle davalı Kurumun kusurluolduğunun tespit edildiğini; taleplerinin, kazada zarar görensigortalıya ödenen 90.000,00-TL'den, 16.558,00-TL sovtaj bedelininmahsup edilmesi neticesinde, davalının kusuru oranındaki bakiye36.721,00-TL'nin 02.10.2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecekfaiziyle tahsili olduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkin tümtalep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,-davalının kusuru oranındaki 36.721,00-TL tazminatın02.10.2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktetahsili istemiyle 29.3.2016 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 30.9.2016 gün ve E:2016/157,K:2016/405 sayı ile, “(…) Dava, davacışirketçe sigortalısına ödenen maddi zararınidarenin hizmet kusuruna dayanılarak davalıdan rücuen tahsiliistemine ilişkindir.
Dava,davalı idarenin bakım ve sorumluluğunda olan karayolunda yeterlitedbir alınmadığından bahisle meydana geldiği ilerisürülen olaydan kaynaklanan zararın ödetilmesi istemiyleaçılan rücuen tazminat davasıdır.
KTK.nun 110.maddesinde işleteni devlet olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin düzenleme yapılmış,davada ise yolun bakım onarım sorumluluğunadayanılmıştır.
Bu haliylebakılan uyuşmazlık, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, 6001 sayılıYasada karayollarının emniyetle kullanılmalarınısağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak,bakımını yaptırmak, onarmak, onarımınıyaptırtmak, işletmek, işlettirmek, temizliğini yapmak,yaptırmak ve trafik güvenliğini sağlamak şeklindeöngörülen görevlerin tam ve eksiksiz yerinegetirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerinkusurlu yerine getirildiği, meydana gelen zararda hizmet kusurubulunduğu iddiasından kaynaklanmakta olup, buna göredavanın görüm ve çözümü idare mahkemelerineaittir.
Davacışirkete sigortalı aracın Kömbet Köyüistikametinden Yüce Köyü istikametine seyir halinde ikenvirajlı yolda direksiyon hakimiyetini kaybederek savrulması ve taklaatması şeklinde meydana gelen kazanın olduğu mahalde trafikişaretlerinin bulunmadığı, bu durumda davalınınkamu hizmetini yürüttüğü sırada kişilereverdiği zararın tazmini istemiyle açılan davada kamuhizmetini yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütüpyürütmediğinin, hizmet kusuru veya başka nedenle idareninsorumluluğunun bulunup bulunmadığının saptanmasıgerektiği, bu hususların saptanmasının idare hukukuilkelerine göre yapılabileceğinden 2577 SayılıYasa'nın 2. Maddesi (b) bendi kapsamında tam yargı davasıile davanın görüm ve çözüm yerinin idaremahkemeleri olduğu, görev hususunun kamu düzenine ilişkinolarak her aşamada nazara alınabileceğianlaşıldığından HMK.nun 114/1-b, 115/2. maddelerigereğince davanın dava şartı yokluğundan usûldenreddine karar verilmesi gerekmiş, Yargıtay 22. H.D.nin 2012/29236Esas, 2012/28475 Karar sayılı, 17.12.2012 günlü kararıgereğince davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmeyerekaşağıdaki hükmün kurulmasının doğruolacağı sonuç ve kanısınavarılmıştır.
HÜKÜM:Gerekçede açıklanan nedenlerle;
Davada idariyargı yerinin görevli olması sebebiyle dava dilekçesininusulden REDDİNE,…” karar vermiş, bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle 9.11.2016 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA18.İDARE MAHKEMESİ: 21.12.2016 gün ve E:2016/4767 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlüResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz" denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, 04/08/2015 tarihinde 78…626 plakalı aracınmaddi hasarlı trafik kazasına karıştığı,sigortalıya 90.000,00 TL ödendiği, 16.558 TL sovtaj bedelininmahsubundan geriye kalan miktar üzerinden, davalı idarenin kusuruoranında hesaplanan 36.721,00 TL zararın tazmini istemiyle 29/03/2016tarihinde Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/157 esasına kaydendava açıldığı, anılan Mahkeme tarafından30/09/2016 tarih ve 2016/405 sayılı kararla davanın idari yargınıngörevine girdiğinden bahisle reddedildiği, kararınkesinleşmesi üzerine davacı vekili tarafından 09/11/2016tarihinde Mahkememize dava açıldığıanlaşılmış olup, 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilinceye kadar ertelenmesine…” kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan13.3.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın bir kısmının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağıbelirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga: 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı sigorta şirketine kasko sigortapoliçesi ile sigortalanan aracın, karayolu üzerinde seyirhalinde iken trafik kazasına karıştığı; kazayerinde yapılan inceleme ve gözlemde trafik tanzim işaretlerinineksik olduğu, kaza mahallinde hiçbir trafik işaretlevhasının bulunmadığı, bu kazanınoluşumunda yolun yapım ve bakımından sorumlu Kuruluşunsorumlu bulunduğu iddia edilerek; uğranılan zararakarşılık ödenen sigorta tazminatının birkısmının rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevli olduğundan; Ankara 18. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 5.Asliye HukukMahkemesinin 30.9.2016 gün ve E:2016/157, K:2016/405 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara18. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 5.AsliyeHukuk Mahkemesinin 30.9.2016 gün ve E:2016/157, K:2016/405 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.3.2017 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU VE OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum.13.3.2017
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy