T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 91
KARAR NO : 2017 / 165
KARAR TR : 13.3.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A.S.A.Ş.
Vekilleri : Av. M. K.D., Av.H.A.İ.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili :Av.N.Ö.
O L A Y
:Davacı vekili; müvekkili Şirketin; Kasko Sigorta Poliçesiile B. İ. İnş. Tah. Taş. Mer. Hay. Gıda Tic. Ltd.Şti.’nin maliki olduğu 69 … 222 plakalı aracısigortaladığını; 06.11.2013 tarihinde, saat 18.00sıralarında, sürücü S.K.’ın sevk veidaresindeki 24 … 156 plakalı aracıyla Gümüşhaneili, Kelkit İlçesi istikametinden Erzincan istikametine seyriesnasında +41 km. geldiğinde yolun bittiğini ve başka biryere bağlandığını, işaretleme olmamasınedeniyle fark edemediğini ve sürücü B. İ.’insevk ve idaresindeki/sigortalı 69 …222 plakalı aracaçarptığını, bunun sonucunda yaralanmalı, maddihasarlı trafik kazası meydana geldiğini; kaza tespittutanağında, kazanın meydana geldiği bölgede yolçalışması olduğu, fakat yolçalışması olduğuna dair herhangi bir trafikişaretçisi veya trafik işaret levhasınınolmadığının tespit edildiğini, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nu ihlal edendavalının %100 oranında kusurlu olduğunu; kazanınmeydana geldiği yolun yapım ve bakımından sorumlukuruluş olarak can ve mal güvenliği için gereklitedbirleri almanın, karayolu yapısını trafikgüvenliğini sağlayacak şekilde bulundurmanın, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili KarayollarıTrafik Yönetmeliği gereğince davalı kurumun yasalgörevi ve sorumluluğu içerisinde olduğunu; kazaneticesinde sigortalı araçta 8.400,00-TL hasar oluştuğunu;hasar bedelinin 20.01.2014 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkilişirketin TTK.nun 1472.maddesi gereği sigortalısınınhaklarına halef olarak rücu hakkınıkazandığını; idari başvurularının davalıİdare tarafından zımnen reddedildiğini ifade ederek; hertürlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 8.400,00 TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan20.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle, 20.05.2014 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır.
Trabzonİdare Mahkemesi; 24.06.2015 gün ve E:2014/729, K:2015/980 sayıile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek,davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiş,davalı İdare bu karara itiraz etmiştir.
TRABZONBÖLGE İDARE MAHKEMESİ;16.2.2016 gün ve E:2015/1551,K:2016/177 sayı ile, “(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 1.maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri, bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, belediyelerin bu kanununuygulanmasıyla ilgili görevleri sayılarak bu bağlamdabelediyelerin yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarını trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmak, gerekli görülen kavşaklarave yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak, can ve malgüvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparakönlemleri almak, yol yapısı veya işaretlemeyetersizliği yüzünden trafik kazalarınınvukubulduğu yerlerde, yetkililerce teklif edilen tedbirleri almaklagörevli olduğu düzenlenmiştir.
AynıKanunun 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde ise, “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir” hükmüne, Geçici21. maddesinde de, Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”hükmüne yer verilmiştir.
(…)
Bu durumda;davalı idarenin, trafik kazasının meydana geldiğikarayolunda 2918 sayılı Kanun kapsamındaki bakım veonarım sorumluluğuna dayanan davanın görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevalanına girdiği sonucuna varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 02.02.2015 gün ve E:2015/56, K:2015/72kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, itirazın kabulü ile Trabzon İdare Mahkemesi'nceverilen 24/06/2015 gün ve E:2014/729, K:2015/980 sayılıkararın BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 14/3. ve 15/1-a. madde hükümleriuyarınca davanın görev yönünden reddine(…)”kesin olarak karar vermiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle, 22.3.2016 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA20.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 1.11.2016 gün ve E:2016/143,K:2016/382 sayı ile, “(…) Davanın; kaskopoliçesine dayalı olarak karayolundaki trafik işaretlemesieksikliğinden kaynaklı, davalı kusuruna dayalı olaraksigortalıya ödenen tazminatın olaya sebebiyet verendavalıdan rücuen tahsili talepli tazminat davası olduğuanlaşılmıştır.
(…)davacı sigorta şirketine Kasko Sigorta Poliçesi ilesigortalı bulunan sigortalı araç ile dava dışıBayburt İbişoğulları İnş. Taah. Taş. Mer.Hay. Gıda Tie. Ltd. Şti.'ye ait ve sürücüsü Bedriİbiş sevk ve idaresindeki davacı sigorta şirketincesigortalı 69 AD 222 plakalı araç ile meydana gelenyaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası sonucundasigortalı araçta oluştuğu tespit edilen 8.400,00 TL hasarbedelinin davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıyaödendiği, tanzim edilen kaza tespit tutanağı ilekazanın meydana geldiği bölgede yolçalışması olduğu, fakat yolçalışması olduğuna dair herhangi bir trafikişaretçisi veya trafik işaret levhasınınolmadığının tespit edilerek, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun Karayolları GenelMüdürlüğü’nün ihlal ettiği, yolişaretlemesinden kaynaklı hizmet kusuru nedeniyle KarayollarıGenel Müdürlüğünün kusurlu olduğu iddiaedilerek Karayolları Genel Müdürlüğünekarşı rücuen tahsili için bu davanınaçıldığı, doğrudan hizmet kusuruna dayalıolarak açılan iş bu davanın esas itibariyle tam yargıdavası türünden olduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nintrafik kazası sonucu hizmet kusuruna dayalı olarak doğrudantazminat talepli olarak idare aleyhine açılan davalardagörevli yargı yerinin idari yargı yeri olduğuna dairyerleşmiş içtihatları da nazara alınarak budavanın tam yargı davası türünden olduğu, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) 2.Maddesinin birinci fıkrasının b bendi gereğince, idaremahkemesinde tazminat davası olarak açılmasıgerektiği, hizmet kusuruna dayalı olarak bu davanınaçıldığı, olayın trafik kazasındankaynaklanmış olmasının bu davanın adli yargıyerinde görülmesi sonucunu doğurmayacağı dagözetilerek, tam yargı davası niteliğindeki bu dava ileilgili olarak yargı yolunda hataya düşülmek suretiyleiş bu davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmışolduğu anlaşıldığından, görev hususu davaşartı olup resen gözönünde tutulması gerektiğinden,görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine dairaşağıdaki hükmün tesisi yasalgörülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere,
1-2577sayılı İYUK 2. Maddesinin 1. Fıkrasının (b) bendigereğince açılan dava idarenin hizmet kusuruna dayandığındanbu nedenle tam yargı davası olarak idare mahkemesineaçılması gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davadilekçesinin reddine…” karar vermiş; bu karar istinafisteminde bulunulmaksızın kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan13.3.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirketçe sigortaedilen 69 … 222 plakalı aracın 06.11.2013 günü saat18:00 sularında B.i.sevk ve idaresinde iken Kelkit ilçesiistikametinden Erzincan istikametine doğru seyrettiği sırada,Devlet Karayolunun 41. kilometresinde yolun bitmesi ve başka yolabağlanması nedeniyle trafik kazasınakarıştığı; sigortalı araçta maddi hasaroluştuğu; kazanın oluşmasında, can ve mal güvenliğiiçin gerekli tedbirleri almayan, karayolu yapısını trafikgüvenliğini sağlayacak şekilde bulundurmayan davalıidarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, araç hasarınedeniyle ödenen miktarın rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 20.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1.11.2016 gün veE:2016/143, K:2016/382 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara20.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1.11.2016 gün ve E:2016/143, K:2016/382sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13.3.2017 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU VE OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum.13.3.2017
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy