T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 92
KARAR NO : 2017 / 166
KARAR TR : 13.3.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın bir kısmının davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : E. S.A.Ş.
Vekili : Av. B. Ü.
Davalı : Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili :Av.D. Ş.
O L A Y :Davacı vekili; müvekkili Şirket tarafındansigortalanan 16 … 542 plaka sayılı aracınsürücüsünün, 17.09.2014 tarihindeAtisan-Abdülhalik Renda caddesi üzerinde seyir halindeyken,Doğalgaz istasyonu önüne geldiğinde, asfaltınçökmüş olması nedeniyle, aracın arka altkısmının çarpması sonucu maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini; kaza raporu tanzim eden polismemurlarının; olaydan davalı kurumun kusurluolacağını raporlarında belirttiklerini; sigortalıaraç sürücüsünün, aracıyla birliktekarayolunda nizami seyri esnasında, yol üzerinde hiçbirişaretleme, uyarı levhası olmayan kaza mahalline geldiğindeyol üzerinde tuzak niteliğinde asfaltın çökmesisonucu vuku bulan kaza sonucu, sigortalı araçta meydana gelenhasardan dolayı sigortalı araç sürücüsünekusur izafe edilemeyeceğini; sigortalı araçta meydana gelen hasarmiktarının, 6.113,70 TL. olarak tespit edildiğini, 20/11/2014tarihinde müvekkili Şirket tarafından tazmin edildiğini; T.T.K.nun1472. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi gereği, zarar sorumlusudavalı kuruma karşı huzurdaki işbu davanınaçıldığını ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 4.585,27 TL. ninödeme tarihi olan 20/11/2014 ten itibaren işleyecek faizi ilebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 3.9.2015 tarihindeadli yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA26.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ;13.11.2015 gün ve E:2015/376,K:2015/449 sayı ile, “(…) Dava: Davacınınsigortalısına yapmış olduğu ödemenin TTK'nun1472. Maddesi gereği davalının hizmet kusuru olduğuiddiasıyla rücuen tazmini davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlıktaidarenin hizmet kusuru olduğu iddia olunan idari işlemdenkaynaklanmakta olup, İdari Yargılama Usulu Kanununun 2/b maddesigereği idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavası niteliğinde olması nedeniyle, davaya bakmak idariyargının görev sınırları içindekaldığından, yargı yolu nedeniyle dava dilekçesininreddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Dava idariyargı mahkemesi görev sınırları içerisinde kaldığından6100 Sayılı HMK'nun 114/1-b ve 115/2 maddesi uyarınca yargıyolunun caiz olmasına ilişkin dava şartınoksanlığı nedeniyle talebin usulden reddine, idariyargının görevli olduğunun tespitine…” kararvermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesince,13.6.2016 gün ve E:2016/3697, K:2016/7122 sayı ile onanan kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle 30.9.2016 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA 13.İDARE MAHKEMESİ; 15.11.2016 gün ve E:2016/3794, K:2016/3695sayı ile, “(…) 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; 16 KK 542plakalı aracın 17.09.2014 tarihinde Ankara İli, AtisanAbdülhahaluk Renda Caddesinde doğalgaz istasyonu önünegeldiğinde asfaltın çökmüş olmasınedeniyle aracın arka alt kısmını çarpmasısuretiyle meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında ortayaçıkan 4.585,27 TL maddi hasarın faiziyle birliktedavalıdan tahsili istemiyle davanın açılmışolduğu anlaşılmaktadır.
(…)
2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,benzer bir konuda açılan davada Uyuşmazlık Mahkemesinin26.09.2016 gün ve E:2016/366, K:2016/407 sayılı kararı ileadli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine, (…) 2577 sayılı Kanun'un 45.Maddesi uyarınca karara karşı temyiz/istinaf yolu kapalıolarak (kesin)…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan13.3.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın bir kısmının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı Şirket tarafından sigortalı aracın sürücüsünün, karayolundaseyir halindeyken, asfaltın çökmüş olmasınedeniyle, aracın arka alt kısmının çarpmasısonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,araçtaki hasar miktarının, 6.113,70 TL. olarak tespitedildiği; karayolunda sürücünün nizami seyriesnasında, yol üzerinde hiçbir işaretleme, uyarılevhası olmayan kaza mahalline geldiğinde yol üzerinde tuzakniteliğinde asfaltın çökmesi sonucu vuku bulan kazasonucu, sigortalı araçta meydana gelen hasardan davalıİdarenin sorumlu bulunduğu iddia edilerek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 4.585,27 TL.ninödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdanrücuen tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeriidari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 26.Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.11.2015 gün veE:2015/376, K:2015/449 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu Ankara 26.Asliye Hukuk Mahkemesinin13.11.2015 gün ve E:2015/376, K:2015/449 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 13.3.2017 gününde, ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU VE OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum.13.3.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy