T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 686
KARAR NO : 2017 / 46
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : Davacılara ait taşınmazın, Birecik Barajı ve HES inşası için yapılan kamulaştırmalar sonrasında fiilen kullanma imkanı kalmadığından bahisle kamulaştırılması ve belirtilen tazminatın tahsili istemiyle açılan davanın; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :1-M.Y.
2-Ş.Y.
3-H.Y.
4-Z.Y.
5-A.Y.
Vekili :Av.F.Ç.
Davalı :Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
Vekili :Av.C.Ç.
O L A Y : Davacılarvekili dilekçesinde; Şanlıurfa İli, Halfetiilçesi, Çekem Mahallesi evleri ve arazilerinin BirecikBarajı ve HES sebebiyle 2000 yılı mayıs ayındakamulaştırıldığını; müvekkilininmaliki bulunduğu Halfeti, Çekem Mahallesinde bulunantaşınmazının kamulaştırılmasıiçin davalı kuruma müracaatta bulunulduğu halde, bugüne dek kamulaştırılmadığını; BirecikBarajının, enerji, sulama, içme ve kullanma suyu barajıolarak yapıldığını, 2000 yılımayıs ayında faaliyete geçtiğini; Birecik Barajıkamulaştırması nedeniyle, taşınmazınbulunduğu Çekem Mahallesinde çevrenin sosyal, ekonomik veyerleşme düzenin bozulduğunu, Belediye hizmetlerinin verilmediğini,Mahalle yerleşim yerinin tamamen sular altında kaldığını, Bakanlar kurulu tarafından alınan nakil ve su kirliliğikontrolü yönetmeliğine göre tarımsal faaliyet veinşaat yasağı getirildiğini, iskan yasağınedeniyle Mahallenin tamamen boşaltıldığını;Birecik Barajı ve HES.in Enerji ve Tabii KaynaklarBakanlığı tarafından yapıldığını,halen aynı Bakanlık tarafından işletildiğini, BirecikBarajındaki tüm sorumluluğun, düzenleyici işlem yapmayetkisinin, tüm gelir ve giderin aynı Bakanlıkta olduğunu; ÇevreBakanlığı Çevre Koruma GenelMüdürlüğünün 06.08.2002 tarih ve 2240/12162sayılı yazısına göre, içme ve kullanma suyutemin edilen kıta içi yüzeysel su kaynaklarının,2872 sayılı Çevre Kanununa dayanılarakçıkartılan Su Kirliliği KontrolüYönetmeliğinin 16-20 inci maddelerinde belirtilen hükümlerçerçevesinde korunmakta ve kullanılmakta olduğu,Birecik Barajı Gölünün de içme ve kullanma suyutemin edilen barajlarımızdan birisi olduğu, bu nedenlesağlıklı içme ve kullanma suyu temin etmek amacı ilekorunması gerektiğinin belirtildiğini; dava konusutaşınmazın, Birecik Barajı Mutlak Koruma alanındabulunduğunu, tarımsal faaliyette bulunmanın ve inşaat yapmanınyasaklandığını; Çekem Mahallesinde yapılankamulaştırma ve alınan nakil kararı sonucu meskun mahalolmaktan çıktığını, terk edilenbölge haline geldiğini; bütün bu sınırlamalardandolayı müvekkilinin taşınmazından yararlanmaimkanının ortadan kalktığını; Çekemmahallesine Belediye Hizmetlerinin verilemesi, alınan nakil kararısonrası meskun mahal olmaktan çıkması sonucu, 06.03.2006tarih ve 08 sayılı Halfeti Belediye Meclis Kararı ile mahallestatüsünün düşürüldüğünü,yine Birecik Barajı ve HES nedeniyle Bakanlar Kurulunun 15.12.1998 tarihve 98/12242 kararı ile Halfeti İlçesinin Birecik BarajıGölü altında kalması nedeniyle ilçesınırları içinde yer alan Karaotlak Köyündeki3559 dekarlık alana nakledilmesine ve söz konusu verin uygulamaalanı olarak tespitine karar verildiğini; Birecik Barajı ve HESnedeniyle yapılan kamulaştırma sonucu Halfeti ilçesindebulunan tüm resmi kurumların 2010 yılında Halfeti yeniyerleşim yerine taşındığını; mücaviralan kamulaştırma yönetmeliğinin 4. maddesindemüracaat esaslarının düzenlendiğini, müracaatdilekçesine eklenecek belgelerde; mücavir taşınmazınulaşım imkansızlığı veya zorluğu, jeolojikyapısında değişiklik meydana gelmesi, yeraltı suyununyükselmesi ve nüfus yoğunluğunun azalması,çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninindeğişmesinin gösterildiğini; Kamulaştırma Kanunun12. maddesinin son fıkrasına göre; “...Barajinşası için yapılan kamulaştırmalar sonundamücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal, ekonomik veyayerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yöndenyararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde,sahiplerinin yazılı başvurusu üzerinekamulaştırmaya tabi tutulur…” denildiğini ifadeederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmakkaydı ile; dava dilekçelerinin görev yönündenincelenerek, adli yargının görevli olduğu kanaatinitaşıdıklarından, görevsizlik kararı verilmesi; Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/171 Esas-2010/121 karar sayılıdosyasının bu dosyaya istenmesi; Halfeti ilçesi ÇekemMahallesi 86 Ada 5 parsel sayılı taşınmazın fiilenkullanma imkanı kalmadığındankamulaştırılması ve 1.000.TL tazminatın davatarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle 9.5.2016 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır. ŞANLIURFA1.İDARE MAHKEMESİ: 25.5.2016 gün ve E:2016/557, K:2016/638sayı ile, “(…) 2942 sayılı KamulaştırmaKanunu'nun 12.maddesinde; "(...)Baraj inşası içinyapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırmasahasına mücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal,ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyalyönden yararlanılmasının mümkün olmamasıhallerinde, sahiplerinin yazılı başvurusu üzerinekamulaştırmaya tabi tutulur. (...)Bu maddenin uygulanmasındandoğacak anlaşmazlıklar adli yargıdaçözümlenir." hükmüne yer verilmiştir. Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; Şanlıurfa İli,Halfeti İlçesi, Çekem Mahallesi 86 ada, 5 parselsayılı taşınmazın sahibi olan davacılartarafından, Birecik Barajı ve HES nedeniyle çevrenin sosyal,ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulduğu, dava konusutaşınmazı fiilen kullanma imkanlarıkalmadığından bahisle 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca sözkonusutaşınmazın kamulaştırılması ve 1.000,00 TLtazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığı anlaşılmakta ise de;2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 12.maddesinde;anılan maddenin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünün adliyargının görev alanına girdiği hükümaltına alındığından, davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine…” karar vermiş, bu karar itirazedilmeksizin kesinleşmiştir. Davacılarvekili bu kez aynı istemle 21.7.2016 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır. HALFETİASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 7.9.2016 gün ve E:2016/196, K:2016/291sayı ile, dava dilekçesini özetledikten sonra aynen,“Dava, davacılara ait taşınmazın, mutlak korumaalanı içinde kalması suretiyle kamulaştırmasızel atıldığından bahisle, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla uğranılan zararakarşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tazminiistemiyle açılmıştır. Yukarıdakibilgiler karşısında; davanın, davacılarıntaşınmazının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun15.12.2010 günlü, E:2010/5-662, K:2010/651 sayılıkararında "hukuki el atma" olarak nitelendirilen, İSKİİçmesuyu Havzaları Yönetmeliği uyarınca imarplanındaki belirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamadan kaynaklanan tazminat talebiyleaçıldığı sonucunaulaşılmıştır. Davadilekçesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında,mülkiyet hakkına getirildiği söylenenkısıtlamanın, taşınmazın malikleriyönünden zarar doğurucu sonuçlarınınolabileceğinde kuşku yoktur. Ancak bu sonuç ya da sonuçlar,genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlem olan imarplanında taşınmaza yönelik belirlemeden, bu plandaöngörülen kamulaştırma programlarınınzamanında yapılmamasından ve imar uygulamalarından;başka anlatımla da, idari işlemlerden ve davalı idarelerinimar planı gereği yapılması gerekenkamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortayaçıkan idari eylemlerden kaynaklanmaktadır. İdariişlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin ise,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve13'üncü maddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerindeaçılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri,anılan yasa hükümlerinin gereğidir. Bubakımdan, hukuka uygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi İdari Yargı'nıngörev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukukdüzeninde yaratmış oldukları etki vesonuçların, "hukuki el atma" olarak nitelendirilmesine vebu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargıyerlerinde açılacak tazminat davalarına konu edilmelerine,hukuken olanak bulunmamaktadır. Dolayısıyla,davanın taşınmazın bedelinin tazminat olarakhüküm altına alınması istemine ilişkinkısmının, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1 'inci fıkrasının (b)bendinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları," hükmügereğince idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Nitekim,11.06.2013 günlü, 28674 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 6487 sayılı Kanun'un 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun geçici 6’ncı maddesindedeğişiklik yapan 21'inci maddesinde "Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyleveya ilgili kanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle hukukiel atma" olarak nitelendirilen, imar planındaki belirleme sebebiylemülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanantazminat davalarının görüm veçözümünde İdari Yargı yerinin görevliolduğu belirtilmiştir. Tümbunlar dışında Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığının 03.02.2014 tarihli 2013/1880Esas-2014/85 Karar sayılı ilamında yine aynı tarihli2013/1885 Esas -2014/89 Karar sayılı ilamında ve buna benzerbirçok kararında dava konusu uyuşmazlıkla ilgiligörevli yargı yerinin idari yargı olduğubelirtilmiştir. Davacıvekili tarafından Şanlıurfa İdare Mahkemesinin 2016/557Esas sayılı dosyasıyla tam yargı davasıaçılmış olup Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesitarafından görevsizlik kararı verilmiş ve kararkesinleşmiştir. Tümdosya kapsamından dava konusu taşınmazın kısmen SuKirliliği Koruma Yönetmeliğinin 17. maddesi uyarınca mutlakkoruma alanında kısmen de yine aynı yönetmeliğin 18.maddesi uyarınca kısa mesafeli koruma alanındakaldığı, ancak taşınmaza davalı idarece fiilen elatılmadığı, davacılar tarafından aynıtaşınmazlara ilişkin daha önce KamulaştırmaKanununun 12/5 maddesine dayanan mücavir alanda kamulaştırmadavası açıldığı ve mahkememiz tarafındantaşınmazda değer düşüklüğüolduğu kabul edilerek tazminata hükmedildiği ve bu kararınkesinleştiği, davacının mevcut açtığıdavanın mücavir alanda kamulaştırma davasıolmadığı Su Kirliliği Yönetmeliğindenkaynaklı kısıtlamalara dayanan hukuki el atmadan kaynaklıtazminat davası olduğu anlaşılmış, yukarıdaizah edilen gerekçelerle buna ilişkin yargılamayıyapmakla görevli yargı yerinin idari yargı olduğu kanaatinevarılarak HMK'nın 114/1-b maddesinin atfıyla 115/2 maddesiuyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM;Ayrıntısı yukarda açıklandığıüzere; 1-HMK'nın114/1-b, 115/2 maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2-Kararkesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine…” karar vermiş, bu karartemyiz edilmeksizin kesinleştikten sonra, Mahkemece resenUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmuştur. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Olay kısmındabelirtildiği üzere, tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1- 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargı mercilerindenen az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadakendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadarki, başvuru kararının, görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır. Olayda, adliyargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve “Karar kesinleştiğindeve talep halinde dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine” denilmesine rağmen, talepolmaksızın, görevli merciin belirtilmesi içinre’sen Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmuştur. Bu haliyle,her ne kadar 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Halfeti Asliye HukukMahkemesi’nce re’sen yapılan başvurunun 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesi kapsamındaolduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacağından veadı geçen Mahkemece idari yargı dosyası dagönderilmiş olup, usule ilişkin başkaca bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacılaraait taşınmazın, Birecik Barajı ve HES inşasıiçin yapılan kamulaştırmalar sonrasında fiilenkullanma imkânı kalmadığından bahisle kamulaştırılmasıve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıile 1.000.TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birliktetahsili istemiyle açılmıştır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun"Kısmen kamulaştırma" başlıklı 12.maddesinde;“Kısmen kamulaştırılan taşınmaz malındeğeri; a) Kamulaştırılmayan kısmın değerinde,kamulaştırma sebebiyle bir değişiklikolmadığı takdirde, o malın 11 inci maddede belirtilenesaslara göre takdir edilen bedelinden kamulaştırılankısma düşen miktarıdır. b) Kamulaştırma dışında kalankısmın kıymetinde, kamulaştırma nedeniyle eksilmemeydana geldiği takdirde; bu eksilen değer miktarı tespitedilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendindebelirtilen esaslar dairesinde tayin olunan kamulaştırma bedelineeksilen değerin eklenmesiyle bulunan miktardır. c) Kamulaştırmadışında kalan kısmın bedelinde kamulaştırmanedeniyle artış meydana geldiği takdirde ise, artışmiktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın (a)bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin edilen bedelinden artandeğerin çıkarılmasıyla bulunan miktardır. Şu kadar ki, (c) bendigereğince yapılacak indirme, kamulaştırma bedelininyüzde ellisinden fazla olamaz. (b) ve (c) bentlerinde sözüedilen bedelin düşüş ve artış miktarları, 11inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespitolunur. Kamulaştırmadışında kalan kısım, imar mevzuatına göreyararlanmaya elverişli olduğu takdirde; kesilen bina, ihataduvarı, kanalizasyon, su, elektrik, havagazı kanalları, makinegibi tesislerden mal sahiplerine kalacak olanlarının eski nitelikleridairesinde kullanılabilecek duruma getirilebilmeleri için gerekengider ve bedel, belirlenerek kamulaştırma bedeline ilave olunur. Bumasraf ve bedeller (b) bendinde yazılı kıymetdüşüklüğü miktarının belirlenmesindegözönünde tutulmaz. Bir kısmı kamulaştırılantaşınmaz maldan artan kısmı yararlanmaya elverişli birdurumda değil ise, kamulaştırma işlemine karşıidari yargıda dava açılmayan hallerde mal sahibinin engeç kamulaştırma kararının tebliğinden itibarenotuz gün içinde yazılı başvurusu üzerine, bukısmın da kamulaştırılması zorunludur. Baraj inşası içinyapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırmasahasına mücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal,ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyalyönden yararlanılmasının mümkün olmamasıhallerinde, sahiplerinin yazılı başvurusu üzerinekamulaştırmaya tabi tutulur. Bu hususları düzenleyenyönetmelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca;İçişleri, Maliye, Bayındırlık, Tarım veOrman, Köyişleri ve Kooperatifler bakanlıklarının görüşüde alınmak suretiyle hazırlanır. Bu yönetmelik, Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıliçerisinde Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğekonulur ve Resmi Gazete'de yayımlanır. Bu suretlekamulaştırılan mücavir taşınmaz mallarhakkında 22 ve 23 üncü maddeler hükmü uygulanmaz.İdare, bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatıhükümlerini de gözönünde tutarak dilediği gibitasarrufta bulunabilir ve gerektiğinde Hazineye bedelsiz olarakdevredebilir. Kısmenkamulaştırılan paylı mülkiyete konu taşınmazmal, evvelce paydaşlar arasında fiilen bölünerek bir veyabirkaç paydaşın tasarruf ve yararlanmasınabırakılmış ve yapılan kısmikamulaştırma bu yerin tamamını veya birkısmını kapsıyor ise, bu durumda kamulaştırmayailişkin işlemler sadece bu paydaş veya paydaşlarhakkında yürütülerek kamulaştırma bedelipayları oranında kendilerine ödenir. Pay veyapaydaşların sadece bu kısım için dava haklarıvardır. Taşınmaz malın kamulaştırılmayankısmı üzerinde hakları kalmaz ve adları paydaşlararasından çıkarılır. Kamulaştırılanbu yerler tapu sicilinde idare adına tescil olunur. Bu maddenin uygulanmasındandoğacak anlaşmazlıklar adli yargıdaçözümlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 2942 sayılıKanuna dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan ve 6.8.1985gün, 18834 no.lu Resmi Gazetede yayımlanan “Barajİnşaatı İçin YapılanKamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına MücavirTaşınmaz Malların KamulaştırılmasıHakkında Yönetmelik” ile de; baraj inşasıiçin yapılan kamulaştırmalar sonundakamulaştırma sahasında mücavir taşınmazmalların, çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşimdüzeninin bozulması, ekonomik ve sosyal yöndenyararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde busahaların kamulaştırılabileceğine dairçözüm, usul ve esasların düzenlendiğigörülmüştür. Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacılar vekilinin, adli ve idari yargıyerleri arasında görev uyuşmazlığına konu olandavalarından önce, 24.04.2009 tarihli dilekçe ile adliyargı yerinde, Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınakarşı dava açtığı, bu davada davacıvekilinin; müvekkillerinin Halfeti ilçesi, Çekem mahallesi86 ada 5 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın malikiolduğunu, mahallenin ev ve arazilerinin Birecik Barajı ve HESsebebiyle kamulaştırıldığını, BirecikBarajı nedeniyle Bakanlar Kurulu kararıyla Baraj gölüaltında kalacak Halfeti ilçesinde yaşayanlaradağıtılmak üzere 2000 konut yapımına kararverildiğini, evleri su altında kalanların Karaotlakköyünde yapılan 220 konut ve 19 iş yerinin hak sahiplerinedağıtıldığını, Halfeti ilçesiÇekem mahallesinin, Bakanlar Kurulunun Halfeti ilçe merkezihakkında almış olduğu nakil kararı, ilçemerkezinden 10 km ileriye yeni bir yerleşim yerinin belirlenmesi ve evlerisu altında kalan Halfeti halkına bu yerlerde ev ve işyerivermesi, Birecik Barajı ve HES sebebiyle Çekem mahallesindeyapılan kamulaştırma sonucu mahallenin tümyollarının sular altında kaldığını vehiçbir yerle ilçe merkezi ile ulaşım imkanı kalmadığını,ayrıca mahallenin elektrik ve telefon şebekesinin iptaledildiğini, bu nedenlerden dolayı müvekkilinin mahallesindeyaşamasının fiilen imkansız hale geldiğini, yaniÇekem mahallesinin meskun bir yer olmaktançıktığını, Enerji ve Tabii KaynaklarBakanlığınca mücavir taşınmaz mallarınkamulaştırılması için 2000 yılıAralık ayında ilan yapıldığını,müvekkilinin bu ilandan itibaren 1 yıl içinde Çekemmahallesi 86 ada 5 parsel sayılı taşınmazınınkamulaştırılması için Enerji ve Tabii KaynaklarBakanlığına müracaatta bulunduğu halde bu günedek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca hiçbirişlem yapılmadığını, Birecik Barajı ve HESsebebiyle çevrenin sosyal ve ekonomik ve yerleşme düzenininbozulduğunu, müvekkilinin sosyal ve ekonomik yönden arazisindenyararlanamadığını, müvekkilinin dava konusutaşınmazdaki arazisini fiilen kullanma imkanı kalmadığını,belirtilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla şimdilik 1000TL. tazminatın dava tarihinden itibarenişleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarakdavacıya verilmesini talep ve dava ettiği; yargılamanınyapıldığı Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesince, 8.7.2010gün ve E:2010/171, K:2010/121 sayı ile, “(…) Yapılanyargılama sonucunda, Mahkememizin 28/05/2009 tarihli ve 2009/136 E.2009/204 K. Sayılı ilamı ile, dava konusutaşınmazın zemininde %40 değerdüşüklüğü olduğu kabul edilerek davanınkabulüne karar verildiği, verilen karar temyiz edilmekleYargıtay 5.Hukuk Dairesinin 19.11.2009 gün ve 2009/14087 E.2009/16234 K. Sayılı ilamıyla bozulduğu, Yargıtaybozma ilamında; Dava konusu taşınmazın bilirkişiraporunda yazılı özelliklerine veyüzölçümüne göre, değerdüşüklüğü oranınıntaşınmazın tüm değerinin %16 sı oranındaolacağı gözetilerek buna göre bedel tespiti gerekirken %40oranında değer düşüklüğü kabul edilerekfazlaya hükmedilmesi doğru görülmediğigerekçesiyle dava dosyası bozulmuştur. Mahkememizcebozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucu, davakonusu taşınmazın zemininde yapılan baraj nedeniyleYargıtay bozma ilamı doğrultusunda %16 değerdüşüklüğü olduğu kabul edilerekaşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taleplebağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ İLE; Şanlıurfaili, Halfeti ilçesi, Çekem mahallesi, 86 ada, 5 parselsayılı taşınmazın kamulaştırılmayan41194,06 m2 lik kısmının zemininde yapılan baraj nedeniyle %16oranında değer düşüklüğü olduğukabul edilerek 1.000,00.TL.nin dava tarihi olan 24.04.2009 tarihinden itibarenişleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarakDAVACILARA TAPUDAKİ HİSSELERİ ORANINDA VERİLMESİNE,. 2-Davacılarınfazlaya ilişkin haklarının SAKLI TUTULMASINA(…)”karar verildiği; bu kararın kesinleşmesinden sonradavacılar vekilinin, yine aynı davalıya karşı16.8.2011 tarihinde; müvekkilinin Halfeti ilçesi ÇekemMahallesi 86 ada 5 parsel parselde tapuya kayıtlıtaşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin bu parseliçin mücavir alan kamulaştırması içinMahkemelerinin 2010/171 Esas, 2010/121 K. sayılı dava dosyasıile mücavir alan kamulaştırması nedeniyle fazlayailişkin haklarını saklı tutmak suretiyle davaaçıldığını, mahkemece davanınkabulüne karar verilerek ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesindegeçerek onandığını, belirtilen nedenlerle fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ÇekemMahallesi 86 ada 5 parsel sayılı taşınmaz için231.268,00 TL tazminatın 24/04/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekaletücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi istemiyle davaaçtığı; yargılamanınyapıldığı Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesince, 29.9.2011gün ve E:2011/200, K:2011/230 sayı ile, “(…)Öncekikesinlenen dava dosyasındaki dava konusu yer ile bu dosyadaki dava konusuyerin aynı olduğu, yani her iki dava dosyasında da dava konusuyerin Çekem Mahallesi 86 ada 5 parsel sayılı tapınmazolduğu anlaşılmıştır. Davacıtaraf, 2010/171 Esas, 2010/121 K. sayılı dosyada fazlaya ilişkinhaklarını saklı tutmuştur. Bilirkişi raporunda davakonusu yerin değeri 1.451.687,67 TL dir. Açılan ilk davada1.000,00 TL bedelin davacıya ödenmesine karar verilmişolduğundan bakiye ödenmesi gereken kısım 231.268,00 TLolmaktadır. Yinekeşif sonucu alınan rapordaki değerlendirme öncekidavanın açıldığı tarihe göreyapıldığından, kabul edilen 231.268,00 TL.ye ilk davatarihi olan 24/04/2009 tarihinden itibaren yasal faizişletilmiştir.Yargıtay’ın içtihatları da buyöndedir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekildekarar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıdaaçıklandığı üzere; 1-DAVANINKABULÜ İLE, Mahkememizin 2010/171 E. 2010/121 K Nolu dosyasındadavacının saklı tutmuş olduğu 231.268,00 TL. nin ilkdava tarihi olan 24/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalı idareden alınarak DAVACILARA TAPUDAKİHİSSELERİ ORANINDA VERİLMESİNE(…)” kararverildiği, bu kararın da temyiz incelemesinden geçtiği,düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği; davacılarvekilinin bilahare; aynı taşınmaz ve aynı davalıyakarşı, Baraj İnşaatı İçin YapılanKamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına MücavirTaşınmaz Malların KamulaştırılmasıHakkında Yönetmelik ve özellikle de, 2942 sayılıKamulaştırma Kanununun 12. Maddesinde yer alan “...Barajinşası için yapılan kamulaştırmalar sonundamücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal, ekonomik veyayerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yöndenyararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde,sahiplerinin yazılı başvurusu üzerinekamulaştırmaya tabi tutulur…” denildiğini ifadeederek ve davaya ilişkin iddialarını bu madde hükmünedayandırarak, Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/171 Esas-2010/121karar sayılı dosyasının bu dosyaya istenmesi; Halfetiilçesi Çekem Mahallesi 86 Ada 5 parsel sayılıtaşınmazın fiilen kullanma imkanıkalmadığından kamulaştırılması ve 1.000.TLtazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 9.5.2016 tarihinde idariyargı yerinde, İdare Mahkemesince görevsizlik kararıverilmesi üzerine de adli yargı yerinde davaaçtığı anlaşılmıştır. Somut olay,davacıların daha önce aynı kapsamdaaçtıkları davalara ilişkin talepleri, Mahkemenin,uyuşmazlığın esasına ilişkin verdiğikararlar ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamındabulunan ve bu maddenin uygulanmasıyla çözümekavuşturulacak uyuşmazlığın, anılan Kanunmaddesinin son fıkrasının açık hükmükarşısında adli yargı yerinin görevine girdiğisonucuna varılmıştır. Diğertaraftan, davacıların daha önce aynı taşınmazailişkin benzer iddia ve taleplerle açtıkları davadaişin esasını çözüme kavuşturan adliyargı yerince; davacıların mükerrer taleplerde bulunupbulunmadıkları, yeni açılan davanın, fazlayailişkin saklı tutulan haklar kapsamında bulunupbulunmadığı gibi hususların da irdeleneceğigözetildiğinde, davanın adli yargı yerindegörülmesinin, yargılamanın ekonomik olmasını vehızlı bir şekilde sonuçlanmasını dasağlayacağı açıktır. Açıklanannedenlerle, Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddi ileaynı Mahkemece ayrıca verilen 7.9.2016 gün ve E:2016/196,K:2016/291 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Halfeti Asliye HukukMahkemesinin başvurusunun reddi ile ile aynı Mahkemece ayrıcaverilen 7.9.2016 gün ve E:2016/196, K:2016/291 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 20.2.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy