T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 538
KARAR NO : 2017 / 18
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : Davacıların hissedarı olduğu taşınmazın imar planında “Park-Yol-Küçük Sanatlar” alanında kalması nedeniyle, hukuki el atmadan kaynaklanan zararın tazminine yönelik bulunan davanın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun tam yargı davaları kapsamında İDARİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :1-A.K.
2-Y.A.
3-C.A.
4-M.A.
5-R.A.
Vekilleri :Av. A.F.D.
Davalılar :1-Yıldırım Belediye Başkanlığı
Vekili :Av.S.İ.
2- Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av.A.D.
3-Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.(Yalnızcaİdari Yargıda)
Vekili :Av.İ.E.Ç.
O L A Y :I-Davacılar vekili dilekçesinde; Bursa ili, Yıldırımİlçesi, Kazımkarabekir Mahallesi, 3218 ada, 1 parselsayılı 55.151,24 m2’lik taşınmazın 92158/1022690hissesinin müvekkillerinin müşterek murisi bulunan A.A.’aait bulunduğunu; taşınmaza davalı idarelerce yolyapımı şeklinde el atıldığını, elkoymanın kamusal hizmete tahsis amaçlı ve kalıcınitelikte olduğunu; taşınmaza davalı idarelerinkamulaştırma ya da acele kamulaştırma kararı almadanel atmasının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu;55.151,24 m2 olan taşınmazın, muhtelif tarihlerde, muhtelifkişilerce küçük hisseler şeklinde satınalındığını, bu yerlere çok katlı binalarinşa edildiğini, yolların oluştuğunu, tümaltyapı hizmetlerinin getirildiğini; müvekkillerinin,taşınmazdaki 92158/1022690 hissesine karşılık gelenyeri bir bütün halinde kullandıklarını, diğerhissedarlarca da bu durumun kabullenildiğini, fiilen zemindemüvekkillerinin hissesi dışında boş bir yerbulunmadığını, müvekkillerinin uzun süre imaruygulaması (şuyulama) yapılmasını beklediklerini ancakherhangi bir şuyulama yapılmadığını;taşınmazın el atılan kısmı dışındakalan ve hukuken ve fiilen kullanımı mümkün olmayankısmında projenin bir bütün olduğu gözetilerek,bedel karşılığında davalı idarelere devriningerektiğini ifade ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla;10.000,00.TL. tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle29.06.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 15.7.2013 gün ve E:2012/435,K:2013/408 sayı ile, dava ve cevap dilekçelerini özetlediktensonra aynen; “Taraf delillerinin toplanmasından sonrataşınmaz mahallinde fen memuru ve tazminat bilirkişilerimarifetiyle 19.10.2012 tarihinde yöntemine uygun keşifyapılmış,
Keşifsonucunda fen memuru bilirkişi Şaban UZUN tarafındandüzenlenen 14.11.2012 günlü rapor ile tazminatbilirkişilerince düzenlenen 19.11.2012 günlü raporlarsunulmuş,
Tarafvekillerinin beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişikurulundan ek rapor alınmasına karar verilmiş,
Fen memurubilirkişi tarafından 28.12.2012 tarihli ve tazminatbilirkişilerince düzenlenilen 21.02.2012 tarihli ek raporlarsunulmuş,
Dava, Fiiliel koymaya dayalı ve uygulama imar planındaki konumuna göre kamuhizmetine tahsisli olduğundan dolayı tasarruf hakkıkısıtlandığından dolayıkamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemineilişkindir.
Dosyaiçeriğine göre:
Bursa ili,Yıldırım ilçesi Kazım Karabekir mah. 3218 ada 1parsel sayılı 55.151,24 m2 miktarındaki iki yüzbeşadet kargir bina ve arsası vasfındaki taşınmazın92158/1022690 hissesinin A.A. adına kayıtlı bulunduğu,
Bursa 5.SulhHukuk Mahkemesinin 1998/120-47 sayılı veraset ilamı ile: muris A.A.'ınmirasının (16) pay üzerinden hesap edilerek (4)payının R.A.'a, (3'erden 12) payının M.A., Y.A., C.A. veAyşe Altuntaş'a (Kedikli) isabet ve aidiyetine karar verildiği,
YıldırımBelediye Başkanlığının cevabi yazısında,dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Ankara YoluKuzeyi 1. Bölge Uygulama İmar Planı kapsamında kısmenKüçük Sanatlar Alanı, kısmen Park, kısmen deYol alanında kaldığı, imar planının 10.06.1997tarihinde onaylandığı,
Dava konusutaşınmazın kadastro parseli niteliğinde olduğuanlaşılmıştır.
A-Dava konusutaşınmazın Fiili el atılan kısmına ilişkinolarak açılan davada;
Fenbilirkişisinin 28.12.2012 tarihli raporuna ekli Ek B olarakdüzenlenilen krokide sarıya boyalı kısma asfalt yolyapılmak sureti ile el atıldığı, el atılan yerdendavacıların murisinin hissesine 1823,02 m2 yer isabet ettiği,
2942 syKamulaştırma Kanununun 35. maddesi uyarınca, imar mevzuatıgereğince düzenlemeye tabi tutulan parselden düzenlemeortaklık payı karşılığı olarak bir defayamahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmet vetesislerine ayrılan yerlerle özel parselasyon sonunda malikininmuvafakatiyle kamu hizmet ve tesisleri için ayrılan yerleriçin eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasındabulunulamaz ve karşılığı istenemez. (Y 5.HD 31.01.2008tarih 2007/14063 E 2008/650 K)
Dava konusuolan taşınmazda davacıların murislerinin tapudaki92158/1022690 hissesine karşılık taşınmaz zeminindetaşınmazdaki diğer tüm hissedarların aralarındakianlaşmaya göre yer kullandıkları, bu kullanımanlaşmasına göre, davacılarınkamulaştırmasız el koyma bedeli talep ettikleri veTaşınmazın diğer hissedarları arasındakiözel parselasyona dayalı kullanım anlaşması ilekendilerine tahsis edildiği iddia olunan ve Fen bilirkişisiŞaban UZUN tarafından düzenlenen 28.12.2012 tarihli Ek Raporekinde Ek (B) olarak düzenlenen krokide sarıya boyalı olarakgösterilen 1823,02 M2 lik kısmın 2942 sy K 35. maddesinegöre taşınmaz üzerinde hissedarlarıntaşınmazdaki hisselerine göre yapılaşmaamaçlı yaptıkları paylaşım ile özelparselasyon sırasında yola terkettikleri kısma ilişkinolduğunun özel parselasyon krokisi sunulmamış ise detaşınmazdaki diğer hissedarların kullanımşeklinden anlaşıldığından davacılarınbu yapılaşma amaçlı kullanımlarısırasında yol olarak terk ettikleri bu kısma ilişkin 2942sy K 35. maddesine göre davacıların taleplerinin reddine kararverilmesinin gerektiği,
B-Aynıtaşınmazda yollar dışında kalan Fiilen elatılmayan kısım bakımından ise;
10.06.1997tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli "Ankara Yolu Kuzeyi 1.Bölge Uygulama İmar Planı "Küçük SanatlarAlanı, Park, trafo Alanı ve yol alanında kaldığı1/1000 ölçekli uygulama imar planında kamu alanındabırakılması nedeni ile taşınmaza düzenleyiciişlem niteliğinde olan Uygulama İmar Planıyla hukuken elatıldığının kabulünün gerektiği,
Uygulama veöğretide kamu idarelerinin, kamu hizmetlerinin yürütmesisırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamuhukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarınıetkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin, idariişlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygunolarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgilihareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmaktadır. Somutolayda idarenin İcra yetkisini hukuka aykırı olarakkullanması olarak nitelendirilebilecek fiili el atma durumu sözkonusu olmadığına göre, 3194 sayılı İmarKanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemledüzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılanişlemlerin idari nitelik taşıdığı, sözkonusu imar planlarının zamanında uygulamayageçirilmemesi durumunun da idari eylem olarak kabulünün gerektiğikabul edilmektedir.
Dava konusuolan taşınmaza fiilen el atılmadığı halde idaretarafından 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 7. ve 8. maddeleriuyarınca düzenlenen 1/1000 ölçekli imar uygulamaplanına göre kamu hizmetine tahsis edilen kısımlarbakımından davacının mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamanın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imarplanıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu plandaöngörülen kamulaştırma işlemlerininzamanında yapılmamasından kaynaklandığınınkabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkindavanın, Emsal Uyuşmazlık Mahkemesinin 04.07.2011 Tarih 2011/65Esas 2011/165 karar sayılı kararları ile bu davalarda idariYargı Yolunun görevli olduğuna karar verildiği halde; somutdosya ve dava bazlı olarak olumlu Görev uyuşmazlığıçıkartılarak Uyuşmazlık Mahkemesinden bir kararalınmadığında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzerkonudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5 - 662/651 sayılı kararıuyarınca imar planında yol, park ve Kreş ve Eğitim Tesisalanı gibi kamu hizmetine ayrılmış bulunan yerlere elatılmamış olsa dahi bedeline Adli Yargı Mahkemelerindehükmedileceğine ilişkin karar nedeniyle bu ve benzerdavaların bakılarak sonuçlandırıldığıbu nedenle davacıların bu talepli davayı dava tarihi itibariylemahkememizde açmalarında emsal Yargıtay uygulamasınagöre olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılmadığı sürece hukukaaykırılık teşkil etmediği,
Ancak budavanın görülmesi sırasında 11.06.2013 Tarihili R.G deyayınlanarak yürürlüğe giren 6487 sayılıkanunla değişik 2942 sayılı kanunun Geçici Madde6/10. maddesine göre 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 7. ve 8.maddeleri uyarınca düzenlenen 1/1000 ölçekli imaruygulama planına göre kamu hizmetine tahsis edilen kısımlarbakımından davacının mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın,genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetineözgülenmesinden ve bu planda öngörülenkamulaştırma işlemlerinin zamanındayapılmamasından kaynaklandığını kabul edilerek budavalar 2577 Sayılı kanunun 2/l-b Maddesi uyarınca İdariYargının görevi kapsamına alındığındanHMK 114/(1)-b maddesi delaletiyle HMK 115/(2) Maddesi uyarınca bu fiilenel atılmayan kısım bakımından Davanın Yargıyolu yönünden usulden Reddi ile mahkememizin görevsizliğinekarar verilmesi gerekmiş olup dava tarihi itibariyle Yargıtay HGK.’nunemsal kararı gereği davacı tarafın bu davayıMahkememizde açmasında kanun değişikliğine kadar(Uyuşmazlık Mahkemesine Gidilmediği sürece ) haksızolmadığından Yargı Yolunun Caiz olmamaşartının (6100 SYHMK 114/1-1 mad) KanunDeğişikliği ile oluştuğundan davalı taraf lehineVekalet ücretine hükmedilmeyerek, aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi açıklandığı üzere;
Dava konusuolan taşınmazda davacıların murislerinin tapudakihisselerine karşılık taşınmaz zemininde tümhissedarların aralarındaki anlaşmaya göre yerkullandıklarından bu kullanım anlaşmasına göredavacıların kamulaştırmasız el koyma bedeli talepettikleri ve hissedarlar arasındaki kullanım anlaşması ilekendilerine tahsis edildiği iddia olunan ve Fen bilirkişisiŞaban UZUN tarafından düzenlenen 28.12.2012 tarihli Ek Raporekinde Ek (B) olarak düzenlenen krokide sarıya boyalı olarakgösterilen 1823,02M2 lik kısmın 2942 sy K 35. maddesinegöre taşınmaz üzerinde özel parselasyonsırasında yola terkettikleri kısma ilişkin olduğundanbu kısma ilişkin taleplerinin REDDİNE,
Aynı taşınmazdayollar dışında kalan kısım bakımındandavalı idarelerce fiilen el atılmadığı halde idaretarafından 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 7. ve 8.maddeleri uyarınca düzenlenen 1/1000 ölçekli imaruygulama planına göre kamu hizmetine tahsis edilen kısımlarbakımından davacının mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel vedüzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetineözgülenmesinden ve bu planda öngörülenkamulaştırma işlemlerinin zamanındayapılmamasından kaynaklandığının kabulü ileidari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın, EmsalUyuşmazlık Mahkemesinin 04.07.2011 Tarih 2011/65 Esas 2011/165 kararsayılı kararları ile 11.06.2013 Tarihili R.G de yayınlanarakyürürlüğe giren 6487 sayılı kanunladeğişik 2942 sayılı kanunun Geçici Madde 6/10.maddesine göre bu davaya bakma görevi 2577 Sayılı kanunun2./l-b Maddesi uyarınca idari Yargının görevinde olmaklaHMK 114/(1)-b maddesi delaletiyle HMK 115/(2) Maddesi uyarıncaDavanın Yargı yolu yönünden usulden Reddi ile mahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE(…) karar vermiş; temyizedilmesi üzerine Yargıtay 18.Hukuk Dairesince 29.5.2014 gün veE:2013/18911, K:2014/9454 sayı ile onanan karar kesinleşmiştir.
II-Davacılar vekili bu defa; dava konusu taşınmazın 1/1000ölçekli Ankara Kuzeyi 1.Bölge Uygulama İmar Planıkapsamında “Park-Yol-Küçük Sanatlar”alanında kaldığını, kamulaştırmasız elatma nedeniyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanıngörev yönünden reddinin Yargıtayca Onanmasıüzerine huzurdaki davanın açıldığını;Anayasanın 125.maddesinin son fıkrasında; idarenin kendi eylemve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğunun hükmebağlandığını, imar planından kaynaklanan hukukiel atma nedeniyle tazminat ödenmesi gerektiğin Yargıtay HukukGenel Kurulu kararlarına dayandığını, AnayasaMahkemesi’nin İmar Kanununun 13. maddesinin iptal gerekçesi,Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24.05.2012 gün veE:2007/2255, K.2012/801 sayılı kararı ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi kararlarının da mülkiyet hakkının ihlalinedeniyle tazminat ödenmesi gerektiğini hüküm altınaaldığını; sonuç olarak, imar planındankaynaklanan kısıtlama nedeniyle müvekkillerininyaklaşık 17 yıldır taşınmazınıhiçbir şekilde kullanamadığı gibi taşınmazüzerinde kamu yararına yönelik bir tasarruf dayapılmadığını, İdarenin eylemsizliğinedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesinin gerektiğini ifadeederek; müvekkillerine ait olan taşınmazın imarplanında Park-Yol-Küçük Sanatlar alanındakalması nedeniyle hukuki el atmadan kaynaklanan zarar bedeli olan10.000,00 TL’nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla) davalı idarelerden tazminine karar verilmesi istemiyle25.7.2014 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA1.İDARE MAHKEMESİ; 27.4.2016 gün ve E:2014/962 sayıile,”(…) belediyelerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun8. maddesi ile 18. maddesinin verdiği yetki ile arazi ve arsalarüzerinde imar planlarının hazırlanması veyürürlüğe konulması, arazi ve arsa düzenlemesigibi faaliyetleri kapsamında yaptıkları imar planlarındankaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayananirade açıklamaları ile tesis edilen genel düzenleyiciişlemler olduğu bu yönü ile de idari eylem veişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıyerlerinde çözümlenmesi gerektiğitartışmasız olmakla birlikte, belediyece, KamulaştırmaKanunu’nda öngörülen usul ve yöntemlere uygun idarinitelikte uygulama işlemleri yapılmaksızın, dava konusutaşınmazın bir kısmına fiilen el atılmasıkarşısında, idarenin bu eyleminin kamulaştırmasızel atma niteliğini taşıdığıdaaçıktır.
Ayrıca,idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylemden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılacaktam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idariyargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakkamüdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
Nitekim,yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 11.2.1959 tarih veE:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III.bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdinmalını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz birharekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanunhükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesiveya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazminidavasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.” görüşüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; 10.6.1997 onay tarihli ve 1/1.000ölçekli Ankara Yolu Kuzeyi 1. Bölge Uygulama İmarPlanı kapsamında kısmen bitişik nizam 2 kat=Hmax:yükseklik 10 metre olan küçüksanatlar bölgesi inşaatalanı, kısmen trafo alanı, kısmen yeşil alan vekısmen yol alanı olarak belirlenen Bursa İli,Yıldırım İlçesi, Kazımkarabekir Mahallesi, 3218ada, 1 parsel sayılı taşınmazın hissedarları olandavacıların, 29.6.2012 tarihinde Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin2012/435 esasına kayden kamulaştırmasız el koymadankaynaklı tazminat davası açtığı, anılanMahkeme'nin 15.7.2013 tarih ve E:2012/435, K:2013/408 sayılıkararı ile yollar dışında kalan kısımlarailişkin olarak davanın görev yönünden reddine kararverilmesi üzerine davacı vekili tarafından düzenlenip25.7.2014 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılmakta olantazminat davasının açıldığıgörülmekte olup, Mahkememizin 4.2.2015 tarihli ara kararıuyarınca taşınmaz mahallinde yapılan keşif vebilirkişi incelemesi sonrasında Harita Mühendisi Gonca Piritarafından hazırlanan ve 6.10.2015 tarihinde Mahkememiz kaydınagiren bilirkişi raporu ve 9.5.2016 tarihinde Mahkememiz kaydına girenek bilirkişi raporunda; Bursa İli, Yıldırımİlçesi, Kazımkarabekir Mahallesi, 3218 ada, 1 parselsayılı taşınmazda parselasyon planıolmadığından ve parsel alanı çok büyük birmesafeyi kaplayıp üzerinde fiilen yollar oluştuğu ancak buyolların dosyada bulunan imar planı kapsamında imar yolundakalmasına rağmen zeminde tamamınınaçılmadığı, kısmen üzerindeyapıların olduğu, imar planında yol olan ancak mevcutyapılaşma dolayısı ile ekli krokide renklendirilerekgösterilen zeminde fiilen kullanılan yolların olduğu, bunedenle imar planında yol olarak planlanan ancak mevcutyapılaşmadan dolayı tamamıaçılmadığı halde zeminde yol kullanımıolduğundan, bu kısımlara fiilen elatıldığının değerlendirildiği, kalankısımlarında ise hukuki el atamanın var olduğununbelirtildiği görülmekte olup, dava konusu taşınmazakamulaştırmasız el atmadan doğan zararın tazminineyönelik bulunan davanın, taşınmaza fiilen elatılması ve kullanılması karşısında,görüm ve çözümünün adli yargı yeriningörevine girdiği sonucuna varılmaktadır.
Kaldıki; Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün benzeruyuşmazlıklarda verdiği (E:2015/223 ve E:2015/471) kararlar dabu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca,görevli yargı yerinin belirlenmesi için davadosyasının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulduğu; adli ve idari yargı yerleri arasındadavalılar Yıldırım Belediye Başkanlığıile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhineaçılan dava yönünden ve her ikiyargı yerinde ortak talep olan “Bursa ili,Yıldırım İlçesi, KazımkarabekirMahallesi, 3218 ada, 1 parsel sayılı taşınmazındavacıların hissedar olduğu kısmına hukuki el atmadankaynaklanan zararın tazmini istemi yönünden” görev uyuşmazlığınındoğduğu; idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacılara ait taşınmazın imar planında“Park-Yol-Küçük Sanatlar” alanındakalması nedeniyle hukuki el atmadan kaynaklanan zararın tazmini ile fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazbedeli olan 10.000,00 TL’nin tazmini istemiyleaçılmıştır.
Davadosyalarının incelenmesinden; davacıların hissedarolduğu Kazımkarabekir Mahallesi. 3218 ada. 1 parsel sayılı taşınmazın;Yıldırım Belediye Meclisi’nin 23.05.1997 gün ve 33sayılı kararı ile uygun görülerek BursaBüyükşehir Belediye Başkanlığı’nca10.06.1997/0095 tarih ve sayı ile onaylanan 1/1000 ÖlçekliAnkara Yolu Kuzeyi 1. Bölge Uygulama İmar Planı kapsamında bulunduğu,taşınmazın; 27.269,17 m2’lik kısmınınbitişik nizam 2 kat, yükseklik Hmax: 10.00 m. kullanımkoşullu küçük sanatlar alanında, 5135,12m2’lik kısmının yeşil alanda, 213,75 m2’likkısmının trafo alanında, 22.533,17 m2’likkısmının yolda kaldığı; Asliye Hukuk Mahkemesince19.10.2010 tarihinde yapılan keşif sonrasındahazırlanıp Mahkemeye sunulan 14.11.2012 tarihli BilirkişiRaporuna göre; 3218 ada, 1 parsel sayılı, 55151.24 m2olarak arsa vasfı ile tapuda müşterek mülkiyetesaslarına göre kayıtlı taşınmazın92158/1022690 hissesinin( 4969.86 m2) davacıların murisi A.A.adına kayıtlı olduğunu; veraset ilamınagöre davacıların paylarının bulunduğu; davacı tarafın zeminde gösterdiği ve elatıldığını iddia ettiği yerin ekli haritada maviile boyandığı, bu yerin dava konusu 3218 ada 1 nolu parselsınırları içinde kalmadığı, davadışı 4713 ada 1 ve 2 nolu parsel sınırlarıiçinde kaldığınıngörüldüğü; yapılan ölçü veaplikasyon neticesinde; dava konusu 3218 ada 1 nolu parselinsınırlarının ekli haritada kırmızı ileçizilerek gösterildiği, taşınmazla ilgili olarakdosyaya özel parsel planı sunulmamış ise de,taşınmazın özel plana dayalı olarak hisseli olarak yapılaştığınınanlaşıldığı; taşınmazın A ilegösterilen sarı ile boyalı 267.88 m2,lik kısmınınkaldırım ve B ile gösterilen yeşil ile boyalı 165.86m2.lik kısmının asfalt yol (Yunusemre Caddesi) yapılmaksuretiyle fiilen el atılmış olduğu; el atılan bukısmın davalı Bursa Büyükşehir Belediyesitarafından da, kabul edildiği; taşınmaza ait özel parselplanı sunulması halinde taşınmazın başkabölümlerine el atılıpatılmadığının tespitinin mümkünolacağı, el atmanın kamusal hizmete tahsis amaçlı vekalıcı nitelikte olduğu; fiilen el atılan toplam 267.88 m2.+165.86 m2. = 433.74 m2, yerden; davacıların murisi A.A.’ıntapu hissesine 39.09 m2.yer isabet ettiği; dosyada mevcutYıldırım Belediyesinin 10.07.2012 tarih 7572 sayılıyazısında dava konusu taşınmazın 1/1000ölçekli uygulama İmar planı kapsamında kısmenKüçük Sanatlar Alanı, kısmen Park ve kısmen deYol alanında kaldığınıngörüldüğü; İmar planının 10.06.1997tarih ve 95 sayılı Büyükşehir Belediye Mecliskararı ile onaylandığı; fiilen el atılan A ve B ilegösterilen Yunusemre Caddesi anaarter nitelikte olduğundan yetki vesorumluluğun davalı Bursa Büyükşehir Belediyesindeolacağı; el atılan taşınmazın imarplanında da Yol alanında kaldığı;taşınmazın, tapunun edinme sebebi sütununda(Şuyulama) parseli olarak gösterilmekte ise de mahallede yapılanşuyulama ile Ayırma Çapı ile şuyulama dışındabırakıldığı, bu nedenle taşınmazınKadastro Parseli olduğu; sonuçta; dava konusu 267.88 m2.’likkısmına kaldırım, 165.86 m2,lik kısmına AsfaltYol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, elatmanın kamuya tahsis amaçlı ve kalıcı nitelikteolduğu ifade edilmiş; aynı Bilirkişi tarafından Mahkemeye sunulan 28.12.2012 tarihli Ek Raporda; yeniden yapılacakölçümde, davacı tarafından, keşifesnasında gösterilen yerin, 14.11.2012 tarihli bilirkişiraporunda zikredildiği üzere 4713 ada, 1 ve 2 nolu parsele tekabülettiğinin ifade edildiği; bu davada dava konusu olanKazımkarabekir Mahallesi, 3218 ada, 1 parseldeki yerini göstermesiistendiğinde, rapor eki haritada mavi renkte çizilen hattıniçinde kalan kısmın kendilerine ait olduğunu ifadeettiği, tapu sicilinde davacıların murisine ait olan92158/1022690 hisseye tekabül eden 4969,86 m2 dışında kalankısmın, özel parselasyon planına tabi tutulduğu,oluşan parsellerin muhtelif tarihlerde, muhtelif kişilere, muhtelifhisselerde satıldığı, özel parselasyona tabi tutulanyerlerde, yol olarak ayrılan yerlerin tamamenasfaltlandığı; el atma miktarınınhesaplanmasında, el atma miktarının, fiili el atma durumunadayalı ve davacının fiili kullanımına dayalıolmak üzere iki şekilde hesaplandığı; Fiili El AtmayaDayalı hesaplamada; rapor ekinde sunduğu1/1500 ölçekliharitada görüleceği üzere, sarı renkte boyanan veüzerinde sokak isimleri yazılan yerlere ASFALT YOL yapılmaksureti ile el atıldığı, el atmanın kamusal hizmetetahsis amaçlı ve kalıcı nitelikte olduğu, bunun 16118,80m2’ye tekabül ettiği, el atılan kısmındavacının payına oranlandığında, 1452,52 m2, bualanda genişletilmiş hisse bazında 145252/5515124 payakarşılık geldiği; Yıldırım Belediyesi Emlakve İstimlak Müdürlüğününyazısından anlaşılacağı üzere, dava konusutaşınmazda el atılma dışında geri kalankısmının 3194 Sayılı Kanunun 18. Maddesine göredeğerlendirilmesinin mümkün olmadığınınanlaşıldığı; davacının FiiliKullanımına Dayalı, Rapor eki EK- B’deki haritadamavi renkte çizilen hattın içinde kalan kısmınkendilerine ait olduğunu ifade ettiği, zeminde yapılanincelemede, davacıların kendilerine ait olup yol yapılmak suretiile el atılan kısmın dışında kalan yerinetrafını çevirdikleri ve içinde yer yer kavakağacı ile kendilerine ait evin bulunduğu; davacılarınmurisinin tapu sicilindeki 92158/1022690 hissesine fiili zemindekarşılık gelen 4969,86 m2’lik yerin sarı renkteboyanan m2’lik kısmına ASFALT YOL yapılmak sureti ile elatıldığı el atmanın kamusal hizmete tahsisamaçlı ve kalıcı nitelikte olduğu, el atılan1823,02 m2’lik kısmın tamamının davacılarınhissesine karşılık gelen yere tekabül ettiğininbelirtildiği; Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanyargılama sonunda dava konusu uyuşmazlığın ikiyeayrılarak incelemeye tabi tutulduğu; 15.7.2013 gün veE:2012/435, K:2013/408 sayı kararda; taşınmazın fiili elatılan kısmına ilişkin olarak açılan davadadavacıların taleplerinin reddine; aynı taşınmazdayollar dışında kalan Fiilen el atılmayan kısımbakımından ise; davanın yargı yolu yönündenusulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine karar verildiği; bukarardan sonra davacıların vekili tarafından müvekkillerineait olan taşınmazın imar planındaPark-Yol-Küçük Sanatlar alanında kalması nedeniylebu kez, hukuki el atmadan kaynaklanan zarar bedelinin tazmini istemiyle idariyargı yerinde dava açtığı; yapılan keşifsonucunda düzenlenip Mahkemeye sunulan 3.8.2015 tarihli BilirkişiRaporunda, taşınmaza el atılma durumuna ilişkin olarak; “1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planınınonaylanma tarihinden davanın açıldığı tarihekadar, geçen süreden beri taşınmaz üzerinde tahsisamacına uygun bir düzenleme bulunmadığı vekamulaştırılmadığı, Fiilen el atılmadığı,Taşınmazın imar planına göre kamusal alandakalması, hisseli olması bu güne kadar (tarımsalamaçlı ve inşaat yapımı vb.)kullanılmasının teknik olarak mümkünolmadığı bu nedenle sayın mahkemenizin takdirlerine aitolmak üzere taşınmazın Büyük şehir veilçe belediyelerinin yazışmaları da gözönüne alınarak, Büyükşehir Belediyesi Emlak veİstimlak Dairesi Başkanlığının 08.06.2015 tarih100685 sayılı yazılarında 3218 ada 1 parselsayılı taşınmazla ilgili Belediye sorumluluğundakiyol, yeşil alan, park vb. alanların 1/1000 ölçekliuygulama İmar planında yazı eki krokide 4814.97 m2 olarakgösterilmiştir. Yıldırım Belediyesi Hukukİşleri Müdürlüğünün 05 haziran 2015tarihli yazısında Mahkemenizin,14.05.2015 tarihli ara kararındaistenilen hususlara ilişkin İmar ve Şehircilik Müdürlüğüyazısı ve eki plan örneğinin de, Yıldırımilçesi Kazımkarabekir Mahallesi 3218 ada 1 parsel sayılıtaşınmaz, Yıldırım Belediye Meclisinin 23.05.1997gün ve 33 sayılı kararıyla uygun görülerekBüyükşehir Belediye Başkanlığınca 10.06.1997/16031027-0095tarih/sayı ile onaylanan 1/1000 ölçekli 1/1000ölçekli Ankara yolu Kuzeyi 1.Bölge Uygulama İmarPlanı kapsamında, yeşil alan (5100.8m2), trafo alanı(213.65m2), küçük sanayi alanı(27264.92m2), 7m lik yayayolu, 9m,10m,15m,21.50m, 30mt lik taşıt yolu (toplam 22571.84m2)olarak tanımlandığı, Parselden geçen 21.50 m ve 30mgenişliğindeki taşıt yoları ana arter niteliğitaşımakla Büyükşehir sorumluluğunda olduğuve söz konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yenibir imar planı çalışması bulunmadığıbelirtilmiştir. Tarafımdan yapılan çalışmada55121.24 m2’lik dava konusu taşınmazın 21.50 m lik ve 30 mlik taşıt yolunda kalan alanın 4818.28 m2 olduğu, imarplanında park alanının toplamının 5139.27 m2olduğu,) küçük sanayi alanı toplamının27546.23 m2 olduğu trafo alanının 213.41 m2 olduğu 21.50metre ve 30 metrelik yol dışında parselinsınırları içerisinde toplam 4818.28m2 lik kısımdışında 17434.06m2 lik alan imar planında diğer yolalanları 21.50 metre ve 30.00 metre yolların dışındakitoplam yol alanı olduğu görülmüştür.İmar planında Küçüksanayi alanı 27546.23 m2olup bu alana hukuki ve fiili el atılmadığı, diğeralanların Büyükşehir sorumluluğunda veyıldırım belediyesi sorumluluğunda bulunan park ve yolalanların ve ayrıca trafo alanının hukuki olarak elatıldığı” değerlendirilmesiyapıldığı; Bursa 1.İdare Mahkemesinin ise,27.4.2016 gün ve E:2014/962 sayı ile, imar planındayol olarak planlanan ancak mevcut yapılaşmadan dolayıtamamı açılmadığı halde zeminde yolkullanımı olduğundan, bu kısımlara fiilen elatıldığının değerlendirildiği, kalankısımlarında ise hukuki el atamanın var olduğunun belirtildiğigörülmekte olup, dava konusu taşınmazakamulaştırmasız el atmadan doğan zararın tazminineyönelik bulunan davanın, taşınmaza fiilen elatılması ve kullanılması karşısında,görüm ve çözümünün adli yargı yeriningörevine girdiği kararına vararak, 2247 sayılıYasanın 19. maddesi uyarınca, görevli yargı yerininbelirlenmesi için dava dosyasını UyuşmazlıkMahkemesine göndermiştir.
Bu bilgi vebelgeler ışığında yapılan değerlendirme neticesinde,dava konusu taşınmaza fiilen el atılan kısmıyönünden, Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesince, 15.7.2013 gün veE:2012/435, K:2013/408 sayı ile davanın reddine hükmedildiği ve verilenkararın Yargıtay 18.Hukuk Dairesince 29.5.2014 günve E:2013/18911, K:2014/9454 sayı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adli yargı yerince,taşınmazın fiilen el atılan kısmıbakımından esasa ilişkin olarak verilen kararınkesinleşmesiyle birlikte, artık bu yöndeki bir ihtilafınhüküm uyuşmazlığı hariç,Uyuşmazlık Mahkemesi önüne getirilebilmesine imkanolmadığından; bir şekilde hukuki çözümekavuşturulmuş olan bu sorunun artık “hukuki el atma”hali bakımından belirleyici olmasıdüşünülemez. Diğer bir deyişle, “kesinhükmün bağlayıcılığı” ilkesigereğince artık taşınmazın bütünübakımından bir değerlendirme değil, hukukiçözüme kavuşmuş kısım dikkatealınarak kalan kısım yönünden bir hukuki tespit vedeğerlendirme yapılmalıdır. Davanın somutunda da,fiili el atılan kısım bakımından adli yargıyerince davanın reddedildiği ve bu hükmünkesinleştiği görüldüğünden vetaşınmazın kalan kısmı yönünden, imarplanında “Park-Yol-KüçükSanatlar” alanıolarak belirtilen hukuki el atma sözkonusu olduğundan; mevcut butespite göre sonuca gidilmelidir. Uyuşmazlık Mahkemesinin26.10.2015 tarih ve E.2015/702, K.2015/707; 26.10.2015 tarih ve E.2015/708, K.2015/711;28.09.2015 tarih ve E.2015/650, K.2015/654 sayılı kararları dabu doğrultudadır.
3194 sayılı İmarKanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölgeplanları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmarPlanları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye vemücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlarvalilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır.Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c) (Ek:3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Bunagöre; davacıların hissedarı olduğu Bursa İli,Yıldırım İlçesi, Kazımkarabekir Mahallesi, 3218ada, 1 parsel sayılı taşınmazın imar planında“Park-Yol-Küçük Sanatlar” alanındakalması nedeniyle, hukuki el atmadan kaynaklanan zararın tazminine yönelikbulunan davanın, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir.
Öteyandan, taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarak birbaşka davacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gereken kamulaştırmaişlemlerini yapmamak biçiminde tezahür eden bireylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “ dere mutlakkoruma alanı”nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarınıkesin olarak çözümlemeye yetkili kılınan UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar bulmuş içtihatları da buyöndedir…” gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazıimar planında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesineyapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…” gerekçesiyle,davacının başvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir.(Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay HukukGenel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılıkararıyla, imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davalarınidari yargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın çözümünde idari yargı yerigörevli olduğundan, Bursa 1. İdare Mahkemesince 27.4.2016tarih ve E:2014/962 sayı ile yapılan başvurunun reddigerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa 1. İdare Mahkemesince 27.4.2016 tarih veE:2014/962 sayı ile yapılan BAŞVURUNUN REDDİNE,20.2.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy