T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 34
KARAR NO : 2017 / 94
KARAR TR : 20.02.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :G. Sigorta A.Ş. Vekili :Av. A.D. Davalı :Pamukova Belediye Başkanlığı Vekili :Av. F.A. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacı şirket 101676460poliçe nolu kasko sigortalısı aracıngeçirdiği trafik kazası nedeniyle meydana gelen veödemesi yapılan 15.915,00.-TL'nin ödenmesi içindavalı idareye yapılan başvurunun cevap verilmeyerek zımnenreddi üzerine 15.915,00-TL tazminatın 12.10.2012 tarihinden itibarenişletilecek avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. SAKARYA 1.İDARE MAHKEMESİ: 25.10.2013 gün ve E:2012/2013/48, K:2013/1140 sayılıkararı ile “…2576 sayılı Bölge İdareMahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri'nin Kuruluş veGörevleri Hakkındaki Kanun'un İdare Mahkemesinin Görevleribaşlıklı 5. maddesinde; "İdare Mahkemelerinin, VergiMahkemelerinin görevine giren davalar ile Danıştay daçözümlenecek olanlar dışındaki iptaldavaları ile tam yargı davalarını, tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinin birinin yürütülmesi için yapılanidari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarla verilen diğerişleri çözümleyeceği" hükmü yer almaktadır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "belediye trafikbirimleri görev ve yetkileri" başlıklı 10. maddesinde,yapım ve bakımından sorumlu olduğu yollan trafikdüzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,belediyelerin bu kanundan doğan sorumlulukları arasındasayılmıştır. 19/01/2011tarih ve 27820 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiile değişik 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun "Görevli ve Yetkili Mahkeme"başlıklı 110. maddesinde, işleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğizarar görenin kamu görevlisi olmasının bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemeyeceği,hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümlerinin uygulanacağı, motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalarınsigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabileceği hüküm altınaalınmıştır. 2918sayılı Kanun'un 110. maddesinde değişiklik yapan 6099sayılı Kanun'un 18. Maddesinde ise; bu Kanunun; a) 1. maddesiyledeğiştirilen 7201 sayılı Kanun’un 1. maddesinde yeralan elektronik ortamda tebligata ilişkin hüküm yayımıtarihinden bir yıl sonra, b) 2 nci maddesiyle 7201sayılı Kanuna eklenen 7/a maddesinin sermaye şirketlerineelektronik yolla tebligat yapılması zorunluluğu getiren ikincifıkrası yayımı tarihinden iki yıl sonra, maddenindiğer fıkraları yayımı tarihinden bir yıl sonra,c) 8 inci maddesi yayımı tarihinden dokuz ay sonra, ç)Diğer hükümleri yayımı tarihinde,yürürlüğe girer hükmüne yer verilmiştir. Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacı şirketin101676460 poliçe nolu kasko sigortalısı aracıngeçirdiği trafik kazası nedeniyle meydana gelen veödemesi yapılan 15.915,00-TL'nin ödenmesi içindavalı idareye yapılan başvurunun cevap verilmeyerek zımnenreddi üzerine 15.915,00.-TL tazminatın 12.10.2012 tarihinden itibarenişletilecek avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemi ilebakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda,davacının tazminat talebinin dayanağı olan trafikkazasının davalı idarenin bakım ve onarımındansorumlu olduğu karayolu üzerinde meydana geldiğinin iddiaedildiği görülerek, yukarıda değinilen 2918sayılı Kanun'un 6099 sayılı Kanun ile değişik110. maddesi hükmü gereği anılan kanundan doğansorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğihüküm altına alınmıştır. Bu durumda,uyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun ile davalıidareye yüklenen sorumluluktan kaynaklandığıanlaşılmakla davanın açıldığıtarihten önce 19/01/2011 tarih ve 27820 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiile bakılan uyuşmazlığın görüm veçözümünün Adli Yargı'nın görevine girdiğisonucuna ulaşılmaktadır” görüşüyle,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, karar 10/01/2014 tarihindekesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır. PAMUKOVAASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 17.11.2016 gün ve E:2016/204 sayılıkararı ile rücuan tazminat isteminde 2918 sayılı KTK’nın 7/a maddesi uyarınca davaya bakma görevinin idaremahkemelerinin görev alanı içinde bulunduğundan bahisle,“Yargılamanın Durdurulması” ile beraberUyuşmazlık Mahkemesi Kanununun 19/1 maddesi gereğince yargıyolu uyuşmazlığının giderilmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine tevdiine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece adli yargıdosyasının ekinde idari yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyleoluştuğu öne sürülen zararın kusur oranında tazminedilmesi istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve buKanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden,sigortalının aracıyla seyir halindeyken kazayaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğu önesürülen zararın davacı şirket tarafındanödendiği, davacı vekilince idarenin kusuru oranında tazminitalebiyle bakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Pamukova Asliye HukukMahkemesi’nin 17.11.2016 gün ve E:2016/204 sayılı başvurusununreddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle PamukovaAsliye Hukuk Mahkemesi’nin 17.11.2016 gün ve E:2016/204sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 20.02.2017 gününde ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.20.02.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy