T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 94
KARAR NO : 2017 / 136
KARAR TR : 20.02.2017
ÖZET : İmar planındaki kısıtlamalardan ve “hukuki el atmadan” kaynaklanan tazminat istemli davaların İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği
K A R A R
Davacılar : 1 - M.E.
2 - A.E.
3 - T.E.
4 - S.B.
5 - F.K.
6 - S.K.
Vekili : Av. M.A.A.
Davalılar :1 - Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. H.İ.Y.
2 - Melikgazi Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. Z.S.
O L A Y :Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerininmurisi adına tapuda kayıtlı Kayseri İli, Melikgaziİlçesi, Eskişehir Mahallesi 834 Ada, 14 parseldekayıtlı 28.204,00 m2 yüzölçümlü "evlibağ vasfındaki taşınmazın imar planında yol vepark olarak ayrılması ile davalı idareler tarafındantaşınmaza fiilen ve hukuken el atıldığını,taşınmazın şehir merkezinde olması, etrafındaçok katlı binalarla yapılaşmalar bulunması ve kamuhizmetlerinden yararlanması nedeniyle değerinin yüksekolduğunu uzun süre sessiz kalınarak taşınmazdaişlem tesis edilmemesi ile taşınmazın 3194 SayılıYasa gereği 5 yıllık programlara alınmamasının vetaşınmazda malikin mülkiyet hakkınıkullanamamasının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarınagöre taşınmaza müdahale edilmesi olarak kabuledildiğini taşınmazda uzun süredir kamulaştırmaişlemi yapılmaması ve maliklerinin taşınmazdanfaydalanmasının engellenmesi nedeniyle müvekkillerininmağdur olduklarını, dava konusu parsele yol ve park arak fiilive hukuki el atmadan dolayı açılan belirsiz alacak davasıolduğundan bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacakmiktarın tamamının el atma tarihinden itibaren işleyecekkamu alacakları için öngörülen en yüksek faizile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilentahsiline karar verilmesini talep ve dava ederek, adli yargı yerinde davaaçmıştır.
KAYSERİ4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 16.04.2013 gün ve E:2012/68, K:2013/104sayı ile “Davacıların hissedar olduğu davalıtaşınmaza Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve MelikgaziBelediyesince hukuken ve fiilen el atıldığı sabittir.Uyuşmazlığa konu parselin, imar planında kamununkullanımı için otopark, park, yol olarak tahsisiedildiği, uzun süredir davalı taşınmazınbüyük bölümüne park ve yol olarak düzenlenme yapılmadığı,kamulaştırılmadığı, taşınmazdainşaat yapma olanağı bulunmadığı belirtilerek Kamulaştırmasızel atma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenmesigerektiğinin iddia edildiği açıktır. Davanınkonusunun davalı idarece 3194 sayılı kanun uyarınca kamu gücükullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imar planlarındayol ve 30.000 m2 ’den küçük ve büyük parkolarak yer alan davacıya ait taşınmazın büyükkısmına hukuken el atılması nedeniyle bedelinin tazminineilişkin bulunduğu anlaşılmakla fiilen el atılan kısmınH.M.K. 30. ve 167 maddeleri gereğince tefrik edilerekyargılamasına devam edilmesi bakiye hukuken el atılansıkım yönünden de imar planı ve buna dayalı imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminineyönelik bulunan davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunun 2/1-b maddesinde yer alan “İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları “kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. NitekimUyuşmazlık Mahkemesi ve Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin sonkararlarının da aynı mahiyette olduğu da görülmüştür” gerekçesiyle Davanın (Tefrik edilen A ve A1 harfikısımlar haricinde kalan bölüm yönünden) HMK nun114.maddesinin B bendi gereğince dava şartlarından olanyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddine karar vermiş, temyizedilen karar Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin1 15.12.2014 gün ve E:2014/10741,K:2014/18300 sayı ile onanarak kesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu kez Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin tefrik edilen vebilirkişi raporunda taşınmazın A ve A1 harfikısımlar haricinde kalan bölümüne yönelik olarak idariyargı yerinde dava açmıştır.
KAYSERİ1. İDARE MAHKEMESİ: 04.01.2017 gün ve E:2016/68 sayıile “Belediyelerin 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesive 18. maddesinin verdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imarplanlarının hazırlanması ve yürürlüğekonulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetlerikapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklananişlemlerin, tek yanlı ve kamu gücüne dayanan iradeaçıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyiciişlemler olduğu, bu yönü ile de İdarî eylem veişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların İdarîyargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır.
Bunakarşılık, belediyece, Kamulaştırma Kanunu'ndaöngörülen usûl ve yöntemlere uygun İdarînitelikte uygulama işlemleri yapılmaksızın, dava konusutaşınmazın bir kısmına fiilen el atılmasıkarşısında idarenin bu eyleminin kamulaştırmasızel atma niteliğini taşıdığı açıktır.
Öteyandan idarenin, yürütmekle yükümlü bulunduğukamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeyegöre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, suşebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, İdarî eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlartarafından açılacak tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan İdarî yargı yerineait olduğu, idarece herhangi bir aynî hakka müdahaledebulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeyeaykırı iş görüldüğü iddiasıylaaçılacak müdahalenin men'i ve meydana gelen zararıntazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzünönlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukukhükümlerine göre adlî yargı yerindeçözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarlakabul edilmiş bulunmaktadır.
Nitekimyukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 tarih 1958/17Esas 1959/15 Karar sayılı kararının III.bölümünde, "İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü, İstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdinmalını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz birharekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava MedenîKanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararıntazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir" görüşüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; dava konusu Kayseri İli, Melikgazi İlçesi,Eskişehir Mahallesi, 132 pafta, 834 ada, 14 parsel sayılıtaşınmaza fiilen ve hukuken el atıldığındanbahisle 27.01.2012 tarihinde Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/68 Esassayılı dosyasında dava açıldığı,Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce dosya kapsamımda yapılankeşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan 12.02.2013tarihli rapordan dava konusu taşınmazın 95,78 m2’likkısmına asfalt yol, 143,88 m2'lik kısmına asfalt yolyapılmak suretiyle toplam 239,66 m2'lik kısmına fiilen elatıldığının anlaşılmasıkarşısında, 16.04.2013 tarih ve E:2012/68, K:2013/104sayılı kararı ile fiilen el atılan kısımlarharicinde kalan bölüm bakımından davanın görevyönünden reddine karar verildiği, söz konusu kararın09.02.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine, bakılmakta olaniş bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Bakılandavada, dosyada mevcut bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden,dava konusu taşınmazın, 95,78 m2'lik kısmına asfaltyol, 143,88 m2'lik kısmına asfalt yol yapılmak suretiyle toplam239,66 m2'lik kısmına fiilen el atıldığı, birparsele fiilen el atma olduğu takdirde parselin bütünüaçısından el atmadan söz edilebileceğinden,başka bir ifadeyle taşınmazın bir bütün olarakdüşünülmesi ve el atmanın varlığıhalinde taşınmazın tamamı açısından elatmanın varlığı kabul edilerek buna göredeğerlendirilmesi gerektiğinden, el atmadan doğan zararıntazminine yönelik olan davanın haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünün adlî yargı mahkemesinin görevinegirdiği sonucuna varılmaktadır.
Nitekim benzerbir uyuşmazlığa ilişkin olarak Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü'nün 22/09/2014 tarih, 2014/804 Esas, 2014/836Karar sayılı kararı da bu yöndedir” gerekçesiyle2247 Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesinin 1.fıkrası uyarınca, Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/68Esas sayılı dosyasını da içeren Mahkememizdosyasının, görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığın esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacıların murisi adına tapudakayıtlı Kayseri İli, Melikgazi İlçesi,Eskişehir Mahallesi 834 Ada, 14 parselde kayıtlıtaşınmaza imar planında yol ve park olarak ayrılmasıile davalı idareler tarafından fiilen ve hukuken el atıldığındanbahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylauğranıldığı öne sürülen maddizararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle açılmıştır.
Dava dosyalarında mevcutbilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, mahkemeye sunulan bilirkişiraporlarında taşınmazın A ve A1 ile gösterilen kısmınaasfalt yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı,ancak diğer bir bölümüne hiç elatılmadığı ve taşınmazın imar planında yolve park alanı olarak gösterilmesi nedeniyle davacılarayararı olmayacağı nedeniyle bu bölümün debedeline hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatinevarıldığı, el atmanın kamusal hizmete tahsisamaçlı ve kalıcı nitelikte olduğu belirtilmişolup, idari yargı yerinde açılan davanın konusu, davayakonu taşınmazın fiilen el atılmayan kısmına ilişkinbulunmaktadır.
3194 sayılı İmarKanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölgeplanları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmarPlanları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemedördüncü cümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Bu planlar onaytarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilenilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir aysüreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilansüresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediyebaşkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlarve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Belediye vemücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlarvalilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır.Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemeüçüncü cümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltaraktespit edilecek ücret karşılığında isteyenlereverir.
c) (Ek:3/7/2005-5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz…” hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan, taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gereken kamulaştırmaişlemlerini yapmamak biçiminde tezahür eden bireylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. NitekimAnayasanın 158. maddesi ile adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir.
Yinetaşınmazı imar planında “spor alanı”olarak ayrılan davacının Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı tazminat davasında, davalı idareleringörev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda(Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi vebaşvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikâyetiniteliğinde olduğu, Uyuşmazlık Mahkemesikararının bariz bir şekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806)
Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır.
Kayseri 1.İdare Mahkemesinin gönderme kararında değinilenMahkememizin E:2014/804. K:2014836 sayılı dosyasına konu olaydafiilen el atmanın söz konusu olduğu, davaya konu olayda; adliyargı yerince fiilen el atılan kısma ilişkin olarak tefrikkararı verilmek suretiyle yargılamaya devam edildiği, davacılarınhissedar oldukları taşınmaza, davalılar tarafından,imar planında “yol ve park” olarak ayrılmak suretiyle,hukuken el atıldığı iddiası ile meydana geldiğibelirtilen zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, Kayseri 1. İdare Mahkemesince yapılan 04.01.2017 günve E:2016/68 sayılı başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Kayseri 1. İdare Mahkemesince yapılan04.01.2017 gün ve E:2016/68 sayılı BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 20.02.2017 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy