T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 32
KARAR NO : 2017 / 92
KARAR TR : 20.02.2017
ÖZET : Davalı Belediyenin sorumluluk sahasında meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :A. Sigorta A.Ş. Vekili :Av. F.P. Davalı :Başakşehir Belediye Başkanlığı Vekili :Av. İ.Ö. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı sigortaşirketince kasko sigorta poliçesi kapsamında teminataltına alınan 34 TL 0726 plaka sayılı aracın,18.03.2011 tarihinde İkitelli Atatürk Oto Sanayi Sitesiistikametinden Süleyman Demirel Bulvarı istikametinekatılım yaparken yoldaki çukura girmesi sonucu meydana gelentrafik kazasında oluşan hasara karşılık olaraködenen 10.109,42-TL sigorta hasar bedelinin; olayda davalı idareninhizmet kusuru bulunduğundan bahisle rücuen tazminine karar verilmesi istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL7. İDARE MAHKEMESİ: 29.01.2013 gün ve E:2012/1170, K:2013/61 sayılıkararı ile “…2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099sayılı Kanunu'nun 14.maddesi ile değişik 110. maddesinde,bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının, (işleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil) adli yargıda görüleceğihükmü getirilmiştir. Anılanmevzuat hükmü uyarınca 2918 sayılı Kanundan doğansorumluluk davalarının, hizmet kusuru veya kişisel kusur ayrımıyapılmaksızın, adli yargı mercilerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Diğertaraftan 2918 sayılı Kanunun Karayolu Trafik Güvenliğibaşlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında "Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlüdür." hükmü yeralmaktadır. Davadosyasının incelenmesinden; bakılmakta olan davanın,davalı idarenin, yol üzerindeki çukurun yolgüvenliğine uygun olmamasına bağlı hizmet kusuru nedeniyleoluşan zararın tazmini istemiyle açıldığıgörülmekte olup, 2918 sayılı Kanun ile yolunişletilmesi hususunda sorumluluğu bulunan davalı idarenin busorumluluğunu yerine getirilmediği iddiasından kaynaklanandavanın yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarıncaadli yargı mercilerince çözümlenmesi gerekmektedir”gerekçesiyle davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, itirazyoluna başvurulan karar İstanbul Bölge İdare Mahkemesince22.1.2014 tarih ve E:2014/258, K:20141126 sayılı kararıylaonanarak kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır. KÜÇÜKÇEKMECE5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.10.2016 gün ve E:2016/278, K:2016/334sayılı kararı ile “Mahkememizce 2014/88 Esas 2015/199Karar sayılı ilamıyla davanın kısmen kabulüneilişkin karar verildiği, kararın davalı vekilince01/09/2016 tarihli dilekçesi ile temyiz edildiği, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2015/13546 Esas 2016/2537 Karar sayılı ilamıile bozulduğu anlaşılmıştır. Dava, trafikkazasından kaynaklanan ve hizmet kusuruna dayanılarak davalıbelediye aleyhine açılan rücuen tazminat davasıdır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 vedevamı maddelerinde işletenin sorumluluğu düzenlenmişolup idarenin hizmet kusuru sorumluluğu bu kapsam dışındatutulmakla İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. Maddesigereğince idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan davaların tamyargı davası olarak görülmesi gerekir. Dava dosyasındaidari yargı görevlidir. İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin2012/1170 Esas 2013/61 Karar sayılı ilamı ile degörevsizlik kararı verildiği”görüşüyle yargılama durdurularak yargı yolununçözümlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Küçükçekmece5.Asliye Hukuk Mahkemesince 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargıdosyasının ekindeki idari yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargı, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyleoluştuğu öne sürülen zararın kusur oranında rücuantazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve buKanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden,sigortalının aracıyla seyir halindeyken kazayaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğu önesürülen zararın davacı şirket tarafındanödendiği, davacı vekilince idarenin kusuru oranında tazminitalebiyle bakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Küçükçekmece5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/10/2016 gün ve E:2016/278 sayılıbaşvurusunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Küçükçekmece5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/10/2016 gün ve E:2016/278 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 20.02.2017 gününde ÜYESüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞIOY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.20.02.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy