T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 25
KARAR NO : 2017 / 85
KARAR TR : 20.02.2017
ÖZET : Davalı Belediyenin sorumluluk alanında meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın giderilmesi istemiyle açılan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : F.A.
Vekili
:Av. B.M.
Davalı : EGO Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. N.B.
O L A Y : Davacı dilekçesinde özetle; maliki olduğu ve 19.03.2014tarihinde Ç.K.' ın kullandığı 06 T 2141 plakalıticari taksinin seyir halindeyken kavşağa girişyaptığı sırada, yer işaretlemeleriyle trafiklevhası konulmaması sebebiyle 06 HH 076 plakalı araçlaçarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasınedeniyle aracında maddi hasar meydana gelmesinde bu işaretlerinkonulmasından ve denetlenmesinden sorumlu bulunan davalı idareninhizmet kusuru bulunduğundan bahisle, 19.000,00 TL maddi tazminatınödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalıvekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle görevyönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ANKARA 4.İDARE MAHKEMESİ: 06.04.2016 gün ve E:2014/1472 sayı ile “6001sayılı Karayolları Genel MüdürlüğüTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a göre, kamutüzel kişiliğine sahip özel bütçeli bir kamukuruluşu olan Karayolları Genel Müdürlüğü,karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmasını sağlamak, karayollarını onarmak,işletmek, işlettirmekle görevli ve yetkili bulunmaktadır.Karayolları Genel Müdürlüğünce karayoluyapım, bakım ve işletilmesi şeklindeki kamu hizmetinin,idare hukuku ilke ve kurallarına göreyürütüleceği; anılan GenelMüdürlüğün idari işlem ve eylemlerindendoğan uyuşmazlıkların da Anayasanın 125. maddesi ve2577 sayılı Yasanın 2. maddesine göre idari yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği konusunda duraksamabulunmamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda6099 sayılı Yasayla yapılan değişiklik de,Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yolyapım ve bakım hizmetinin yürütülmesiyle ilgili hukukisorumluluğu hususunda yeni bir düzenleme içermemekte;yargı yolunu değiştirmemektedir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 10. maddesinde,belediyelerin, yapım ve bakımından sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmak ve gerekli görülen kavşaklara ve yerleretrafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmak görevinin bulunduğuhüküm altına alınmıştır.
AynıKanunun 11.01.2011 tarihli ve 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiile değişik "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı110. maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." kuralı yeralmaktadır.
Anılanyasa hükmünde, "bu kanundan doğan sorumlulukdavaları" ifadesiyle 2918 sayılı Yasada yer alan hukukisorumluluğa ilişkin kuralların uygulanacağı davalarlasınırlı biçimde görevli yargı yerininbelirlendiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, görevliyargı yeri belirlenirken, söz konusu Yasa’da motorlutaşıt araçlarının verdiği zararlarlasınırlı biçimde düzenlenen sorumlulukkurallarının, dava konusu uyuşmazlığa uygulanıpuygulanmayacağının saptanması gerekir.
Karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik güvenliğinisağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tümönlemleri belirlemek amacını taşıyan 2918sayılı Yasa, Emniyet Genel Müdürlüğü, MilliEğitim Bakanlığı, Gıda Tarım veHayvancılık Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilikve Haberleşme Bakanlığı yanında Karayolları GenelMüdürlüğünün de trafik güvenliğiyönünden görev ve yetkilerini sayma yoluyla belirlemiştir.Ancak Yasada, diğer kamu idarelerinin ve bu arada Karayolları GenelMüdürlüğünün, trafik düzeni ve trafikgüvenliği ile ilgili olarak üstlendikleri kamu hizmetlerindendolayı hukuki sorumlulukları düzenlenmiş değildir.
2918sayılı Yasanın hukuki sorumluluk ve sigortabaşlıklı sekizinci kısmında; araçişleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibininhukuki sorumluluğu; bir başka deyişle motorluaraçların karıştığı trafik kazalarısonucu ortaya çıkan zarar nedeniyle araç sahiplerinin veişletenlerin hukuki sorumluluğu düzenlenmiştir.
2918sayılı Yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin sekizincikısmında yer alan hükümler birliktedeğerlendirildiğinde; Devlet ve diğer kamukuruluşlarına ait motorlu araçların karıştığıkazalar nedeniyle araç işleticisi sıfatıyla kamu idarelerive kuruluşlarına karşı açılacaklarda dâhilbütün araç sahibi ve işleticilerine karşıaçılan davaların görüm veçözümü adli yargının görev alanınagirmektedir. Fakat kamu idareleri ve kuruluşlarının, trafikgüvenliği ve düzenini sağlamak amacıyla gerek kendikuruluş yasaları, gerekse 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununa göre yürüttükleri hizmetlerin, kamu hizmetiniteliğini taşımaları ve 2918 sayılı Yasada dagörevlendirilen kamu idare ve kuruluşlarınınsorumluluklarının ayrıca düzenlenmemiş olması karşısında;trafik düzeni ve güvenliği hizmetlerindenkaynaklandığı öne sürülen zararların tazminiistemiyle, ilgili idarelere karşı açılan davalarıngörüm ve çözümü idari yargınıngörev alanına girmektedir.
Davadosyasının incelenmesinden; 19.03.2014 tarihindegerçekleşen trafik kazasının meydana geldiği mahaldegerekli düzenlemelerin ve trafik işaretlemelerininyapılmadığı ve bu durumun da idarenin hizmet kusurunasebebiyet verdiği ileri sürülerek bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu haliylebakılan uyuşmazlık, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, 6001 sayılıYasada karayollarının emniyetle kullanılmalarınısağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak,trafik güvenliğini sağlamak ve bu kapsamda gereklidüzenlemeleri ve işaretlemeleri yapmak şeklindeöngörülen görevlerin tam ve eksiksiz yerinegetirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerinkusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanmakta olup, buna göre davanıngörüm ve çözümü idare mahkemelerineaittir” gerekçesiyle davalı idarenin görevitirazının reddine karar vermiştir.
Davalı idare vekilinin olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması yolundasüresi içerisinde verdiği dilekçesi üzerine davadosya örneği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: 22.02.2016 tarih ve2016/363076 sayılı yazısında; “Bilindiği gibi,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesininbirinci fıkrasında, "Bir motorlu aracın işletilmesibir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın birteşebbüsün unvanı veya işletme adı altındaveya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesihalinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğuteşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken vemüteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne, beşincifıkrasında ise "İşleten ve araç işleticisiteşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınayardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.''hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 106. maddesinde ise"Genel bütçeye dâhil dairelerle katmabütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamuiktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanununişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleriuygulanır." hükmü getirilmiştir.
Öte yandan, 2918 sayılı Kanunun 6099 sayılıKanunun 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.” hükmübulunmaktadır.
UyuşmazlıkMahkemesinin 02/03/2015 tarih ve 2014/834 Esas ve 2015/79 Kararsayılı, 02/02/2015 tarih ve 2015/1 Esas 2015/43 Kararsayılı, 15/02/2016 tarih ve 2016/29 Esas ve 2016/65 Kararsayılı kararlarında da "2918 sayılı Yasanın19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararları ve konuyailişkin Uyuşmazlık Mahkemesi kararları gözönünde bulundurulduğunda, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, olayda; davacının yaralanmasına sebepolan kazanın karayolundaki eksikliklerden (tek yön, azami hıztabelası ile girilmez işaretinin bulunmamasından ve yayageçişini düzenleyen işaret, ışık velevhaların bulunmamasından) kaynaklandığı ve budurumun trafik güvenliği ve denetimi kapsamındabulunduğu" denilmek suretiyle bu tür davalarıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayailişkin davanın da özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerinde görülmesi gerektiğidüşünülmektedir” şeklindeki gerekçe ile2247 sayılı Kanunun 10 ve 13. maddeleri gereğince, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalıvekilinin anılan Yasa’nın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen zararın tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, 19.03.2014 tarihinde davacının maliki olduğu veÇağlayan Koparan yönetimindeki 06 T 2141 plakalı ticari taksininyer çizgileri ile bölünmüş yol olan RagıpTüzün caddesi üzerinde bulunan ve giriş işaret velevhası bulunmayan kavşaktan geçişi esnasında,sağ tarafta bulunan Omurtak sokaktan kavşağa giriş yapan 06HH 076 plakalı araçla çarpıştığı,olayda her iki sürücünün de asli kusurlusayılamayacağı, cadde yer işaretlemeleriylebölünmüş yol durumundayken Omurtak sokaktankavşağa girişte trafik levhası koymayan ya da denetlemeyenkişi veya kurumun sorumlu olacağı kanaatiyle kaza tespittutanağının hazırlandığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralelolarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2, 125 ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı idare vekilinin görevitirazının reddine ilişkin Ankara 4.İdare Mahkemesinceverilen 06.04.2016 gün ve E:2014/1472 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile davalı idare vekilinin görevitirazının reddine ilişkin Ankara 4.İdare Mahkemesinceverilen 06.04.2016 gün ve E:2014/1472 sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 20.2.2017 gününde ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.20.02.2017 ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy