T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 68
KARAR NO : 2017 / 117
KARAR TR : 20.02.2017
ÖZET : 2942 sayılı Yasanın 12. maddesi gereğince mücavir alan kamulaştırması kapsamındaki taşınmaz için tazminat istemine ilişkin davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1 - E.K.
2 - M.K.
3 - İ.K.
4 - İ.H.K.
5 - S.Ç.
6 - F.K.
7 - A.A.
8 - M.K.
Vekilleri : Av. F.Ç.
Davalı : Enerji ve TabiiKaynaklar Bakanlığı
O L A Y : Davacılar vekili, dava dilekçesindeözetle; Birecik Barajı ve HES nedeniyle çevrenin sosyal,ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulduğu, Şanlıurfaİli, Halfeti İlçesi, Çekem Mahallesi 84 ada, 65 parselsayılı taşınmazın sahibi olan davacıların,dava konusu taşınmazı fiilen kullanma imkânıkalmadığından bahisle 2942 sayılıKamulaştırma Kanununun 12. maddesi uyarınca sözkonusutaşınmazın kamulaştırılması ve 1.000,00 TLtazminata dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birliktetahsilini talep ve dava ederek, idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ŞANLIURFA2. İDARE MAHKEMESİ: 02.06.2016 gün ve E:2016/463, K:2016/733sayı ile “2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunun 14. maddesinin 3. bendinde; dava görev ve yetki, idari mercitecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin veyürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,süre aşımı, husumet ve 3 ve 5. maddelere uygun olupolmadıkları yönünden sırasıyla inceleneceği;aynı yasanın 15. maddesinin 1/a bendinde ise; adli yargınıngörevli olduğu konularda açılan davaların görevyönünden reddine karar verileceği belirtilmiştir.
2942sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 12. maddesinde ;“(…) Baraj inşası için yapılankamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasınamücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal, ekonomik veyayerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yöndenyararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde, sahiplerininyazılı başvurusu üzerine kamulaştırmaya tabitutulur. (…) Bu maddenin uygulanmasından doğacakanlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir.”Hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden; Şanlıurfa İli, Halfeti İlçesi,Çekem Mahallesi 84 ada, 65 parsel sayılıtaşınmazın sahibi olan davacılar tarafından, BirecikBarajı ve HES nedeniyle çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşmedüzenin bozulduğu, dava konusu taşınmazdan yaralanmaimkanlarının kalmadığından bahisle sözkonusutaşınmazın kamulaştırılması vetaşınmazı fiilen kullanma imkanınınkalmadığı gerekçesiyle 1.000,00 TL tazminatın davatarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesinekarar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmakta ise de; 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 12. maddesinde;anılan maddenin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünün adliyargının görev alanına girdiği hükümaltına alındığından, davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır” şeklindekigerekçeyle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, taraflarca yasa yolunabaşvurulmadığından 16/07/2016 tarihinde kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde adliyargı yerinde dava açmıştır.
HALFETİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 07.09.2016 gün veE:2016/221, K:2016/284 sayı ile “davanın, davacılarıntaşınmazının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun15.12.2010 günlü, E:2010/5-662, K:2010/651 sayılıkararında "hukuki el atma" olarak nitelendirilen, İSKİİçme suyu Havzaları Yönetmeliği uyarınca imarplanındaki belirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamadan kaynaklanan tazminat talebiyleaçıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava dilekçesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulukararında, mülkiyet hakkına getirildiği söylenenkısıtlamanın, taşınmazın malikleriyönünden zarar doğurucu sonuçlarınınolabileceğinde kuşku yoktur. Ancak bu sonuç ya dasonuçlar, genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlem olanimar planında taşınmaza yönelik belirlemeden, bu plandaöngörülen kamulaştırma programlarınınzamanında yapılmamasından ve imar uygulamalarından; başkaanlatımla da, idari işlemlerden ve davalı idarelerin imarplanı gereği yapılması gereken kamulaştırmalarkonusundaki hareketsizliği şeklinde ortaya çıkan idarieylemlerden kaynaklanmaktadır.
İdari işlem ve eylemlerden doğan zararlarıntazmini taleplerinin ise, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 12 ve 13 üncü maddeleri uyarınca,İdari Yargı yerlerinde açılacak tam yargıdavalarına konu edilmeleri, anılan yasa hükümleriningereğidir.
Bu bakımdan, hukuka uygunluklarının denetimi ve zarardoğurucu sonuçlarının giderilmesi İdariYargı'nın görev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerinhukuk düzeninde yaratmış oldukları etki vesonuçların, "hukuki el atma" olarak nitelendirilmesine vebu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargıyerlerinde açılacak tazminat davalarına konu edilmelerine,hukuken olanak bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, davanın taşınmazınbedelinin tazminat olarak hüküm altına alınmasıistemine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin l'incifıkrasının (b) bendinde yer alan "İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,"hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesigerekmektedir.
Nitekim 11.06.2013 günlü, 28674 sayılı ResmiGazetede yayımlanan 6487 sayılı Kanun'un 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun geçici 6'ncı maddesindedeğişiklik yapan 21'inci maddesinde "Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmi kuramlara ayrılmak suretiyleveya ilgili kanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılıİmar Kanununda öngörülen idari başvuru veişlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle"hukuki el atma" olarak nitelendirilen, imar planındakibelirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadankaynaklanan tazminat davalarının görüm veçözümünde İdari Yargı yerinin görevliolduğu belirtilmiştir.
Tüm bunlar dışında Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığının 03.02.2014 tarihli 2013/1880Esas-2014/85 Karar sayılı ilamında yine aynı tarihli2013/1885 Esas -2014/89 Karar sayılı ilamında ve buna benzerbirçok kararında dava konusu uyuşmazlıkla ilgiligörevli yargı yerinin idari yargı olduğubelirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından Şanlıurfa İdareMahkemesinin 2016/463 Esas sayılı dosyasıyla tam yargıdavası açılmış olup Şanlıurfa 2.İdare Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmişve karar kesinleşmiştir.
Tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmazınkısmen Su Kirliliği Koruma Yönetmeliğinin 17 maddesiuyarınca mutlak koruma alanında kısmen de yine aynıyönetmeliğin 18 maddesi uyarınca kısa mesafeli korumaalanında kaldığı, ancak taşınmaza davalıidarece fiilen el atılmadığı, davacılartarafından aynı taşınmazlara ilişkin daha önceKamulaştırma Kanununun 12/5 maddesine dayanan mücavir alandakamulaştırma davası açıldığı vemahkememiz tarafından taşınmazda değerdüşüklüğü olduğu kabul edilerek tazminatahükmedildiği ve bu kararın kesinleştiği,davacının mevcut açtığı davanınmücavir alanda kamulaştırma davası olmadığıSu Kirliliği Yönetmeliğinden kaynaklıkısıtlamalara dayanan hukuki el atmadan kaynaklı tazminatdavası olduğu anlaşılmış, yukarıda izahedilen gerekçelerle buna ilişkin yargılamayı yapmaklagörevli yargı yerinin idari yargı olduğu”gerekçesiyle HMK'nın 114/1-b maddesinin atfıyla 115/2 maddesiuyarınca Davanın Usulden Reddine karar vermiş, karar taraflarcatemyiz edilmeyerek 15/11/2016 tarihinde kesinleşmiştir.
Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi 04/01/2017 tarih ve 2016/221 esassayılı üst yazısı ile görevuyuşmazlığının giderilmesi için mahkememizebaşvurmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki“Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmünegöre, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunubelirten gerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadarki, başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesihususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasa koyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğması halinde her ikiyargı merciince işten el çekilmiş olduğundanbaşvurma iradesini davanın taraflarına bırakmışiken, bu yönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. madde iledaha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonradavayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adli yargı yerince, öncelikle görevsizlikkararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ve görevlimerciin belirtilmesi için re’sen UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle,her ne kadar 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Asliye Hukuk Mahkemesi’ncere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin önünegelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisinegerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacınauygun olacaktır. Sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacıların Birecik Barajıkıyısındaki taşınmazının adıgeçen baraj ve HES inşaatı nedeniyle ekonomik değerikalmadığından, 2942 sayılı yasanın 12. maddesigereğince mücavir alan kamulaştırması kapsamındataşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun "Kısmenkamulaştırma" başlıklı 12. maddesininaltıncı fıkrasında," Baraj inşasıiçin yapılan kamulaştırmalar sonundakamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar,çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması,ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasınınmümkün olmaması hallerinde, sahiplerinin yazılıbaşvurusu üzerine kamulaştırmaya tabi tutulur”aynı maddenin son fıkrasında "Bu maddeninuygulanmasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıdaçözümlenir." hükümlerine yer verilmiştir.
HalfetiAsliye Hukuk Mahkemesinin sayılı kararında değinilen11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılıyasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6.maddesinde yapılan değişikliğin 20/08/2016 tarih ve 6745sayılı Yasanın 34. maddesi ile yürürlüktenkaldırıldığı, söz konusu madde ile 2942sayılı Yasanın 41 nci maddesinden sonra gelen ek madde 1’de yapılan düzenlemede “tasarrufu hukukenkısıtlanan” ibaresinin eklendiği “ilgilikanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan”ibaresine ise yer verilmediği görülmüştür. Davakonusu taşınmazın uygulama imar planı ile umumi hizmeteveya resmi kuruma ayrıldığına dair bir iddia ve savunma dabulunmamaktadır. Bu sebeplerle görevuyuşmazlığının 2942 sayılı Yasanın 12nci maddesi göz önünde tutularak giderilmesi gerekmektedir.
Davadosyalarının incelenmesinden, yapımı tamamlanan BirecikBarajına mücavir davacılara ait taşınmazınekonomik değerini yitirdiği, taşınmazınkamulaştırılması için davalı kurumamüracaatta bulunulduğu halde kamulaştırma işleminingerçekleştirilmediği ileri sürülerek,taşınmaz değerinin 2942 sayılı Yasa 12 nci maddesi vemücavir alan mevzuatı gereğince idareden tahsilinin dava konusuedildiği anlaşılmaktadır. Olayda 2942 sayılıKamulaştırma Kanununun 12 nci maddesinin sonfıkrasının açık hükmükarşısında adli yargı yerinin görevli olduğutartışmasızdır.
Benzer olaydaverilen Mahkememizin E:2005/18, K:2005/66 sayılı ilamı da buyöndedir.
Açıklanannedenlerle, Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.09.2016 gün ve E:2016/221,K:2016/284 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle HalfetiAsliye Hukuk Mahkemesinin 07.09.2016 gün ve E:2016/221, K:2016/284sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 20.02.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy