T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/ 662
KARAR NO : 2017 / 35
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : İzmir ili, Buca ilçesi, Koşuyolu Mevkii, 33 pafta, 550 ada, 21 parselde kayıtlı 24.076 m2 yüz ölçümlü taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :L.F.A.
Vekilleri : Av. T.Y.- Av. Y.U.- Av. M.U.-Av. G.K.-Av. H.M.S. Davalı :İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekilleri : Av. Ö.A.E.- Av. N.A.Y. İhbarOlunan : Gençlik ve SporBakanlığı İzmir Gençlik ve Spor İlMüdürlüğü Vekili : Av. A.T.E. O L A Y : Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilininİzmir ili, Buca ilçesi, İnönü Mahallesi, 33 pafta,550 ada, 21 parselde kayıtlı taşınmazın 28/12/1948yılından beri maliki olduğunu, 1998 senesinde mevcut tapu alanı24.380.00 m2 iken Buca Belediyesince yapılan bir düzenleme ile 299.00m2'lik kısmının SSK Hastanesi arsasına ilave edilerek tapualanını 24.076.00 m2 olarak değiştirildiğini, 1981yılında parseli de içine alacak şekilde 1/5000ölçekli Buca Nazım İmar Planınınonandığını, bu plan ile dava konusu parselin"Atlı Spor Kulübü" olaraktanımlandığını, 1986 yılında dava konusuparseli de içine alır şekilde 1/1000 ölçekli III.Etap Buca İmar Planının İzmir BüyükşehirBelediye Başkanlığı'nca onandığını,dava konusu yerin bu plan ile "At Sporu Tesisi"kullanımında yer aldığını, 10/01/1989 tarihindebölgenin 1/5000 ölçekli Nazım İmarPlanlarının onaylanarak yürürlüğe girdiğini,bu planda da dava konusu parselin "At Spor Tesisi" olaraktanımlandığını, İzmir Gençlik ve SporMüdürlüğü'nce dava konusu parselinkamulaştırılması için 2942 Sayılı Kanunun7.maddesi gereğince 27/08/1990 tarihinde 5970 yevmiye sayı ile"Kamulaştırma Şerhi" konulduğunu, ancakkamulaştırmanın fayda sağlamayacağı nedeniyle bukarardan vazgeçildiğini, 01/05/2003 tarihinde 2300 yevmiyenumarası ile ihtiyaç olmadığı gerekçesi ileGençlik ve Spor İl Müdürlüğütarafından kamulaştırma kararınınkaldırıldığını, yürürlükte bulunan1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "At SporTesisi" olarak yalnızca dava konusu 21 nolu parselin bulunduğualan ile Belediye Parkının karşısındaki 7714 ada, 1 ve2 parsellerin kaldığını, 1986 ve 1989 onay tarihliplanlarla at spor tesisi olarak planlı diğer parsellerin plandeğişiklikleri ile yapılaşmayaaçıldığını, yürürlükte bulunan1/25000 ölçekli kentsel bölge nazım imar planındadava konusu parselin "Kentsel ve Bölgesel Büyük SporAlanı Lejantı" ile tanımlandığını,1/25000 ölçekli planın askı süresinde aynıkullanım kararındaki 161 adanın parsel malikleri tarafındanyapılan itiraz üzerine, orta yoğunluklu konut alanı olarakplan tadilatı gördüğünü, bunun üzerinemüvekkilinin dava konusu parsel için yapılan plandeğişikliği talebinin İzmir BüyükşehirBelediye Meclisinin 08/06/2009 gün ve 01.515 sayılı kararıile reddedildiğini, bu kararın iptali için idari mahkemeyeaçılan davanın reddine karar verildiğini,müvekkilinin parselinin 30 yılı aşkın süredirspor alanı olarak göründüğünü, parselin nekamulaştırıldığını, ne de inşai faaliyettebulunulmasına izin verildiğini, müvekkilinin arazisiüzerindeki mülkiyet haklarından kaynaklanan tasarruf yetkisininengellendiğini belirterek, Buca ilçesi, Koşuyolu Mevkii, 550ada, 21 parselde kayıtlı 24.076 m2 yüzölçümlü taşınmazın davalı idarelehine terkine ve davalı adına tesciline, fazlaya ilişkin talepve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00-TLkamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesi: 15/05/2012 gün ve 2011/402 Esas ve 2012/242 Kararsayı ile ‘‘…dava, imar planınınuygulaması sonucu uyuşmazlığa konutaşınmazın imar planında kentsel ve bölgeselbüyük spor alanı bölgesinde kaldığı, imarplanının orta yoğunluklu konut alanı olarakdeğiştirilmesi konusunda İzmir BüyükşehirBelediyesi'ne yapılan başvurunun ve red kararının iptaliiçin İdare Mahkemesinde açılan davanınreddedildiği, 30 yılı aşkın süredirkamulaştırma işlemi yapılmadığı,davacının taşınmazını kullanmasına izinverilmediği nedenine dayalı olarak kamulaştırmasız elatma nedeniyle taşınmaz bedelinin ödenilmesi istemineilişkin olup; Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 09.04.2012 tarihli2011/265 E, 2012/65 K. sayılı kararı dikkate alınarak;davanın konusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanunuyarınca kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade ileyapılan imar planında “Kentsel ve Bölgesel BüyükSpor Alanı’’ olarak yer aldığı, davacıyaait taşınmazın bedelinin tazminine ilişkin bulunduğuanlaşılmış olmakla; imar planı ve buna dayalıimar planı uygulaması sonucu uğranılan zararıntazminine yönelik davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü 2/1-b maddesinde yer alan “İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları”kapsamında idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği’’ni belirterek görevsizlik kararıvermiş, bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Yargıtay5. Hukuk Dairesi, 16/10/2012 gün ve 2012/13975 Esas, 2012/19743 Kararsayı ile aynen, ‘‘…Dava, kamulaştırmasızel atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece idari yargı görevli olduğundan bahisle davanınreddine dolayısıyla mahkemenin görevsizliğine kararverilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 06.01.1986tarihinde onanan 1/1000'lik imar planında atlı spor tesisalanında olan dava konusu taşınmaza davalı idarece elatılmadığı anlaşılmışsa da; YargıtayHukuk Genel Kurulunun benzer konudaki 15/12/2010 gün ve 2010/5-662/651sayılı kararı uyarınca imar planında park, yol vebelediye hizmet alanı gibi kamu hizmetine ayrılmış bulunanyerlere el atılmamış olsa dahi bedelinehükmedileceğine ilişkin karar da gözetilerek, 3194sayılı İmar Kanununun 10. maddesinin amir hükmüuyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planınınkesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde davalıBelediyece ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırmagörevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkınınsüresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyletaşınmaz bedeli ödenmelidir. 16.05.1956gün 1-6 Esas ve Karar sayılı İçtihadıBirleştirme Kararına göre, kamulaştırmasız olaraktaşınmazına el konulan şahıs, ilgili kamu tüzelkişisi aleyhine el koymanın önlenmesi davasıaçabileceği gibi bu eylemli duruma razı olduğu takdirdetaşınmazın değerinin tahsili davası daaçabilir. Taşınmazın aynına ilişkin budavanın görülme yeri Adliye Mahkemeleridir. Bu itibarlaişin esasına girilerek hüküm kurmak gerektiğigözetilmeden 11/02/1959 gün ve 17-15 sayılıİçtihadı Birleştirme Kararına yanlış anlamverilerek görevsizlik kararı verilmesi’’nin hukukaaykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasınahükmetmiştir. İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesi: Yargıtay bozma ilamına uyarak 07.02.2013gün ve 2013/11 Esas ve 2013/29 Karar sayı ile davanınkabulüne karar vermiş, karar davalı vekili tarafındantemyiz edilmiştir. Yargıtay18. Hukuk Dairesi, 28.05.2013 gün ve 2013/5038 Esas, 2013/9194 Kararsayı ile ‘‘…Dava, taşınmaz mala fiilen elatılmadığı halde idare tarafından 3194sayılı İmar Kanununun 7. ve 8. maddeleri uyarıncadüzenlenen 1/1000 ölçekli imar uygulama planına görekamu hizmetine tahsis edilen taşınmaz malın bu durumu nedeniylekullanım hakkının kısıtlanmasına dayalıtazminat istemine ilişkindir. Mahkemece15.05.2012 tarihli 2011/402E.-2012/242K. sayılı kararı iledavaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğugerekçesiyle görev yönünden davanın reddine kararverilmiş, hüküm Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin16.10.2012 tarih ve 2012/13975-19743 sayılı kararı ilebozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılamasonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusutaşınmaza fiilen el atılmadığı,taşınmazın imar planında Kentsel ve BölgeselBüyük Spor Alanı olarak belirlenmesi nedeniyle bedelinintahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. Uygulama veöğretide; idarelerin, hizmetlerin yürütülmesisırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamuhukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkiedecek şekilde yaptıkları işlemler idari işlem,görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarakyaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsizkalmaları idari eylem olarak tanımlanmaktadır. Somut olaydaidarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olaraknitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusuolmadığına göre, 3194 sayılı İmar Kanunu'nunilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemledüzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılanişlemlerin idari nitelik taşıdığının,söz konusu imar planlarının zamanında uygulamayageçirilmemesi durumunun da idari eylem olduğunun kabulügerekir. Yukarıdaaçıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarakaçılan davalarda, görev itirazında bulunulması veolumlu görev uyuşmazlığınınçıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesitarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E:-2012/63K.ve 2012/41 E-2012/77 K. sayılı kararlarda fiili el atmanınbulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevlibulunduğuna oybirliği ile karar verilmiştir. Her ne kadarmahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de mahkemeleringörevine ilişkin hususlar kamu düzenine ilişkin olupyargılamanın her aşamasında resen gözetilir ve görevleilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.Görevin bozmaya uyulmakla doğan kazanılmış hakkuralının bir istisnası olduğu İçtihadıBirleştirme Genel Kurulu’nun 04.02.1959 tarih 1957/13E-1959/5K.sayılı ilamında da belirtilmiştir. Bu nedenle; idariişlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanınUyuşmazlık Mahkemesi kararı da dikkate alınarak 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunuhükümleri uyarınca idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanınusulden reddine karar verilmesi gerektiği…’’şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur. Davacı vekili karardüzeltme isteminde bulunmuş, Yargıtay 18. HukukDairesi’nin 09.06.2014 gün ve 2014/9482 Esas, 2014/10080 Kararsayılı kararı ile istem reddedilmiştir. İZMİR4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 23/09/2014 gün ve 2014/335 Esas,2014/449 Karar sayı ile bozma kararına uyarak görevsizlik kararvermiş, bu karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay18. Hukuk Dairesi’nce 20/01/2015 gün ve 2014/21861 Esas, 2015/796Karar sayı ile onanmış, taraflarca karar düzeltme yolunagidilmediğinden 20/03/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıvekili, bu kez İzmir ili, Buca ilçesi, İnönüMahallesi, Koşuyolu mevkiinde ve tapunun 33 pafta, 550 ada, 21 parselindekayıtlı davacıya ait taşınmazın imarplanında kısmen ‘At Sporu Tesisleri Alanı’kısmen de ‘Taşıt Yolu’ olarak ayrılmasınarağmen kamulaştırılmaması sebebiyle mülkiyethakkını kullanamadığından bahisle oluştuğuiddia edilen 15.456.792,00 TL zararın tazmini istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. İZMİR4. İDARE MAHKEMESİ: 10/11/2016 gün ve 2015/540 Esas sayı ile,‘‘…Dosyanın incelenmesinden; İzmir ili, Bucailçesi, İnönü Mahallesi, Koşuyolu Mevkiinde vetapunun 33 pafta, 550 ada, 21 parselinde kayıtlı davacıya aittaşınmazın imar planında kısmen 'At Sporu TesisleriAlanı' kısmen de 'Taşıt Yolu' olarak ayrılmasınarağmen kamulaştırılmadığından bahisle, davacıtarafından İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılandavada verilen 23.09.2014 tarih ve E:2014/335, K:2014/449 sayılıkarar ile davanın görev yönünden reddedilmesi üzerine,Mahkememizde bakılan davanın açıldığıanlaşılmıştır. Belediyelerin3194 sayılı İmar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesininverdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imarplanlarının hazırlanması ve yürürlüğekonulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamındayaptıkları imar planlarından kaynaklanan işlemlerin tekyanlı ve kamu gücüne dayanan irade açıklamalarıile tesis edilen genel ve düzenleyici işlemler olduğu, buyönü ile de idari eylem ve işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargı yerlerindeçözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece,Kamulaştırma Kanununda öngörülen usul veyöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleriyapılmaksızın, dava konusutaşınmaza/taşınmazlara fiilen el atılmasıhalinde, idarenin bu eyleminin kamulaştırmasız el atmaniteliğini taşıdığı açıktır. Öte yandan,idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır. Uyuşmazlıkkonusu olayda, Mahkememizin 17.02.2015 tarihli ara kararı uyarınca01.06.2016 tarihinde mahallinde yapılan keşif ve bilirkişiincelemesi sonucu hazırlanan 28.7.2016 tarihli bilirkişi raporunda;uyuşmazlık konusu taşınmazın 1168 metrekarelikkısmına davalı belediyece yol ve kaldırım yapılmaksuretiyle fiilen el atıldığıgörülmüştür. Bu durumda,uyuşmazlık konusu taşınmazın bir kısmınafiilen yol ve kaldırım yapılmak suretiylekamulaştırmasız el atılması ve bir taşınmazafiili bir el atma olduğu takdirde taşınmazınbütünü açısından el atmadan sözedilebileceğinden, başka bir ifadeyle taşınmazın birbütün olarak düşünülmesi ve el atmanınvarlığı halinde taşınmazın tamamıaçısından el atmanın varlığı kabuledilerek buna göre değerlendirilmesi gerektiğinden, el atmadandoğan zararın tazminine yönelik olan davanın, haksızfiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümü adli yargı yeriningörevine girmektedir…’’ şeklindeki gerekçesiile davanın adli yargının görev alanına girdiğinibelirterek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, dosya incelemesinin UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vererekdosyayı Mahkememize göndermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemeceadli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Sinem USTA’nın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, İzmirili, Buca ilçesi, Koşuyolu Mevkii, 33 pafta, 550 ada, 21 parseldekayıtlı 24.076 m2 yüz ölçümlütaşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığındanbahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00TL kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle açılmıştır. Dosyalarınincelemesinden; tarafları, konusu ve sebebi aynı olan İzmir 4.İdare Mahkemesi’nin 2015/540 Esas sayılı dosyasında03/06/2016 tarihinde yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişiheyeti raporunda; “Davakonusu İnönü Mahallesi, 550 ada 21 parsel keşifgünü yerinde incelenmiş olup; taşınmaz 24.076,00 m2yüzölçümlü, düz topografyaya sahip,düzgün formda ve her yönden duvarla çevrilidir.Bahçe içerisinde kabaca 100 zeytin, 25 kadar çeşitlimeyve ağaçları, iki su kuyusu ve yaklaşık 250 m2kullanım alanı olan iki katlı konut yapısıbulunmaktadır. İmarplanı ve Belediye sınırları içindedir.Çevresi planlı gelişmekte olan yerleşik alan olup,çoğunlukla 4 katlı olmak üzere konut kullanımlıyapılaşma vardır. Kuzeyinde yakın mesafede Buca SeyfiDemirsoy Devlet Hastanesi, batısında Atlı Spor KulübüTesisleri yer almakta, hemen güneydoğusunda da Buca HükümetKonağı bulunmaktadır. Parselin imarplanında At Sporu Tesisleri şeklinde belirlenen büyükbölümünde mevcut haliyle fiilen kullanılmasıyönünden herhangi bir kısıtlılıkolmadığından davalılar tarafından fiili bir el atmaolmadığı kanaatine varılmıştır. Ancak,taşıt yolunda kalan yaklaşık 1168 m2’likkısmının ise yol ve kaldırım olarakkullanılıyor olması nedeniyle fiili el atmaya konu olduğuve taşınmazın da isabet ettiği söz konusu ‘17metrelik taşıt yolunun’ Büyükşehir BelediyeMeclisi’nin 29.03.1990 tarih 70 sayılı kararı ile 4.beş yıllık imar programına alınarak,yürürlükte bulunan 8. beş yıllık imarprogramında 74 sıra numarasıyla "HasanağaBahçesi güneyinden geçen yol(17-20-25 m)" adı ileyer aldığı…’’ belirtilmek suretiyletaşınmaza fiilen el atıldığının tespitedildiği anlaşılmıştır. Belediyelerin3194 sayılı İmar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesininverdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imarplanlarının hazırlanması ve yürürlüğekonulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetlerikapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklananişlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayanan iradeaçıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyiciişlemler olduğu bu yönü ile de idari eylem veişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıyerlerinde çözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece,Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul veyöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleriyapılmaksızın, dava konusu taşınmazlardan bir tanesinefiilen el atılması karşısında, idarenin bu eylemininkamulaştırmasız el atma niteliğinitaşıdığı açıktır. Öteyandan, idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğukamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeyegöre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, suşebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır. Nitekim,yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/2/1959 günlü,E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III.bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü İstimlak Kanunu’na uygun hareket etmedenferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuzbir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava MedeniKanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararıntazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.” görüşüne yer verilmiştir. Mahkemecetüm dosya kapsamı ile taşınmazın bir bütünolarak değerlendirilmesi, taşınmazın gerek fiilen gereksehukuken el atılan kısımları yönündendavalıların sorumluluklarının ve tazminatyükümlülüklerinin belirlenmesi ancak dosyanın veparselin bir bütün halinde ele alınması ilemümkün olacağı anlaşılmakla; bu taşınmazbakımından el atmadan doğan zararın tazminine yönelikolan davanın, haksız fiillere ilişkin özel hukukhükümlerine göre görüm ve çözümüadli yargı yerinin görevine girmektedir. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan İzmir 4. İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile, İzmir 4. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 23.09.2014 gün ve 2014/335 Esas, 2014/449 Karar sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir4.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.09.2014 gün ve2014/335 Esas, 2014/449 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 20.2.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy