T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 520
KARAR NO : 2017 / 12
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : Davacının trafikte seyir halindeyken, Cadde üzerinde meydana gelen olay nedeniyle aracında oluşan hasardan davalı idarenin sorumlu olduğundan bahisle, uğranılan zararın tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın; 2918 sayılı Yasanın 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : O.Y.
Vekilleri : Av.Z.S.D., Av.Ö.Ç.
Davalı : Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. M.A.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili adınakayıtlı 42 DM 962 plaka nolu aracın 28 Ağustos 2012tarihinde Güvenpark arkası, Milli Müdafaa Caddesi üzerindemeydana gelen olay sonucu hasar gördüğünü;kazanın meydana geldiği yer ve yaklaşımlarında yeterlitrafik işaretlemesinin bulunmadığını, bariyeri kontroleden görevlinin dikkatsizliği nedeniyle hasardan davalıBelediyenin sorumlu olduğunu, kazanın meydana geldiğialanına trafiğe kapalı olduğuna dair bir işaretbulunmadığını, yalnızca, malzeme sevki yapanaraçların girişi ile ilgili bir uyarı bulunduğunu, dolayısıyladiğer araçlara açık olduğunun anlaşıldığını,diğer levhaların da duraklamak ve park etmek yasaktırişaretleri olduğunu; araç sürücüsününönündeki araçları takip ederek (Ankaralıolmadığı için o yoldan Kızılay’açıkacağınıdüşünmüştür) geçmekte iken birden bireyerdeki bariyerlerin kaldırıldığını, bu esnada daaracın hasar gördüğünü; Ankara trafiğinindüzenlenmesi ve yolların planlanmasında tek yetkilinin AnkaraBüyükşehir Belediyesi olduğunu ifade ederek; 8.015,00-TL.nın28/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktetahsiline karar verilmesi istemiyle 17.11.2014 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
Davalı idare vekili birinci cevap dilekçesinde görevitirazında bulunmuştur.
ANKARA 11.ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 17.6.2015 tarihli 1. celsede ve E:2014/566 sayıile görev itirazının reddine karar vermiştir.
Davalı idare vekilininolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması yolundaki dilekçesi üzerine davadosyası örneği DanıştayBaşsavcılığına gönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI : “(…)2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 11.01.2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanunun 14. maddesi iledeğişik "Görevli ve Yetkili Mahkeme"başlıklı 110. maddesinde "İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." kuralı yer almaktadır.
AnılanKanun hükmünde, "bu kanundan doğan sorumlulukdavaları" ifadesiyle 2918 sayılı Kanunda yer alan hukukisorumluluğa ilişkin kuralların uygulanacağı davalarlasınırlı biçimde görevli yargı yerininbelirlendiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla görevliyargı yeri belirlenirken, söz konusu Kanunda motorluaraçların verdiği zararlarla sınırlıbiçimde düzenlenen sorumluluk kurallarının, dava konusuuyuşmazlığa uygulanıp uygulanmayacağınınsaptanması gerekir.
Gerek 5216sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, gerekse 5393sayılı Belediye Kanununda yer alan düzenlemeler uyarıncabelediyelerin sorumluluk alanında bulunan yolları yapmak,yaptırmak, bakım ve onarımı ile ilgili çalışmalarıyürütmekle ilgili görev ve yetkileri bulunmaktadır. Belediyelerinbu hizmeti idare hukuku ilke ve kurallarına göreyürüteceği, bu hizmetten kaynaklı idari eylem veişlemlerden doğan uyuşmazlıkların da Anayasanın125. maddesi ve 2577 sayılı Kanunun 2. maddesine göre idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinde duraksamabulunmamaktadır. 2918 sayılı Kanunda 6099 sayılı Kanunile yapılan değişikliğin de belediyelerin yol yapım vebakım hizmetinin yürütülmesi ile ilgili hukuki sorumluluğuaçısından yeni bir düzenleme içermediği,yargı yolunu değiştirmediği açıktır.
Karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik güvenliğinisağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tümönlemleri belirlemek amacını taşıyan 2918sayılı Kanun, Emniyet Genel Müdürlüğü, MilliEğitim Bakanlığı, SağlıkBakanlığı, Gıda Tarım ve HayvancılıkBakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığı, Karayolları GenelMüdürlüğü ve belediyelerin trafik düzeni vetrafik güvenliği yönünden görev ve yetkilerini saymayoluyla belirlemiştir. Ancak Kanunda, bu kamu idarelerinin trafikdüzeni ve trafik güvenliği ile ilgili olarak üstlendiklerikamu hizmetlerinden dolayı hukuki sorumluluklarıdüzenlenmiş değildir.
2918sayılı Kanunun "hukuki sorumluluk ve sigorta"başlıklı sekizinci kısmında; araçişleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukukisorumluluğu; bir başka deyişle motorlu araçlarınkarıştığı trafik kazaları sonucu ortayaçıkan zarar nedeniyle araç sahiplerinin, işleticilerinhukuki sorumluluğu düzenlenmiştir.
2918sayılı Kanunun hukuki sorumluluğa ilişkin sekizincikısmında yer alan hükümler birliktedeğerlendirildiğinde; Devlet ve diğer kamukuruluşlarına ait motorlu araçlarınkarıştığı kazalar nedeniyle araçişleticisi sıfatıyla kamu idareleri ve kuruluşlarınakarşı açılacaklar da dahil bütün araçsahibi ve işleticilerine karşı açılan davalarıngörüm ve çözümü adli yargınıngörev alanına girmektedir. Fakat kamu idareleri vekuruluşlarının, trafik güvenliği ve düzeninisağlamak amacıyla gerek kendi kuruluş yasaları, gerekse2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göreyürüttükleri hizmetlerin, kamu hizmeti niteliğinitaşımaları ve 2918 sayılı Kanunda dagörevlendirilen kamu idare ve kuruluşlarınınsorumluluklarının ayrıca düzenlenmemiş olmasıkarşısında; trafik düzeni ve güvenliğihizmetlerinden kaynaklandığı öne sürülenzararların tazmini istemiyle, ilgili idarelere karşıaçılan davaların görüm veçözümü idari yargının görev alanınagirmektedir.
Sonuçolarak belediyelerin, kuruluş ve görevlerini belirleyen Kanunlardayer alan ve 2918 sayılı Kanunda da ayrıntılı olarakdüzenlenen görevlerinden, yani; yol yapım, bakım,işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürüttüğü kamu hizmetinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi;bu sebeple açılacak tam yargı davalarının da idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Buaçıklamalar karşısında, dava konusuuyuşmazlık, özel hukuktaki araç işletenin hukukisorumluluğundan değil, belediyelere Kanunla verilen yapım vebakımından sorumlu olduğu yolda, trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak yeterlikte trafik işaretlemesiyapılmaması ve anılan yerde bariyeri kontrol eden görevlipersonelin dikkatsiz davranması nedenleriyle kazanın meydanageldiği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasındankaynaklanmaktadır.
Bu hali ile deuyuşmazlığın görüm veçözümünde idari yargı yerlerinin görevlibulunduğu açıktır.
SONUÇ:Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Yasanın 10'uncumaddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine…” karar vermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; “(…)2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinin birincifıkrasında, "Bir motorlu aracın işletilmesi birkimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyinzarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın birteşebbüsün unvanı veya işletme adı altındaveya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesihalinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğuteşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken vemüteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne, beşincifıkrasında ise "İşleten ve araç işleticisiteşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınayardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibisorumludur." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun106. maddesinde ise "Genel bütçeye dahil dairelerle katmabütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamuiktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanununişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleriuygulanır." hükmü getirilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Kanunun 6099 sayılı Kanunun 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. /Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” hükmübulunmaktadır.
UyuşmazlıkMahkemesinin 02/03/2015 tarih ve 2014/834 Esas ve 2015/79 Kararsayılı, 02/02/2015 tarih ve 2015/1 Esas 2015/43 Kararsayılı, 15/02/2016 tarih ve 2016/29 Esas ve 2016/65 Kararsayılı kararlarında da "2918 sayılı Yasanın19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararları ve konuyailişkin Uyuşmazlık Mahkemesi kararları gözönünde bulundurulduğunda, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, olayda; davacının yaralanmasına sebepolan kazanın karayolundaki eksikliklerden (tek yön, azami hıztabelası ile girilmez işaretinin bulunmamasından ve yayageçişini düzenleyen işaret, ışık velevhaların bulunmamasından) kaynaklandığı ve budurumun trafik güvenliği ve denetimi kapsamındabulunduğu" denilmek suretiyle bu tür davalarıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu vurgulanmıştır.
Bubakımdan; 2918 sayılı Kanun kapsamında karayolunda meydanagelen trafik kazası sonucu oluşan hasarın tazmini talebiniiçeren somut olaya ilişkin davanın da özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesigerektiği düşünülmektedir.
Bu nedenle, DanıştayBaşsavcılığının 2247 sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun reddinekarar verilmesi…” gerektiği yolundayazılı düşünce vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalıvekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının Mahkemece reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunulması üzerineDanıştay Başsavcısı’nca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise davadaidari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacınıntrafikte seyir halindeyken, Milli Müdafaa Caddesi üzerinde meydanagelen olay nedeniyle aracında oluşan hasardan davalı idareninsorumlu olduğundan bahisle, uğranılan zararın tazminedilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, davacının 28.8.2012 tarihinde, kullanmaktaolduğu 42 DM 962 plakalı araçla seyir halindeyken, MilliMüdafaa Caddesinde Kumrular Kavşağına yakın birmesafede belediye kontrol noktasından geçerken, hidrolik mantarolarak tabir edilen bariyerin kaldırılması nedeniylearacının zarar görmesi sonucuuğranıldığı ileri sürülen 8.015,00-TL maddizararın, zararın meydana gelmesinde sorumlu olduğu iddia edilenAnkara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığından tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısının başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısının BAŞVURUSUNUN REDDİNE,20.2.2017 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU VE OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.20.02.2017 ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy