T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 523 KARAR NO : 2017 / 13 KARAR TR : 20.2.2017 ÖZET : Davacı banka tarafından, kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine, kredi borçlusu hakkında yürütülen icra takibi nedeniyle, ödenen icra tahsil harcının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :TC. Ziraat Bankası A.Ş. Vekili :Av. H.T.Ö. Davalı : Denizli Valiliği(DefterdarlıkMuhasebe Müdürlüğü) Vekili :Haz.Av. Z.Ş. O L A Y : Davacı Banka vekilidilekçesinde; 4603 Sayılı Kanunun gereği kamubankası olan müvekkilinin, alacağından dolayı Denizli1.İcra Müdürlüğünün 2013/196 E.Sayılı dosyası ile yapılan takipte borçlu adınakayıtlı olan taşınmazın satılarak müvekkiliBankaya ihale olduğunu; İcraMüdürlüğünün, taşınamazınbankaları adına tescili için icra tahsil harcınınyatırılmasını şart koştuğundan, müvekkilince İcra Müdürlüğününharç hesabına 17.291,91- TL harç yatırdığını,Bankaları tahsil harcından muaf olduğundan, bu harcıniadesi için davalı idareye 05.05.2015 tarihli dilekçe ilebaşvurulduğunu ancak davalı İdarenin istemlerinireddettiğini; 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ZiraatBankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi veTürkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanunda 4684sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasısöz konusu Kanunun geçici 4. maddesinde “Yenidenyapılandırma süreci içinde, bankalarca kredialacaklarının tahsili amacıyla açılmışveya açılacak dava veya takipler sonuçlandırılıncayakadar 492 sayılı Harçlar Kanununun 2 nci, 23 üncü,29 uncu maddeleri ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binalarıİnşası Karşılığı Olarak AlınacakHarçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri HakkındaKanunun 1 inci maddesi hükümleri uygulanmayacağı gibi hertürlü ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde teminatşartı aranmaz. Ayrıca bankaların mahkeme ilamınıalması ve tebliğe çıkartması işlemlerindekarşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmişolması şartı da aranmaz” şeklinde düzenlemebulunduğunu; 6.11.2010 tarih, 27751 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 2010/964 sayılı Bakanlar KuruluKararının,“4603 sayılı Kanunun 2. maddesinin ikincifıkrasında yer alan kamu bankalarının yenidenyapılandırılması ve hisse satış işlemlerineilişkin süre 25/11/2010 tarihinden itibaren geçerli olmaküzere 5 yıl uzatılmıştır.’’ yolundakidüzenlemesi ile yeniden yapılandırma süresinin uzatıldığını;4842 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinde de benzer birdüzenleme bulunduğunu ve “15.11.2000 tarihli ve 4603sayılı Kanun kapsamında olan bankalarca yenidenyapılandırma süreci içinde, açılmışveya açılacak dava ve takiplersonuçlandırılıncaya kadar 492 sayılıHarçlar Kanununun 2 nci, 23 üncü, 29 uncu maddeleri ve 2548sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşasıKarşılığı Olarak Alınacak Harçlar veMahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1inci maddesi hükümleri uygulanmayacağı gibi hertürlü ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz taleplerindeteminat şartı aranmaz. Ayrıca bankaların mahkemeilâmını alması ve tebliğe çıkartmasıişlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcınödenmiş olması şartı da aranmaz.” şeklindeolduğunu; 5230 sayılı Kanunun 11. maddesinin ise, “4603sayılı Kanuna tâbi bankalarca yeniden yapılandırmasürecinde açılmış veya açılacak dava vetakipler sonuçlandırılıncaya kadar, 492 sayılıHarçlar Kanununun 2, 23 ve 29 uncu maddeleri ile 2548 sayılıCeza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşasıKarşılığı Olarak Alınacak Harçlar veMahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1inci maddesi hükümleri uygulanmaz, ihtiyatî tedbir veihtiyatî haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz.Bankaların mahkeme ilâmını alması ve tebliğeçıkartması işlemlerinde karşı tarafayükletilmiş olan harcın ödenmiş olmasışartı da aranmaz.” hükmünü içerdiğini,bu yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzeremüvekkilinden tahsil edilen icra harcının iadesinin gerektiğiniifade ederek; 05.05.2015 tarih ve AB2015 seri numaralı, 884011585sıra numaralı, 7802 özel numaralı sayman mutemedialındısı ile Denizli 1. İcraMüdürlüğünün 2013/196 E. Dosyasından tahsiledilen 17.291,91- TL. tahsil harcının müvekkiline iadesitalebinin reddine dair 04.06.2015 tarih ve 80466629-000 4707 sayılı işlemininiptali ile 17.291,91TL harcın davalı idareden 05.05.2015 tarihindenitibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline iadesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. Davalı İdare vekilibirinci savunma dilekçesinde; davanın adli yargı yerinde,yetkili icra hukuk mahkemesinde açılması gerektiğindenbahisle görev itirazında bulunmuştur. DENİZLİ VERGİMAHKEMESİ; 7.9.2015 gün ve E:2015/427 sayı ile, “(…)2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri veVergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun"Vergi Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 6.maddesinde, Vergi Mahkemelerinin genel bütçeye, il özelidareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ilebenzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları iletarifelere ilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarlaverilen işleri çözümleyeceği hükmebağlanmıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun "İdari Dava Türleri veİdari Yargı Yetkisinin Sınırı"başlıklı 2. maddesinin l/a bendinde, idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılandavaların iptal davaları oldukları belirtilmişbulunmaktadır. İdari işlem ise, idari makamların vemercilerin kamu gücü ve kudreti ile hareket ederek, idari usulleriuygulayarak idare işlevine ilişkin olarak yaptıkları veçeşitli hak ve yükümlülükleri doğuran,doğrudan uygulanabilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu, tekyanlı irade açıklamalarıdır. Harçlar, kamuhizmetlerinden yararlananların bu hizmetler dolayısıyla hizmetinmaliyetine bir ölçüde katılmak üzere ödediklerimeblağlardır. Yani, idarece yapılan belirlenmiş bir hizmetsonucu, kamu hizmetinden yararlanma karşılığı olarak,bu hizmetten yararlananlar tarafından ödenmesi gereken kamu geliriniteliği taşımaktadır. Bir kamu hizmetinden dolayıharç alınabilmesi, bu hizmetin kanunla harç konusu edilmesive bu hususla ilgili düzenlemelerin de Kanunda yer almasınabağlıdır. 492 sayılı Harçlar Kanununabağlı 1 sayılı Tarifenin (B) icra ve iflasharçları bölümünün 1-3/c maddesinde veaynı Kanunun 28/b maddesinde de tahsil harcının hangi değerüzerinden, yüzde kaç oranında alınacağı veödeme zamanı düzenlenmiş bulunmaktadır. Anayasa'nın 73. maddesikapsamında mali yükümlülük teşkil edenharçların tahsiline ilişkin davalarla birlikte gereksiz olaraködendiği ya da kanuna ve usule aykırı olarak tahsiledildiği iddiasıyla idareye karşı açılacakdavaların görülüp çözümlenmeleri deniteliği gereği idari yargı yerlerine ait olmaktadır. Olayda, davacı bankatarafından kullandırılan kredinin geri ödenmemesi nedeniyleborçlu adına kayıtlı taşınmazın icrayoluyla satılması üzerine icra dairesiaracılığıyla ödenen icra tahsil harcının retve iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine davaaçılmış olup, dava konusu icra tahsil harcı idarenintek yanlı olarak ve kamu gücü kullanarak kamu-icra hizmetindenyararlanma karşılığı, bu hizmetten yararlanandavacı banka tarafından ödendiğinden ve icra dairesinde sözkonusu harç, 492 sayılı Harçlar Kanununun ilgilimaddelerinde belirtilen hükümler uyarınca, hazine adınailgili vergi daireleri, muhasebe müdürlükleri, malmüdürlükleri hesabına yatırılmak üzeresorumlu sıfatıyla tahsil edildiğinden, ödenen icra tahsilharcının iadesi istemli olarak açılan davanın da2576 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca idari yargı sistemiiçerisinde vergi mahkemesince görülüpçözümlenmesi icap etmektedir. Açıklanan nedenlerledavalı idarenin görev itirazının reddine…”karar vermiştir. Davalı idarevekili tarafından süresi içinde verilen dilekçe ileolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyasının onaylı birörneği ile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına gönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI; “(…) Dava konusu icra harçları, 492 SayılıHarçlar Kanununun birinci kısmında, yargıharçları bölümünde, 2 ilâ 37. maddelerdedüzenlenmiş; 19.6.1932 tarih ve 2128 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun15. maddesinin birinci fıkrasında; “İcra ve iflasharçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafıyazılı değilse, bütün harç ve masraflarborçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacetkalmaksızın tahsil olunur.''’ denilmiştir. 492 sayılı yasayabağlı (1) sayılı tarifenin yargı harçlarıkısmının (B/l) bölümünde düzenlenmişbulunan “İcra harçları icra takibi sırasındave takibin niteliğine göre başvurma harcı, peşinharç, icra tahsil harcı ve yerine getirme harcı olarak düzenlenmiştir.Aynı Yasanın, "Nispi Harçlarda Ödeme Zamanı''başlığını taşıyan 28. Maddesinde; "(1)sayılı tarifede yazılı nispi harçlaraşağıdaki zamanlarda ödenir. (...) b) İcra TahsilHarcı, İcra takiplerinde Tahsil Harcı alacağınödenmesi sırasında, ödeme yapılmayan hallerdeharç alacağının doğması tarihinden itibaren 15gün içinde ödenir./ Harç alacağı icranınyerine getirilmesiyle doğar. Konunun değeri üzerindenalınacak İflas Harçlarında da bu bent hükümleriuygulanır.” denilmiş; 29. maddesinde ise, peşinharçların takip sonunda alınacak asıl harca mahsupolunacağı belirtilmiştir. 492 sayılıHarçlar Kanununun “Özel KanunlardakiHükümler” başlığını taşıyan123. Maddesinde, "Özel kanunlarla harçtan muaf tutulankişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmaz./... /Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, sermayeartırımı, birleşme, devir, bölünme ve nev'ideğişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile Esnaf veSanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (Bu kooperatifler ile Kredi GarantiFonu İşletme ve Araştırma Anonim Şirketitarafından bankalardan kullandırılacak krediler içinverilecek kefaletler dahil) bankalar, yurt dışı kredikuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacakkredilere, bunların teminatlarına ve geri ödenmelerineilişkin işlemler (yargı harçları hariç) buKanunda yazılı harçlardan müstesnadır./ ... / Bumaddede veya diğer kanunlarda yer alan harçtan muafiyeteilişkin hükümler, bu Kanunun (1) sayılı Tarifesinin“(A) Mahkeme Harçları” bölümünün(V) numaralı fıkrasındaki “keşif harcı” ve(1) sayılı Tarifesinin “B) İcra ve iflasharçları ” bölümünün (III) numaralıfıkrasındaki “haciz, teslim ve satışharcı” bakımından uygulanmaz..." hükmüneyer verilmiştir. Öte yandan, 2004sayılı İcra ve İflas Kanununun “Şikayet veŞartlar” başlıklı 16. maddesinde; “Kanununhallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmaküzere icra ve İflas dairelerinin yaptığı muamelelerhakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygunbulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir.Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi güniçinde yapılır./ Bir hakkın yerine getirilmemesinden veyasebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı herzaman şikayet olunabilir.”, “Şikayet üzerineyapılacak muameleler başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında“Şikayet tetkik merciince, kabul edilirse şikayet olunanmuamele ya bozulur, yahut düzeltilir”, “Tetkik mercii”başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının ilkcümlesinde ise: “İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerinekarşı yapılan şikâyetlerle itirazlarınincelenmesi icra tetkik mercii hâkimi yahut kanun gereğince bugörev kendisine verilmiş olan hâkim tarafındanyapılır.’’' denilmiştir. Davaya konu olayda, davacıBankanın kredi borçlusu hakkında, söz konusu krediborcunun ödenmemesi üzerine İcraMüdürlüğünce yürütülen icra takibisonucu, ödenen harçların tahsiline ilişkin idariişlemin iptali ile söz konusu tutarın taraflarına iadesinekarar verilmesi istemiyle dava açtığıanlaşılmaktadır. Yukarıda yapılanaçıklamalar ışığında, İcraMüdürlüğü tarafından yürütülentakip sonucu harç alınması işleminin kanunaaykırılığı iddiasının, şikayet yolu ileİcra Mahkemesinde çözümleneceği; Mahkemenin,incelemeyi söz konusu icra dosyası üzerinden yaparak,anılan işlemin Kanuna uygun olup olmadığı hususundakarar vereceği, adli yargılamanın bir parçasınıoluşturan bu uyuşmazlığın, İcraMüdürlüğünün tesis ettiği bir işlemdenkaynaklandığı gözetildiğinde, bu işlemin yasayauygun olup olmadığının adli yargı yerinceçözümlenmesinin gerektiği kanaatine varılmıştır. Uyuşmazlık Mahkemesinin24/12/2012 tarih ve 2012/116-278 sayılı kararında da aynıhususların vurgulandığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle,açılan davanın adli yargı yerinde görüm veçözümü gerekmektedir. KARAR: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanunun 10. ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine…”karar vermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasanın 13. maddesine göre DanıştayBaşsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI; “(…)2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri veVergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun"Vergi Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 6.maddesinde, Vergi Mahkemelerinin genel bütçeye, il özelidareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ilebenzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları iletarifelere ilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarlaverilen işleri çözümleyeceği hükmebağlanmıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun "İdari Dava Türleri veİdari Yargı Yetkisinin Sınırı"başlıklı 2. maddesinin 1/a bendinde ise; idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalarıniptal davaları olduğu belirtilmiştir. 492 sayılıHarçlar Kanununun 2 nci maddesinde ise; yargı işlemlerinden bukanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılıolanların yargı harcına tabi olduğu, 11 inci maddesinde,genel olarak yargı harçlarını, davayı açanveya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyenkişilerin ödemekle mükellef olduğu, 26 ncı maddesindede, yargı harçlarının, harca konu olan işlemleriyapan mahkeme veya daire tarafından alınacağı, 28 incimaddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, icra takiplerindetahsil harcının alacağın ödenmesi sırasında,ödeme yapılmayan hallerde harç alacağınındoğması tarihinden itibaren 15 gün içindeödeneceği, "Paraların Bankalara ve Malsandıklarına Yatırılması" başlıklı36 ncı maddesinde, mahkemeler, hakimler, Cumhuriyet Savcıları veicra iflas daireleri tarafından adli ve idari işlemlerle takipişlemlerinden dolayı herhangi bir sebeple alınmış olanparaların bankaya yatırılması halinde bu paralara ait faizve sair menfaatlerin Devlete ait olduğu, 37 nci maddesinde de, bu kanundaödeme zamanı gösterilen harçlardan süresindeödenmeyenlerin, ilgili mahkeme ve daireler tarafından süreninsonundan itibaren onbeş gün içinde bir yazı ile o yerinvergi dairesine bildirileceği ve harçların vergi dairesincetahsil olunacağı hükme bağlanmışbulunmaktadır. Yukarıda yer alan Yasamaddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; İdari işlemin,idari makamların kamu gücü kullanarak ve idari usuller uygulamaksuretiyle idare işlevine ilişkin olarak yaptıkları,çeşitli hak ve yükümlülükler doğuran,doğrudan uygulanabilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu, tekyanlı irade açıklaması olduğu, harçlarınise; kamu hizmetlerinden yararlananların, hizmetin maliyetine birölçüde katılmak üzere kanuna dayalı olarakkatılmak zorunda oldukları kamusal bir mükellefiyet olduğu,tahsilatı yapan daire kim olursa olsun, icra tahsil harcınınDevlet tüzel kişiliği içindeki malsandıklarınayatırıldığı, süresinde ödenmeyen harcınvergi dairesine bildirileceği ve vergi dairelerince tahsil edileceğianlaşılmaktadır. Harçlar, vergi idareleriadına tahsil edilmektedir. Nitekim, davacı bankanınalacağının icra kanalıyla tahsili esnasında icradairesince düzenlenen Sayman Mutemedi Alındısında;"T.C. Denizli İl Muhasebe Md." başlığıaltında Denizli 1. İcra Dairesi tarafından tahsilatyapıldığı belirtilmiştir. Dolayısıyla,ödenen harçlarla ilgili çıkan uyuşmazlıklardada muhatap, adına tahsilat yapılan vergi idareleri olmaktadır. Devletin icra hukukundakifaaliyetlerine karşılık alınmış olan ihtilafkonusu harç; icra müdürlüğü tarafındansorumlu sıfatıyla tahsil edilmiş olup süresi dahilindeİl Muhasebe Müdürlüğü hesabına intikalettirilmiştir. Söz konusu tahsilat işlemi; mali idarenin birişlemidir. Yasanın icra müdürlüğüneverdiği görev doğrultusunda tahsil edilmiş olmasıişlemin idari işlem olma niteliğini değiştirmez. Buişleme karşı, 2004 sayılı İcra İflasKanunu’nun 16. maddesinde öngörülmüş bulunanşikayet yolunun işletilmesi söz konusu olamaz. Zira; anılanYasa maddesinde yer verilen şikayet yolu; bu Kanunun hallini mahkemeyebıraktığı hususlar müstesna olmak üzere, icra veiflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanunamuhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayıtanınmış olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunuhükümlerinin uygulanmasıyla sınırlıtutulmuştur. Başka bir ifadeyle; Yasa gereği sorumlusıfatıyla yerine getirilen harç tahsili görevininİcra İflas Kanununun uygulanmasıyla bir ilgisibulunmamaktadır. Kaldı ki, 213 sayılı Vergi UsulKanunu'nun, "Kanunun Şümulü" başlıklı1. maddesinde de, bu Kanun hükümlerinin, ikinci maddedeyazılı olanlar dışında genel bütçeye girenvergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere aitvergi, resim ve harçlar hakkında uygulanacağıaçıkça belirtilmiş, vergi hatalarındadüzeltme ve reddiyatın hangi hallerde ve hangi usullerleyapılacağı 116 ncı ve devamı maddelerindeaçıklanmıştır. Bu durumda, idarenin tekyanlı olarak ve kamu gücü kullanarak kamu hizmetinden yararlanmakarşılığında, davacıdan tahsil ettiği icratahsil harcı mahiyeti gereği bir idari işlem olup, 492 sayılıHarçlar Kanununun ilgili maddelerinde belirtilen hükümleruyarınca, hazine adına ilgili vergi daireleri, muhasebemüdürlükleri, mal müdürlükleri hesabınayatırılmak üzere sorumlu sıfatıyla icramüdürlüğünce tahsil edildiğinden, ödenentahsil harcının iadesi istemiyle açılan davanın,görüm ve çözümünde 2577 sayılıYasanın 2. ve 2576 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarıncaidari yargı içerisinde yer alan vergi mahkemesinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. SONUÇ:Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Yasa'nın 13. maddesiuyarınca, yapılan başvurunun reddine karar verilmesigerektiği…”yolunda yazılı düşüncevermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 20.2.2017 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeyegöre, davalı idarenin anılan Yasa’nın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay SavcısıYakup BAL’ın ise davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı bankatarafından, kullandırılan kredinin geri ödenmemesiüzerine kredi borçlusu hakkında yürütülen icratakibi nedeniyle ödenen icra tahsil harcının iadesi istemiyleyapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile17.291,91 TL harcın yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesiistemiyle açılmıştır. Harç; Kanundayazılı belirli mercilerin, kanuna dayanarak yaptıklarıbelirli işlemler için, ilgililerin yine kanunda yazılıtarifelere göre yerine getirmek zorunda bulundukları mali biryükümlülüktür. 17.7.1964 tarih ve 11756sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 2.7.1964 tarih, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nungerekçesinde harçların; mahiyetleri bakımındanteorik olarak kamu alacağı kategorisini teşkil ettikleribelirtildikten sonra harcı doğuran olayın, yapılan bir kamuhizmeti olduğuna işaret edilmiş; ancak, bir hizmetinharç konusu olabilmesi için; kişinin bir kamumüessesinden faydalanması, kişiye kamu eliyle özel biryarar sağlanması, kamu idaresinin kişinin bir işiyleuğraşması yani ferde bir hizmet vermesinin gerektiği; bu esaslara göre harcın, kişilerin özel menfaatlerineilişkin olarak kamu müesseseleri ve hizmetlerindenfaydalanmaları karşılığında yaptıklarıödemeler olduğu ifade edilmiştir. Dava konusu icraharçları öğretide; Devletin, icra hukukundakifaaliyetine karşılık aldığı para olaraktanımlanmış; İcra ve İflas Harçları 492Sayılı Harçlar Kanununun birinci kısmında,yargı harçları bölümünde, 2-37.maddelerdedüzenlenmiş; 19.6.1932 tarih ve 2128 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun15. maddesinin birinci fıkrasında; “İcra ve iflasharçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafıyazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluyaait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacetkalmaksızın tahsil olunur.” denilmiştir. 492 sayılı yasayabağlı (1) sayılı tarifenin yargı harçlarıkısmının (B/1) bölümünde düzenlenmişbulunan “İcra harçları”; icra takibi sırasındave takibin niteliğine göre başvurma harcı, peşinharç, icra tahsil harcı ve yerine getirme harcı olarakdüzenlenmiştir. Aynı Yasanın, "NispiHarçlarda Ödeme Zamanı" başlığınıtaşıyan 28. Maddesinde; "(1) sayılı tarifedeyazılı nispi harçlar aşağıdaki zamanlardaödenir. (…) b) İcra Tahsil Harcı, İcra takiplerindeTahsil Harcı alacağın ödenmesi sırasında,ödeme yapılmayan hallerde harç alacağınındoğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir./Harç alacağı icranın yerine getirilmesiyle doğar.Konunun değeri üzerinden alınacak İflasHarçlarında da bu bent hükümleri uygulanır.”denilmiş; 29.maddesinde ise, peşin harçların, takipsonunda alınacak asıl harca mahsup olunacağıbelirtilmiştir. Bir kamu hizmetinden dolayıharç alınabilmesi, bu hizmetin kanunla belirlenmesine ve bu hususlailgili harç alınmasına ilişkin düzenlemelerin de,kanunda yer almasına bağlıdır. Nitekim T.C.Anayasası’nın 73.maddesinde; "Vergi, resim, harç vebenzeri mali yükümlülükler kanunla konulur,değiştirilir veya kaldırılır."hükmünü içermektedir. Medeni Usul Hukukunda olduğugibi, İcra Hukukunda da harç ve giderlerin sonuçtahaksız çıkan tarafa yükletildiği; bununla birlikte,bu işlemlerin hiçbir vakit kendiliğinden oluşmadığı;harç konusu işlemin yapılmasını isteyen veya tutumu,davranışı ile böyle bir işleme yol açan birilgilinin varlığının, yani görevli merciinyapacağı işlemle gerçek veya tüzel kişiarasında bağlantı bulunmasının şart olduğu açıktır. Bu açıklamalardansonra, uyuşmazlık konusu incelendiğinde: 492sayılı Harçlar Kanununun “Özel KanunlardakiHükümler” başlığını taşıyan123. maddesinde; “… (Değişik:20/3/1981-2430/3 md.) Özelkanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilenişlemlerden harç alınmaz. Ancak,İş Kanununa tabi işçilerin ve çıraklarıniş mahkemelerindeki dava ve bu mahkemelerden almışoldukları ilamların takiplerinde harçtan muafiyetgündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşınıdoldurmuş işçiler için belirlenen asgari ücreti geçmeyenişçiler ve çıraklar hakkında uygulanır. (Ekfıkra: 20/6/2001-4684/23 md.; Değişik: 25/12/2003 - 5035/31 md.)Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, paydevri, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünmeve nev'i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemlerile Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (Değişikparantez içi hüküm: 15/7/2016-6728/33 md.) (Bu kooperatiflertarafından bankalardan kullandırılacak krediler içinverilecek kefaletler ile Kredi Garanti Fonu İşletme veAraştırma Anonim Şirketi tarafından verilecek kefaletlerdâhil) bankalar, finansman şirketleri, yurt dışıkredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarcakullandırılacak kredilere, bunların teminatlarına ve geriödenmelerine ilişkin işlemler (yargı harçlarıhariç) bu Kanunda yazılı harçlardanmüstesnadır. (Ekfıkra: 13/2/2011-6111/84 md.; Değişik: 15/7/2016-6728/33 md.)Kira sertifikası ihracına dayanak teşkil eden hertürlü varlık ve hakların; devri, alımı,satımı, kiralanması, vekaleten yönetimi, kira sertifikasıihracı amacıyla bir ortak girişime ortak olunması, işsahibi sıfatıyla bir eser veya işin yaptırılmasıve bu iş veya eserin kiralanması veya satılması ile buişlemlere bağlı olarak yapılan her türlü teminat,ipotek ve benzeri işlemler, bu Kanunda yazılı harçlardanmüstesnadır. (…) (Ek.Fıkra:23/7/2010-6009/19 md.) Bu maddede veya diğer kanunlarda yeralan harçtan muafiyete ilişkin hükümler, bu Kanunun (1) sayılı Tarifesinin “(A) MahkemeHarçları” bölümünün (V) numaralıfıkrasındaki “keşif harcı” ve (1)sayılı Tarifesinin “B) İcra ve iflasharçları” bölümünün (lll) numaralıfıkrasındaki “haciz, teslim ve satışharcı” bakımından uygulanmaz.” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun“Şikayet ve Şartlar” başlıklı 16.maddesinde; “(Değişik madde: 03/07/1940 - 3890/1 md.) Kanunun hallini mahkemeye bıraktığıhususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerininyaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasındanveya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayetolunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihtenyedi gün içinde yapılır. Birhakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemedebırakılmasından dolayı her zaman şikayetolunabilir.”; “Şikayetüzerine yapılacak muameleler” başlıklı 17.maddesinde “Şikayet tetkik merciince, kabul edilirse şikayetolunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir. Memurun sebepsizyapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrasıemrolunur.”; “Yargılamausulleri” başlıklı 18. maddesinde “İcraMahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve buişlerde basit yargılama usulü uygulanır.” Şu kadar ki,talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi tetkik merciineifade zaptettirmek suretiyle de olur. (Değişiküçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/4 md.) Aksine hüküm bulunmayanhâllerde tetkik mercii, şikâyet konusu işlemi yapan icradairesinin açıklama yapmasına ve duruşmayapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşmayapılmasını uygun gördüğü takdirdeilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır vegelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşma yapılmayanişlerde tetkik mercii, işin kendisine geldiği tarihten itibarenen geç on gün içinde kararını verir.Duruşmalar, ancak zorunluluk hâlinde ve otuz günügeçmemek üzere ertelenebilir.”; “İcraMahkemesi” başlıklı 4. maddesinde de, “(Değişik:3/7/1940 - 3890/1 md.) (Değişikbirinci fıkra: 17/7/2003-4949/1 md.) İcrave iflâs dairelerinin muamelelerine karşı yapılanşikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesihâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmişolan hâkim tarafından yapılır. İş durumunungerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve SavcılarYüksek Kurulunun olumlu görüşü ile AdaletBakanlığınca icra mahkemesinin birden fazla dairesi kurulabilir.Bu durumda icra mahkemesi daireleri numaralandırılır. İcramahkemesinin birden fazla dairesi bulunan yerlerde işdağılımı ve buna ilişkin esaslar, Hâkimler veSavcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Her icra mahkemesihâkimi, kendisine Adlî Yargı Adalet KomisyonuBaşkanlığınca dönüşümlü olarak bağlananicra ve iflâs dairelerinin muamelelerine yönelikşikâyetleri ve itirazları inceler, bu dairelerin gözetimve denetimlerini yapar, idarî işlerine bakar. İcra yetkisinihaiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vuku bulacakşikayet ve itirazların icra mahkemesi o mahkemeninhakimidir.” denilmiştir. Olayda,davacıBankanın kredi borçlusu hakkında, kredi borcununödenmemesi üzerine İcra Müdürlüğünceyürütülen icra takibi sonucu, ödenen harcın tahsilineilişkin işlemin iptali ile söz konusu tutarın iadesinekarar verilmesi istemiyle dava açtığıanlaşılmaktadır. Bu durumda; 213sayılı Vergi Usul Kanununun “KanununŞümulü” başlıklı 1. maddesinde, bu kanunhükümlerinin ikinci maddede yazılı olanlardışında, genel bütçeye giren vergi, resim veharçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim veharçlar hakkında uygulanacağı belirtilmiş, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemelerive Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun"Vergi Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 6.maddesinde, Vergi Mahkemelerinin genel bütçeye, il özelidareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ilebenzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları iletarifelere ilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarlaverilen işleri çözümleyeceği hükmüne yerverilmiş ise de; İcra Müdürlüğütarafından yürütülen takip sonucu harçalınması işleminin, kanuna aykırılığıiddiasının şikayet yolu ile İcra Mahkemesindeçözümleneceği; Mahkemenin incelemeyi, söz konusu icra dosyası üzerinde yaparak, anılanişlemin Kanuna uygun olup olmadığı hususunda kararvereceği kuşkusuzdur. Adli yargılamanın birparçasını oluşturan bu uyuşmazlığın,İcra Müdürlüğünün tesis ettiği birişlemden kaynaklandığı gözetildiğinde, buişlemin yasaya uygun olup olmadığının adli yargıyerince çözümlenmesinin gerektiği sonucunavarılmıştır. Belirtilen nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyeri görevli olduğundan, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığınca 2247 sayılıYasa’nın 10. maddesine göre yapılan başvurununkabulü ile Denizli Vergi Mahkemesinin 7.9.2015 gün ve E:2015/427sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜile davalı vekilinin görev itirazının reddineilişkin Denizli Vergi Mahkemesinin 7.9.2015 gün ve E:2015/427sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,20.2.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy