T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 80
KARAR NO : 2017 / 129
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : İstanbul ili, eski Küçükçekmece yeni Arnavutköy ilçesi, Şamlar Köyü, Kuru Köprü mevkii, 15 pafta 1329 parsel sayılı taşınmazın hisseli maliki olan davacının taşınmazına davalı idarece kamulaştırma-sız el atıldığından bahisle Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davada, dava konusunun alınan bilirkişi raporuna itiraz nedeniyle yeniden alınan rapordaki değere ikinci kez ıslah yasağı dolayısıyla yükseltilememiş olması nedeniyle, Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahke-mesi’nin 2010/512 Esas sayılı dosyasında talep edilen tazminata ilave olarak 36.785,01 TL tazminatın asıl dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.A.
Vekili : Av. N.K.
Davalılar : İSKİ Genel Müdürlüğü
Vekilleri :Av. H.T., Av. M.A.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacınınİstanbul ili, eski Küçükçekmece yeniArnavutköy ilçesi, Şamlar Köyü, Kuru Köprümevkii, 15 pafta 1329 parsel sayılı taşınmazın hisselimaliki olduğunu, dava konusu taşınmaza mutlak korumaalanında kaldığından bahisle davalı idaretarafından hiçbir kamulaştırma işlemiyapılmadan ve bedel ödenmeden el atıldığını,davacının mülkiyet hakkınıkısıtladığını, bu nedenle Gaziosmanpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2010/512 Esas no’lu dosya ilekamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davası ikameettiklerini, ancak el atılan taşınmazda miktarbakımından röperli krokiye göre artış ve m2 birimfiyatında değişiklik olması nedeniyle ek davaaçtıklarını belirterek, Gaziosmanpaşa 2. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 2010/512 Esas sayılıdosyasında talep ettikleri tazminata ilave olarak 36.785,01 TLtazminatın asıl dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ilebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
Gaziosmanpaşa3. Asliye Hukuk Mahkemesi: 28/03/2013 gün ve 2011/548 Esas, 2013/126 Kararsayı ile özetle açılan davanın kesinleşenGaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ilamına göreek dava niteliğinde olduğundan bahisle davanın kabulünekarar vermiş, bu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay5. Hukuk Dairesi: 17/02/2014 gün ve 2013/19187 Esas, 2014/3635 Kararsayı ile ‘‘…Dava, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm,davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadabulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmaza fiilen elatılmamakla birlikte, taşınmazın göl mutlak korumaalanı olarak ayrıldığıanlaşılmıştır.
11/06/2013tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılıYasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6.maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama İmarplanlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmaksuretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufukısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir. Bu madde hükümleri kararabağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tümdavalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öteyandan Anayasa Mahkemesi'nin 25/09/2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Kararsayılı ilamında da; “Kamulaştırması elatmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğininidareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetinetahsis edilmiş olması gerektiği; imarkısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğininmalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin,ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarındankaynaklanan tazminat davalarının idari yargıdaaçılabileceği” kabul edilmiştir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle, davanın idari yargıdagörülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görevyönünden reddi yerine, yazılı şekilde hükümkurulması doğru görülmemiştir…’’şeklindeki gerekçeyle kararın bozulmasınahükmetmiş, davacı vekili karar düzeltme talebinin dereddine karar verilmiştir.
GAZİOSMANPAŞA3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 24/02/2015 gün ve 2014/769 Esas,2015/109 Karar sayı ile bozma ilamına uyarakuyuşmazlığın hukuki el atmadankaynaklandığı, hukuki el atmadan doğan zarara ilişkindavanın 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunuhükümleri uyarınca, idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğini belirterek görevsizlikkararı vermiş, karar taraflarca temyiz edilmeksizin 16/04/2015 tarihindekesinleşmiştir.
Davacıvekili, aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL2. İDARE MAHKEMESİ: 13/12/2016 gün ve 2016/629 Esas sayı ile‘‘…2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun “OlumsuzGörev Uyuşmazlığı” başlıklı14.maddesinde, ’’Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesiiçin adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en az ikisinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerektiği ve buuyuşmazlığın giderilmesinin, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebileceği” hükmüne, “YargıMerciince Yapılacak İşlemler” başlıklı 15.maddesinin b bendinde ise, “Olumsuz görevuyuşmazlıklarında dava dosyaları, son görevsizlikkararını veren yargı merciince, bu kararınkesinleşmesinden sonra, ceza davalarında doğrudan doğruyadiğer davalarda ise taraflardan birinin istemi üzerine, ilkgörevsizlik kararını veren yargı merciine ait davadosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilirve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenir.”hükmüne yer verilmiştir.
Dosyadakibilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusuuyuşmazlık ile ilgili olarak ilk önce, davacınınmaliki olduğu taşınmazın mutlak koruma havzasındakaldığından bahisle 10.000.00 TL kamulaştırmasızel atma bedelinin tazmini talebiyle Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ninE:2010/512 ve K:2011/576 sayılı davanınaçıldığı, dava safahatında yapılanbilirkişi raporunda taşınmaz bedelinin 116.895,36 TL olarakhesaplandığı, davacı tarafından dava konusumiktarın bu bedel üzerinden ıslah edildiği, bilirkişiraporuna yapılan itiraz sonucunda kamulaştırmasız el atmabedelinin 153.680,00TL olarak düzeltildiği ancak 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca ikinci kez ıslahedilemediği, anılan mahkeme tarafından ıslah edilen miktarile bağlı kalınarak davanın kabulüne kararverildiği, dava devam ederken bilirkişi raporu ile belirlenen tutarile ıslah edilen tutar arasında oluşan 36.785,01 TL farkınödenmesi talebiyle bu defa Gaziosmanpaşa 1.Asliye HukukMahkemesi’nin E:2011/548 sayılı dosyası ileaçılan davada anılan mahkemenin 28.03.2013 tarihli, E:2011/548ve K:2013/126 sayılı karan ile davanın kabulüne kararverildiği, bu karara karşı temyiz kanun yolunabaşvurulduğu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin E: 2013/19187ve K:2014/3635 sayılı kararı ile anılan mahkemekararının davanın idari yargıda görülmesigerektiği gerekçesiyle bozulduğu, anılan bozmakararı üzerine ilk derece mahkemesince bozma kararma uyarak24.02.2015 tarihli E:2014/769 ve K:2015/109 sayılı kararı iledavanın idari yargının görev alanına girdiğigerekçesiyle görevsizlik kararı verdiği ve bununüzerine Mahkememizin E:2016/629 esasına kayıtlıdavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Bu durumda;Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2010/512 ve K:2011/576sayılı kararı ile dava konusu taşınmazıntapusunun iptali ile davalı İSKİ GenelMüdürlüğü adına tesciline karar verilmekledavacının kamulaştırılmasız elatıldığı belirtilen taşınmaz ile illiyet bağınınkesildiği, Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2014/769sayılı dosyasının konusunun kamulaştırmasızel atma nedeniyle tazminat davasından çıkarak alacakdavasına dönüştüğü halde; idariyargının görevli olduğu gerekçesiylegörevsizlik kararı verilmesinin yerindeolmadığı…’’ şeklindeki gerekçesiile davanın adli yargının görev alanına girdiğinibelirterek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, dosya incelemesinin UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vererekdosyayı Mahkememize göndermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemeceadli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Sinem USTA’nın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, İstanbulili, eski Küçükçekmece yeni Arnavutköyilçesi, Şamlar Köyü, Kuru Köprü mevkii, 15pafta 1329 parsel sayılı taşınmazın hisseli malikiolan davacının taşınmazına davalı idarece kamulaştırmasızel atıldığından bahisle Gaziosmanpaşa 2. Asliye HukukMahkemesi’nde açılan davada, dava konusunun alınanbilirkişi raporuna itiraz nedeniyle yeniden alınan rapordaki değereikinci kez ıslah yasağı dolayısıyla yükseltilememişolması nedeniyle, Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin2010/512 Esas sayılı dosyasında talep edilen tazminata ilaveolarak 36.785,01 TL tazminatın asıl dava tarihinden itibarenişleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesiistemiyle açılmıştır.
Davadosyalarının ve içindeki belgelerin incelenmesinden; davakonusu uyuşmazlık ile ilgili olarak öncelikle davacınınmaliki olduğu taşınmazın ‘Sazlıdere BarajıMutlak Koruma Havzası’nda kaldığı vedavacının taşınmazdan artıkyararlanamadığı belirtilerek 10.000.00 TL taşınmazkamulaştırmasız el atma bedelinin tazmini talebiyleGaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2010/512 Esas sayılıdavanın açıldığı, 16/12/2010 tarihindeyapılan keşif incelemesi ve buna dayanılarak hazırlanan ilkbilirkişi raporunda taşınmaz bedelinin 116.895,36 TL olarak belirlendiği,davacı vekilinin ıslan dilekçesiyle dava konusunu hesaplananbedele yükselttiği, ancak daha sonra davacı vekilininhesaplama hatası olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporunaitirazda bulunduğu, neticeten kamulaştırmasız el atmabedelinin alınan 01/07/2011 tarihli ek bilirkişi raporunda 153.680,00TLolarak düzeltildiği, davacı vekilinin dava konusunu ikinci kezıslah edememesi nedeniyle dava devam ederken ıslah edilen davakonusu 116.895,36 TL ve neticeten belirlenen taşınmaz bedeli153.680,00 TL arasındaki 36.785,01 TL farkın ödenmesi talebiylebu defa Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2011/548 Esas sayılıdavayı açtığı, anılan davada Gaziosmanpaşa3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin bu davanın Gaziosmanpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/512 Esas sayılı dosyasınaek dava olarak ikame edildiğini belirtmek suretiyle kesinleşmiş karara dayanarak kabul kararı verdiği, bukarara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay5. Hukuk Dairesi’nin mahkeme kararını davanın idariyargıda görülmesi gerektiği gerekçesiylebozulduğu, anılan bozma kararı üzerine Gaziosmanpaşa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozma kararına uyarak davanın idariyargının görev alanına girdiği gerekçesiylegörevsizlik kararı verdiği, davacı vekilinin bu kez idariyargıda dava açtığı, İstanbul 2. İdareMahkemesi’nin kamulaştırmasız el atma nedeniyle ilkdavanın açılmış olduğu Gaziosmanpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce dava konusu taşınmazıntapusunun iptali ile davalı İSKİ GenelMüdürlüğü adına tesciline karar verilmesiyledavacının kamulaştırılmasız elatıldığı belirtilen taşınmaz ile illiyetbağının kesildiği, Gaziosmanpaşa 3. Asliye HukukMahkemesi’nde görülen ek davanın konusununkamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasındançıkarak alacak davasınadönüştüğü, bu nedenle davanın adli yargınıngörev alanına girdiğini belirterek görevli yargıyerinin belirlenmesi maksadıyla Mahkememize başvurduğuanlaşılmıştır.
3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediyebaşkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi on beşgün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığındaisteyenlere verir.
c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmü;
AynıKanun'un 18. maddesinde, “İmar hududu içinde bulunanbinalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer haksahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yolfazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerlebirleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veyaparsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescilişlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilenyerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyelerveya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenlemedolayısıyla meydana gelen değer artışlarıkarşılığında "düzenleme ortaklık payı"olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacakdüzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazive arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez.
(Değişiküçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenlemeortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlıilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark,çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibiumumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başkamaksatlarla kullanılamaz.
Düzenlemeortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkradasözü geçen umumi hizmetler için, yenidenayrılması gereken yerlerin alanları toplamından azolduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçekamulaştırma yolu ile tamamlanır.
Herhangi birparselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasınıngerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı,kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.
Bufıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadanfazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, buhüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenlemeyapılmasına mani teşkil etmez…” hükmü yeralmıştır.
Olayda,davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde, İSKİİçme Suyu Havzaları Yönetmeliği gereği imarplanlarında su havzasında ve dere mutlak koruma alanındabırakılarak, tasarruf hakkı kullanılamayacak şekildekısıtlanan davacıların taşınmazınınbedelinin ödenmesine hükmedilmesinin istenildiği; mülkiyethakkına getirildiği söylenen kısıtlamanın,taşınmazın maliki yönünden zarar doğurucusonuçlarının olabileceğinde kuşkubulunmadığı, ancak, bu sonuç ya dasonuçların, bir idari işlem olan Yönetmelik ve imarplanlarından başka anlatımla da, idari işlemlerden vedavalı idarenin Yönetmelik gereği yapılması gerekenkamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortayaçıkan idari eylemlerden kaynaklandığıanlaşılmıştır.
Belirtilenduruma göre, toplamda 15.214 m2 olan dava konusu taşınmazın10.355,82 m2’lik kısmının İSKİ İçmeSuyu Havzaları Koruma ve Kontrol Yönetmeliği gereğince vebu yönetmeliğe uygun olarak su havzasındabırakılmış ve dere mutlak koruma alanında, 207,71 m2ve 4650,47 m2’lik kısmının ise kısa mesafeli korumaalanında kalmış olduğu, dosyada mevcut delil ve belgelerdentaşınmaza davalı idarece fiilen el atılmadığınınanlaşıldığı, yönetmelik, imar planı ve bunadayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zararıntazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.
Öteyandan, taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “ dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusunda bulunanmahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim, Anayasanın 158.maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözümlemeye yetkili kılınan UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar bulmuş içtihatları da buyöndedir…” gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazıimar planında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesineyapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır.
Diğeryandan yargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde, herhangi birdavanın o hukuk sistemine dahil yargı haklarından hangisindebakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığınhangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genelşartlarından olup mahkemece re’sen dikkate alınmasıgerekir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı bilinen bir genel hukuk ilkesi olup; asıldavanın açıldığı ancak esasen görevsizolan mahkemede bakılan ve kanun yolundan geçerek kesinleşenkarar, davanın esası bakımından kesin delil teşkiletse dahi, usul hükümlerinin ve bu arada ‘görev’hususunun delil teşkil etmeyeceği açıktır.Tarafları, konusu aynı olan ve aynı dava sebebine dayananasıl davanın görevsiz mahkemede açılarak neticelenmiş,yargılama sonunda verilen kararın kesinleşmiş olması;kamulaştırmasız el atma bedelini bilirkişi raporundagösterilen miktara tamamlamak üzere açılan ekdavanın hukuki niteliğini değiştirmeyeceği gibiyargı yoluna da etki etmesi mümkün değildir.
Somut olay vemevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; temel olarak hukukiel atmadan kaynaklı tazminat talebine dayandırılan davanınidari yargı yerinin görevine girdiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden; İstanbul 2. İdareMahkemesi’nce yapılan başvurunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul2. İdare Mahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUN REDDİNE,20.2.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy