T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 706
KARAR NO : 2017 / 60
KARAR TR : 20.02.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :E. Sigorta A.Ş. Vekili :Av. D.B. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili :Av. Z.D. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkettarafından sigortalanan 56 KA 545 plaka sayılı aracın 05/01/2014tarihinde Kurtalan ilçesi Nihat Özdemir Bulvarı'nda seyirhalindeyken yolun aşırı bozuk ve çukurlu olmasısebebiyle sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesisonucunda meydana gelen kaza nedeni ile müvekkili olan davacışirket tarafından sigortalı araç için 24.050,00 TLödeme yapıldığını belirterek, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.012,50 TLtazminatın ödeme tarihi olan 13/03/2014 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. DİYARBAKIR6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 23.06.2016 gün ve E:2015/1344 K:2016/975sayılı kararı ile “somut olaydeğerlendirildiğinde, kasko sigorta poliçesi ilesigortalı aracın davalı Karayolları ’nın trafikgüvenliği bakımından yolun yapımı veonarımı sırasında gerekli önlemleri almamasınedeni ile hasara uğradığının iddia edilmişolması bakımından, KTK’ nın 85 ve devamımaddelerinde düzenlenen işletenin hukuki sorumluluğunadeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksizyerine getirilmediği yani yürütülen kamu hizmetinin kusurluişletildiği, meydana gelen kazada hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklandığından,uyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu yönündeki YargıtayHGK ve HD kararları gözönüne alınarak”davanın yargı yolu bakımından usulden reddine kararvermiş, taraflarca temyiz edilmeyen kararın 09.09.2016 tarihindekesinleştiği anlaşılmıştır. Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. DİYARBAKIR 3. İDAREMAHKEMESİ: 04.11.2016 gün ve E:2016/1196 sayılı kararıile “…2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un "YargıMercilerinin Uyuşmazlık Mahkemesine Başvurmaları"başlıklı 19. maddesinde; "Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik karan veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler. Yargı merciince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir." hükmü yeralmaktadır. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı şirketi temsilen Av. ÖzgürYılmaz BİÇEN tarafından ilk olarak Diyarbakır 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2015/1344 esasına kayden davaaçıldığı, bu davada anılan Mahkemenin23/06/2016 tarih ve K:2016/975 sayılı kararıyla mahkemeningörevsizliği nedeniyle davanın reddine, idari yargınıngörevli olduğuna kararı verildiği, anılan kararıntemyiz edilmeksizin 09/09/2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine debakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; idari dava türleri;idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayıiptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 15/1-a maddesinde; idariyargının görev alanına girmeyip adli veya askeriyargının görev alanına giren davalarınreddedileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Karayolu TrafikGüvenliği" başlıklı 13. maddesinde;"Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlüdür. Bu çalışmalarsırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engellerbütün sorumluluk, bunları yaratan kişilere ait olmaküzere zabıtaca kaldırılır, yapılan masraflarsorumlulara ödetilir." hükmüne, 110. maddesinde ise;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafık kazalarında da bu Kanunhükümleri; uygulamış Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir. Bu durumda, bakılmakta olandavanın, davacı şirkete sigortalı olan aracın, davalıidarenin yapımı, bakımı ve işletilmesi ilegörevli ve sorumlu olduğu yol üzerinde seyir halinde iken Siirtili, Kurtalan ilçesi, Nihat Özdemir Bulvarında seyirhalindeyken yolun aşırı bozuk ve çukurlu olmasısebebiyle sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybederekyol kenarında park halinde olan 47 NG 414 plakalı aracaçarpması sonucu meydana gelen trafik kazasından dolayıödenen tutarın tazmini isteminden kaynaklandığı ve bunedenle de işbu uyuşmazlığın 2918 sayılıKanun'dan doğan bir sorumluluk davası niteliğinde olduğuanlaşılmakla, uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıdaaktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır” Şeklindeki gerekçeyle2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine karar vermiş, dosya Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargıdosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyleoluştuğu öne sürülen zararın kusur oranında tazminedilmesi istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak, j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleriyapmaktır.” hükmüne yer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden,sigortalının aracıyla seyir halindeyken kazayaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğu önesürülen zararın idarenin kusuru oranında tazmini talebiylebakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Diyarbakır 3.İdare Mahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Diyarbakır 6.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (Ticaret Mahkemesi sıfatıylaverdiği) 23.06.2016 gün ve E:2015/1344 K:2016/975 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (TicaretMahkemesi sıfatıyla verdiği) 23.06.2016 gün ve E:2015/1344K:2016/975 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 20.02.2017 gününde ÜYE Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.20.02.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy