T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 20
KARAR NO : 2017 / 81
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :Z. Sigorta A.Ş.
Vekili :Av. E.G.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av.Z.Ö., Av.N.F.G.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirkete kaskopoliçesiyle sigortalı dava dışı ÖmerErdem’e ait 21 DS 112 plakalı aracın, Bitlis istikametinden Vanistikametine doğru seyir halinde iken, yolun mıcırla kaplıolması sonucu sürücünün direksiyon hakimiyetinikaybettiğini, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasımeydana geldiğini; düzenlenen trafik kazası tespittutanağına göre, yolun bakım, temizlik veonarımından sorumlu olan davalı idarenin busorumluluklarını gereği gibi yerine getirmemek veuyarıcı levha da bulundurmamaktan kusurlu bulunduğunu;aracın kaza tarihindeki değeri, sovtaj bedelidüşüldükten sonra 9.540,31,-TL olarak sigortalıya08.05.2012 tarihinde ödendiğini; davalıya hasar bedeliniödemesi konusunda başvuruda bulunulmuş olmasına rağmeniş bu dava tarihine kadar ödemede bulunulmadığını;TTK’nun ilgili hükümleri ve diğer yasal mevzuat gereğince,sigorta tazminatı ödeyen müvekkil şirketin,sigortalısının bu olaydan kaynaklanan haklarına halefolduğun ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydı ile; 4.780,-00 TL rucü tazminat alacağının08.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile beraber davalıdantahsili istemiyle 13.8.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara6.Asliye Hukuk Mahkemesi, 28.1.2013 gün ve E:2012/439, K:2013/20 sayıile, davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan davanınusulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanıngörevli Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş; temyizedilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi; 7.4.2014 günve E: 2014/4251, K: 2014/5166 sayı ile, idari yargınıngörev alanına giren uyuşmazlıkta yargı yoluyönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğrugörülmediği; ayrıca, Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.3.1944 tarih, E:37,K:9, sayılı kararında da belirtildiği üzere,davacının sigorta şirketi olduğu, uyuşmazlığınhaksız fiilden kaynaklandığı, mahkemenin kabul şeklinegöre uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesindegörülüp sonuçlandırılmasıgerektiğinin göz ardı edilmesinin de isabetli olmadığıgerekçesiyle, davalı vekilinin temyiz itirazlarınınkabulü ile hükmün bozulmasına karar vermiştir.
ANKARA6.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 23.10.2014 gün ve E:2014/310,K:2014/555 sayı ile, “(…) Uyuşmazlığınsigorta hukukundan kaynaklandığı, sigorta hukukununTTK’nunda düzenlendiği, TTK’nunda düzenlenenhususlardan doğan davaların Ticaret Mahkemesinde görülmesigerektiğinden bahisle mahkememizden verilen 28/01/2013 tarihli2012/439-2013/20 sayıl, görevsizlik kararının davalıtarafça … temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. HukukDairesi tarafından incelenerek 2014/4251 Esas, 2014/5166 Kararsayılı 07.04.2014 tarihli ilam ile; “Davaya İdariYargı Yerinde” bakılması gerektiğinden bahisle kararbozulmuştur.
Bozmayauyularak yapılan yargılama sonunda; yargı yolu davaşartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Yargıyolu dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine(…)” karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay17. Hukuk Dairesince 15.6.2015 gün ve E:2015/7339 K:2015/8654 sayıile, temyiz itirazları reddedilerek karar onanmış, karardüzeltme yoluna başvurulmadığından, görevsizlikkararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle 20.8.2015 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır.
Ankara14.İdare Mahkemesi; 15.9.2015 gün ve E:2015/2195, K:2015/1020sayı ile, 2577 sayılı Kanunun 15/1-a maddesi uyarıncadavanın yetki yönünden reddine karar vermiştir.
VAN 2.İDARE MAHKEMESİ; 14.12.2016 gün ve E:2015/1751 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun110. Maddesinde; "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." kuralınayer verilmiştir.
(…)Konuile ilgili benzer bir uyuşmazlıkta 15.2.2016 tarih ve E:2016/57;K:2016/92 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kararında;"2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. Maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır" gerekçesine yer verilerek adliyargı tarafından verilen görevsizlik kararıkaldırılmıştır.
Olayda,yukarıda yer verilen 2918 sayılı Kanunun 110. Maddesihükmü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin kararı birliktedeğerlendirildiğinde, Karayolları Trafik Mevzuatındankaynaklandığı açık olan buuyuşmazlığın çözümünde adliyargı mercilerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmaması ve Ankara 6. Asliye Hukuk MahkemesininE:2014/310, K:2014/555 sayılı dosyasında görevsizlikkararı verilmiş olması nedeniyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca Ankara 6. Asliye HukukMahkemesinin E:2014/310, K:2014/555 sayılı dava dosyası teminedildikten sonra görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga: 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı sigorta şirketine kaskosigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, karayolu üzerindeseyir halinde iken, yolun mıcırla kaplı olması,uyarıcı levha bulunmaması sonucu sürücünündireksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana geldiği iddia edilenkazada davalı idarenin sorumlu bulunduğu iddia edilerek,uğranılan zararı karşılık ödenen sigortatazminatının bir kısmının rücuen tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracınaskeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevli olduğundan; Van 2. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 6.Asliye HukukMahkemesinin 23.10.2014 gün ve E:2014/310, K:2014/555 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Van2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.10.2014 gün veE:2014/310, K:2014/555 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 20.2.2017 gününde ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum.20.02.2017
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy