T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 102
KARAR NO : 2017 / 140
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E.S.
Vekili : Av. E.T., Av. S.D.
Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü
Vekilli : Av.D.G., Av. E.K.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/12/2010 tarihindeManisa-Balıkesir karayolunda T.Ç.’ın sevk veidaresindeki otobüs ile H.S.’nın kullandığı 41NU 566 plakalı aracın çarpışması neticesindemeydana gelen trafik kazasında davacı E.S.’nınyaralandığını, kazanın meydana geldiğikarayolunda gidişe göre solda yolun yarısınıkapsayacak şekilde oluşmuş çukurun içerisine,havanın yağışlı olması nedeniyle sudolduğunu, su birikintisinin yol görüşünüengellediğini, karayolunun can ve mal güvenliğibakımından gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yapmak zorundaolan davalı idarenin bunu yapmayarak asli kusurlu olduğunu, meydanagelen kaza sonucu davacının çekmiş olduğu acı,elem ve ıstırap nedeniyle 30.000 TL manevi tazminatın kazatarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiile idari yargı yerinde dava açmıştır.
BALİKESİRİDARE MAHKEMESİ: 08/03/2012 gün ve 2012/371 Esas, 2012/493 Kararsayı ile ‘‘…2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun; 13.maddesinin ilk paragrafında, "Karayolununyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını,trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlüdür." hükmüne; 11.01.2011 tarihindekabı edilen 6099 Sayılı Kanun'un 14.maddesi iledeğişen ve 19/01/2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren, değişik 110.maddesinde, "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır." hükmüne; 19/01/2011 tarihinde yürürlüğegiren Geçici 21. maddesinde, "Bu Kanunun 110 uncu maddesininbirinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz." kuralınayer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; 26.12.2010 tarihindeManisa-Balıkesir karayolunda meydana gelen ve davacınınyaralanması ile sonuçlanan kazaya, biriken su nedeniylegörünür vaziyette olmayan çukurun sebep olduğu, buhaliyle yolun yapım ve bakımından sorumlu olan davalıidarenin 2918 sayılı Yasanın 13. maddesinde getirilenyükümlülüklere aykırı hareket ettiği ve buhaliyle hizmet kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiği iddiaedilerek 30.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle 05.03.2012tarihinde bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Olayın,2918 sayılı Yasanın 110. maddesi ile Geçici 21.maddesinin irdelenmesinden, 2918 sayılı Yasadan kaynaklanansorumluluk (tazminat) uyuşmazlıklarının, 110. madde deyapılan değişikliğin yürürlüğegirdiği 19.01.2011 tarihinden sonra adli yargı yerindegörüleceği, bakılmakta olan davanın ise 05.03.2012 tarihindeaçıldığı görüldüğünden,2918 sayılı Yasadan kaynaklı ve sorumluluk hukukuna ilişkinuyuşmazlığın görüm veçözümünün, adli yargının görevinegirdiği anlaşılmaktadır…’’şeklindeki gerekçesiyle davanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesihükmü uyarınca görev yönünden reddine kararvermiş, karar taraflarca temyiz edilmeksizin 26/04/2012 tarihindekesinleşmiştir.
Davacıvekili, aynı istemle bu kez adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Balıkesir1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 06/10/2015 gün ve 2015/1001 Esas, 2015/516Karar sayı ile ‘‘…Davalı KarayollarıGenel Müdürlüğü bir kamu kurumu olup; kural olarak,işlem ve eylemleri kamusal nitelik taşır. Somut olayda,davalı idare tarafından, karayolunun can ve mal güvenliğibakımından gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yapmakzonanda olan Karayollarının bunu yapmayarak zarara neden olduğuiddia edilmiştir. Görevin hiç veya gereği gibi yerinegetirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir. Anlatılan olaydoğrultusunda davalıdan hizmet kusuruna dayanılarak tazminatistendiği anlaşılmaktadır. İdarenin hizmet kusurundandoğan zararlardan dolayı; İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idariyargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmesede kendiliğinden (re’sen) dikkate alınır.
Talebinİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi kapsamındaolduğu ( emsal Yargıtay 4.Hukuk DairesiBaşkanlığı'nın2015/4289E.-2015/5389K.sayılı, 2014/8492E.- 2015/6897 K.sayılıilamı) anlaşılmaktadır. Şu halde, davaya bakmayaİdare Mahkemesi görevli olmakla…’’ şeklindekigerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, karar davacıvekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi: 29/02/2016 gün ve 2015/18655 Esas, 2016/2434 Kararsayı ile ‘‘…Dava, trafik kazasından kaynaklanan vehizmet kusuruna dayanılarak, davalı aleyhine yöneltilen tazminatistemine ilişkin olduğundan idari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'unun 2. maddesi hükmü uyarınca tamyargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. 2918sayılı KTK’nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85 veonu izleyen maddelerinde araç işleteninin sorumluluğudüzenlenmiş olup idarenin kusurundan kaynaklanan sorumluluğu buyasa kapsamı dışında tutulmuştur.
2247Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesinde; "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine,başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesininkarar vermesine değin erteler.
Yargımerciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ilebirlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir" hükmü düzenlenmiştir.
Dosyakapsamına göre, davacı tarafından aynı istemlidavanın idare mahkemesinde açıldığı,Balıkesir İdare Mahkemesi'nin 2012/371 Esas 2012/493 Kararsayılı dosyasında dava konusu uyuşmazlığınadli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyleyargı yolu bakımından davanın reddine karar verildiğigörülmüş ancak bu kararın kesinleşipkesinleşmediği anlaşılamamıştır.
Bu durumdamahkemece, idare mahkemesi kararının kesinleşmişolması halinde eldeki dava dosyası yönündenyargılamayı durdurmak suretiyle (UMK m. 19/1), dosyanın külhalinde yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi açısından UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesi, bu mahkemece verilecek karar beklenereksonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekildehüküm kurulması doğrugörülmemiştir…’’ gerekçesiylekararın bozulmasına hükmetmiştir.
BALIKESİR1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 06/01/2017 gün ve 2016/695 Esassayı ile bozma ilamına uyarak 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19.maddesi hükümleri uyarıncagörevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadarertelenmesine karar vererek dosyayı Mahkememize göndermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Kanunun19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece,idari yargı dosyasındaki ilgili belgeler de temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Sinem USTA’nın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargı, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 26/12/2010tarihinde Manisa-Balıkesir karayolunda meydana gelen vedavacının yaralanması ile sonuçlanan kazaya biriken sunedeniyle görünür vaziyette olmayan çukurun sebepolduğu, bu haliyle yolun yapım ve bakımından sorumlu olandavalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiğiiddia edilerek 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi istemi ile 05/03/2012tarihinde açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davanın, 26/12/2010 tarihinde meydana gelen trafikkazası sonucu yaralanan davacının uğradığı iddiaedilen manevi zararın olayda kusuru bulunan davalıdan tazmini istemiile Balıkesir İdare Mahkemesi’nde açıldığı,davanın görev yönünden reddedilmesi üzerine bu kez Balıkesir1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığı, davanınreddedilmesinin ardından davacı vekilince kararın temyizedilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin kararıbozduğu, Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin bozmailamına uyarak 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesiKanunu’nun 19. maddesi gereğince görevli yargı yerininbelirlenmesi amacı ile dosyayı Mahkememize gönderdiğianlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeriidari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden Balıkesir 1. AsliyeHukuk Mahkemesi’nce yapılan başvurunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Balıkesir1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUN REDDİNE,20.2.2017 gününde ÜYE Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.20.02.2017
ÜYE
SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy