T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 41
KARAR NO : 2017 / 101
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : R. Sigorta A.Ş.
Vekili :Av. Y.E.D.
Davalılar : 1- Karayolları Genel Müdürlüğü (Adliyargıda)
2- Bitlis Belediye Başkanlığı (hasım düzeltmekararı ile İdari Yargıda)
Vekilleri : Av. D.Ç.I.
Av. F.G.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31511417sayılı poliçe ile 27/12/2012-2013 tarihleri arasındadavacı şirketin kasko güvencesi altında olan 06 AY 2587plakalı sayılı araç sürücüsüsigortalının 14/07/2013 tarihinde Bitlis Merkez Atatürkmahallesi, Feyzullah Ensari caddesi üzerinde seyir halinde olduğusırada yolda bulunan çapı 110 cm, derinliği 8 cm olançukura girip takla atmak suretiyle hasarlandığını,kaza neticesinde sigortalı araçta meydana gelen hasarlar nedeniylesigortalıya tazminat ödendiğini, davalı KarayollarıGenel Müdürlüğü’nün yolun trafikdüzeni ve güvenliğini sağlamaması, gerekli uyarıönlemlerini almaması, gerekli ve yeterli sayıda işaretlevhaları ile tedbir almaması nedeniyle trafik kazasına sebebiyetverdiğini, davalının %100 kusurlu bulunduğunu,davalıya 23/09/2013 tarihinde müracaat edildiğini, fakatdavalının borcu ödemediğini belirterek fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydı ile 11.650,00 TL sigortatazminatının 13/09/2013 ödeme tarihinden itibaren işleyenavans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 19.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 04/12/2013 gün ve 2013/554 Esas,2013/586 Karar sayı ile özetle davacının davasındadavalı idarenin hizmet kusuruna dayandığını,Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 12/11/2013 tarih ve 2013/15879 Esas -15531 Karar sayılı emsal ilamı ve hukuk dava dosyasınınbirlikte değerlendirilmesinden görevli mahkemenin idari yargıyeri olduğunun anlaşıldığını, adli yargınıngörevli olmadığını belirterek görevsizlikkararı vermiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 06/05/2014 gün ve 2014/5646 Esas,2014/7057 Karar sayılı kararı ile onanmış ve buşekilde karar 06/05/2014 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
VAN 2.İDARE MAHKEMESİ: Öncelikle 09/12/2015 gün ve 2014/1078 Esassayılı ara kararı ile davalı Karayolları GenelMüdürlüğü’nün hasım mevkiindençıkarılmasına, Bitlis Belediye Başkanlığı’nınhasım mevkiine alınmasına karar vermiş, yine 08/12/2016gün ve 2014/1078 Esas sayı ile aynen, ‘‘…2576sayılı Kanunun ‘İdare Mahkemelerinin Görevleri’başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, İdareMahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalar ile ilk dereceDanıştay'da çözümlenecek olanlardışındaki iptal davaları ile tam yargıdavalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinin birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar ve diğer kanunlarla verilenişleri çözümleyeceği hükmebağlanmıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14.maddesinin 3/a bendinde; dava dilekçelerinin görev ve yetki yönündenilk incelemeye tabi tutulacağı; aynı Kanununun 15. maddesininl/a bendinde ise; adli ve askeri yargının görevli olduğukonularda açılan davaların görev yönündenreddine karar verileceği belirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110.Maddesinde; "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." kuralınayer verilmiştir.
Davadilekçesinin incelenmesinden, davacı şirketinsigortalısına ait 06 AY 2587 plakalı aracın 14.07.2013tarihinde Bitlis Merkez Atatürk Mahallesi Feyzullah Ensari Caddesindeseyir halinde iken, yol üzerinde bulunan çukurunsürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesine nedenolduğundan bahisle meydana gelen tek taraflı trafik kazasınedeniyle araçta hasar oluştuğunun belirtildiği, meydanagelen trafik kazası nedeniyle davacı şirketinsigortalısına ödediği 11.659,00 TL hasar bedelikarşılığı tazminatın hizmet kusurubulunduğundan bahisle sorumluluğu bulunan idareden tazmini istemiyleAnkara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2013/554 sayılıdosyası ile dava açıldığı, anılan davadaverilen görevsizlik kararının 06.05.2014 tarihindekesinleşmesi üzerine bu defa yasal süresi içinde Mahkememizdebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Konu ileilgili benzer bir uyuşmazlıkta 15.2.2016 tarih ve E:2016/57;K:2016/92 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kararında ;"2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. Maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır" gerekçesine yer verilerek adliyargı tarafından verilen görevsizlik kararıkaldırılmıştır.
Olayda,yukarıda yer verilen 2918 sayılı Kanunun 110. Maddesihükmü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin kararı birliktedeğerlendirildiğinde, Karayolları Trafik Mevzuatındankaynaklandığı açık olan buuyuşmazlığın çözümünde adliyargı mercilerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.’’ şeklindeki gerekçesiile davanın adli yargının görev alanına girdiğinibelirterek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, dosya incelemesinin UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vererekdosyayı Mahkememize göndermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2918sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemeceadli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Sinem USTA’nın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargı, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacısigorta şirketi tarafından kasko güvencesi altında olan 06AY 2587 plakalı araç sürücüsüsigortalının 14/07/2013 tarihinde davalı belediyenin bakımve onarımından sorumlu olduğu yoldaki çukura girerektakla atması şeklinde gerçekleşen trafik kazasınedeniyle araçta oluşan hasar nedeniyle sigortalıyaödenen 11,650,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibarenişleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuentahsiline karar verilmesi istemi ile 04/12/2013 tarihindeaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyalarınincelenmesinden; davanın, 14/07/2013 tarihinde meydana gelen maddihasarlı trafik kazası sonucu oluşan zarar nedeniyle davacışirket tarafından sigortalıya ödenen tazminatın olaydakusuru bulunan davalıdan rücuen tazmini istemi ile Ankara 19. AsliyeHukuk Mahkemesi’nde açıldığı, davanıngörev yönünden reddedildiği, kararın davacıvekilince temyiz edildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’ninkararı onamasıyla kesinleştiği, bu kez Van 2. İdare Mahkemesi’ndedava açıldığı, Van 2. İdare Mahkemesi’ncedavada adli yargının görevli olduğu belirtilerek; 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu’nun 19.maddesigereğince görevli yargı yerinin belirlenmesi amacı iledosyanın Mahkememize gönderildiğianlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayrımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılarak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden Van 2. İdare Mahkemesi’nceyapılan başvurunun kabulü ile, Ankara 19. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen 04/12/2013 gün ve 2013/554 Esas, 2013/586Karar sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Van2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/12/2013 gün ve2013/554 Esas, 2013/586 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 20.2.2017 gününde ÜYESüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 ve 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592 sayılıkararlarında belirtmiş olduğum düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum.20.02.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy